MASKEME BAKMA, GÖZLERİME BAK (LÖSEMİ)

Filiz Bahçıvan'ın, Uzm. Dr. Burak Bursalı ile yaptığı röportaj için tıklayınız...

MASKEME BAKMA, GÖZLERİME BAK (LÖSEMİ)

Filiz Bahçıvan'ın, Uzm. Dr. Burak Bursalı ile yaptığı röportaj için tıklayınız...

21 Kasım 2019 Perşembe 15:23
401 Okunma
MASKEME BAKMA, GÖZLERİME BAK (LÖSEMİ)

RÖPORTAJ: FİLİZ BAHÇIVAN

Sağlıklı yaşamak hepimizin en büyük dileği, tek duasıdır. Ama ne yaparsak yapalım bazen şans bizden yana olmayabilir ve kaçınamayacağımız durumlarla karşılaşmak zorunda kalabiliriz. Son yıllarda büyük bir patlama gösteren, çağımızın korkulu rüyası haline gelen kanserlerle maalesef sıkça istemsiz bir şekilde tanışmaktayız. Dolayısıyla bu günkü söyleşimizde kanserin önemli bir türü olan lösemiyi ele alarak irdeledik. Uzm. Dr. Burak Bursalı'nın yanıtları bu sorunu yaşayanlara tercüman olacaktır.

Ama öncesinde Lösemi ile mücadele eden 13 yaşındaki Muhammed Emin ile yaşadığı zorluklar ve lösemiye karşı verdiği mücadele üzerine kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Buyurun röportajın devamını birlikte okuyalım.

Muhammed Emin hoş geldin. Kısaca kendini tanıtır mısın?

Adım Muhammed Emin Ekinci. 13 yaşındayım. 7. sınıf öğrencisiyim.

Ben sana kısaca Emin demek istiyorum. Emin nasılsın?

Teşekkür ederİm. Çok iyiyim. Daha da iyi olacağım.

Yelda hanım siz de hoş geldiniz. Öncelikle geçmiş olsun demek istiyorum. Bir anne olarak hayatınızın en zor günlerini yaşıyorsunuz. O nedenle tüm samimiyetimle sormak istiyorum. Gerçekten iyi misiniz?

Merhaba Filiz hanım. Teşekkür ederim hoş bulduk. Sadece çok yorgun olduğumu söyleye bilirim. Ama iyiyim. Moralimi yüksek tutmaya çalışıyorum. Ben bir anneyim ve çocuğum için iyi olmak zorundayım.

Yelda hanım. hastaneye ilk ne şikayetle gittiniz ve teşhis nasıl kondu?

Hastaneye basit bir ayak ağrısı için gittik. Bir ağrı kesici bir de krem alır döneriz diye düşünüyorduk. Ama işler sandığımız gibi gitmedi. Yapılan onlarca tetkik sonrası sonuç açıklandı. “Lösemi”

Çocuğunuzun hasta olduğunu öğrendiğinizde ilk neler hissettiniz?

Bir annenin duymak istemeyeceği şeyleri duydum doktorumuzdan. Tabii önce büyük bir şok geçirdim. Dünyam başıma yıkıldı sandım. Ve bir müddet kabullenmem zor oldu.

Hastalığın ne zamandır farkındasınız ve ne kadar süredir tedavi görüyorsunuz?

Teşhis öncesi çok fazla belirtileri yoktu. Muhammed Emin'in ayağı ağrımasa belki de çok geç kalacaktık. Aşağı yukarı toplamda 18 aydır tedavimiz devam ediyor.

Çocuğunuz hastalığını nasıl öğrendi siz mi söylediniz- kendi mi anladı?

Aslına bakarsanız ilk zamanlar saklamayı düşündük ama, Muhammed Emin, çok zeki ve bir çok şeyin fakında olacak kadar bilinçli bir çocuk. O nedenle kısa bir süre sonra uygun bir dille ben anlattım.

Emin, hastalandıktan sonra çevrenle olan ilişkilerde ne gibi değişiklikler oldu?

Okulda arkadaşlarım, Öğretmenlerim, ailem, çevremde olan beni seven herkes, bana destek oldular. Ve onların desteği bana güç verdi. Hepsine ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum.

Yelda hanım, Emin’e nasıl bir tedavi uygulandı?

Doktorumuza ve ekibine güvenimiz sonsuzdu. Ne dedilerse harfiyen uyguladık.

Kemoterapi, Radyoterapi aldık. Ve sağlıklı bir doner sayesinde ilik naklimiz yapıldı.

Emin, ilk tedavide ne gibi zorluklar yaşadın?

