Yirmi7'yle coşmaya devam

Okan Şarlı (Bas – Vokal), Murat Arıkan (Gitar) ve Saddler Samayoa (Davul) oluşan Grup Yirmi7, en son çıkardıkları ''Naçizane Bir Gece'' şarkısı ile alkışları üzerine topladı.  Türkiye'de çıkardıkları ilk single çalışmaları 'Muhtemel Aşk'ın ardından 'Sokak Lambası' ile gönüllere taht kuran grup yaptığı her şarkıyla dinleyenleri fethetti. Bizlerde bu üç adam ile bir araya geldik. Bilmediğiniz duymadığınız her şey şimdi sizlerle…

28 Haziran 2017 Çarşamba 12:23
2872 Okunma
Yirmi7'yle coşmaya devam

Merhaba Okan, Murat ve Saddler. Hoş geldiniz, nasılsınız?  

Okan Şarlı (Bas – Vokal): Hoş bulduk teşekkürler. 

Murat Arıkan (Gitar): Merhaba

Saddler Samayoa (Davul): Hello 

Mayısın ilk haftası ''Naçizane Bir Gece'' şarkısı ile bizleri buluşturdunuz. Şarkı neden ''Naçizane Bir Gece'' Okan, bir hikayesi var mı?

Okan: Çok güzel bir soru. Teşekkür ederiz Elif. “Naçizane” sözlük anlamı bakımından küçük önemsizdir. Fakat ustalardan biliriz ki “naçizane” güzel anlamda kullanılmıştır. Hikayesini kısaca anlatmak gerekirse, her insanın hayatında bazı geceler, bazı anlar vardır bizlerin çok önemsiz bulduğu. Ya da çok düşünmeseniz de naçizane ve unutulmaz zamanlar vardır sevgilinizle, ailenizle dostlarınızla geçirdiğiniz. Ve bunlar sonradan farkına vardığınız değerli zamanlardır aslında. Benim için bu anılar bu gecelerden ki bunları tek bir gece olarak sınırlandırmak doğru değildir. Aklınızda kalan ve esintiler gibi gelen şarkılardan biridir bu şarkı. Şarkıyı dinlediğinizde karelerden anılar alırsınız yanınıza hiç önemsiz gelen bir gecenin sizin için en değerli olanlardan biri olduğunu anlamanızdır aslında. İşte tam hikayesi bu. 

Detay verir misiniz şarkı kime ait, kimlerin emeği var bu şarkıda?

Okan: Şöyle söyleyebilirim, “Muhtemel Aşk” döneminde neredeyse 2008 yıllarına dayanan şarkılarımız var bizim. “Naçizane Bir Gece” bu dönemlerde olan bir şarkı sözü ve müziği bana ait. Fakat zaman içerisinde düzenlemelere uğradı bu şarkı. Bizler üç kişiyiz ve hepimiz şarkılarımızda elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz ve bu bizim ortak çalışmalarımızdan bir tanesi. Aranje ve stüdyo çalışmalarımızda ise Gripin Grubu’nun bizlere desteği oldu. Yanımızda olan herkese teşekkür ederiz. 

Şarkıya klipte geldi nasıl geçti çekimler?

Okan: Klip çekimi şahsen yorucuydu. Güzel bir geceydi ve saatlerce süren çalışmalarla geçti. Üsküdar'da güzel bir yerde çektik. Klibimizin yönetmeni Burak Sesli'ydi. Ve klipte kullandığımız evi bizim tarzımıza göre bir dizaynla hazırladı. Eski nostalji havayı yaratarak gerçekleştirdik.  Klibimiz o eski yaşanmış aşk hikayesini ele alıyor ve içinde hafif bir hüzün var. Bir çift eşlik etti bize. Şu ana kadar gelen tepkilerden herkesin beğendiğini gördük. 

Dinledikçe daha güzel olan şarkılar vardır işte “Naçizane Bir Gece” onlardan biri…

“Naçizane Bir Gece''den önce “Sokak Lambası”nı çıkarmıştınız. Çokta sevildi şarkı öyle değil mi Murat?

