İçimizden Biri : Şair Murat Arslan

Sacide Saraç'ın, Şair Murat Arslan ile yaptığı röportaj için tıklayınız...

İçimizden Biri : Şair Murat Arslan

Sacide Saraç'ın, Şair Murat Arslan ile yaptığı röportaj için tıklayınız...

26 Şubat 2018 Pazartesi 16:33
1538 Okunma
İçimizden Biri : Şair Murat Arslan

İçimde denizler biriktirdim sana

Mavi mavi

Yolcular taşıdım sana

Umut umut

Beklemeler sindirdim yüreğime

Küçük küçük

Adını yazdım

Gönlümün Gök Yüzüne

Açık seçik

MURAT ARSLAN

Merhabalar Önce Vatan Gazetesinin Sevgili Okurları. Bu defa sohbetime şiir düştü. Rahmetli Neşet Ertaş’ın bir sözünü yazmak istiyorum; ‘’ Nerde bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur!… ‘’ Evet çok doğru ve yerinde bir tespit Üstadın söylediği, katılmamak ne mümkün. Ben de yaşadıklarıma ve yaşatanlara inanarak diyorum ki; Nerde şiir yazan, okuyan görürsen ve duyarsan, korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların şiirleri yoktur!.  Türküler de zaten şiirlerin ezgiye dönüşmüş hali değil midir? Onlar, kötü insanlara, yaptıkları kötülüklere katlanıp, tertemiz kalmayı başaranlardır. Öylesine bir başarı ki, yaşadıklarını sadece mısralara döküp, sonbaharın silkeleyip savurduğu sarı yapraklara benzetip, arkalarından bakmaların da sakladılar ve adına hüzün dediler. Bazen de mutluluklarını, gökkuşağının yedi renginde yaşadılar, döktüler dizelerine sevinçlerini ve buluşturdular şiirlerini, şiiri sevenleri ile. Şiire gönül veren Sayın Murat Arslan ile yaptık sohbetimizi şiir tadında. Okur musunuz?

Sayın Murat Arslan yıllarca farklı ülkeler de yaşadı, ülkelerin kendine özgü kültürlerinden beslendi, bedenen ve ruhen. Şiire gönlü düştü o yıllarda. Hem yazmaya, hem de seslendirmeye sevdalandı ve paylaştıkça çoğalacağına olan inancından dolayı, çeşitli yerel radyolarda şiir proğramı yaparak sesini duyurmaya başladı.  Şiirlerinin ve sesinin yüreklerde ki yansımasını sağır sultan bile duydu. Sosyal medyada adını ‘’ISSIZ ŞAİR MURAT ARSLAN’’ olarak duyurmayı başaran, ‘’GECEYE ŞİİR DÜŞTÜ’’ proğramanın yapımcılığını ve sunuculuğunu yaparak yüreklerde taht kurmanın onurunu iliklerinde hisseden ve mütevazi kişiliğini yitirmeyen, şiir sevenleri ile gönül bağı kuran, evlerine, kulaklarına konuk olan, saygısını elinden, dilinden bırakmayan biri Sayın Murat Arslan.

Sayın Murat Arslan’ı kendisi yapan, diğer insanlardan ayıran en büyük özelliği, hayatını yaşayarak öğrendi. İnsanları yüzlerinden tanıdı. En çok insanların yüzünde ki tebessümü ve çocukları sevdi. Umutsuzlara umut, çaresizlere çare,  acının, hüznün, şiirin ve yalnızların sesi oldu. Bir tek gayesi var, insanlara iyiliği güzelliği göstermek, bütün kötülüklere rağmen iyiliği öğretmek. Hayatı gerçekleri ile yaşayan, haksızlığa tahammülü olmayan Sayın Murat Arslan, gerçek sevmenin ne olduğunu, anlatmaya çalıştı yaşamı boyunca. Ve yakında çıkacak olan romanında asıl sevmenin, fedakarlığın, masum sevdaların, gerçek ayrılıkların ne olduğunu kaleme aldı. Ve her zaman bir tavsiyesi oldu insanlara ‘'SEVDİKLERİNİZE GEÇ KALMAYIN'’.

Sohbet konuğum Şair Sayın Murat Arslan’ın yazdığı, yüreğinin dizeleri ile okumaya başlamaya var mısınız? şiir sever okurlarımız. İçimizden Biri Şair Sayın Murat Arslan, Ben de Bugün. Buyurun lütfen.

RÖPORTAJ: SACİDE SARAÇ

Merhaba. Hoş geldiniz. Kendinizi anlatır mısınız?

Merhaba hoş buldum. Ben Murat Arslan. Yozgat doğumluyum.

