ELİF AVCI

“ŞARK İSİMLİ ALBÜMÜM İLE HUZURLARINIZDAYIM”

İLK VİDEO KLİBİ ‘YALLAH ŞOFÖR’ TÜM DİJİTAL PLATFORMLARDA YAYINDA

Bu hafta röportaj konuğun kadife sesiyle yüreğime taht kuran Elif Avcı.

Kendisi benim için çok kıymetli ve özeldir. Duruşunu, hanımefendiliğini her zaman takdir ettiğim değerli kadın kardeşimdir. Ben türküleri çok severim bilirsiniz. İşte Elif benim tam da yüreğime hitap eden o en güzel türkülerimizi seslendiriyor. Beni can evimden yakalıyor.

Elif Hanım şu pandemi döneminde zoru başarmış ve “Şark” isimli albümü şuan tüm platformlarda. Henüz çok yeni dinleyicilerle buluştu.

Malatyalı iki çocuklu bir ailenin ilk göz ağrısı olarak İstanbul’da dünyaya gelmiş. Müzikle küçük yaşlarda tanışmış. Konservatuar eğitimimi İ.T.Ü Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi bölümünde tamamlamış.

Elif Hanım; Çıktığı bu güzel yolda ilk olarak Doğu ve Güneydoğu’yu seçmiş ve bu yöre üzerinde Türk folklorunu tanımaya başlamıştır. Barak, Hoyrat ve Mayalar üzerinde hançere teknikleri, kelime telaffuzları, kısaca yöresel tavrı ön planda tutarak türküleri icra etmeye çalışmıştır. Sonra sırasıyla; Kerkük, Azerbaycan, Orta Anadolu, Rumeli, Karadeniz ve diğer yöreler üzerinde de yöresel tavır çalışmaları içinde bulunmuştur.

Elif Avcı, 2007 yılında T.R.T. İstanbul Radyosu Türk Halk Müziği Gençlik Korosu korist ve solistliğine, kazandığı sınav sonucunda sahip olmuştur. 

TRT 1’de Sen Türkülerini Söyle yarışmasında birinci olmuştur.

“Aslı Hanım; ‘ŞARK’ isimli projemde özellikle Elazığ, Şanlıurfa, Gaziantep, Kerkük, gibi yörelere ait türkülere yer verdim. Albümün ilk video klibi bir Kerkük türküsü olan ‘Yallah Şoför’ isimli esere çekildi. Buradaki hedefim; Kerkük’ün ve tüm Türkmeneli coğrafyasının aslında bir Ş.urfa’dan, Elazığ’dan, Diyarbakır’dan hem müzikal hem de kültürel ve milli değerlerimizin temsili açısından hiçbir farkının olmadığı mesajını vermekti.” İfadelerini kullanan sevgili Elif Avcı röportajımız sizlerle.

Söyleşimize sizi tanıyarak başlamak isterim. Kimdir Elif Avcı bir günü nasıl geçer?

ŞARK’ İSİMLİ ALBÜMÜM VE ‘YALLAH ŞÖFÖR’ İSİMLİ TÜRKÜYE ÇEKTİĞİMİZ İLK VİDEO KLİBİMLE HUZURLARINIZDAYIM

Malatyalı iki çocuklu bir ailenin ilk göz ağrısı olarak İstanbul’da dünyaya geldim. Müzikle küçük yaşlarda tanıştım, Konservatuar eğitimimi İ.T.Ü Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi bölümünde tamamladım. Gün içinde; hayaller kurup o hayallere ulaşmak noktasında çalışmalarda bulunurum, meditasyon yapar, mutfakta çokça vakit geçirir, ortalığı bir siler süpürür ardından hokkalı bir kahve eşliğinde sevdiklerimle telefonlaşırken bir yandan da yaptığım temizliği izlerim. Şimdi ise o gerçekleşen hayallerden biri olan ‘ŞARK’ isimli albümüm ve ‘Yallah Şöför’ isimli türküye çektiğimiz ilk video klibimle huzurlarınızdayım.