Murat: Evet Elif. “Sokak Lambası” insanın yalnız kaldığı dönemleri anlatıyor aslında. İçinde yalnızlığın hüznünü yaşamış ama hala ayakta durmayı ve ışığını saçmayı becerebilen yapıda bir şarkı. Bu şarkı Okan’ın Los Angeles'ta yazdığı bir şarkı. Sözü ve müziği ona ait. Bizim verdiğimiz fikirle de daha da güzel oldu ve son halini aldı. 

“Muhtemel Aşk” bizim 2008 yılından beri söylediğimiz bir şarkıydı. Hatta bir ara konserlerimizde repertuarlarımızdan çıkarmayı düşünmüştük. Şarkı Türkiye’de patlama yaptı. 

Şimdi gelelim o bizi bizden alan şarkı, “Muhtemel Aşk”a nasıl çıktı bu şarkı?

Okan: “Muhtemel Aşk”ın bizim için en büyük özelliği bizim Murat’la birlikte yazdığımız ilk Türkçe şarkılardan bir tanesi olmasıdır. Los Angeles’taki hayatımızda o zamana kadar yaşadığımız mücadelelerimizden bahsettiğimiz bir şarkıdır. Bazen çok istediğimiz şeyler için çok emek veririz ya işte bu şarkıda öyle oldu. Sözlerimize de müziğimize de yansıdı. Zaman içinde Grup Gripin'in solisti Birol ile bir çalışmamız oldu ve Türkiye'de şarkıyı çıkaralım dedik. Ve bu zamanki halini aldı. 

Gripin'in solisti Birol Namoğlu'da şarkıda size eşlik etti. Şarkıda Gripin Grubunun da büyük emeği var diyebilir miyiz?

Okan: Elbette diyebiliriz. Biz Gripin Grubu ile yaklaşık 4 tane üst üste Amerika turnesi gerçekleştirdik. Ve bu turnelerle birlikte birbirimizin şarkılarını öğrenmeye, tanımaya başladık. Şarkıyı duyduklarında biz bu şarkıyı hali hazırda 3- 4 senedir söylüyorduk zaten.  “Muhtemel Aşk” herkesin söylediği ve hemen dikkat çeken tavırda bir şarkı. Bu şarkıyı duydular ve “biz bu şarkıyı Türkiye’ye taşımalıyız” dediler. Biz bu şarkıyı konserlerimizdeki repertuarlardan çıkaralım artık çalmayalım dediğimiz an Türkiye maceramız başladı. Sözde ve müzikte bir ilki ufak değişiklik yaptık ve stüdyo çalışmalarına başladık. O da bu günkü kimliğine kavuştu :) 

Büyük küçük herkes sevdi bu şarkıyı. Siz bu kadar tutacağına inanıyor muydunuz şarkının?

Murat: Beklentimiz sadece şarkıyı çıkarmaktı sonrası büyük sürpriz oldu. Birde şarkı uzun süredir bizimle birlikte olduğu için Amerika’daki yaşayan Türklerin bildiği bir şarkıydı. Türkiye'de bu kadar patlama yaratmasına şaşırmadık desek yalan olur. Yapılan yorumlar, konserlerimizin kalabalıklığı ve şarkıya verilen destek ebetteki bizi çok mutlu ediyor.

Yerini tutacak şarkılar gelecek mi?

Okan: Evet yakın zaman için albüm planımız var. Şimdilerde yeni şarkılarımızı kaydediyoruz. Stüdyo çalışmaları çok meşakkatli biliyorsunuz ki bir de şarkıyı seçmek albüm yapmaktan daha zor bir iş. Zamanda çok önemli şarkıların zamanlamasını iyi ayarlamak lazım. Ama inanıyoruz ki "Muhtemel Aşk"tan daha güzel şarkılarla geleceğiz. 

Konserler nasıl gidiyor?