Ağır sanayi sektöründe çelik montaj işçisiyim. Aynı zamanda yazarlık ve şiir yorumculuğu ile ilgileniyorum.

Hemen şimdi öğrenebileceğiniz bir şey olsa bu ne olurdu?

Gelecekte nelerle karşılaşacağım bunu bilmek olurdu.

Kendi kendine konuşanlar deli mi?

Hayır tabi ki. Onlar kendi içinde ıssız ve yalnız olanlar sadece. Yada konuşacak kimsesi olmayanlar, bazen de kendileriyle hesaplaşanlar.

Hayat felsefeniz nedir?

Herkesin işine yaradığın kadar iyisin. İşi biten sırtını döner ve bir gün herkes gider. Budur hayat felsemem. O yuzden beklentim olmaz insanlardan.

Dünyaya ikinci kez gelme şansınız olsa, nasıl bir hayat yaşamak istersiniz?

Yine zorluklarla dolu hayat isterdim, çünkü kolay olan yada kolay kazanılan hiçbir şeyi sevmiyorum. Mücadele ve umutla dolu yine bu hayatı isterdim.

Dünyada istediğiniz her türlü değişikliği yapabilecek kadar gücünüz olsa, sihirli değneğinizi dokunduracağınız 3 şey ne olurdu?

1.Çocuklara kimseyi dokundurmazdım.

2.Kadınlara şiddeti engellerdim.

3.Bütün kötüleri ve kötülükleri silerdim.

Tüm koşullar uygun olsa ve size bir iş kurma şansı verilse, nasıl bir şirketin patroniçesi/patronu olurdunuz?

Sanırım kendi mesleğim üzerine bir şirket olurdu.

Yeteneklerinizi başka bir kişiyle değiştirme şansınız olsa, şu anda yaşayan, yada bir zamanlar yaşamış olan hangi kişinin yeteneklerine sahip olmak isterdiniz?

Rahmetli NEŞET ERTAŞ üstad olurdu, onun gibi saz çalıp türkü yazmak okumak çok isterdim. 

Çocukluğunuzda sizi en  çok mutlu eden kişiler ve olaylar kimlerdi, ve de nelerdi?

Bizim dar bir sokağımız vardı, akşamları arkadaşlarla toplanıp sokak lambası altında oyun oynardık. O günleri çok özlüyorum.

Rahmetli KEMAL SUNAL filmleri, onları izlemeyi çok severdim.

Sizi dünyanın en mutlu  insanı yapabilecek şey ne olabilir?

Ailemin, sevdiklerimin sağlığı ve mutluluğu. Bunları görünce zaten dünyanın en mutlu insanı oluyorum.

Bugüne kadar attığınız en gururlu zafer çığlığı hangi başarınıza ait?

Bugün çevremde ki insanların gönüllerini kazanıp onlarda  güzel bir yerim olduğunu görmek. En büyük başarı bu benim için.

Gözlerinizi dolduran en son olay nedir?

Hastahane de yoğun bakım kapısında bir annenin feryadı olmuştu.

Hafızanızda iz bırakmış 3 çocukluk anınız nedir?

1.Ailecek yapılan uzun sıcacık sohbetler.

2.Ailemle hep birlikte yaşadığım günler.

3.Bayramlarda topladığımız şekerler.

Bir mucize olsa geçmişinizdeki hangi hatalarınızı düzeltmek istersiniz?

Yanlış bir insan için doğru verdiğim doğru değerleri, emekleri ve onun için harcadığım onca zamanı ziyan etmemek olurdu.

Yani kısacası o insanı hiç tanımamak ve sevmemek isterdim.

Aklınıza her geldiğinde sizi gülümseten bir anınızı anlatır mısınız?

Alış veriş yaptıktan sonra kasada ödeme yapmak için elimi cebime attığımda cüzdanımı ve paramı evde unuttuğum o gün yaşadığım şaşkınlık.

Şimdiye kadar yaptığınız en çılgınca şey nedir?

Şiddetle yağan bir yağmurda arabayı kenara çekip eve kadar yürümekti.

17-18 yaşlarınıza geri dönme şansınız olsa yine aynı hayatımı yaşardınız, yoksa başka bir hayat mı yaşardınız?

Yine aynı hayatı yaşamak isterdim.

Kendinizi dünyanın en güçlü insanıymışçasına başarılı ve mağrur hissettiğiniz en son deneyiminiz nedir?

Son yaşadığım kötü olayların ardından bugün hala kendimi güçlü hissedip, umudun hep var olduğuna inanmak. Geçen onca yorgun yılların ardından bugün yine de dimdik durabilmek.