Son zamanlarda albüm çıkaran sanatçı yok denecek kadar az. Zoru başardınız. Yürekten tebrik ediyorum. 6 şarkılık yeni çalışmanızdan, Şark'dan bahsedelim mi?

Teşekkür ediyorum. Elbette ortada bir başarı varsa beni sevgiyle kalplerine alan dinleyicilerimiz ve aynı heyecanla birlikte çalıştığım ekip arkadaşlarım sayesindedir. ‘ Şark ‘ adından da anlaşılacağı üzere Doğu, Güneydoğu ve Ortadoğu’da yaşayan Türk kültürünü türküler eşliğinde ifade etmeyi amaçlayan tematik bir projedir.

‘Şark’ isimli albümünüzün ilk video klibini ‘ Yallah Şoför’e çektiniz. Beklenilenden farklı motifleri barındıran bir çalışma olmuş. Özellikle vurgulamak istediğiniz bir mesajınız var mıydı?

BAŞLI BAŞINA BİR ‘YOL’ HİKÂYESİYDİ ASLINDA

Evet, başlı başına bir ‘Yol’ hikâyesiydi aslında. İlk beklenti bir araba içinde seyreden şoförün hikayesi olurdu fakat çölde yolda olan bir bedevi ile onu arayarak varış noktasına ulaşmaya çalışan Elif’i konu edinmek istedim. Bedevinin çöl kumuna ektiği renkli tohumlar ise Ortadoğu’nun aslında sahip olduğu tüm kültürel renkleriyle güzel olduğu mesajını vermeyi amaçlıyor. Kısacası birbirimizi ötekileştirmeden Bir’liğe giden bu yol hikâyesinde ihtiyacımız olan tek şoförün kalplerimizdeki sevgi olduğunu ifade etmek istiyorum.

Şarkı repertuvarınızı seçerken dikkat ettiğiniz ne gibi hususlar var?

‘ŞARK’ isimli projemde özellikle Elazığ, Şanlıurfa, Gaziantep, Kerkük, gibi yörelere ait türkülere yer verdim. Albümün ilk video klibi bir Kerkük türküsü olan ‘Yallah Şoför’ isimli esere çekildi. Buradaki hedefim; Kerkük’ün ve tüm Türkmeneli coğrafyasının aslında bir Ş.urfa’dan, Elazığ’dan, Diyarbakır’dan hem müzikal hem de kültürel ve milli değerlerimizin temsili açısından hiçbir farkının olmadığı mesajını vermekti.

TRT 1 Sen Türkülerini Söyle‘de birinci olmuştun oradan çok iyi hatırlıyorum seni Elif Hanım. Yarışma öncesi Elif ve yarışma sonrası Elif? Hayatınız da neler değişti?

Evet konservatuar eğitimimin devam ettiği yıllarda, TRT Gençlik Korosu bünyesinde çalışmalarımı sürdürürken TRT’nin açmış olduğu ‘ Sen Türkülerini Söyle ‘ yarışmasında yarışmış, halkımızdan gelen sms’ler ve jüri üyelerinin puanları doğrultusunda birinci olmuştum. İnanılmaz bir tecrübeydi benim için. Yarışma öncesinde de sonrasında da her zaman araştırmaya, çalışmaya meraklı, inandığı doğruların peşinden giden ve taviz vermeyen, onu takdir edip inananların güvenini, boşa çıkarmamak amacıyla her zaman misyonu doğrultusunda yürüyen bir Elif vardı aslında.

Başarılı bir hanımefendi görüyorum karşımda. Sizi bu yolculuğa özendiren, sürükleyen neydi? (misyonunuz neydi?)

‘VATANINI EN ÇOK SEVEN VAZİFESİNİ EN İYİ ŞEKİLDE YAPANDIR’

Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; ‘Vatanını en çok seven vazifesini en iyi şekilde yapandır’ sözüydü. Ben bu dünyaya gönderilen her ruhun tek bir kaynağa ‘hakka’ bağlı çalıştığına inanıyorum. Bizleri kendi tekamülümüze erdirme gayesinde olan görevlerimiz ise sanırım yeteneklerimiz ve fıtratlarımız doğrultusunda dağıtılmış durumda. Şayet bana da bir yetenek bahşedildiyse benim de misyonum, bağlı olduğum bu kültürün türkülerini tavrına ve üslubuna, ruhuna bağlı kalarak icra etmek olmalı.

