9 YAŞINDA TECAVÜZE UĞRADIM 14 YAŞINDA ANNE OLDUM

Kadın dediğin, derim; dilim lal olur… Konuşmalısın Aslı, derim. Susma! Korkmadan ilerlemeli kadın, tüm asaleti ile savaşmalı bu yolda. Her düşkün kadın da görmeli kendi kadınlığını ve bir bütün olmalı diğer tüm kadınlarla. Yıllarca bastırılmış tüm kadınlar için haykırmalı varlığını, benliğini. Elinden alınmak istenilenleri sımsıkı tutmalı, bırakmamalı asla. Kendisinin kadın olduğu için, her suçun sebebi görmemeli. Bu satırlar yazarken her bastığım tuş canımı acıtıyor yer yer nefesim kesilecek gibi oluyor. “Kadın olmak neresinden tutarsan tut başlı başına bir toplumsal utançtır.” söylemini geçmişinde zorla kabul ettirilmeye çalışılmış fakat direnip kabul etmeyen Mavi Canpolat bu hafta röportaj konuğum. 

“Aslı Hanım, annemin beni terk ettiği gün hayatımın yok oluşu. Annem 6 yaşında hayatımı kararttı gitti, bizi terk etti. İlk ölümüm annemin terk ettiği gün oldu. Yıllarca öz babam sandığım babamın çok sonra üvey babam olduğunu öğrendim. 9 yaşındaydım ilk tecavüze uğradığımda. Bunu yapan öz babam olarak bildiğim üvey babamdı. 12,5 yaşımda 500 TL karşılığında birine satıldım. 20 kişilik bir aileydi. Herkes babama yalvarsa da o daha çocuk yapma dese de yine de sattı beni, daha regl nedir bilmezken… 12 buçuk yaşında herkesin sorumluluğunu aldım o gün ikinci ölümümdü. İlk evladım öldü içimde derin yaradır hiç unutmuyorum onu. Akabinde 2 çocuğum daha oldu. Aynı evde hep beraber yaşadığımız kaynım bana tacizde bulundu ve kovuldum o dehşet evinden. Sokaklarda mezarlıklarda yatıyordum. Sokak tuvaletlerinde banyo yapıyordum bulduğum her işte çalışıyordum. Çocuklarımla görüştürmek için çalıştığım parayı alıyorlardı. Yani para karşılığında ben çocuklarımla hasret gideriyordum. Sokaklar hep tehlike içinde olduğu için mezarlıkta yatmaya başladım. İki Mezar arasında yatıyordum. Az ileride 2 kişi içiyordu. Ben onları görüyorum ama onlar beni görmüyordu. O anda inandım orada mezarlıktan daha güvenilir yer olmadığına, korunduğumu hissettim hep orada yattım.” Mezarlardan değil insanlardan korkmak lazım Aslı Hanım diyen, hayatı acılarla dolu, ama asla pes etmemiş, direnmiş, ayaklarının üstünde durmayı başarmaya çalışan, mücadele eden, kendisine bu hayatın büyük borcu olan Emekçi Kadın Mavi Canpolat ile röportajımız sizlerle. 

Hatice Mavi Hanım öncelikle okurlarımız sizi tanısın istiyorum. Bu mücadeleyi onca şeye rağmen ayakta kalabilişinizi bu özel günde okuyarak örnek alsınlar istiyorum. Kimdir Hatice Mavi CANPOLAT?

Hatice Mavi Canpolat diye yayınlamayın çünkü Hatice ölü! Hatice hiç yaşamadı! Hatice'yi sildik attık! Üvey babamın bana vermiş olduğu isim olduğu için kullanmıyorum. Mavi ismini kullanıyorum Mavi, Hatice'nin ruhundan çıkan başka biri. Garibanın elinden tutan sevecen hoşgörülü bir insandır.

Sizin bir röportajınızı izleyip yoğun ve ağır duygularla size ulaştım. Ruhum öldü diyordunuz, annem... diyordunuz biraz o günlerden bahsedebilir misiniz? 

ANNEM 6 YAŞINDA HAYATIMI KARARTTI GİTTİ

Ben anneci bir insandım. Annemi kardeşlerimden bile kıskanıyordum. 6 yaşından beri ölüyüm. Anne benim için her şeydi, anne hasreti ile yanıyordum. Annemin beni terk ettiği gün hayatımın yok oluşu. Annem 6 yaşında hayatımı kararttı gitti. İlk ölümüm annemin terk ettiği gün oldu. Aradım, buldum ama istemedi beni. Ben her şeye rağmen istedim ama o beni istemedi.