Şu anda kişi olmanızda payı olduğunu düşündüğünüz kişiler kimler?

Bu yine benim. Ben her tecrübeyi yaşayarak kazandım. Her zorluğu yine tek başıma aştım.

Çocukken ne olmak ve kim olmak isterdiniz?

Gökyüzünü çok seviyorum yükseği de bu yüzden pilot olmayı çok isterdim.

Gerçekleştirmeyi istediğiniz en büyük hayaliniz nedir? Ve gerçekleşti mi hayaliniz?

Ulusal bir radyoda şiir programı yapmaktı bu henüz gerçek olmadı. İkincisi ise evli mutlu çoçuklu bir yuvaya sahip olmaktı.

Bu da henüz olmuş değil.

TV Proğramcısı olsaydınız, nasıl bir proğram yapmak isterdiniz?

Kesinlikle şiir programı yapmak isterdim.

Karşınızdaki kişiyi tanımak için hangi davranışına bakarsınız?

Konuşurken sadece gözlerinin içine bakarım. Dudaklarının söylediğini gözleri onaylıyor mu diye.

Birine ya da bir olaya sinirlendiğinde tepkin ne olur?

Vay be deyip sadece susmak olur. Öfkeyle insan izi silinmeyecek sözler söyleyebiliyor. Bu yüzden susar o ortamdan çeker giderim.

Kendinizde neleri değiştirmek istersiniz?

Çabuk inanan ve herkesi kendim gibi iyi niyetli sanan yanımı değiştirmek isterdim.

Motive olmak için başvurduğunuz ilk yöntemler nelerdir?

Hareketli müzikler dinleyip etrafımdaki insanlara şaka yapmaktır.

Sonsuza kadar yaşlanmayacaksınız diyelim, hangi yaşta kalmayı istersiniz?

Şimdiki yaşımda 28 yani.

Bu yıl hayatının sona ereceğini bilseniz, neyi daha farklı yaparsınız?

Kendimi daha fazla yormaz, yıpratmazdım mesala. 

Akıl hocasına ihtiyaç duysanız, bu kim olurdu?

Sanırım bu yine kendi aklım olurdu. Çünkü doğrularımı da yanlışlarımı da ben yaptığım için seviyorum. 

Ölü ya da yaşayan biriyle tanışabilecek olsanız, bu kim olurdu? Ve ne sorardınız O’na?

İbrahim Sadri olurdu. Yazdığı şiirlerin hikayelerini sorardım

Başardığınız en zor şey neydi?

Kendimi toplayıp bugün her şeye rağmen içimde hep bir umuda sahip olmak. 

Kendi paranız ile aldığınız ilk şey neydi?

Aileme hediye ettiğim ev. 

Çekingen mi, yoksa atılgan mısın?

Daha çok atılgan çekingen olmak haksızlıklar karşısında susmaktır. Ben öyle değilim. Konuşmayı keşfetmeyi seviyorum.

Kimi dört gözle bekliyorsun?

İşte sadece bu sorunuza susmak isterim.

Ne tür insanlar seni etkiler?

En çok suskun insanlar. Susmuş insanlar derin hikayelere sahiptir.Birde çok gülen insanlar. Çünkü bilirim ki onlar da hep mutluluktan gülmezler.

Bir çoğu acılarını gülüşüyle süsleyenlerdir.

Tesadüflere ve mucizelere inanır mısın? Neden ?

İnanmam, çünkü yaşanacak bir şey tesadüf yada mucize değildir. Hakimiyet ALLAHIN. 

Güven problemi yaşar mısın?

Hayır çok fazla değil, çünkü güvenecek kadar gerçek ve kıymetli insanlar azdır hayatta. Kimseye güvenecek kadar yaklaşmadığım için problemim de yok.

Uzay boşluğuna çıkmak mı, okyanusun dibine inmek mi? Neden?

Dibini gördüğün her yer okyanustur, her şey zaten büyük bir boşluk. İkisine de zaman zaman uğruyoruz bazen nedenli bazen nedensiz.

Geçmişten birini özlüyor musun? Özlüyorsan ne sıklıkla?

Evet özlüyorum, belki tuhaf gelir size ama en çok kendimi özlüyorum hem de sık sık.

En son kimin önünde ağladın ve nedeni neydi?

En son; ne zaman, nasıl, kime, ağladım inanın hatırlamıyorum. Ben genelde içime atar, içime akıtırım göz yaşımı kimse görmez duymaz bilmez.

Gece mi, gündüz mü? Neden?

