Güzel Gelinlik Yoktur, Güzel Gelin Vardır

Elif Günay'ın Mustafa Akay ile yaptığı söyleşinin devamı...

Güzel Gelinlik Yoktur, Güzel Gelin Vardır

Elif Günay'ın Mustafa Akay ile yaptığı söyleşinin devamı...

28 Ocak 2019 Pazartesi 14:41
366 Okunma
Güzel Gelinlik Yoktur, Güzel Gelin Vardır

Geçtiğimiz hafta “Ruh İkizim” şarkısını müzik severlerinin beğenisine sunan Mustafa Akay ile yeni şarkısına ve müziğe dair röportaj yapmıştık. Aynı zamanda gelinlerin en gözde gelinlikçisi olan yılların değişmeyen gelinlik markası Akay Gelinlik aile şirketinin ortaklarından biri olan Mustafa Akay ile ticarete, üretime, gelinliğe dair konuştuk. 

Akay Gelinlik’in bilinmeyen yönlerini, neden gelinler tarafından çokça tercih edildiğini ve 2019 yılının gelinliklerine dair bir yolculuğa çıktık. Her genç kızın rüyası olan evlilik yolculuğunun en önemli unsuru olan gelinliği, baba mesleği olarak devam ettiren Mustafa Akay gelinlikteki en büyük misyonlarını açıklayarak sözlerine başladı: "Güzel gelinlik yoktur güzel gelin vardır."

Tekrardan merhaba Mustafa ağabeyciğim. Geçtiğimiz hafta yeni çıkan şarkın Ruh İkizim’e ve müzik yaşamına dair yolculuğa çıkmıştık. Şimdi ise müzikte gösterdiğin başarıyı baba yadigârı olan, aile şirketi olarak yürüttüğünüz Akay Gelinlik ile devam ediyoruz. 17. Yıllık 9 bin gelinlik üretim kapasitesine sahip olunan ülkemizin en değerli yerli üretim markalarından biri Akay Gelinlik aile şirketinizin ortaklarından birisiniz. Her yıl 80 civarında yeni modelle koleksiyon hazırlayarak ilerlemeye devam ediyorsunuz. Nasıl gidiyor?

Tekrardan merhaba Elif’ciğim. Şarkı oldukça güzel gidiyor. Akay Gelinlik ile ilgili ise bildiğiniz üzere bu bir aile şirketidir. Rahmetli babamın 1974 yılında kurduğu bir şirketiz, 45. senemize girdik. Yeni jenerasyonlarımızla birlikte elimizden geldiği kadar kendimizi yenilemeye çalışıyoruz. Demin müzikte söylediğim şeyler ticarette de geçerli. “Neden senden gelinlik alayım?” sorusuna bizim Akay olarak söylediğimiz bir slogan vardır: “güzel gelinlik yoktur, güzel gelin vardır.” Senin milyon dolarlık gelinlik giymen senin çok güzel gelin olacağın anlamına gelmez. Ya da maliyeti az bir gelinlik almış olman da kötü bir gelin olacağın anlamına gelmez. Önemli olan işi bilmektir. Biz sektöre girdiğimiz zaman ki gelinlik firmaları yok denilecek kadar azken her mahalleye git hemen hemen her ilde yüzlerce gelinlikçi var oldu. Ben kimsenin emeğine asla saygısızlık etmem herkes işini yapıyor ama ben izim farkımızı anlatmak zorundayım. Başkalarının ne yaptığı beni ilgilendirmiyor. Bizim farkımızda biz bir gelin adayının çok parasını almaya çalışan bir firma hiç bir zaman olmadık. Biz onu çok güzel bir gelin yapma sevdasındayız. Onun duruşuna ve hayallerine en uygun olan gelinliği üretme sevdasındayız. Bunu üretirken, onun bütçesine göre bir şeyler yapma sevdasındayız. Örneğin ben araba almak istiyorum çok özelliği olsun ama 10.000 TL olsun böyle bir şey yok ama ben sana gerçekten bu bütçene uygun araba istersen böyle bir araba alabilirim. Bu araba seni bir yerden bir yere götürür seni yarı yolda da bırakmaz. Gelinlik işi de buna benzer. Cüzdan ve beyni arasında gider gelir. Ama yine altını çizerek şunu söylüyorum: çok az bütçe ile de çok güzel gelin olabilirsin. Akay'ın farkı bu! Ben de milyarlık gelinlikte var 3 bin liralıkta gelinlik var. Gönül tabii ki lüks olana kayabiliyor ama onun da bir maliyeti var. Bende isterim o bütçede bir gelinlik verebilmek hem güzel bir iş çıkardığımızı göstermek hem de o gelini mutlu etmek. Akay'ın bütün şubelerinin en önemli özelliği o gelinin yüzündeki mutluluğu görebilmektir. Akay'ı Akay yapan değer budur. O gelinin yüzündeki mutluluktur önemli olan, gerisi lafı güzaf… 

