SÖZ ANNELERDE PROJESİ
 


Bu hafta röportaj konuğum AYBUDER (Ayık Yaşamda Buluşalım Derneği) başkan yardımcısı ve aile rehberi aynı zamanda bağımlı annesi Duriye Özlü.  Oğlunun 13 yaşında madde kullanımıyla başlamış mücadelesi. Çok zor günlerdi Aslı Hanım diyor. Öğrendiğimde AMATEM, ÇAMATEM, PSİKOLOG, PSİKİYATRİ her yolu denedim hiç bir işe yaramadı daha kötüye gitti evladım. Bu haftaki konum maalesef ülkemizin kanayan kronikleşmiş yaralarından. Görmezden ve duymazdan gelinmemesi gereken hassas bir konu. Yazıya dökülmüş hali yüzeysel gibi görünse de gözyaşları ile dinledim Duriye Hanım’ı. Rabbim kimsenin evladını gözlerinin önünde bitip eriyecek bir illetle mücadele ettirmesin. Düşününsenize evladınız gözlerinizin önünde eriyor ve siz ne yaparsanız yapın elinizden bir şey gelmiyor. Yıllarca gözyaşlarıyla verilen bir mücadele. Evladını bu illetten kurtaran bir anne.  Pes etmeyen bir Anne…
Çocuğu şimdi iyileşmiş ve bağımlı olan kişilere rehberlik yapıyor. Ama geçen o acılı yıllar yüzene en fenası da yüreğine sinmiş.
“Aslı Hanım; Bağımlılık bir aile hastalığı ve ömür boyu devam edecek kronik bir hastalık. Öncelikle ailelerin bilinçlenmesi ve hastalığı tanıması ne ile mücadele ettiğini bilmesi gerekir. Aileler duygusal baktıkları için birçok yanlış yapıyor. Örneğin biz yaşamadık onlar yaşasın deyip önlerine yemek getirip, yataklarını ve odalarını toplayıp, her istediklerini yapıp ekonomik olarakta sürekli destek oluyorlar. Yani onların sorumluluklarını alıp birey olmalarını engelliyorlar. Ailenin bilinçli olması önemli.  Bağımlılık sadece bağımlı ve yakınlarının problemi olmaktan çıktı toplumun problemi haline geldi bu bulaşıcı bir hastalık. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın kafasında herkes görmüyor, duymuyor eninde sonunda herkesin evine giriyor.
Bağımlılar bizim çocuklarımız duyarsız kalmamalıyız. Onları ötekileştirip dışlamadan topluma kazandırmak zorundayız. Hastaneler ilaçlarla çözmeye çalışırken çocuklar ilaca bağımlı oluyor ve ilacı kötüye kullanıyor (Yasal uyuşturucu)... Bu çocukların anlaşılmaya ihtiyaçları var ilaçla uyuşmaya değil. ” ifadelerini kullanan o eli öpülesi annemizin Duriye Hanım’ın röportajı sizlerle.


Öncelikle sizi tanımak isterim Duriye Hanım biraz kendinizden bahseder misiniz?

Ben Duriye Özlü.  Aybuder (Ayık Yaşamda Buluşalım Derneği) başkan yardımcısı ve aile rehberiyim. Aynı zamanda bağımlı annesiyim.

Bağımlılık ile bir anne olarak çetin bir mücadele vermişsiniz hayat hikayenizi gerçekten gözyaşları ile dinledim. Nasıl başladı bu mücadele?

AMATEM, ÇAMATEM, PSİKOLOG, PSİKİYATRİ HER YOLU DENEDİM

Oğlumun on üç yaşında madde kullanımıyla başladı mücadelem çok zor günlerdi öğrendiğimde AMATEM, ÇAMATEM, PSİKOLOG, PSİKİYATRİ her yolu denedim hiç bir işe yaramadı daha kötüye gitti.

Bağımlılıkla mücadelede neler yapılabilir?

Bağımlılık bir aile hastalığı ve ömür boyu devam edecek kronik bir hastalık. Öncelikle ailelerin bilinçlenmesi ve hastalığı tanıması ne ile mücadele ettiğini bilmesi gerekir. Aileler duygusal baktıkları için birçok yanlış yapıyor. Örneğin biz yaşamadık onlar yaşasın deyip önlerine yemek getirip, yataklarını ve odalarını toplayıp, her istediklerini yapıp ekonomik olarakta sürekli destek oluyorlar. Yani onların sorumluluklarını alıp birey olmalarını engelliyorlar. Ailenin bilinçli olması önemli.
İlaçsız bir şekilde sosyal uyum merkezlerinde bağımlılığın iyileşmesine yönelik çalışmalar(bağımlıyı içmeye götüren kızgınlık, öfke değersizlik, ait olamama, adam yerine konmama...) yapılması gerekiyor. Yani hayatla, yaşadıklarıyla baş edebilmeyi kazandırmak üzerine çalışmalar yapılmalı.

Bu konudaki toplumsal bakış nasıl olmalı sizce?

Bu sadece bağımlı ve yakınlarının problemi olmaktan çıktı toplumun problemi haline geldi bu bulaşıcı bir hastalık. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın kafasında herkes görmüyor, duymuyor eninde sonunda herkesin evine giriyor.
Bağımlılar bizim çocuklarımız duyarsız kalmamalıyız. Onları ötekileştirip dışlamadan topluma kazandırmak zorundayız.


Bağımlı çocuklar nasıl bir tedavi sürecinden geçiyor? Sizce bu süreçler yeterlimi?

