Hiçbir bebeğin seçim hakkı yoktur dünyaya gelirken. 

Ne anne-babasını seçer, ne cinsiyetini, ne doğduğu  yeri. Kimi varlığın içinde doğar, kimi yokluğun. 

Kimi sevgiyle karşılanır, kimi umursanmaz. Kimi ailenin baştacı olur, kimi reddedilir. 

Her bebek dünyaya gözlerini açar ve kendi hikayesini yaşamaya başlar. 

Yaşanacak bir hikayesi varsa tabii. 

Birkaç gün evvel gazetede bir haber ilişti gözüme.

Haberde Kırklareli'de mezarlıkta poşet içinde  gömülü bir bebek cesedi bulunduğu yazıyordu. 

Haberin devamı ise daha korkunçtu. 

Yapılan araştırmada cinsel istismara uğrayarak hamile kalan ve evde doğum yapan 14 yaşındaki çocuğa ait 7 aylık bebek, mezarlıkta poşet içinde gömülü bulundu. Olayla ilgili doğum yapan çocuğun annesi A.D ve cinsel istismar şüphelisi A.C (18) ile birlikte 6 şüpheli gözaltına alındı. 

Kendi kendime hep şu soruyu sorarım, büyüklerin hatalarını, günahlarını neden çocuklar çeker? 

Sapığın biri anlık zevkleri için hiç tanımadığı bir kadına tecavüz ederek kadını hamile bırakıyor. Sonuç. Masum bir bebek. istenmeyen bir bebek olarak dünyaya geliyor ve bunun diyetini ömür boyu ödemek zorunda kalıyor. 

Ya da, ilgisiz bir anne ve babadan dünyaya gelen, sonrasında sokaklara düşen masum çocuklar. 

Bir de annelerinin işlediği suçtan ötürü cezaevlerinde doğan, dört duvar arasında büyüyen çocuklar var ki, onların durumu cok daha üzücü.

Annesiyle mahkum: 864 çocuk!

Anneleriyle beraber bazen doğumdan sonra, bazen de doğumdan kısa süre sonra cezaeviyle tanışan çocuklar, ceza infaz sisteminde karşılaşılan en can yakıcı sorunlardan biri. 

Türkiye'de annesi hüküm giyen veya tutuklanan 0-6 yaş grubu çocukların önünde 3 seçenek bulunuyor. 

- Dışarıda kendisine bakacak yakınları varsa onların yanında kalabilmekte.

-Kendilerine bakacak kimsesi yoksa hapishanede anneleriyle tutulmakta.

- Annelerinin kabul etmemesi durumunda, "devlet koruması altında olan" çocuk yuvalarına yerleştirilmekte. 

Cezaevi koşullarının tarihin her döneminde gayri insani olduğunu bilmeyenimiz yoktur.  

Yetişkin bir insanın bile yaşamını idama etmekle zorlandığı, çok kötü koşullarda el kadar çocuklarında yaşadığını düşününce insanın içi acıyor. 

864 çocuk cezaevinde. Yani yüzlerce çocuk nefes almadan yaşamaya çalışıyor. 

15 Temmuz'dan sonra anneleriyle birlikte kalmak zorunda olan çocuk sayısı artmış. Her birinin hikayesi vicdanları sızım sızım sızlatıyor. 

Bunlardan hemen bir kaç örnek verelim;

Annesi A. A. ile Tarsus Cezaevinde büyüyen 3 yaşındaki çocuk, cezaevine annesiyle birlikte girdiğinde 40 günlük olan, ve geçtiğimiz günlerde 3. Doğum gününü kutlayan A. S.

1 ay cezaevinde olan annesiyle 1 ay babasıyla kalan 4 yaşındaki çocuk, annesi E. Y. ile birlikte Urfa Cezaevinde olan bebek, 60 günlükken hapse giren, 10 aydır orada olan kalp hastası ve gözle ilgili sorunları olan bebek. 

Ve yüzlercesi. 

Tek suçları Cezaevlerinde tutuklu bulunan annelerin çocukları olmak olan bu çocuklara yaşam standartlarına uygun bir ortam nasıl sağlanabilir?

Öncelikle çocuklar için eğitmenler, doktor, bedegog ve psikolog bulundurulmalıdır. Oyunun da çocukların üzerinde etkisi dikkate alınarak çocuk oyun odalarında gece kalınacak odalara da götürülmesine izin verilecek şekilde oyuncaklar bulunduurlmalıdır. 

Tüm bunların yanı sıra temiz hava ve iyi beslenmede cezaevi ortamındaki sağlıksız yaşam koşullarından bir nebzede olsa kurtarılabilir. 

Özellikle bebeği olan mahkum annelerin cezaları çok yüksek değilse ceza ertelemesi, denetimli serbestlik gibi kanunlardan yararlanması uygun bulunabilir. 

Ancak yürek yinede onların yeri orası değil. Orası çocuklara uygun değil! Dört duvar arasında çocuk olunmaz! diyor.

Çocuk kalınmaz!

Hepimizin duyarlılığı ve desteğini bekliyorlar. Uzun zamandır çocuklar için mücadele edenler var. Hem sosyal medyada, hem sokakta, hem Meclis'te çocukların özgür kalması evlerine, okullarına, parklarına, sokaklarına, oyunlarına dönmeleri için uğraşıyorlar. 

Önyargıları bir tarafa bırakıp, annesi babası kim? neci? olduğuna bakmadan çocuklara sahip çıkmamız insanlığımızın geregidir. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.