Somut ve fiziksel anlam da her insan kendi cinsiyetini yaşar. Ruhsal yapıda ve psikolojik olarak, her cinsiyette diğer cinsin de yansımaları vardır. İnsanın kendisini tanıması ve çevresine uyum sağlaması, yüksek algıda olabilmesi için yaratılışımızda olan bu realiteyi abartmadığımız sürece, denge kurmak adına muazzam bir kazanım. Dengenin bozulduğu haller ise hastalık ve sapkınlık olarak tanım görür.

Bedenlerimizin sağ tarafı erkek, sol tarafı ise kadın yönümüzü temsil eder, bu bir savdır. Dengeyi sağlamak, sağlıklı bir yaşamın önemli vazgeçilmezidir. Eril ve dişil denge sağlıklı ve mutlu bir yaşamın vazgeçilmezidir. Yanında, yörende, içindeki erkeği görecek, hissedecek ve kendi dengeni oluşturacaksın. Dengedeki küçük kaymalar ‘’ERKEK Gibi kadın’’ ya da ‘’KADIN Gibi erkek’’ tanım ve algılarına sebep olur. Yaratılış şekline inanmak ve tabi olmak, sahip olduğun cinsiyete uygun ve gereğince yaşamak sağlıklı ve mutlu, akabinde başarılı bir hayat sürmenin vazgeçilmezi olarak kabül edilmelidir. Yıllar boyu sürmüş uygulamalar da dahi ait olduğun cinsiyete sahip çıkarak tavır belirlemen, aklına ve yüreğine danışarak ortak bir sentezi hayata sunmak en doğrusu, en idealidir.

Toplum için de ki yerin, yaşamsal süreç içindeki sahiplendiğin şartlar, dönem dönem diğer cinsiyete mal edilmiş sorumlulukları ve işlevleri senin üzerine yıkma hallerinde dahi, sahip olduğun cinsiyetin gereği gibi hareket etmene engel değildir. Toplumun yapmış olduğu tanım ve yakıştırmalar ‘’SAFSATA’’ dır. Alışılagelmiş durumlara karşı duruşun senin cinsiyetine ya da insanlığına zarar getirmez, zaman içinde takdir edilmene sebep oluşturur. Bir dönem yaşilçam filmlerinin sert erkeği ‘’EROL TAŞ’’ın çocukları için fedakarca bir kadının yapması gereken işleri de üstlenmesi, ona kılıbık ya da benzeri yakışıksız tanımlamaları yapmamızı gerektirmez. Kısa süre içinde toplumun vakıf olduğu bu durum, çevresindeki birkaç seviyesiz insanın boş yılışıklığından öte halkın takdirine sebeptir. Hakka uğurlamış olduğumuz Erol Taş’a sevgi, saygımız ile rahmet dilemeden geçmek etik olmaz.

Çevrenizden, çevremizden kadın olma cinsiyetinden vazgeçmeden, erkeksi hiçbir eğilimi olmadan, erkeğe tanımlanmış bir çok görevi ve sorumluluğu üstlenmiş kadınlarımız da vardır. Bu tanıma uygun örnek için isim yazma gereği dahi duymuyorum, hepsini, en azından bir çoğunu bildiğiniz kurtuluş savaşımız da savaşın bir fiil içinde yer almış, kadın şehitlerimiz, gazilerimiz, neferlerimizdir. Anlayış, algı seviyemizi geliştirerek kendimiz için de çevremiz için de dengeli, sağlıklı, etik bir toplum oluşturmak, sonramızda ki neslimizin sağlam temeller üzerinde yetişmesinin teminatıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.