Okan: Konserler süper gidiyor. Geçtiğimiz zamanlarda Sivas ve Çanakkale’deydik. Konserimize gelen dostlarımız daha yeni olmasına rağmen bizden daha kuvvetli “Naçizane Bir Gece”yi söylüyorlar. Muhtemel Aşk’ta ise yer yerinden oynuyor. Mesela hep bir ağızdan söylenince tüylerimiz ürperiyor diyebilirim. Konserlerin en büyük güzelliği de yıllardır yaptığınız çalışmanın karşılığını sizlere bakarak bağırarak şarkınızı söylenmesi oluyor. İşte bu en güzel şey. Konserlerimiz çok eğeleneli geçiyor bizim Los Angeles’tayken çaldığımız Türkçe şarkılarımız var onları da duymuş oluyorlar. Şimdilerde yeni yaz konserlerimiz var onları da sosyal medya hesaplarımızdan paylaşıyoruz. Gelmek isteyenler bizi oradan takip edip haberdar olabilirler.

Ben biraz sizi tanıyayım istiyorum. Grubun adının çok manidar hikayesi var. Bahseder misiniz? 

Murat: Yirmi7 Okan'ın grubumuza koyduğu bir ad. Şu an dinleyenlerimizin de merak ettiği gibi benimde ilgimi çekmişti. Yirmi7 birçok şeyi anlatıyor aslında fakat bizim inancımıza göre yeni bir başlangıç demek. Kötü ya da iyi bir şeyin nihayete varışı diyebiliriz. Öyle bir döngü içerisinde başlattı ki bu grup projesini Okan ve ben Okan’la yol almaya başladığımdan beri Yirmi7 de hep yeni bir enerji var, bu da isimden geliyor. Sona ve nihayetine varış. Okan’ın bu adı seçmesi ise, biliyorsunuz ki dünyaca ünlü birçok isim 27 yaşında vefat etti. O da bir şekilde onların yaptıklarını ilerletmek adına yola çıkmış. İşte böyle diyebilirim.

Sizler birbirinizi ne kadar zamandır tanıyorsunuz. Bir akrabalık dereceniz var mı?

Okan: 27 senedir tanıyoruz :) Şaka tabii. Ruhen uzun süredir birlikteyiz. Yeni tanıdığınız insanlarda bazen onu uzun süredir tanıyormuşçasına bir his yaşarsınız ya bizlerde de öyle oldu Elif. Murat’la ilk tanıştığımız zaman hemen grup olma hayaline girmiştik. Sonrasında Saddler bizimle oldu. Hepimizin enerjisi çok uyuyor. 

Genelde dinleyicilerin gruplar hakkında en büyük korkusu grupların dağılması. Bu grupta dağılır mı?

Okan: Şu ana kadar öyle bir durumumuz olmadı Murat birkaç konser için Amerika'ya gitti mesela, gider gitmez özledik onu. Ayrı kaldığımız konserler geçirdik ve bizim için çok üzücüydü. Elimizden geldiğince birbirimize sıkı tutunup, birlikte karar vermeye çalışıyoruz. Hayatımızı büyük derecede etkileyecek kararlarda birbirimize danışıyoruz. Anlaşarak uzlaşarak karar veriyoruz. Bu çerçeve içerisinde gidersek de dağılmamız söz konusu değil. Zaten şimdi de bir aradayız. Ayrılmak yerine daha çok kenetleniyoruz. 

Ne kadar zamandır Amerika’dasınız?

Okan: Murat en uzun süredir Amerika’da kalanımız. 18 yaşından beri Amerika’daymış. Benimde 14 sene oldu. Şimdilik bir buçuk senedir Türkiye'deyiz. Yine de bir ayağımız Amerika'da. Saddler de 4- 5 yıldır oradaydı. 

Amerika'da bir düzeniniz varken ve orada seviliyorken nerden aklınıza geldi Türkiye'ye gelmek?

