Avukatlık mesleği bir sanattır

Av. Mehmet Şah Çelik’in röportajı için tıklayınız...

10 Temmuz 2021 Cumartesi 16:22
64 Okunma
Avukatlık mesleği bir sanattır

RÖPORTAJ: AV. MEHMET ŞAH ÇELİK

Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müzesi 05 Nisan 2012 Tarihinde Avukatlar Günü’nde açıldı. Türkiye’nin ilk ve tek Hukuk Müzesi olması nedeniyle geçen hafta ilk defa ziyaret etme fırsatı buldum.  Müze de hukukun geçirdiği tarihsel dönüşümü görsel olarak yansıtan objeler ve belgeler bulunmaktadır. Müze’yi gezerken bana eşlik eden ve halen Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müzesi Gönüllü Müze Eğitimi Koordinatörlüğünü yürüten Av. Birgül Feyzioğlu ile Müze Hukuku, Müze Eğitimi ve Avukatlık Mesleği ile Müze Eğitini arasındaki ortak özellikler hakkında tüm merak ettiklerimi sordum. 

Bize kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

1990 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. 30 yıla yakın bir süre kurum avukatlığı ve serbest avukatlık yaptım.

6 yıl önce Ankara Üniversitesi Müze Eğitimi Ana Bilim Dalı’nda müze eğitimi üzerine yüksek lisansa başladım. Bu süreçte İstanbul’da Pera Müzesi’nde gönüllü müze eğitimciliği yaptım. Halen Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müzesi Gönüllü Müze Eğitimi Koordinatörlüğünü yürütüyorum.

Müze eğitimi üzerine yüksek lisans yapmak fikri nereden aklınıza geldi?

Müze gezmek her zaman çok sevdiğim bir ilgi alanı oldu. Müze, toplumun gelişmesinde hep önde giden kurumlardandır. Avukatlık mesleği de böyledir. Avukat daima toplumun önde gidenidir. Avukatlık mesleği ile müze eğitimciliği kavramları arasındaki benzerlikler her iki mesleğin de yaratıcı, yenilikçi, dinamik kavramlar olması noktasında kesişti. Bu düşüncelerle bundan altı yıl önce müze eğitimi yüksek lisansına başladım. 

Avukatlık mesleği ile müze eğitimciliği arasında benzerlikler var mı?

Bana göre var. Nasıl mı? Size örnekleriyle anlatayım: 

Esasen avukatlık da bir sanattır. Şöyle düşünün: bir olay meydana geliyor. Bu olayı avukat olarak siz görmediniz, dosyanın hakimi, savcısı da görmediler. Ama yazacağınız dilekçe, yapacağınız sözlü savunmalar yolu ile olayı o kadar güzel anlatmalısınız ki hakimi ve savcıyı ikna etmelisiniz. İşte bu noktada kelimelerin gücü, ifade yeteneği, sözlü anlatım tekniği, hepsi bir bütün olarak devreye giriyor ve siz bir sanat sergiliyorsunuz. Neyi, nasıl, ne kadar, ne zaman anlatacağını bilmek avukatlık sanatını oluşturuyor. Müze eğitiminde de müze eğitimcisinin anlatımlarında ve atölye çalışmalarında kaynağı hep sanat oluşturuyor. Müze eğitimi sanatı daha anlaşılır kılıyor. Ben bu yönleriyle avukatlık mesleği ile müze eğitimi arasında kendine özgü bir paralellik buluyorum.

Avukatlık mesleğinde avukat olarak daima sahadayız. Avukatlık mesleği hukuk bilgisini pratiğe dökmeyi gerektirir. Hiçbir bilgi kitapta durduğu gibi kalmaz. Bu bilgiyi dava dilekçesinde, duruşmada, müvekkille yaptığınız toplantıda günlük hayata dökersiniz. Müze eğitimcisi de sanata ilişkin bilgi ve değerleri eğitimler yolu ile pratik hayata, günlük yaşam diline aktarır. 

