Halil İbrahim Kurum

Gizem Yıldız’ın röportajı için tıklayınız...

27 Temmuz 2021 Salı 16:48
46 Okunma
Halil İbrahim Kurum

Halil İbrahim KurumMesleğimi direkt annem seçti diyebilirim

RÖPORTAJ: GİZEM YILDIZ

Oluversin Gari film serisiyle çok eğlenceli bir karakter olan “Ahmet’e hayat veriyorsun. Ahmet karakteri sana geldiğinde ilk ne hissettin?

Ahmet sosyal konum olarak ilk karakterim, daha çok toprak zengini iş insanı vs karakterler canlandırdım bu sebeple Ahmet’in benim için özelliği hep kalacak…

Oluversin film serisi aynı konu üzerinden mi yürüyecek yoksa her bölüm farklı bir hikaye mi izleyeceğiz?

Bölümler arasında tutarlılık olmakla birlikte sadece o haftanın meselesi değişecek. Hayatımızda da olduğu gibi dönem gelir ağır hastalıkla uğraşırız sonra hiç hasta olmamış gibi düğün hazırlıkları yaparız... 

Minibüs şoförü Ahmet hem saflığıyla, hem eğlenceli haliyle seyircinin kalbini ilk günden çaldı. Ahmet’in hikayesinde neler izleyeceğiz?

Ahmet’in saflığı, sevgiye hesapsız yaklaşması sanırım onun kazancı olacak ama inanın bende bilmiyorum neler olacağını…

Köyün minibüs şoförü zengin metropol kadını bir kız aşık olur. Yeşilçam tadında bir ikili… Peki bu imkansız aşkın gerçek olma ihtimali var mı?

“Hayatta bir şeyi çok isteyince olur “ klişesine yürekten inanıyorum. Ahmet içinde öyle yaklaşıyorum her insanın kalbine dokunan bir yol vardır ve Ahmet onu bulacak sanırım.

Halktan biri hem de yöresel bir karakteri canlandırıyorsun. Ahmet rolü sana neler kattı? Hayata bir minibüsün dikiz aynasından baktığında neler gördün?

Halkın içinden bir karakteri oynamak onun doğallığını korumak Fas bir karakter canlandırmaktan daha öz gerektiren bir durum, bu yüzden çok tedirgindim başta ufacık bir fazlalık beni doğallıktan uzaklaştırabilirdi ancak çekilen ortamdan mıdır ekibin şahaneliğinden midir, öyle devam etmedim çabuk toparlandım.

Bu film serisinde oynayan biri değil de kumandanın elinde olduğu bir izleyici olsaydın Oluversin Gari’yi neden izlerdin?

İşini öyle güzel yapan adamlar kadınlardan oluşan bir ekip ki izlemek kaçınılmaz olurdu. 

Muğla’nın çok güzel bir köyünde filmi çekiyorsunuz. Milas da günler nasıl geçiyor? Burada en çok seni neler etkiledi?

Dünya harikalarından birinin yanında da film çeksek benim için oda ve set dışında bir hayat olmuyor bu yoğunluktan değil öyle istediğim için... Bununla beraber köy ortamında çalışmak tahmin edersiniz ki muhteşem bir duygu.

İlk işin Yeni Gelin –aynı zamanda memleketin olan- Adana’da çekilmişti, şimdi Oluversin Gari de Muğla’da çekiliyor. İki işinin de şehir dışı olmasının olumlu veya olumsuz yönleri neler oldu?

Adana’da evimden sete gidiyordum burada başka hayatların yaşadığı yaşanmışlığının üzerinde uyanıyorum ve işe gidiyorum mekanımı çabuk benimser ve kanıksar olduğum halde enerji olarak elbette değişikliği olur diye düşünüyorum. Yeni yerler görmek değil ama yeni insanlar tanımak onları sadece izlemek benim için keyif, bu memleketin insanlarıyla yeni tanışıyorum ve bundan büyük mutluluk duyuyorum.

Konservatuar eğitimini tamamladıktan sonra yurtdışında eğitim aldın. Neden buna bir gereksinim duydun?

Hep merak :) işimle alakalı her şeyi merak ettim o yüzden konularımın var olduğu yerleri gidip görmek istedim işimi daha iyi yapabilmek için başka bir sebebim yok. 

Oyunculuk senin için oyunculuk hayalin miydi?

Değildi “ressam “ olmak istiyordum eğitimimi de o yönde almıştım ama son gün tiyatro sekreterliğine girip kayıt yaptırdım. Annemin de isteğiyle iyi ki de öyle olmuş hayalim olmayan şey hayatım oldu. “ gerçekler hayale sığmıyor “ demiş şair tam öyle bir şey oldu.

Oyuncu olmasaydım ile başlayan bir cümlenin devamını nasıl getirirsin?

Ressam olurdum.

Aynı zamanda müzikle de ilgileniyorsun. Feride Hilal Akın’la yaptığın düetler çok beğenildi. Müzik alanında bir kariyer düşünüyor musun?

Hayır, hiç düşünmedim.

Bir röportajında müziğin seni asıl işinden uzaklaştırdığı için yanaşmadığını söylemişsin. Oyunculuk senin için tek ve bir numara mı?

Şehir Tiyatrosu çok aktif olduğu zaman dinlenmesi zor bir yorgunluğa giriyorum hem fizik hem psikolojik olarak o yüzden oyun sonunda seyirciyi selamlaştıktan hemen sora canlı müziğe yetişiyordum ve orda dinleniyordum sanki şarkı söylemek dinlendiriyor beni.

Annenin ses babanın saz sanatçısı olma mesleki kariyerinde karar verme yetini etkiledi mi?

Olmaz mı, hiç sürekli olarak sanat konuşulan bir evde başka bir meslek seçme ihtimalim çok düşüktü Mesleğimi direk annem seçti gibi bir şey oldu “tiyatro oyuncusu olursan şarkıcı da oynarsın ressam da oynarsın “diyerek.

Adana’da nasıl bir ailede büyüdün? Nasıl bir çocukluk geçirdin?

Çocukluğum bir çocuğun yaşamak istediği her şeyi yaşayarak geçti bunun için hep şükrediyorum... Mutlu huzurlu saygılı sevgili büyüdüm... Biraz sonra okula başladığımda gerçekliğine inanılmayan duygularım vardı sahtelikle suçlandığım hareketlerim vardı ama bununla ilgili yapacağım hiçbir şey yoktu fazla sevgiden zarar gelmedi hiç... 

Sosyal medyada ilgi duyulan, herkesin sevdiği bir oyuncu oldun. Sosyal medya hayatının ne kadar alanını kaplıyor?

Sosyal medya bir odada duran küçük bir fotoğraf albümü kadar yer kaplıyor hayatımda. Onun dışında hiç bir anlamı yok benim için. Yalnızca twt, İnstagram vs için söylüyorum.

Bundan sonraki projelerinde nasıl bir karakterin içinde olmak istersin?

Bir önceki karaktere benzemeyen her rolde heyecanlanabilirim.

Bu sohbet için çok teşekkür ederim. Oyunculukla en büyük hedefin nedir? Hayallerinin zirvesi (everesti) nerede?

Hayallerim hep çok yüksek ancak “bir kişi bile beni izliyorsa ve düşünüyorsa” bununla mutlu olabilirim.

Yeni Çağrı Gazetesi’nden alıntıdır.

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.