İlk zamanlar çok zorluklar yaşadım. Korku, endişe, öfke, üzüntü tüm bu duyguları aynı anda yaşıyorsun. Ve tedavi olmak istemiyorum demek gibi bir lüksün yok. Ne denilirse yapıyorsun. Ama iyileşmeye başladığımda bu korkularımın yersiz olduğunu anladım. Artık tedavilerime güle oynaya gidiyorum.

Saçları ilk kazıtıldığında Muhammed Emin’in tepkisi, duygusu nasıldı?

Tuhaf bir şaşkınlık içindeydi. Çok ağladı, aynalardan uzak durdu. Ama kısa bir süre sonra alıştı bu duruma ve sonrasında kendi isteğiyle saçlarını kazıtmaya başladı

Tedavinin hangi aşamasındasınız, lösemi geride kaldı diyebilir miyiz?

Tedavimiz hala devam ediyor. Şimdilik sadece iyiyiz diyebiliyoruz. En azından eskiye nazaran daha iyiyiz. İlik naklinden bir yıl sonra da lösemiyi ardımızda bıraktık diyeceğiz. Bunun için de dua ediyoruz.

Ben de Muhammed Emin ve tüm lösemi kardeşlerimiz için dua ediyor ve Doktorumuza dönmek istiyorum.

Merhaba. Sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba. Ben Dr. Burak BURSALI. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden 2009 yılında mezun oldum ve dahiliye ihtisasımı İstanbul’da tamamladım. İç Hastalıkları (Dahiliye) uzmanı olarak Aksaray ilinde Özel Aksaray Hastanesi’nde bir süredir görev yapmaktayım.

Hemen sormak istiyorum. Lösemi nedir, vücuttaki seyri nasıldır?

Lösemi, vücuttaki beyaz kan hücreleri olan akyuvarların kontrolsüz ve aşırı çoğalmasıyla oluşan bir kanser türüdür. Halk arasında kan kanseri veya kemik iliği kanseri olarak da bilinir. Tüm yaşlarda görülebilmesine rağmen çocukluk çağı kanser vakalarının %35’ini lösemiler oluşturmaktadır. Lösemi, erken teşhis ve etkin tedavi yöntemleri ile tamamen iyileştirilebilen, çocuklarda başarı şansı oldukça yüksek olan bir hastalıktır.

Löseminin belirtileri nelerdir? Bir ebeveyn hangi durumlarda Lösemiden şüphelenmelidir?

Özellikle çocuklarda ve erişkinlerde hastalığın sık ortaya çıkan ;

• Ciddi iştahsızlık, sebebi açıklanamayan kilo kaybı,

• Solukluk, halsizlik, nefeste daralma, kansızlık(anemi),

• Vücutta gelişen morluklar, sık tekrarlayan dişeti ve burun kanamaları,

• Ateş yüksekliği, sık hastalanma ve enfeksiyon öyküsü, gece terlemeleri,

• Testiste, boyunda, koltukaltı ve kasık bölgelerinde anormal şişlikler ve lenf bezlerinde büyüme,

gibi belirtilerinden biri veya birkaçı gelişmişse hemen doktora başvurmak gerekir.

Löseminin tipleri var mıdır, varsa nelerdir?

Lösemi genel olarak ALL (Akut Lenfoblastik Lösemi) ve AML (Akut Miyeloblastik Lösemi) olarak 2 ana gruba ayrılır. Kendi içlerinde de alt sınıflar tanımlanabilir. Anormal olarak çoğalan kanser hücresinin tipi, yayılım yeri, gelişim özellikleri tiplendirmede ve hastalığın seyrinde rol oynar.

Lösemi çocuklarda en sık hangi yaşlarda ortaya çıkar?

Lösemi her yaşta ortaya çıkabilir. Çocukluk çağında 2-5 yaş arası dönem en sık karşılaşıldığı dönemdir. Ancak 15 yaş altı çocuklarda herhangi bir yaşta bulgularla kendini gösterebilir.

Çocuklarda Lösemiye neden olan faktörler nelerdir?

Lösemiye nelerin sebep olduğu tam olarak aydınlatılamamıştır. Bununla beraber yapılan sitogenetik ve moleküler çalışmalar neticesinde ailesel genetik yatkınlık, iyonize radyasyon, benzen ve türevi kimyasal ajanlar, böcek ilaçları, bazı kalıtsal hastalıklar (Down Sendromu gibi) ve bazı viral hastalıkların lösemi gelişiminde rolü olduğu belirlenmiştir.

Lösemi ölümcül bir hastalık mıdır? Bu hastalıkta sağ kalma oranı nedir?