HASTANELER İLAÇLARLA ÇÖZMEYE ÇALIŞIRKEN ÇOCUKLAR İLACA BAĞIMLI OLUYOR

Hastaneler ilaçlarla çözmeye çalışırken çocuklar ilaca bağımlı oluyor ve ilacı kötüye kullanıyor (Yasal uyuşturucu)...
Tabi ki yeterli değil bu çocukların anlaşılmaya ihtiyaçları var ilaçla uyuşmaya değil.

Aybuder derneğinden biraz bahsetmek istiyorum şuan sizin de orada bir göreviniz var. Biraz derneğin ilgili çalışmalarından bahsedebilir misiniz?

Evet, başkan yardımcısıyım.

Şu an dernek sadece bilinçlendirme, farkındalık üzerine çalışmalar (Söyleşi ve seminer) gibi çalışmalar yapıyor.

Aileler ergenlik ve bağımlılığı karıştırıyor. Bir gencin bağımlı olduğu nasıl anlaşılır?

Gözlerinde kızarıklık, göz bebeklerinde büyüme küçülme, çok para harcama, odasına kapanıp yalnız kalma, yalan söyleme, yeme içmede farklılık, uyku düzeninde bozulma, eve giriş çıkış saatlerinde bozulmalar.

Çocuklarımız sokakta nasıl bir ortam buluyor?

Ya torbacı ya da gaspçı buluyor onları. Sürecin sonu ya ölüm ya da cezaevi…


Aile içi ilişkiler de çok önemli değil mi? Davranışı nasıl olmalı ailelerin?

Çocuklar ailelerin bencilliklerinin kurbanı oluyor maalesef… Ailelerin dayatmaları sürekli akıl verip onların ne giyeceğine, ne yiyeceğine, arkadaş okul seçimlerine karışmayı bırakıp seçimlerine saygı gösterebilmeyi deneyebilirler. Çocuklar sadece sevgi, hoşgörü ve ait hissetmek akıl vermeden anlaşılmak istiyorlar.

Çok savaştınız pes etme anına çok geldiniz. Aile tutumu çok önemli çocuğun mücadeleyi istemesi de çok önemli. Nasıl bir süreçti?

Ben değiştim onun değişmesini beklemeden zayıf duygusal taraflarını güçlendirdim. Beni güçlü ve kararlı görünce oda değişmek zorunda kaldı. Çünkü benim duygularımı, zayıflık taraflarımı kullanmasına izin vermiyorum artık

Azap dolu günler... Annesiniz çocuğunuz gözünüzün önünde eriyip yok oluyor. O günlerden kalan pes dediğiniz anınız vardır... Paylaşmak ister misiniz?

ÇOK KEZ ÖLMEK İSTEDİM YAŞADIKLARINA BAŞ EDEMİYORDUM


Çok kez ölmek istedim yaşadıklarına baş edemiyordum. Fakat güçlü olmak zorundaydım. Ben kendimi bırakırsam ona yardım edemezdim her gün yanıp yanıp küllerinden yeniden doğup devam ediyordum. Tabi ki Allah'ın lütfu ile önce kendime yardım ettim güçlendim gurup toplantılarıyla.


Bu zor yolda en büyük desteği kimlerden aldınız?

Allah'ın lütfu ile AYBUDER den…

Bağımlılık ile mücadele ile ilgili yaptığınız projelerden bahseder misiniz? Söz Annelerde projeniz var şu anda nasıl ilerliyor?

PROJEM İÇ İŞLERİ BAKANLIĞI'NIN DESTEĞİ İLE HAYATA GEÇTİ

Dokuz yıldır dernekteyim birçok eğitim aldım gurup toplantılarıyla fark ettiğim şeyleri hayatıma uygulamaya ve hayatımı yeniden yapılandırmaya çalıştım. Yedi yıldır ailelerle kendi değişim sürecimle onlara bunun olabileceğini ailenin değişim süreciyle ilgili gurup destek toplantıları yapıyorum. Aile bunu önemli kısmı fakat yasal eksiklikler var hastaneler, ilaçlar hapishaneler, denetimli serbestlik bunun çözümü değil bunun üzerine yıllardır düşündüğüm bir projem iç işleri Bakanlığı'nın desteği ile hayata geçti çok şükür.

Projenin amacı: Risk kategorisinde olan 33 ilde ilaçsız işe yarayan bir sistemimiz var. Sistemi anlatıp aynı zamanda gittiğimiz illerde bağımlı yakınlarıyla bağımlılık üzerine bilinçlendirme yapıyoruz. Değişmek ve bilinçlenmek isteyen aileleri yapıyor olduğum üç aylık bir eğitim sürecine dahil ediyorum. Toplantılar ücretsiz ve online internet üzerinden gerçekleşiyor bir çok ailenin değişim sürecinde destek verdim bunun hazzı bana yetiyor çok şükür.

Şuan evladınız iyi. Hatta destek danışmanlık yapıyor dernekte değil mi? Nereden nereye diyorum ya gözyaşları ile dinledim sizi. Bağımlı ailelerine ve yetişkinlik çağında çocuğu olan tüm insanlara söylemek istedikleriniz nelerdir?

ÇOCUKLARIN AKLA DEĞİL ANLAŞILMAYA VE SEVİLMEYE İHTİYACI VAR

Çocukları sadece sevmelerini özgüvenlerini kırmamalarını anlamaya çalışmalarını, onları bir kalıba sokmamalarını onları değil kendilerini değiştirmelerini öneriyorum. Çocukların akla değil anlaşılmaya ve sevilmeye ihtiyacı var. Ailede sevgi ilgi görmüyorsa dışarda arıyor.

Röportaj: Aslı Mercan Sarı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.