Hoş bir auranız var. Güzel olmak ve güzel bir sese sahip olmak, müzik dünyasında yer edinebilmek için yeterli bir kıstas mı?

Estağfurullah, teşekkür ederim. Ne kadar güzel bakıyorsunuz… Müzik dünyasında da diğer camialarda da bence önemli kıstas; sahip olduğunuz tüm güzellikleri vermek istediğiniz sosyal mesajınızla beraber insan sevgisi ve işinize olan özverinizi de içine katarak doğru bir şekilde aranjmanlayıp sunabilmektir.

Müziğe olan ilginizi ne zaman fark ettiniz? Türkülerle tanışmanız nasıl oldu?

AŞK VE HEYECANI HİSSETTİRİYOR BANA TÜRKÜLERİMİZ

Yaşıtlarımın çizgi film izlediği yıllarda ben TRT konserlerini izlerdim. Çok ilgimi çekerdi. Hatta bir defasında babam bana bir kasetçalar hediye etmişti. 90’lı yıllarda hayranı olduğum ‘Shakira’ isminde Latin Amerikalı bir sanatçı vardı. Onun kasetini alıp dinleyebilmek için 1 hafta boyunca okulda yemek yemeden harçlıklarımı biriktirmiştim. Sonunda kaseti alıp dinlerken yanlışlıkla radyo tuşuna değdi parmağım. Duyduğum şey karşısında büyülenmiştim. Sürekli başa sararak dinlediğim Shakira’nın üzerine hiç tereddüt etmeden o ezgiyi kaydettim. Sonradan öğrendim ki beni büyüleyen şey ‘ Emel Taşçıoğlu’ hanımefendinin sesinden dinlediğim ‘Zülüf Dökülmüş Yüze’ adlı bir Neşet Ertaş türküsüymüş. O günden bu güne aynı aşk ve heyecanı hissettiriyor bana türkülerimiz.

Tarz ve tavır olarak halk müziği sanatçısı olmak zor mu?

Yaptığım müziğin ve edindiğim misyonun belli başlı kaideleri var elbette. Halk müziğinde genç kuşağın temsilcisi olmak yaşantımıza baştan aşağıya ekstra özen göstermeyi gerekli kılıyor.

Müzikal olarak ise bizim müziğimizi diğer dünya müziklerinden ayıran en büyük özellik her bölgenin kendine ait yöresel ağız ve tavır çeşitliliğine sahip olması. Bu sebeple otantik ağıza sadık kalarak türküleri icra etmek zaman, emek ve özveri istiyor.

Halk müziği yeteri kadar tanınmıyor mu? Son yıllarda halk müziğine olan ilgi yerini rap müziğe mi bıraktı bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Her müziğin başı halk müziğidir aslında. Dünyada da örnekleri Jazz, Country, Flamenko… gibi oldukça fazladır. Halk müzikleri, söz unsuru olarak temsil ettiği halkın yaşanmışlıklarını konu alan noktalara değinir. Fakat son zamanlarda Türk Halk Müziği başlığı altında türküler ile alakası olmayan, içinde türkü okunmayan ‘ Türkü Barlarda’ icra edilen, tabiri caizse bir ‘ Türk Kanat Müziği’ akımı var. :) Bu tehlikeli akım türkülerimizin içini boşaltarak kültürümüzü dejenarosyona maruz bırakıyor. Rap müzik de kendi içinde bir başkaldırışı barındırıyor. Kendini, yaşanmışlıklarını, sitemlerini ifade etme ihtiyacında olan halk ise Rap müzik gibi türlerde çare arayabiliyor.

Kariyerinizin dönüm noktası nedir? Bu yolculukta en büyük desteği kimlerden aldınız?

