NBA'deki başarılı temsilcilerimizden Ömer Faruk Yurtseven’in bu sene NBA’deki ilk senesi.

Türkiye’de 8 yıla yakın Fenerbahçe forması giyen Yurtseven, NBA’den önce Amerikan Kolej Basketbol Ligi 2019-2020 sezonunda Georgetown Hoyas’ta ondan önce ise 2016-2018 sezonunda North Carolina State Wolfpack’te yer aldı.

Fenerbahçe altyapısından yetişen ve genç yaştan itibaren "geleceğin yıldızı" olarak anılan Ömer Faruk Yurtseven’in hedefi NBA’de kalıcı olmak. Yurtseven, Miami Heat’te 77 numaralı formayı giyen ilk oyuncu oldu.

23 yaşındaki milli basketbolcu 1993 senesinde son olarak Shaquille O’Neal’ın başardığı rekorun izinden gitti ve geçtiğimiz günlerde üst üste dört maçta 15+ ribaund alarak o dönemden bugüne bunu başaran ikinci oyuncu oldu.

Miami Heat Başantrenörü Erik Spoelstra bir maçtan sonra “Ömer, Miami Heat’in gelişim programına bütünüyle dahil olmuş durumda. Onun yeteneğini potansiyelini görebiliyorsunuz. Eşsiz. Ömer Faruk sayesinde Dewayne ile birlikte fizikli bir uzunumuz daha oluyor.’’ ifadelerini kullanarak övgüyle bahsetti.

Son olarak NBA’in efnanesi Shaquille O'Neal "Onu beğendim, yürekli oynuyor. Şu anda da Joel Embiid’in canına okuyor. Onu daha önce izlememiştim ama oyun stilini beğendim" ifadelerini kullandı.

Ömer Faruk Yurtseven, Philadelphia karşısında ürettiği 22 sayıyla bu alandaki NBA kariyer rekorunu kırarken 11 ribaunt ile de çift haneli ribaunt serisini sürdürmeyi başarmıştı.

NBA'de Doğu Konferansı ekiplerinden Miami Heat forması giyen Ömer Faruk Yurtseven ile başkent Washington’a gelmesi vesilesiyle özel bir röportaj gerçekleştirdik…

Fotoğraf: Rona Doğan

Önce Vatan Gazetesi Washington DC


Öncelikle bu sezondan beklentileriniz nelerdir?


Bu sezon ilk sezonum olduğum için çok fazla beklentim var, yüksek enerjiyle buraya geldim. Herşeye hazırdım herhangi bir sakatlık ya da hastalık gibi bir duruma. Malesef öyle bir durum oldu. Olur olmaz da hazır olduğum için aksiyonun içindeydim o yüzden performansımı ve moralimi etkilemedi.

Washington’da da yaşadınız. Georgetown’da oynadınız. Genelde Türkiye’den NBA’e gelenler ilk sezonlarında adaptasyonla geçiyor. Sizin nasıl oldu?

Onu ben üniversitede oynarken geçirdim. Adaptasyon sürecini atlattığım için NBA’e tamamen hazırdım. Kültürel, yaşam tarzı ve dil açısından hazırlıklıydım.




Sizinle gurur duyuyoruz. Gençlere neler söylemek istersiniz?

Beni buraya getiren Allah. Diğer yandan da çok fazla çalışmak. Her gün yaptığım disiplinli antrenmanların üzerine koyarak gitmenin başka bir yolu, çözümü yok.


Fenerbahçe demezsek olmaz! Türkiye’deki kariyerinizin NBA’e katkısı oldu mu?

Kesinlikle yüzde 100 katkısı oldu. Fenerbahçe’yi hala evim olarak görüyorum ve Amerika’da temsil ettiğimi düşünüyorum. 8 sene civarı orada oynadım ve yetiştiğim kulübüm. Temellerimi Fenerbahçe’de attım, üstüne koyarak da devam ettim. Hep derim yine diyorum Fenerbahçe her zaman kalbimde. Avrupa’nın en iyi taraftarı Fenerbahçe taraftarı onlara selamlarımı gönderiyorum.




NBA’e Türkiye’den daha fazla oyuncu gelmesini istiyoruz. Sizce nasıl olur bu?

Ben de gönülden çok fazla oyuncu gelmesini isterim. Gelebilirler de. Türkiye’de çok başarılı oyuncular var. Yalnızca tecrübe kazanmaları ve oynamaları gerekiyor. İdman sizi bir yere kadar getiriyor. Ama tecrübe maçlarda süre alarak kazanılıyor ve sizi ayrı bir seviyeye çıkarıyor. İnsanlar da görüyor, sizi takip ediyorlar. Görünür olabilmek önemli, oynayarak yeteneklerini göstermeleri gerekiyor.



NBA’deki Türk oyuncularla iletişim halinde misiniz?

