Metal deniz kızı Şebnem Sarvazlar

Cesur ve gönlü güzel bir kadını tanıtmak istiyorum bugün sizlere. Türkiye’de ilk ve tek kadın sanayi dalgıcı. Zekası, zerafeti, gücü ile dalışa olan tutkusu birleşip böyle bir mesleği severek yapması ve örnek olması ortaya çıkmış. İki genç kız annesi ve tüm adrenalin içeren sporları zevkle yapıyor, soğuk diye nitelendirebileceğimiz hayvanları besliyor... Gerçekten deniz de dalmak da aşktır, bu anlamda onu çok iyi anlıyorum, büyülü bir dünya çünkü denizin altı, devamı buyrun samimi röportajımıza...

Metal deniz kızı Şebnem Sarvazlar

Cesur ve gönlü güzel bir kadını tanıtmak istiyorum bugün sizlere. Türkiye’de ilk ve tek kadın sanayi dalgıcı. Zekası, zerafeti, gücü ile dalışa olan tutkusu birleşip böyle bir mesleği severek yapması ve örnek olması ortaya çıkmış. İki genç kız annesi ve tüm adrenalin içeren sporları zevkle yapıyor, soğuk diye nitelendirebileceğimiz hayvanları besliyor... Gerçekten deniz de dalmak da aşktır, bu anlamda onu çok iyi anlıyorum, büyülü bir dünya çünkü denizin altı, devamı buyrun samimi röportajımıza...

22 Ağustos 2019 Perşembe 17:32
64 Okunma
Metal deniz kızı Şebnem Sarvazlar

Erol Evgin konserinden bir kare, Gazetemiz magazin yazarlarından dostum sayın Yaşar Şenyüz , biricik teyzeciğim ve sevgili Şebnem Sarvazlar ile Harika bir geceden...

FUNDA AKOSMAN ERMAN: Seni tanıyabilir miyiz?

ŞEBNEM SARVAZLAR: Merhabalar tabi ki. 

Ben 13 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Beş kuşak İstanbulluyum. Babası Tonmayster, annesi fotoğrafçı olan bir ailenin iki numaralı evladıyım. Dört kardeşiz. İki kızım var 21 ve 23 yaşlarında. Beş sistemde dalış eğitmeniyim ve uluslararası sanayi dalgıcıyım. 24 yıldır dalış yapıyorum ama bir F16 pilotu olmak isterdim. Hayatı yüksek sesle yaşamayı seviyorum. Hobilerim arasında sürüngen canlılar, silahlar (trap atışı turnuvaları, poligonlar, avlanma), güzel bir çakı kurki ve pala koleksiyonum var, motosiklet kullanmak (hız), doğa sporları (rafting, yamaç paraşütü, doğa yürüş leri, dağcılık), basketbol oynamak, kızlarım ile paten kaymak, yüzmek, kitap okumak (sürükleyici olmalı), sevdiğim insanlar ile sinema keyfi, konserlere gitmeyi ve sevdiğim insanlar ile sohbet etmeyi severim. Hırslı ve azimli biriyim. Haksızlığa tahammülüm yok, iki yüzlü, yalancı, kibirli ve kendini olduğundan faklı gösteren insanları sevmem. 

Sana metal deniz kızı diyorlar, erkek lerin bile zorlukla yaptığı işi, sanayi dalgıçlığını güzel zarif bir kadın olarak severek tutkuyla yapıyorsun, nasıl başladı ve gelişti her şey anlatır mısın?

Bana Metal deniz kızı lakabını benim dalışlarımı çok iyi bilen beni iyi tanıyan hocam Numan Demirağ takmıştı. Nedeni ise herkesten fazla ve çok derin dalışlar yapıyordum neredeyse günün çoğu sualtında geçiyordu, herkes üşümemek için kalın dalış elbiseleri giyerken ben yaz kış bikini ile dalış yapar sabahtan akşama kadar suda kalırdım üşümezdim ve asla yorulmazdım. Bazen derin mavinin sarhoşluğu ile uluslarası turistik dalış limitlerini aştığımız oluyor(du). Sanayi dalışı, bana sportif limitlerin çok ötesinde güvenli şekilde saatlerce çalışma, iş yapma imkanı tanıdı. Tabiki bu dalışlar ileri seviye teknik, karışım gaz gerektiren, dalış sonrası kontrollü basınç odası derin dalış tedavileri ile desteklendiği süreçler içermekte.