Avukatlık mesleğinin bir diğer özelliği daima insanla iç içe olursunuz. İnsanların bir şekilde hayatına dokunursunuz. Bu dokunma çok büyük bir olasılıkla sorun çözmek üzerinedir. Müze eğitiminde de müze ziyaretçisi daima ön plandadır. Müze ziyaretçisi ile karşılıklı iletişim ve insana dokunmak söz konusudur. Ama bu defa avukatlık mesleğinden farklı olarak sorun çözmek üzerine değil; keyifli vakit geçirmek üzerine kurgulanmış bir paylaşım söz konusudur.

Müze eğitimi dediğimiz zaman ne anlamamız gerekiyor?  

Müze eğitimleri müzedeki sanat eserleri ile müze ziyaretçisi arasında bir köprü oluşturur. Eğitimler, sanat eserlerini çok daha anlaşılır ve keyifle izlenir hale getirir. Müze eğitimi okul dışında öğrenmenin güzel bir örneğidir. Müze eğitiminde ziyaretçi, müzedeki objeler aracılığı ile içindeki merak duygusu ve yaratıcı yön ile tanışır. Soru sormanın, sorgulamanın, tartışmanın keyfine varır. Kim? Nerede? Ne zaman? Nasıl? Niçin? Neden? Sorularının karşılığında düşünce ve yaratıcılık dünyası gelişir. Bilgiyi nasıl kullanacağı konusunda farkındalık kazanır.  

Müze eğitimcisi olarak özel bir ilgi alanınız var mı?

Müzemizde genç, yaşlı toplumun her kesimine müze eğitimi veriyoruz. Ama ben özellikle yetişkin müze eğitimi ile ilgilenmeyi seviyorum. Yüksel lisans proje  konumu yetişkin müze eğitimi olarak tasarladım. İnsanın gelişim süreci içinde yetişkinlik, ömrümüzün en uzun dönemi. Ergenlikten sonra başlayıp ölünceye kadar devam eden bir süreç. Yetişkinliğin de farklı evreleri var: Üniversite öğrencisi beliren yetişkin olarak tanımlanıyor. Genç yetişkin, orta yetişkin, ileri yetişkin … yaşam süreci devam edip gidiyor. Dolayısı ile yetişkinlik süreci çok zengin, renkli bir dönem ve yetişkinlik dönemlerinin de ayrı özellikleri var. Bu özellikleri ziyaretçilerle birlikte hukuk ve sanatla keşfetmek oldukça keyifli oluyor. 

Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müzesi’nde ne tür müze eğitimi faaliyetleri düzenliyorsunuz?

Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müzesinde amacımız çocuklar, gençler ve yetişkinlere yönelik farklı programlarla, toplumda hukuk bilinci oluşturmak. Toplumda hukuk konusunda farkındalık yaratırken sanattan yararlanmaya çalışıyoruz. Ziyaretçilerimiz yorum ve yaratıcı düşünme teknikleri ile tanışıyor. Atölye uygulamalarımız ile ziyaretçilerimizin müzenin sosyal hayatın bir parçası olduğunu hissetmelerini istiyoruz. Sanat ve hukukla iç içe olmanın yollarını keşfediyoruz. Müze eğitimlerinde ana hedefimiz, insanlara temel hak ve özgürlükleri konusunda farkındalık kazandırmak.  

Pandemi dönemi müze eğitimlerini nasıl etkiledi?

Pandemi döneminde  müze eğitimi etkinliklerini çevirimiçi olarak  devam ettirdik. Bu sayede Ankara dışından etkinliklerimize katılan pek çok ziyaretçimiz oldu. Bu süreçte hibrit müze eğitimi etkinliklerimiz benim en keyif aldığım faaliyetlerimiz arasında yer aldı. Hibrit müze eğitimi etkinliğimizi hayvan hakları konusunda gerçekleştirdik. Çevrimiçi bölümde Türkiye’nin dört bir yanından katılan intern veteriner hekim öğrencilerimizle hayvan hakları konusunda farkındalık çalışması yaptık. Yüz yüze eğitim etkinliği bölümünde de Ankara’da müzemizin bahçesinde açık havada etkinliğimizin ikinci bölümünü gerçekleştirdik. Biliyorsunuz, hayvanları koruma yasa teklifi meclise sunuldu. Tasarı kanunlaşır kanunlaşmaz bu konuda müzemizin bahçesinde açık havada yeni müze eğitimi etkinlikleri gerçekleştirmeyi planlıyoruz.

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.