Milli takımda hepsiyle birlikteydik. En tecrübeli isim Ersan İlyasova. Ersan Abi bana destek oldu, kendi tecrübelerini paylaştı. Fakat en büyük tecrübe sizin bizzat yaşadığınız tecrübe. Takıma geldiğimde burada da bir Türk oyuncu olmadığı için kendi başımaydım. Genel olarak onlarla iletişim halindeyiz. Hepimiz burada Türkiye’yi temsil ediyoruz ve başarılarla gurur duyuyoruz.




Anlatınca ne kadar kolay değil mi? Ama hiç kolay değil! NBA'e seçilince neler hissettiniz? Hem Georgetown’dan hem de Miami’den kabul almak nasıl bir duygu?

Teşekkür ederim. Tabii ki söylediğiniz gibi kolay değil. Genel olarak bunun kısa bir cevabı yok. Zorluk açısından Fenerbahçe’den ayrıldığımda ve Washington’a geldiğimde o ilk iki sene Amerika’ya uyum sağlama sürecini ben de geçirdim. Ama devam ettikçe siz üzerine koydukça başarıya ulaşıyorsunuz. Kötü günleriniz olacak fakat geleceği hayal ettiğiniz ve devam ettiğiniz zaman hazır oluyorsunuz.

(Tam bu esnada Ömer Yurtseven ile röportajımızı gören takım arkadaşı Dewayne Dedmon yanımıza geldi ve tüm Türkiye'ye Türkçe selam vererek Merhaba dedi! Biz de kendisine teşekkür ettik.)
 


Bugün Fenerbahçeli iki aile vardı sizi destekleyemeye gelmişti. Onları görünce neler hissediyorsunuz?

Gördüm ve hemen selam verdim. Hepimiz Türkiye’den kilometrelerce uzağız, gurbetteyiz. Sizi de görünce, burda olduğunuzu duyunca hemen geldim ve röportajı gerçekleştiriyoruz şu an.


NBA’de ilk sezonunuz. Takımın yıldız oyuncuları Adebayo ve Butler ile aranız nasıl?

Bam Adebayo ve Jimmy Butler ile diğer yıldız oyuncuların tecrübeleri benim için çok değerli. 3 kere NBA şampiyonluğu yaşamış 41 yaşındaki Udonis Haslem'in de gelişimi için çok uğraşıyor. Haslem’in mentorluğu beni çok geliştirdi. Yaşına göre mükemmel oynuyor ve çok fazla çalışyor.



 

Neden 77 forma numarasını seçtiniz?

Soyadım Yurtseven ve sonunda seven var yani yedi, yedi 777 gibi oluyor jackpot, bingo. İyi şans getirmesi için ve soyadımdaki yediyi değerlendirmek istedim.




Amerika’da hayat nasıl gidiyor?

Bu sene üçüncü senem, mutluyum. Zor tarafı ailemi özlemek oluyor. Son 6 senede fiziksel olarak en fazla 2 ay birlikte olmuşuzdur. Bu da bir fedakârlık, kanatları açmak olarak görüyorum. Allah’tan görüntülü olarak konuşabiliyoruz biraz hasreti dindirebiliyoruz. Fedakârlık ama hayatımı adadığım için bir parçası.



Sadece aileniz değil tüm Türkiye sizinle gurur duyuyor. Biz NBA’i takip ederken yoruluyoruz maçlar çok yoğun değil mi? İki günde bir maç var tempo zor olmuyor mu?

Tabii şimdi iki gün Washigton’dayız. Bundan 2 gün önce Charlotte’taydık. Ondan 2 gün önce yine başka bir maç vardı. 2 gün sonra başka bir şehre gidiyoruz. Maçtan çıkar çıkmaz başka bir yere gidiyoruz. Tempo ayrı bir seviyede çok yüksek ama alışıyorsunuz bu yoğun programa. İçinde olmadan bilinemez bir durum. Ben de içine girince yaşıyorum ve görüyorum. NBA’de uzun yıllar oynamak ve kalıcı olmak istiyorum.



Son olarak Türkiye’de 'ben de Ömer Yurtseven gibi olmak istiyorum' diyenler neler söylemek istersiniz?

Benim gibi olmaktansa kendileri gibi olsunlar. Herkesin kendi güçlü yönleri vardır. Benim güçlü yönlerimle onların güçlü yönleri farklı olabilir. Ama onu bulup üstüne gitmeleri lazım. Güçlü yönlerini bulduktan sonra zayıf yönlerini bulup onun üzerinde çalışmaları gerekiyor. Hepsini bir araya birlikte koymaya çalışsınlar. Bu sadece basketbolda değil tüm alanlarda geçerli hırslı olmaları gerekiyor. Dünyada yüzde 1’e girdiğiniz zaman yaptığınız işte önünüz açık oluyor. Yani ne iş yaparsanız yapın en iyi olmaya çalışarak o yüzde 1’e girmeye çalışın...

   

  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.