Okan: Bizim özümüz Türk. İşlerimiz için Amerika’daydık aslında ve müzik işimiz olduğu için müziği de Amerika'da devam ettirdik. Bizim grubumuzun felsefesi müziğimizi yapabileceğimiz yer neresi olursa orada bulunmak istiyoruz. Elimizde Türkçe şarkılarımız var ve “Muhtemel Aşk” şarkısı ile kendi ülkemizde güzel bir fırsat yakalamış olduk. Bizi takip eden güzel bir kitle var ülkemizde ve bu yüzden burada kalmamız gerekiyordu şimdilik Türkiye’ye yerleştik. Amerika’da olup oradan buraya bir şeyler yapmak çok da verimli olmayacaktı. O sıcaklığı korumak için buradayız. Oradaki dinleyicilerimiz çok üzgünler tabii ama yakında bir Amerika turnesi yapacağız. Amerika’daki arkadaşlarımıza da buradan iletmiş olalım. 

Türkiye ve Amerika arasındaki farklılıklar desem birkaç tane ne söylersiniz?

Murat: Ritimdir en fazla. Burası çok hızlı yaşıyor. Özellikle bizim yaşadığımız Los Angeles’ta yavaş (relax) kültür var. Türkiye'de İstanbul özellikle orasının tam tersi. Dinleyici açısından da Türk yabancı olarak ebette ayırmak doğru değil ama ben Türk seyircisinin müziğe göre daha kıpır kıpırlığı var diyebilirim.

Modern rock ile klasik Türk müziği ezgilerini birleştirmek nasıl bir müziği ortaya çıkarıyor?

Murat: Yeşilçam rock :) Aslında enstrüman olarak çok çeşitliğe sahip değiliz. Bir tek Murat var :) Eskiden dinlediğimiz müzik kültürümüzü bir şekilde bugünkü ya da ileride olabilecek hislere göre değiştiriyoruz. Modern rock işte. 

Whisky a Go Go, The Viper Room, The House of Blues ve Hard Rock Café gibi dünyaca ünlü mekanlarda sahne allmış kişiler olarak Türkiye'deki sahneleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Okan: Her çaldığımız sahnenin kendine has güzelliği ve enerjisi var. The House of Blues, Hard Rock Café olsun çok ciddi sahnelerdi. Ama yine de her sahnenin ayrı bir enerjisi var. Biz ufak sahnede de olsak büyük sahnede de olsak arena havasında gerçekleştirmeye çalışıyoruz. The Viper Room, Jony Deep'in yeridir. Biz orada çaldığımızda gazeteciler geldi ve gazetecilerden biri bizim konserimiz için “arena yapmaya sahip grup” demişti. O da tamamen bizim enerjimizden kaynaklanıyor olmalı. 

Bu zamana kadar çok ödül aldınız ama sizi en etkileyen hangi ödülünüzdür?

Okan: Bizi en çok onurlandıran ve sürpriz olan ödül bizim Burning Man Festivali'nde yaklaşık 60.000 kişinin katıldığı festivaldir. Festivalin konsepti gerçekten çok ilginçti ve orada ana sahnede sahne aldıktan hemen sonra birkaç kişilik grubun bize gelip gazilere verilen madalya gibi bir ödül vermesi oldu. 

Okan seni Galatasaray takımının eski futbolcusu Tugay Kerimoğlu'na ve sesini Hayko Cepkin'e benzetiyorlar ne diyeceksin?

Okan: Tugay Kerimoğlu’nun futbol oynadığı zamanlar bende bunu işittim birkaç kez. Benziyor muyum, benzemiyor muyum bir soru işareti. En azından efsanevi bir kaptan ve kendisini çok başarılı bulduk. Ben benzediğimi düşünmüyorum. Hayko Çepkin’e sesimin benzediğini de düşünmüyorum. Ama yine de sevenlerimin yorumu. Simply Red’in solistine de benzetiliyor sesim. Hatta “Yokluğunda” şarkısını seslendiren Ali Atay'ın sesine de benzetiliyor. Oluyor bunlar :) 

Yer vermekten keyif aldığınız 5 şarkınız desem hangilerini söylersiniz?