Lösemi, tipine ve şiddetine göre ölümcül olabilen ciddi bir hastalıktır. Tedavi süreci hem aile hem de ebeveyn için oldukça güç ve zahmetlidir. Ancak çocukluk çağı lösemileri erişkin lösemilerine göre çok daha iyi bir seyir gösterir. ALL, sadece kemoterapi ile %90’lara varan oranda tedavi edilebilirken, AML’ de bu oran maalesef %50’lere kadar düşüyor. Kök hücre nakli tedavisi uygun zamanda yapılabilirse başarı oranı %90 gibi yüksek seviyelere çıkıyor.

Lösemi oluşmasında ebeveynin ihmali söz konusu mudur?

Ebeveynler, çocuklarında az önce vurguladığımız lösemi için şüpheli semptom ve bulgular saptadıklarında kesinlikle geç kalmamalılar. Çünkü geç kalmak, teşhisin ve tedavinin gecikmesine, hastalığın seyrinin kötüleşmesine sebep olabilir.

Lösemi nasıl tedavi edilir, Tedavi süreci ne kadar zaman dilimini içerir?

Lösemi tedavisi kemoterapi, radyoterapi, ve kök hücre nakli tedavilerini kapsar. Öncelikle aile hastalık ve tedavi süreci hakkında bilgilendirilmeli, umutsuz olunmaması gerektiği anlatılmalı, iyi bir tedavi ile yüksek oranda iyileşmenin sağlanabildiği belirtilmelidir. İkinci aşamada kemoterapi ve gerekirse radyoterapi tedavisi başlar. Bu tedavide amaç blast adı verilen kanser hücrelerinin ortadan kaldırılmasıdır. Bu tedavi süreçleri yaklaşık 2-3 sene devam edebilir.

Kemoterapinin zararları yönleri var mıdır, varsa ne gibi yan etkileri görülür?

Kemoterapi hastalığın asıl tedavisidir. Kanser hücrelerini ortadan kaldırmayı hedefler ancak bununla beraber sağlam kan hücrelerini de olumsuz etkiler. Bu dönemde savunma hücreleri azalabildiğinden hasta enfeksiyonlara duyarlı hale gelir. Saç ve kaşlarda dökülme, ağızda ve vücutta çeşitli yaraların açılması, bulantı, kusma, iştahsızlık, ishal, bağışıklık sisteminde zayıflama, kilo kaybı vb. yan etkiler sıklıkla görülebilir. Bu süreçte çocuklar mümkün olduğunca korunmalı, kirli ve kalabalık ortamlardan uzak tutulmalı ve kendilerine ciddi moral desteğinde bulunulmalıdır.

Kök hücre naklinin lösemi ile mücadelede önemli rol oynadığını biliyoruz. Ancak tam olarak nedir, ne değildir? bilmiyoruz. Konu hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Hasta kişinin kendisinden alınan kök hücrenin yine kendisinde hastalıklı bölgeye nakledilmesine otolog kök hücre nakli, donör denilen sağlıklı vericilerden alınan kök hücrelerin hasta kişilere nakledilmesine ise allojenik kök hücre nakli denir. Tedavinin başarısı hastalığın türü, dönemi, hastanın yaşı ve yaşanan komplikasyonlara göre değişir. Bazı durumlarda kök hücre tutunması başarısız olup gerçekleşmeyebilir. Çocukluk çağı lösemilerinde kök hücre nakli en başarılı tedavi yöntemini oluşturmaktadır. Tedavi başarısı sağlanan hastalar hastalığın nüks etmesi ihtimaline karşın yaklaşık 10 sene kadar takip edilmelidir.

Röportajı okuyup, doner olmak isteyen okurlarımız ne yapmalı, nereye gitmeli?

18-50 yaş arası, sağlıklı olan ve en az 50 kilo ağırlığında olan her birey donör yani kök hücre vericisi olabilir. Donörlerin kronik ve bulaşıcı hastalıklarının olmaması şarttır. Gönüllü donörlerden iki tüp kan örneği alınır. Kan detaylı analiz edildikten sonra eğer uygunsa kişi Akraba dışı Doku Bankası gönüllü vericisi olarak sisteme kaydedilir. Gelen hastalarla yapılan eşleştirmelerde eğer uyumluluk saptanırsa kişi çağırılır ve nakil süreci başlar. Kızılay’ın internet sitesinde gönüllü kök hücre bağış noktaları belirtilmektedir. İsteyen ve kriterlere uygun olan herkes buralara başvurarak belki de bir yavrumuzun hayata tekrar tutunmasına vesile olabilirler.

Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 20.11.2019 07:28
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.