İltifatlarınız için çok teşekkür ederim. Tutku; sualtı benim ikinci dünyam hayatımda olmazsa olmaz sayılı şeylerden biri. O dönem dalış eğitmenliği yapıyordum. Sanayi dalgıçlığı benim dönemimde eğitmen olan kişiler sanayi dalışları yapabilmek için balık adam belgesi almaya hak kazanıyordu. Bende bunlardan biriydim. Ama bu belgeyi cebimde taşımak için almadım. Bu belgenin içini doldurmak ve bu iş ile ilgili tecrübe kazanmak gerekiyordu. Tam anlamıyla sanayi dalışları yapabilmek için birkaç şirkete başvurdum. Bayan olduğum için tercih edilmedim malesef. Ama vazgeçmedim bu arada bu işi öğrenmek adına salyangozculuk, derme çatma limanlarda gemi kesme kaynak işleri yapmaya başladım. Zaten çocukluğumdan beri tamir anahtarları, iş makinaları gibi malzemeler ilgimi çekerdi. Hatta babam yurt dışından bu tür oyuncaklar getirtirdi benim için. Bir gün motosikletim ile Tuzla’da gezerken bir arkadaşım aradı beni. Ve şu anki işverenim ve mesleğimde ilerlememde en büyük destekçim olan Ozan Egemen ile görüşmemi, gerçek bir sanayi dalgıcı olmam için iyi bir fırsat olduğunu söyledi. Ben de hemen adrese gittim. Ozan bey bana bu şansı düşünmeden verdi ve bana demişti ki; bu piyasada senin gibi bayanlar her zaman olmalı. Piyasaya girmemde, sanayi dalışlarını öğrenmemde, hiç yapmadığım, tecrübem olmadığı sualtı işlerinde bile telefonla bıkmadan, usanmadan en ince ayrıntılarına kadar anlatımları ile benim bir sürü sualtı işi başarmamı sağlayan, sanayi dalış piyasında yer alamamı sağlayan adamdır Ozan Egemen. İlk tanıştık, birlikte çalıştık, farklı firmaları da denemem gerektiğini ve piyasanın farklı yüzünü görmem gerektiğini söyledi, birçok firma ile çalıştım ve kendimi en mutlu olduğum ve mesleğimde farklı projeler ile geliştirdiğim şu an ki firmam ile devam etme kararı aldım... Kendisine özellikle çok teşekkür ediyorum. (Şu an ki firmam ve kısmet ise, mesleğimin sonana kadar devam etmek istediğim firma). Dalış benim için kesinlikle tutku. İsteğim son nefesime kadar dalış yapabilmek.

Türkiye’nin ilk ve tek sanayi kadın dalgıcı olarak nerelerde zorlandın ve seni çeken ne oldu? Yakınların destekle dimi?

Türkiye’nin ilk kadın sanayi dalgıcı değilim. Benden önce yapan bir kişi varmış sanırım. Ama ben tanışmadım. Sualtı teknolojisi bölümünü bitirip basınç odası operatörlüğü falan tercih ediyor bayanlar genelde çünkü ağır bir meslek. Bu işi yapmak için güçlü, kuvvetli, hızlı ve zeki olmanız. Sualtında çözüm üretebilmeniz ve sakin olmanız gerekiyor. Ben Türkiye’de bu işi uzun süredir aktif yapan tek kadınım. Zorlandığım yerler; (bu işe ilk başladığım dönemlerde) yeni bir projeye başlandığında kendinizi bulunduğunuz ortamda insanlara kabullendirmekti. Ama zaman geçtikçe ve işi başardığınızda zaten siz daha projeye başlamadan namınız sizden önce gidiyor. Yani benim için zorluk yok, ben bulunduğum her ortama uyum sağlayan biriyim. 

Beni çeken ise kendimle yarışmak hoşuma gidiyor. Kapasitemi, sınırlarımı, yapabileceklerimi görmek, öğrenme duygusu ve başarmak bunlar bana haz veriyor. Mesleğinde Saygınlık kazanmak, derinler beni cezbeden şeyler.

Yakınlarım, ailem kesinlikle desteklemedi. Uzun yıllar kabullenmediler. Annemin hayali iyi bir şirkette yönetici olmamdı. Ama ben bunları yapabilecekken istemedim. Sualtını tercih ettim. Zaten zamanla onlarda alıştı mesleğimin zorluklarını ve benim çabamı görünce kabullenmeye başladılar. Beni sadece kızlarım destekledi aldığım kararlarda her zaman.

Motosiklet kullanmayı adrenalini seviyorsun, bazı insanların iki yüzlülüklerine belki de bu meydan okuman?

Evet motosiklet kullanmayı seviyorum. Bu bir tutku benim için deneyim ve Tecrübem ile farklı katagori de motorları stillerine uygun kullanmayı, eğitim alarak daha güvenli ama tabi biraz limitlerini zorlayarak kullanmayı seviyorum... Rüzgarı hissetmek, özgürlük duygusu sonsuz sınırsız. Annemin her zaman söylediği gibi bu kızın eni, sonu yok. En derinlere dalar, en çok hızı yapar, en yükseğe tımanır, en yüksekten atlar. Yaşamımda hep adrenalin var, hep uçlarda yaşıyorum, yaptığım her dalışta risk var. Her motor kullandığımda risk var. 

Meydan okumaya gelince; aslında yaşantıma bakınca hayata meydan okuyorum. İki yüzlü insanlar; bunu hissettiğimde görüşmüyorum. Aslında çok geniş bir çevrem olmasına rağmen, çok fazla kişiyle görüşmem. Yalnızlığı seven biriyim. Kendimle başbaşa kalmayı severim. Kendimi dinlerim, kendimle sohbet ederim, tartışırım bu beni mutlu eder. Dostlarım sayılıdır. 