Yıllarca öz babam dediğiniz ve üvey babanız olduğunu öğrendiğiniz o adamın size neler yaptığını kanım donarak dinledim ve izledim. Sizde nasıl bir travmaya sebep olduğunu biliyorum. Biraz o vahim günlerden bahsedebilir misiniz?

9 YAŞINDAYDIM İLK TECAVÜZE UĞRADIĞIMDA

9 yaşındaydım ilk tecavüze uğradığımda. Cuma gecesiydi hiç unutmam. O gece eve geldi, sigortaları attırmış usulca koynuma girdi. Yan tarafta dolap vardı. ‘Benim kızım’ dedi tamam babacığım dedim. Organını değdirdiğini hissediyordum. Pijamamı indirdi. Arkadan sarıldı sıçradım uyu dedi ama korku sarmıştı, demir kesilmiştim. Dolapla onun arasında kaldım oradan çıkamadım O gün çok canım acıdı ertesi gün oldu sabah uyandı duş aldı. Ben korkudan ölüyordum halen canım acıyor acıyordu. Kaçtım bahçeye, beni aradı orada buldu. Elime 2 tane 5 TL verdi. Git kardeşlerine ve kendine bir şey al dedi. Akşam “bir şey hatırlıyor musun?” diye sordu. Hatırlamayacaksın dedi! Her şeyi unutacaksın dedi! Hatırlarsan senden önce kardeşlerini öldürürüm dedi! Ondan sonra mesafeli durdum ama hep tacize uğradım.

12 yaşında para karşılığında satıldım dediniz? Bu nasıl bir vahşettir bu nasıl enkazlarla dolu bir çocukluktur! Hiç kimse dur demedi mi?

O günlerden biraz bahsedebilir misiniz?

500 TL karşılığında birine satıldım. 20 kişilik bir aileydi. Herkes babama yalvarsa da ‘o daha çocuk’ yapma dese de yine de sattı. Beni daha regl nedir bilmezken 12 buçuk yaşında herkesin sorumluluğunu aldım o gün ikinci ölümümdü.

Küçük yaşta anne oldunuz, bebeğinizi kaybettiniz, şiddet gördünüz, tacize uğradınız minicik bir bedende belki de hayatın en aşılamayacak yaraları oluştu o günlerden bahsetmek istiyorum...

Hayatımın satıldığı an. Ellerim bağlandı tecavüz,  ettiler dayak attılar. Yalvarıyorum bağırıyorum çağırıyorum ama kimse duymadı. Günlerce tecavüze uğradım herkes görüyordu… Ağzımdan burnumdan akan kanla bir de onların pislikleri ile karşı karşıya kalmıştım. Kan içmeyi o gün öğrendim. Susuzluktan akan kanlarla susuzluğumu gideriyordum. Hamile kalmadım diye defalarca tecavüz ve dayaklara maruz kaldım. Ve o evden kaçtım, kaçtığım yer ise üvey babamın yanıydı. Babam aynı aileye 3-4 defa sattı beni…

Mezarlıklarda kaldım demiştiniz bir söyleşide nasıl yani Mavi Hanım? O dönemlerden bahsede bilir misiniz? Şuan ne durumdasınız?

SOKAKLAR HEP TEHLİKE İÇİNDE OLDUĞU İÇİN MEZARLIKTA YATMAYA BAŞLADIM

 İlk çocuğum vefat etti. Sonrasında iki evladım oldu. Kızım 4, oğlum 2 yaşındaydı. Kaynım bana tacizde bulundu ve kovuldum o dehşet evinden. Sokaklarda mezarlıklarda yatıyordum. Sokak tuvaletlerinde banyo yapıyordum bulduğum her işte çalışıyordum. Çocuklarımla görüşmek için çalıştığım parayı alıyorlardı. Yani para karşılığında ben çocuklarımla hasret gideriyordum. Sokaklar hep tehlike içinde olduğu için mezarlıkta yatmaya başladım. İki Mezar arasında yatıyordum. Az ileride 2 kişi içiyordu. Ben onları görüyorum ama onlar beni görmüyordu. O anda inandım orada mezarlıktan daha güvenilir yer olmadığına, korunduğumu hissettim hep orada yattım.