“Senin güzel gelin olman lazım”

Birisi eğer seni konuşuyorsa sen doğru bir şey yapıyorsundur. Eğer seni kimse konuşmuyorsa sen bir şey yapmıyorsundur. Konuşuluyor olmak lazım. Konuşuluyor olman için de senin güzel gelin olman lazım. Gelinliğin güzel olmasına gerek yok, senin güzel gelin olman lazım. Dolayısıyla sana yakışan bir gelinliği doğru elle, doğru kişilerin bunu sana profesyonel bir şekilde seçmesi lazım” diyen Mustafa Akay, “36 beden ölçülerindeki hiç bir kadının vücut ölçüleri, göğüs aralığı, göğüs ölçüsü, boyun yüksekliği, omuz genişliği bir değildir. Bu propesyonda gelini, boyunu, ölçülerini, yüz ifadesi ve çatısını düşünmek zorundasın. Sonucunda bu bir 36 beden işi değil! 36 beden gelinlik aldım meselesi değil! Sen 36 beden olabilirsin ama sana özel ve senin ölçülerinde olması lazım. Bizler Akay olarak herkese tek tek, kişinin ölçülerinde gelinlik yapıyoruz.

 Akay gelinliği kimlerle yönetiyorsunuz? 

Babam Rafet Akay tarafından kurulmuş bir firmadır. Babam vefat ettikten sonra ağabeyim Ermiya, ablam Sezanur ve ben yönetmeye devam ettik. 6 sene önce abimi de kaybedince yengem Candan, yeğenlerim, ben ve ablam Sezanur şeklinde elimizden geldiğince yönetmeye çalışıyoruz.  

Peki, kaç şubeniz var? 

Türkiye genelinde franchise olarak iki noktamız var; Antalya ve Bursa. Diğer tüm şubelerimiz kendimize ait. Ankara’da ve İzmir’deki şubelerimiz de bizim. İstanbul Kuyumcukent’teki merkez binamızdır. Ana üretimde buradadır. Ayrıca Bakırköy’de bir mağazamız var. Erenköy cadde de bir mağazamız var bir de Wedding House adında bir köşk mağazamız var.

Gelinlik deyince aklımıza ne geliyor?

Aslında zor bir soru. İnsanı söylediği kelimeler çok farklı yerlere götürür bu sebeple ne demeliyim bir an bilemedim. Şahsım adına söylemem gerekirse, gelinlik benim için saflığı, temizliği, ayniyeti, aşkı ifade ediyor. Her genç kızın hayatında bir kez giymek istediği bir kıyafet olduğu için çok özel bir elbise! Şunu hiç unutmamak gerekiyor ki, evlilik hayatın boyunca evindeki ve hayatındaki her şeyi değiştirebiliyorsun, yeri geldiği zaman evini bile taşıyorsun ama hayatın boyunca değişmeyen tek şey fotoğraf oluyor. Evlendiğinde çektirdiğin fotoğraf ve gelinlikli resmin ölümsüzleşiyor. Dolayısıyla bir kadının hayatı boyunca giyebileceği en önemli elbise olduğunu düşünüyorum. 

Gelinliğin olmazsa olmazı nelerdir?

Sevgili rahmetli Ermiya Akay'ı da anarak; “Gelinlik, gelinin beğenisi ve erkeğin cüzdanı arasında gidip gelir derdi” nur içinde yatsın. Gerçekten öyle. Olmazsa olmazı diye bir şey yok. Akay'ın senelerdir yaptığı da bu! Her zaman mutluluk odaklıyız. Bir gelinin o karşılamaya mutlu çıkması en büyük olmazsa olmazdır. 

Avrupalı gelinlik markalarıyla ‘üretim için’ masaya oturduğunu duymuştuk. Son gelişmeler hakkında neler söylersiniz?

