Dikkat ettiniz mi, insanlar Mübarek Ramazan ayında  dini konularla pek bi haşır neşir oluyor.  Sanki geri kalan on bir ayda  cennetin kapıları kapalıda  sadece Ramazan ayında açık. Bu ay içerisinde Ne kadar sevap kazanırsak kâr tarzında ilerliyorlar. 

Yapılan yardımlar, aylarca hiç açılmayan ama Ramazan ayında harıl harıl okunan Kuran-ı Kerimler, İslamiyeti araştıranlar. Saymakla bitmez.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşımda Ülkemiz de faaliyet gösteren tarikat ve cemaatlerin sayısını araştırmış ve liste halinde sosyal medya hesabından paylaşmıştı. 

Aslına bakarsanız benim de uzun zamandan beri kafamı kurcalayan ama vakit bulamadığım için detaylı bir şekilde araştıramadığım  bir konuydu. Arkadaşıma bu bilgileri benimle paylaştığı için teşekkür ediyorum. 

Gelelim bir çoğumuzun merak ettiği sorumuza.

Türkiye'de kaç cemaat var? 

Türkiye'deki Tarikat ve Cemaatler.

1) İsmail Ağa Cemaati.

2- Fettullah Gülen Gurubu. 

3- İskender Paşa Cemaati. 

4-Erenköy Cemaati.

5- Süleymancılar

6-İhlascılar

7-Kırkıncı Hoca.

8-Yahyalı Cemaati

9- Melamiler

10- Hakikatçiler.

11- Hazneviler

12-Menzilciler

13- İcmalciler,

14- Uşşakiler.

15-Cerrahiler.

16-Kadriler,

17- Tillocular.

18- Galibiler.

19- Halveti Şabaniye.

20-Adnan Hoca Grubu

21-Mustafa İslamoğlu Gurubu.

Tüm bu liste sadece bilinenler. Eminim biraz daha araştıracak olursak  bu liste daha fazla uzar gider. 

Şimdi asıl sormamız gereken soru şu. 

Neden tarikatlar? 

Herhangi bir tarikata bağlanmadan dinimizi öğrenemezmiyiz? 

Bu soruyu Dini konularda bilgisine güvendiğim emekli Öğretmen olan bir büyüğüme sordum.

Tarikata bağlı olmamız şartmı?

Eskiden hak tarikatlar vardı. Oralarda dinimizin emir ve yasakları anlatılır, dine uymanın yolları ve tasavvuf ilmi öğretilirdi. Zamanla, bunlar çok azaldı, belki de hiç kalmadı. Aslı olmayınca da taklitleri çoğaldı. Her köşe başında bir şeyh türedi. Şu anda tarikat olsa bile, bir tarikata girmek gerekmez. Sapık tarikatçiler çok olup hak olanını ayırmak zordur, çünkü hak zannederek batıl yola girilirse bundan kurtulmak çok zor olur. 

Değerli büyüğümün söylediklerinin tamamına katılıyorum. 

Hakikaten her köşe başında bir şeyh türedi. Eh biz de enteresan bir milletiz malum. 

Adamın biri çıkıyor, ne anlatıyor bilinmez, binlerce insan arkasına takılıp gidiyor. Gitmek var, gitmek var. Kimi eliyle oğlunu-kızını götürüp teslim ediyor, kimisi parasını pulunu teslim ediyor, kimi aklını-fikrini teslim ediyor. 

İşin ilginç yanı ne biliyor musunuz? yaşanan hiç bir hadise insanlara ders olmuyor. 

Yıllarca  Fetö denilen adamın peşinden gidildi. Burnunu sildiği peçetesini koca koca profesörler olarak teberrüken yedi. Din adına ülkelerini, halklarını sattılar. Yetmedi top yekun yıkıp ağababalarına teslim etmeye kalkıştılar. 

Müslüm Gündüz, Ali Kalkancı gibi uyduruk tarikatlar,, sapık fikirleri ve yine her zamanki gibi kadın, para, sapık ilişkiler ön plandaydı. 

Fetö katalogla evlendiriyordu. Kalkancı ve Gündüz baht açmak için yatak odasında muska yazıyordu. 

Daha geçtiğimiz günlerde Konya'da sözde şeyh, yedi çocuğa tecavüz suçlamasıyla  tutuklandı.  Mağdurlardan bir tanesi "Yaptıklarının rahmani bir durum" olduğunu ve dini mertebemin artacağını söyledi. Korktum kimseye bir şey söylemedim. 

Yazımı yazarken hiç aklımda olmayan bir fikir oluştu.

Şimdi ben bir cemaat kurmaya kalksam, tabi bu düşüncemin gerçeğe dönüşmesi için, öncelik mürit lazım. Müridim olursanız onur duyarım. 

Ama öncesinde kurmayı düşündüğüm cemaatin prensiplerini sıralamak istiyorum. 

1- Müridim olacak kişi söylediğim her şeyi ölçüp biçecek. Kur'an ve sünnet çerçevesinde akıl süzgecinden geçirecek, dediğim her şeye vardır bir hikmeti demeyecek. Aklına yatmayana itiraz edecek. 

2- Tarikatımızda para-pul toplama olmayacaktır. Masraf varsa katılan üyeler arasında pay edilecetir. 

3-Tarikatımızın siyasetle işi olmaz, siyasilerle temasta bulunmaz. Herhangi bir siyasi partinin lehinde veya aleyhinde bir açıklama yapmaz. Seçim zamanı geldiğinde herkes hür iradeleri ile istediği partiye oy verebilir. Şu partiye verin diye asla bir dayatma yapılmaz. 

4- Kimseye cennet garantisi vermez, öbür dünyada kimseye şefaatçi olmaz.

5-Kur-an ve sünnetin dışında tarikatın ibadet anlayışı olmaz. 

6- Tarikatımız inancı ne olursa olsun mazlum ve mağdurun yanında yer alır.

7- Tarikatımızda sapkınlığa göz yumulmaz. En ufak bir şüphe olsa dahi Emniyet birimlerine teslim edilir. 

Bu koşullarda müridim olmak ister misiniz?

Latife bir tarafa da, bakınız dostlar, ben islam'a karşı değilim. Allah'a Kur'an-a ve Peygamberimize inanıyorum.  Benim inandıklarım yukarıda sıraladıklarımın hangisine icazet veriyorsa gidip hep beraber tabii olalım.  Eğer bu sapıklıklara icazet vermiyorsa hep beraber karşı durmalıyız. 

Dininizi hakkıyla öğrenmek, hakkıyla yaşamakmı istiyorsunuz? 

Bakın İlahiyat uzmanları dinle ilgili meselelerin çözümü için Kur-an'nın yeterli olduğu, soruların cevaplarının o Kitap'ta bulunduğu görüşünde hemfikir.

Size tavsiyem bol bol kitap okuyun.  Ve tabi hala kalmışsa gerçekten dinine bağlı din adamları, hani şu dünyasını satmamış, Allah yolundan sapmamış olanlar işte o güzel insanlardan sohbet tadında dersler alın. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.