Bu hafta çok keyifli bir televizyon programına konuk oldum. Bu pandemi sürecinde aylar sonra ilk defa sanatçı olduğumu hissettim.

Ne eğlendik, ne güzel sohbet ettik, şarkılar söyledik.

Gerçekten çok ihtiyacım varmış. Aylardır eve kapanmaktan, sahneye çıkamamaktan dolayı üzerimde biriken stresi attım sayelerinde. 

Sanatçı dostum Ünsal Yörür ve Astrolog Nurcan Vecigün'ün sunduğu Süper İkili programının yapımcısı Elbi Yankı ve kanal yöneticilerini de ayrıca kutluyorum.

Artık gündüz kuşağında bu tür kaliteli programlara hasret kaldık.

Bir an için kendinizi turist olarak düşünün. Düşünün ki Türkiye'ye ziyarete geliyorsunuz. Bir ülkeyi en iyi nasıl tanırsınız? Tabii ki ulusal tv kanallarını izlersiniz. Otelinizde ayaklarınızı uzatıp tv kanallarını şöyle bir açıyorsunuz ve şok...

Bir tane bile Türk Kültürünü yansıtacak program yok.

Kanalın birinde saçma bir yemek programı, diğerinde ondan daha saçma bir temizlik programı, bir diğerinde anlamsız bir çeyiz yarıştırma programı, öbüründe satın aldığı kıyafetle kombin yarıştırmaya çalışan, birbirine atarlanan ukala kızlar, özel hayatı didikleyen magazinciler, diğer 4 kanalda ise kaybolan, kaçan, cinayete kurban gideni arayan aynı formatta kopya programlar... Ve hepsinde kavga, hepsinde tartışma.

Bu mu Türkiye.

Ülkede gündüz kuşağında evde kadınlarımızın izleyebileceği aklı başında bir tv programı olmayacak mı.

Bir belgesel koyun. Tarihimizi anlatın, doğal güzelliklerimizi tanıtın. Türkçesi bozuk İtalyan aşçılara değil Bolu Mengen'li, Gaziantep'li, 

Konya'lı Türk Mutfağı Ustaları' na program verin. Füzyon mutfağı diye öz yemeklerimizin tarifini karman çorman ettirmeyin.

O kadar güzel bir medeniyetimiz var ki. İnsanımız o kadar içten, o kadar doğal, tertemiz ki.

Anadolu insanını anlatın.

Köylerimizi tanıtın, kurtuluş mücadelemizi anlatın. Gençlerimizi giyinip, süslenip, internet fenomeni olmaya değil, çalışıp üretmeye şevklendirin.

Bir şeyler üretmenin keyfini anlatın. Hayatın gerçekten çok zor olduğunu, helal kazancın önemini aşılayın.

Vatanın, milletin önemini, ayrışarak değil birleşerek yükselebileceğimizi anlatın. Tarihimizi unutturmayın.

Unutturmayın ki yabancı ülkelerin dayatmaya çalıştığı çarpıtılmış tarihi gerçekmiş gibi kanıksamasınlar. Dik durabilsinler, hayır demeyi bilsinler.

Köfte ekmekten hamburgere geçiş furyasını hatırlıyorum da, ne çok yaygara kopmuştu o Amerikan fast food zinciri için.

Şimdi en uçuk şeylere bile tepkisiz kaldı toplum. Önümüze konan her şeyi gelişme, trend, moda diye sessizce hayatımıza sokuyoruz sorgusuz sualsiz.

Aramızda yerel kıyafeti ile gezen bir Arap görünce yadırgıyoruz. Tuhaf geliyor erkeklerin elbise ile gezmeleri. Afrika'lıları geleneksel giyimleri ile görünce o rengarenk kıyafetlerine bakıp gülüyoruz. Rüküş addediyoruz. Oysa ki ne mutlu onlara, kendi kültürlerinin kıyafetlerini göğüslerini gere gere giyiyorlar ve sıkılmadan medeni dediğimiz toplum içinde dolaşıyorlar.

Bizim gençlerimize bir kasket takın, şalvar giydirin ve sokağa çıkartın bakalım kolaysa. Nişantaşı'nda etnik moda diye şalvarla gezenleri tabii ayrı bir yere koyuyorum. O kadar unutulmuş ki, şimdi bir kaç modacının farklılık yaratma unsuru olmuş anneannemizin, dedelerimizin giydikleri. Yeni diye sunuyorlar utanmadan. 

Köyde bile terk edilmiş öz kıyafetlerimiz. Gençlerimiz kot pantolon ve tişörtle dolaşmayı günlük kıyafet olarak özümsemiş. Eskinin moderni ütülü takım elbiseler, tiril tiril kumaş pantolonlar bile ancak özel günlerde, düğünde dernekte giyilmekte.

Gerçekten ileri bir Türkiye mi istiyorsunuz;

Süper bir önerim var.

Bırakın popüler kültüre hizmet etmeyi, sponsoru var diye halka olmadık programlar izletmeyi bırakın.

Bırakın bu insanları zehirlemeyi, beynini uyuşturmayı.

Unutmayın ki bir ülkenin kültürü paradan çok daha kıymetlidir.

Reyting uğruna kültürümüzü hiç etmeyin.

Yalancı mıyım?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.