Hayal edilenlere ulaşmanın en hızlı yolu hayallerden vazgeçmektir belki de diye düşündüğüm an bir dönüm noktasıydı. O bilince vardıktan sonra artık kar amacı gütmeyen hayallerim birer birer gerçekleşmeye başladı. Bu sebeple bu yolculukta en büyük desteği sanırım nefsimle mücadele eden itikatımdan aldım…

Sizin sahne hayatınız ile dışarıdaki yaşamınız arasında bir fark var mı?

İnandığım değerler doğrultusundaki ısrarcı duruşum, detaycı taraflarım, e biraz da mükemmeliyetçilik hassasiyetim ve titizliğim her iki tarafta da mevcut. Dolayısı ile çok bir fark olduğu söylenemez.

Sanat hayatınızın sonuna geldiğinizde neleri gerçekleştirmiş olmak istersiniz? İleriye dönük kariyer hedefi planlarınız nelerdir?

Bu toprakların ve bu kültürün yetiştirmiş olduğu vatanperver bir sanatçı olarak, dünyanın dört bir tarafında Türk kültürünün yaşadığı, yaşatıldığı veya asimilasyona karşı direnerek yaşatılmaya çalışıldığı her bir karış toprağın türkülerini, ömrüm ve sağlığım vefa ettiği müddetçe aslına, tavrına ve ruhuna sadık kalarak icra edip, benden sonra gelecek nesillere ulaşması adına zincirin sağlam bir halkası olarak anılabilmek ve böylelikle ölümsüzlüğü yakalamak.

Başarıya giden yolda engeller de başarısızlıklar da kaçınılmaz. Böyle anlarda kendinizi nasıl motive ediyorsunuz? Nasıl tekrar tekrar ayağa kalkıyorsunuz?

Her müzisyen gibi günümüz şartlarından dolayı benim de kendime ‘ Neden müzik’ diye sorduğum karamsar bir dönemim olmuştu. O anlardan birinde YouTube kanalım üzerinden paylaştığım bir türküye yorum geldi; ‘ Sevgili ablacığım, asker arkadaşlarımızla birlikte İdlib’te nöbet sırasında senin güzel türkülerini izliyoruz. Hepimizin sana kucak dolusu selamı var ‘ diyordu bir askerimiz.

Bu benim için Oscar’a bedeldi… O andan beri her engelde bu anı hatırlayarak motive olup daha güçlü bir şekilde ayağa kalkıyorum.

Sizce başarının sırrı nedir? Emek mi? Şans mı?

Doğru hedef bulmak, hedefe yönelik hazırlanmak, harekete geçmek ve tevekkül etmek başarının sırrı bence. Şans tek başına yeterli değil elbette. Emek olmadan yemek olmaz.

Çok sık dinlediğiniz sanatçılar kimler?

Kadın sanatçılarda; Aysun Gültekin, Emel Taşçıoğlu, Bircan Pullukçuoğlu, Fairuz, Ümmü Gülsüm, Asala Nasri

Erkek Sanatçılarda; Mükerrem Kemertaş, Neşet Ertaş, Kazancı Bedih, Hümayun Şeceryan, Rashid Behbudov

Müzikle ilgilenmek isteyen gençlere, genç yeteneklere neler tavsiye edersiniz?

Hangi tür müzik ile ilgilenirseniz ilgilenin bağlı olduğunuz kültürün geleneksel müziği hakkında bilgi ve birikiminiz olsun derim. Dünyaca ünlü birçok müzisyenin başarı sırrının altında, önce kendi kültürlerine ait yerel müziğe olan hayretli bakışı ve duyduğu saygı vardır.

Okuyucularımıza ve sizi sevenlere son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir Elif Hanım?

Tüm gayretimle çıktığım bu yolun amacına, mesajına ve ruhuna uygun olarak hareket edeceğimin sözünü vermek istiyorum öncelikle. Bu yolda ihtiyacım olan tek şey onların destek ve sevgisi olacak. En derin sevgi ve muhabbetlerimle kalplerini kazanmayı temenni ediyorum.

Röportaj: Aslı M. Sarı

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.