Her zaman gece derim. Daha rahat oluyor insan daha çok düşünüyor. Her zaman derim gece insanın kendine sorgusu. Daha temiz oluyor gök yüzü, şehirler, sokaklar daha sakin oluyor. Bu yüzden gece derim.

Aşk her şeyi affeder mi?

Aşk her şeyi affeder. Bir tek kendini affetmez.

Ne zaman konuşmanız gerektiği halde sessiz kaldınız?

Sadece onun gözlerine baktığım zaman. Bir tek o zaman. 

İnsanların sizin hayatınızdan çıkardıkları en büyük ders ne olabilir?

Dürüstlük, mücadele ve birde tertemiz sevmek.

Hangi konuda kendinizin en büyük düşmanısınız?

Benim kendime hiç bir konuda düşmanlığım yok ki, yaptığım her şeyi  severek yapıyorum.

İçinizdeki ses son zamanlarda ne diyor?

İçimdeki ses bana her zaman doğru yolda olduğumu ve asla pes etmememi,  çizgimi bozmamamı söylüyor.

Gitmesine izin vermeniz gereken neleri hayatınızda tutuyorsunuz?

Hüzne ve kedere alışkın olan yanımı. Birde hak etmeyen ama sevdiğim için katlandığım insanları. 

Uçurumdan tam atlamak üzereydiniz, durdunuz aklınıza ne geldi?

Neden başladığım ve ne çok şey varmış başaramadığım, sadece iyi niyetimden kaybettiklerim. Ama her şeye rağmen onurlu bir yaşamın verdiği mutluluk geldi.

Gözyaşının yıkayamadığı şeyler nelerdir?

İhanettir çoğu zaman, uğradığın haksızlıklar ve birde hak etmeden yaşadığın haksızlıklardır. 

Bir dalga olsan ilk nereye vururdun?

Sevgisizlikten kuruyan yürekler olurdu. Her şeye rağmen mutlu olmayı umut eden insanlar. Birde acıya gömülen yürekler olurdu.

Cehennemin çıkışında yazması muhtemel sözler nelerdir?

İnsan kendi cehennemini kendi hazırlar. Bu çok doğru bir söz olurdu. 

Yolda gidiyorsunuz köşeyi döndünüz ve karşınıza siz çıktınız ne yapardınız?

Eğer o eski ben isem asla bir daha kaybetmezdim.

Arkadaşlarının senin için genel düşüncesi nedir?

Genelde severler, sayarlar, değer verirler, hakkımda güzel şeyler söylerler. 

Hayatınızda olmazsa olmaz dedikleriniz?

Hayatımda olmazsa olmazım yok benim. Her şey olur biter geçer gider. İnsan her türlü biçildiği ömrü son vaktine kadar yaşar.

Bu yüzden olmazsa olmazım yok. Ben varsam her şey var demektir.

Sizi geleceğe dair en çok ne endişelendiriyor?

Savaşlar. Cennet ülkemin durumu en çok bundan endişe duyuyorum. Şu son zamanlarda çocukları, bebekleri dahi öldürenleri yaşadığı bu dünyada daha neler göreceğiz bu endişelendiriyor.

Hatalarımızdan ders çıkarıyorsak neden hata yapmaktan korkuyoruz?

Bedelini ağır ödediğimiz hatalar yüzünden olabilir. Aslında her hata başka bir hatanın habercisidir. Biz hata yapmaktan değil yaptığımız hataların bedelinden korkuyoruz. Her hatadan ders almayız bazıları koca bir pişmanlıktır.

Dünyaya nasıl bir iz bırakmak istiyorsunuz?

Ben aslında bu kirli dünyada bunca zalim, insafsız, vicdansız insanların yaşadığı bu dünyada çokta iz bırakmak istemiyorum. Ama geriye, yazdığım seslendirdiğim şiirler kalacak buda yeter bana.

Günlük hayatımızı telaşla yaşarken neleri gözümüzden kaçırıyoruz?

Aslında hepimizin ortak sorunu bu. Uyandığımız her günü ne kadar kendimiz için yaşıyoruz ki? Gözden en çok kendimizi kaçırıyoruz.

Koşturmaca iş güç derken geriye sadece yorgunluk kalıyor günün sonunda ve herkes bu yüzden yorgun ölüyor.

Kendi hayatınızdan çıkardığınız en büyük ders ne?

Ertelediklerim sadece sonra bir daha yaşamaya fırsat bulamadıklarım. Bu yüzden ertelemeden yaşıyorum hayatı. 

İleriye dönük planlar yapanlardan mısınız, yoksa anı yaşamak daha mı önemli?

Ben anı yaşarım, yarının benim için olup olmadığını bilmediğim dünyada aylar yıllar sonrasının hesabını yapmam.