Ağır bir yaşam hikâyesi, yaşanmamış acılarla dolu bir çocukluk ama başaran bir hanımefendi görüyorum ben.  Hiç mi kimse tutmadı kolunuzdan bununla ilgili temaslarınız oldu mu?

Kimse tutmadı. Tutmak isteyen de faydalanmak istedi. Benim hiç kimsem olmadı ki kim elimden tutsun…

Ben hayallerinizi çok merak ediyorum. Eminim okuyucularımızda merak ediyordur. Hadi bize hayallerinden biraz bahseder misiniz?

Öyle güzel hayalim var ki… Küçücük dünyam olsun istiyorum. Zengin olmak istemiyorum. Elimdekini de kimse alsın istemiyorum. Kitap çıkarmak gibi bir hayalim var. Kendime ait küçücük ev bir çatı istiyorum. Hiç doğru düzgün çatım olmadığı için. Açlıktan öyleyim ama evim olsun istiyorum.

Yürek burkan geçmişinizi içimin sızısıyla dinledim. Acılar sizi daha da güçlendirmiş. Bu dik duruşunuzu güçlüklerden alanlardan mısınız? 

Aslında her gün daha çok ölüyorum. Dışarıya güçlü göstermekten içimi öldürüyorum. Yani içim harabe virane…

Annenizle görüşüyor musunuz? Kaç evladınız var? Onlarla ilişkileriniz nasıl? 

Görüşmüyorum. İstememe rağmen istemiyor beni ne kadar istesem de istemiyor. Dünyada iki çocuğum var. Nasıl anlatayım ki Aslı Hanım hiç kimsem yok tek desteğim Allah!

Peki, Hatice Mavi Hanım bu yaşınıza kadar bana da şu destek oldu diyeceğiniz hiç mi kimse yok? 

Olmadı ne yazık ki kimse olmadı.

Şuan neler yapıyorsunuz? Mezarlıklarda geçen bir yaşam hikâyeniz de var akabinde nasıl toparladınız? 

Zor toparlandım. Fakat içimi toparlayamıyorum.

Hem bir gazeteci hem de Kadınları ve Çocukları Koruma ve Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı olarak bu soruyu sormak istiyorum. Sizi okuyacak binlerce kadın var belki de sizin gibi cesaretli değiller bu satırları okuyup yaşlarını içlerine akıtacaklar. Onlar için söylemek istedikleriniz nelerdir?

KADINLARIMIZ VE ÇOCUKLARIMIZ İÇİN SON NEFESİME KADAR ÇIRPINACAĞIM

Ben susmayacağım. Susarsam bundan sonrakilerin sesi çıkmaz onlar için bağıracağım. Haykıracağım içimde öyle bir yanardağı var ki onu hep sıcak tutacağım. Kadınlarımız ve çocuklarımız için son nefesime kadar çırpınacağım. BEN GEÇMİŞİMİ FEDA ETTİM AMA GELECEĞİMİ BU İŞ İÇİN HARCAYACAĞIM. Eğer kadın ve çocukların hakkını savunmak gerekiyorsa en yüksek tepeye çıkıp onlar için savaşacağım. Benim zaten bu dünyada kimsem yok! Bir canım var canımı da onlar için onların sesi için feda edeceğim. Ben teşekkür ederim bana kendimi anlatma fırsatı verdiğiniz için.

Son olarak Eklemek istediğin nelerdir Mavi Hanım? Bu hayatın büyük borcu var size her zaman yanınızda ve destekçiniz olacağız. Söz sende biz seni dinliyoruz.

Başıma kötü olaylar geldi diye kimse susmasın, herkes yaşattığının cezasını çekmeli. Evet, hem de çok büyük borç ama bu borç ailemden devredildi. Ben kimden tahsil edeceğim. Beni terk eden annemden mi yoksa hayatımı zindana çeviren üvey babamdan mı? İZLEDİĞİM HER TECAVÜZ VE KADIN CİNAYETLERİNDE   YENİDEN YAŞIYORUM O OLAYLARI  AMA SİZ VE KURDUĞUNUZ DERNEĞİN DUACISI OLACAĞIM HEP  BİR UMUT IŞIĞI OLDUNUZ. Evet, dedim! Kadınlar ve çocuklar sahipsiz yalnız kalmayacaklar dedim. Bana destekçi olduğunuz için çok teşekkür ederim.

Röportaj: Aslı M Sarı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.