Eline ne işe atarsan başarılı olduğunu görüyorum çünkü yüreğini koyarak yapıyorsun, bu alanda eğitmenliğe de devam ediyorsun, yeni projelerini anlatır mısın?

Başarı; biz küçücük çocuklar iken ailemiz bize yaptığımız her işi en iyi şekilde, severek yapıp karşılığını hak etmemizi öğrettiler. 

Severek ve isteyerek yapınca zaten başarı geliyor ardından. Eğitmenlik arada yapıyorum. Bizim işimizde projeler bitince kısa süreli de olsa yeni bir projeye kadar biraz boşluğunuz oluyor iş konusunda. Ben bu dönemlerde eğitmenlik yapıyorum.

Yeni projelerim; şu an çalıştığım şirket hangi projede olursa (sualtı inşaatı) oradayım. Ama ilerki yaşamımda hedefim güzel bir yerde egzotik canlı parkı aynı zamanda ülkemizde iyice monotonlaşmış, robotlaşmış insanlar için doğa ortamında 7’den 70’e aktivite ve doğa sporları parkları açıp daha sağlıklı ve sporcu bireylerin olmasını ve çoğalmasını sağlamak. Kalan yaşamımı bu tür aktiviteleri insanlara sevdirmeye adayacağım.

İki dünya güzeli kızın var, onların da aynı meslekte ilerlemesini ister misin? Seçmek isteyenlere önerir misin?

Kızlarımın bu meslekte olmasını isterdim. Ama onlar mesleklerini çoktan seçtiler. İkiside sivil havacılık okudu pilot olacaklar. Onlar ile gurur duyuyorum, başarıları ile beni heyecanlandırıyorlar. Benim hayalimi onlar gerçekleştirecek. Mutlu ve huzurluyum. Sonuna kadar destekliyorum ikisinide aldıkları her kararda.

Seçmek isteyenlere tabiki öneririm. Kadınlarımız gerçekten bir çok meslekte başarılı. Burada neden olmasınlar? Kendine güvenen tüm kadınları bu sektöre bekliyoruz. Ben öncü olarak her türlü desteğe varım. 

Benim için çok soğuk yılanları besliyorsun, bu ilgin nasıl doğdu ve bakış açın nasıl?

Evet egzotik canlıları, sürüngenleri çok seviyorum ve besliyorum. Birkaç egzotik canlım var. Aslında pek soğuk değiller. Aksine çok özeller. Hepsinin karakteri var ve onlar ile iletişim kurabiliyorsunuz. Bu çok özel ilgim küçüklüğümden beri var. Küçükken yazları kampta olurduk sezon boyunca ben doğada kertenkeleden, kurbağaya kadar ne kadar canlı varsa hepsini odamda gizlice beslerdim.

Yılanlar, tarantulalar, akrepler bu tür canlılar aslında beslenmesi ve bakılması en kolay canlılar. Mesela yılanlar ayda 1 kere beslemeniz ve 1 kere temizlemeniz yeterli. Bir tarantulaya küçücük bir moryo (kurt) verirseniz en az 3 ay yemek yemeden yaşar. Benim için muhteşem canlılar ve kesinlikle hayatımda olmalılar, zararsızlar.

Senin çok güzel bir yüreğin var, hayat felsefen nedir?

Çok teşekkür ederim. Sizinde yüreğiniz çok güzel. Hayat felsefem; Seni sinir eden herkesi öldür (şakaydı bu tabii)

Gerçeğe dönelim; hayat felsefem; Daha çok öğrenmek, iyi insan olmak, keyifili, huzurlu ama basit bir yaşam sürdürmek, hayattan zevk almak alçakgönüllü olmak, kendime nasıl davranılmasını istiyorsam, başkalarına öyle davranmak, kimseyi kırmamak, herkese hak ettiği gibi davranmak, özverili olmak, cesur, başarılı, güçlü bir birey olarak yaşantıma devam etmek.

Kadınlara örneksin, ufuklarını açıyorsun neler söylemek istersin?

Kadınlara örnek olmak tabiki keyfli. Kutsal bir görev gibi. Çünkü kadınlar gerçekten güçlü, yetenekli ve özel varlıklar. Sadece kendilerine güvenip ilk adımı atmalılar. Başarabildiklerini görünce daha da fazlasını yapabileceklerini anladıklarında onlar için hayat o andan itibaren başlıyor. Kendilerine güvensinler ve asla vazgeçmesinler.

Türkiye’de ve Kıbrıs’ta en başarılı girişimci sporcu seçildin, ödüller bunlar neler hissettiriyor? 

Kendimle gurur duyuyorum. Çevremde saygın biri olmak, güzel anılmak, başarılı olmak, insanlara örnek olmak, seçilen olmak bu tür ödüllere layık görülmek benim için çok önemli. Mutlu ve başarılı hissediyorum. Ve size çok teşekkür ediyorum. Beni seçtiğiniz için. 

Sevgi ve saygılar dilerim.

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.