Önerileri okuduğumuzda bazen onların hayatlarında tamir edilmesi gereken şeyler olan insanlar için yazıldığını düşünür, üstümüze alınmayız. Oysa başaran, üreten, değişimin aracı olan, potansiyeline dokunup kendini gerçekleştirme yolculuğunda olan insanların, kendine dikkat etmesi, kör noktada olabilecek en ufak bir bilgiyi bile içeri alma olasılığına kendini açması, kimi zaman aynı konular üzerinde taze bir kan ile kendini yükseltmesi oldukça önemli.

Neden mi?

Lider olmak illa ki bir departmanı, şirketi ya da ülkeyi yönetmek demek değildir. Tarih, bizlere bu tarz rolleri taşıyıp liderlik vasfı olmayan insanları göstermiştir. Diğer yandan bulunduğu topluluğa iyi yönde değişimleri getirebilen, üreterek genelin hayrına bir şeyler çıkarabilen, kendi potansiyeline dokunup gerçekleştirmeye çalışarak ilham veren, taşımakta olduğu diğer rollerden bağımsız olarak bir liderdir. 

Eğer bir liderseniz, lütfen kendinizi önceleyin ve kendinize iyi bakın. Çünkü yolculuğunuzun etkisi sadece kendi üzerinizde değil. Bir vizyoner olarak yaşam stilinizle yaşadığınız topluma ışık tutuyor, sadece kendinizi kurtarmakla kalmıyor, çevrenizi değerlerini ve amaçlarını bulmaları için besliyorsunuz. Sizin ana kattıklarınıza ve geleceğe dair vizyonunuzu gerçekleştirmenize ihtiyacımız var.

Yorulup yolundan vazgeçen, yolunda erken kaybettiğimiz, yolculuğunda tüm potansiyelini hayata geçirmeyen ve liderlerimizin iyileşmek için harcadığı ‘geri çekilme’ zamanları (zorunlu ve yaralı yavaşlama), kitlelerin kendini bulması ve dönüşüm sürecine dair büyük bir kayıp.

Ne yapmalı?

Yapılabilecekler listesinin başında bilerek ve isteyerek yavaşlamak var. Bunun ilk aşamada kulağa tezat geldiğinin farkındayım. Özellikle aile, iş, sosyal sorumluluklar gibi birçok dinamiği birlikte yürüten, yüksek başarıların insanı bir lider için yavaşlamayı düşünmek, negatif sesleri tetikleyip yavaşlanırsa her şeyin aksayacağına, bu hızla bile her şeyin anca yetiştiğine, yavaşlamanın başarısızlığı ve başarısızlığın değersizliği beraberinde getireceğine dair bir şeyler fısıldıyor olabilir. 

[Günümüzün tüketim ve teknolojik bağlantıda ancak derin bağlantıdan kopuk dünyasının, hayatını hızlı yaşayan birey vasıtasıyla sistemleri nasıl beslendiğine ve insanları nasıl tükettiğine önceki yazılarımızda oldukça değindik.]

Bilerek ve isteyerek yavaşlamak gerçekten her şeyi aksatır mı?

Yavaşlamak, nefes alış-verişimizi, kalp ritmimizi ve tansiyonumuzu dengelediği için direkt olarak stres seviyemizin düşmesine ve daha huzurlu hissetmemize neden olur. Sadece üç dakika yavaşça nefes alıp vererek bunun doğruluğunu hemen deneyimleyebilirsiniz.

Stres seviyemiz azalıp huzurumuz arttığında ise dış dünyanın gürültüsünün içinde adeta kendi küçük cennet baloncuğumuzu yaratır, ihtiyaç olmayan her şeyi dışarıda bırakırız. Gürültü dışarıda kaldığında iç sesimizin o yumuşak ve alçak tonu duyulur olur.

İç sesimize erişim sağlamak, anda kalıp detayları yakalamamıza, yaratıcılığımızın ve verimliliğimizin artmasına, seçimlerimizin değerlerimiz ve amaçlarımızla uyumlu olmasına neden olur. Bu harmoni hali de genel mutluluk ve tatmin seviyemizi artırır. Günümüzü tatmin içinde yönettiğimiz için de akışta ve zamanında hareket ederiz.

Son olarak, eğer siz mutlu, huzurlu, üretken, yaratıcı ve tatmin halindeyken bir şeyler aksıyor gibi geliyorsa o şeylerin hayatınıza ne kadar hizmet ettiğine, hangi değerlerinizi beslediğine ve bu değerlerin başka nasıl beslenebileceğine dikkat etmenizde fayda var. 

Bir belirsizlik, donuşum, gerçekleşme ya da kaybolma ikilemi surecinde; özgün potansiyelinizin hayata geçmesine çok ihtiyacımız var. Değerli ve yeterlisiniz ne kendinizin ne de başka herhangi biri ya da bir şeyin sizi yıpratmasına, yormasına, amacınızdan etmesine izin vermeyin. Daha çok ve daha hızlı bir şeyler yapmanıza değil, olduğunuz gibi olmanıza ve bunu cesurca yaşama gücünüze ihtiyacınız/ihtiyacımız var. Gerisi hep ilham…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.