Murat: “Muhtemel Aşk”ı söyleyebiliyor muyuz :) “Beyaz Bulut” diye bir şarkımız var. “Ninayda”, “Yekte” (eski anonim), “Nihansın” şarkımız.

“Herhangi bir ünlüyle yaşadığınız en etkileyici hikayeniz” desem benimle ilk neyi paylaşırsınız?

Okan: Yıllar önce 16- 17 yaşlarında ben otostop çekip bir yere gitmeyi çok severdim. İzmit’ten Bodrum’a gittiğim bir gün Susurluk’ta gece 00.00 gibi bir tane güzel bir BMW araba durdu önde iki kişi oturuyor elimde gitar var arkadaşımlayız. Biz bindik arkaya oturduk muhabbet ederken önde oturan kişi Yavuz Bingöl çıktı. O da konsere gidiyormuş.  Yani bize arabasını açıp yardımcı olan kişi Yavuz Bingöl çıktı. Buradan kendisine saygılarımı gönderiyorum. 

Murat: Ben bundan 1- 2 yıl önce de bir gün Karaköy’de yürürken birden karşıma idolüm müziğe başlama sebebim Erkan Oğur çıktı. Kendisini çok seviyorum. O gün sadece bakakalmıştım o geldi aklıma Elif :)

Saddler: Şarkıcı Simge Sağın’a büyük sempatim var. Yıldız Teknik Üniversitesinin ödül töreninde tesadüfen karşılaştık. Benim ceketimi beğenmişti güzel bir anımız geçti. Buradan selamlar kendisine...

Yakın gelecekte ne tür projeleriniz var?

Okan: Dediğimiz gibi bir albüm yapmak istiyoruz, kayıtlardayız. Eylül- Ekim gibi çıkartmak istiyoruz bu albümü. Bunun dışında Türkiye, Avrupa ve Amerika turneleri yapmak istiyoruz. Zaten başka bir şey kalmadı :) 

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

Okan: Bizi dinlemeye devam etsinler, devamlı takip etsinler. Yeni şarkımızı onlarla paylaşacağız. Biz yıllardır Amerika’da sahneler yaptık. Sadece bildikleri 3 şarkımız yok çok fazla şarkımız var. Konserlerimize gelerek onlarla tanışmış olsunlar. Ayrıca sosyal medya hesaplarımızdan bize istedikleri gibi de ulaşabilirler. Sana da çok teşekkür ederiz Elif :)

Bende sizlere çok teşekkür ederim. Sizleri tanımak çok güzeldi. Görüşmek üzere…

Okan Şarlı (Bas – Vokal)

Doğum tarihi: 1980

Burcu: Balık

En sevdiği huyu: Gülümsemek

En sevmediği huyu: Çok düşünceli olmak

Uğurlu sayısı: 5- 27

Uğurlu günü: Her gün

En sevdiği renk: Turkuaz

En sevdiği çizgi film: Şirinler

En sevdiği söz: Hayal et!

Murat Arıkan (Gitar):

Doğum tarihi: 10 Ağustos 1986

Burcu: Aslan 

En sevdiği huyu: Meraklı olmak

En sevmediği huyu: Disiplinsiz

Uğurlu sayısı: 3- 7 

Uğurlu günü: Perşembe

En sevdiği renk: Kırmızı

En sevdiği söz: Yav hee hee :)

Saddler Samayoa (Davul)

Doğum tarihi: 1987

Burcu: Yay

En sevdiği huyu: Şaka yapmak

En sevmediği huyu: Sinirlenmek

Uğurlu sayısı: 2

Uğurlu günü: Pazar 

En sevdiği renk: Karamel

En sevdiği çizgi film: Dragon 

En sevdiği söz: Her şey iki kere yaratılır. 

Röportaj: Elif Günay

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.