Ama planlı çalışmayı severim

Ruhunuzu besleyen şeyler var mı, neler?

En çok müzik, sessizlik, birde yazmak ve okumak ruhumun ilacı bunlar benim için.

Hayatta neyin peşinden koşuyorsunuz?

Onurlu ve başı dik bir yaşamın sadece. Bu hayatta bundan daha önemli bir şey yok benim için.

Neleri asla yapmam dersin?

Kimsenin kalbini isteyerek kırmam. Kimseyi yarı yolda bırakmam mesala. İhanet etmem, verilen değeri ve güveni boşa çıkarmam, kendimi kandırmam.

Korkularınız nelerdir?

Aslında hayata dair çok fazla korkum yok. Hayatı korkarak yaşarsan yanılgıların ve kaybetmişliğin artar. Ama tabi ki bir çocuğun kalbini kırmaktan yada birine haksızlık yapmaktan. Rabbimin karşısına kul hakkıyla çıkmaktan korkarım.

Yaşayamadığın için pişmanlık duyduğun ne var?

Hep şunu derim bir tek insanı tanımak onu hayatıma almak. Sevmek haricinde hiçbir pişmanlığım yok.

Yaşadığım, yaptığım doğrular da, yanlışlar da benimdir.

Hangi hataları kabul edersiniz, hangileri etmezsiniz?

Güven zedelemeyecek her hata kabulümdür. Ama o hata benim  güvenimi kaybedecekse kabul etmem. Mesela, sadece benim zarar göreceğim hatalar kabulümdür. Ama etrafımda değer verdiğim insanlara zarar verecek hatalar asla kabul edilmez.

Beyaz yalanlar söyler misin, neler söylersin?

Malesef yalanın hiçbir rengine tahammülüm yok. Yalan yalandır, ben doğrularla gerçeklerle yaşamayı seviyorum.

Bu yüzden söylemem.

Sevdiğiniz için neleri göze alırsınız?

Her şeyi göze alırım. Ben zor seven biriyim, hak edeni sever onun için de her şeyi yaparım.

Sonuna kadar giderim, bedeli ne olursa olsun.

Şu an ruhunun olmak istediği yer neresi?

Sessiz sakin bir sahil kasabasında olmak isterdim. Aylarca da kalabilirdim ufak bir evde.

Yakın bir arkadaşın kanunsuz bir iş yapsa polisi arar mısın?

Üzülerek arardım. Eğer aramasam ona ve sevdiklerine kötülük yapmış olurum. Gizleyerek onu daha büyük suçlara izin vermezdim.

Herhangi bir kişinin favori insanı mısın?

Evet şiir dünyasında bir çok dinleyenim, benim gibi yazmayı okumayı istediğini söylemişti.

Özünüzden kaybetmek istemediğiniz ne var?

İçimdeki çocuk ve merhametim, bunları asla kaybetmek istemem.

Hayatınızdaki dalgalı dönemleri nasıl atlatıyorsunuz?

Sabır, dua ve çalışarak mücadele ederek, her seyin düzeleceğini umut ederek. 

Sizce yaşamayı en değerli kılan şey ne?

Bence her zaman dediğim gibi nefes aldığın her gün bir umudunun olmasıdır. Umut varsa güçlüdür insan. 

Umut varsa, yaşamaya değerdir insan. 

Mesleğinizi seçmenizde ki en önemli neden neydi?

Zor bir meslek olması. Genelde yükseklerde çalışırız biz çelikçiler, tehlikeli bir işimiz var. Bir o  kadar da zevkli. 

Hayatla ölümün arasındaki o ince çizgi bizim mesleğimiz.

Ne zaman, hangi olayla çaresizim dediniz?

Annemin astım krizlerinde, elimden bir şey gelmediği için, çaresiz hissediyorum.

Keşkeniz var mı?

Bu hayatta bir tek insanı tanıyıp, hayatıma alıp, sevmek haricinde hiçbir keşkem olmadı benim.

Hayatta ne olmasa her şey çok daha güzel olurdu?

Adaletsizlikler, kinler, öfkeler ve kötülükler olmasaydı her şey, herkes daha güzel olurdu.

Hiç kimsenin göremediği bir özelliğin var mı? Varsa neden bugüne kadar gizli kaldı?

Var, yüzüm gülerek içimin ağlaması bunu kimse bilmez. Bir de bir çok zaman, üzmemek için, kırmamak için inanmış gibi yaparım. Kimse bilmez.

Son olarak soruları nasıl buldunuz?

Teşekür ederim güzel sorulardı. Hem çocukluğuma gittim, hem kendimi sorguya çektim.

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.