Bir karar aşamasındaydık ya çok adetli üretimlere geçecektik ya da kalite ye önem verecektik. Biz kaliteyi seçtik. Çok büyük adet gelinlik yapmanın günümüz şartlarında belki ciro anlamında seni çok büyük hale getirme şansı yüksek olabilir ama belli bir kaliteden ödün vermek zorundasın. Çünkü ne kadar hızlı ve çok iş yaparsan, o kadar iyi sonuç alıyor olacaktın. Biz de Akay olarak Türk markası olarak, gücümüz el verdiği sürece Türk sermayesi olarak (% 100 Türk sermayesi olarak) gelinliklerimizi yurt dışında satmanın yollarını arayacağız ve yurt dışına modeller vereceğiz. Oradaki yeniliklerini burada dikmeyeceğiz. Evet, böyle bir masa konuşması var fakat net bir proje daha oluşmadı. Hatta Amerika’ya gittiğimde müzik işlerimi yaparken gelinlikle ilgili de bir kaç görüşme yaptık. Bir kaç sıcak gelişmelerimiz de oldu. Gelinlik projeleri hakkında 2009 yılında da New York'a gitmiştim. Bizim yaptığımız tarzla, bizim gibi işi yapan hemen hemen hiç bir firma yok. Çoğu seri üretim yapıyor ve yalnızca gördüğün gelinliği alıyorsun. Ama biz; senin istediğin gelinliği dikiyoruz. Dolayısıyla özel dikim gelinlik yapan firma sayısı yok denilecek kadar az. İnsanlara istediğini verebilmek bir eder. Bu ederi anlatabilmek ve yapmak lazım bununla ilgili görüşmelerim de oldu. Onun içinde şu çalışma var diyemiyorum. Tabii belli olmaz bir gün bir telefon gelir bir bakmışsın New York’ta bir Akay Gelinlik şubesi açmışız. Bunlar hayal değil.

"Bizim ülkemizde bilgisi olmayanın fikri var"

Mesela yeni mezun olmuş öğrenciler geliyor Elif. Hemen stilist olmayı bekliyorlar. “Masam nerede diye soruyorlar.” Benim masam yok burada.  Baktığımız yerler farklı. Ben bu işi yapabiliyorum egosu var maalesef gençlerde. Evet, elbette yapıyorsun ama bunu yapabilen hem tek sen değilsin hem sen ilk yapan değilsin senden önce de yapan oldu hem de son olmayacaksın senden sonra da bu işi yapanlar olacak. Gençler mezun olduğu zaman hemen o koltuğa gelmek istiyor bu yanlış. Ben 40 senedir bu ticaret hayatının içerisindeyim ben bile, “tamam oldum” demedim. Hala yeni şeyler öğreniyorum. Sen 20 yaşındasın hiç birikimin yok bu ahkâmı kesebiliyorsun. İşte bu da Türkiye’nin gerçeği! Bizim ülkemizde bilgisi olmayanın fikri var. Bilgisi yok ama fikri var. Ben bu insanları sevmiyorum. “Bilmiyorum” demiyoruz bu çok acı. Muhakkak fikrimiz var. Yalan- yanlış anlatır ama bilmiyorum demez. Neden biliyor musun, bilmiyorum dediğimiz zaman ezik duruma düşüyoruz. “Nasıl bilmem?” Aslında çok basit bilmiyorum. Okumamışım, görmemişim, duymamışım, bilgim yok. Araştırmamışım. Bu kadar basit niye söylemiyorsun? Bilgin yok ama fikrin var. Türkiye’nin gerçeği hepimiz doktoruz hepimiz müzisyeniz, hepimiz gazeteciyiz, öğretmeniz… 

"Başarılı olan tüm yöneticiler sahada olan insanlardır"

Bu benim baba mesleğim Mahmutpaşa’da yetiştim ve 40 senedir bu işi yapıyorum. Bu işe kumaş taşıyarak başladım hala da taşırım, taşıyorum. Bu gocunulacak bir şey değil ki. Hayatta en büyük tehlike patronculuk oynamaktır. İnsanların içinde olmak, çalışmak gibisi var mı? Burada masamda oturabilirim ama eksiği göremem. Depoya giderim depodaki arkadaşlara yardım ederim. Toplantıya girer en önemli görüşmeleri yaparım. Gelinlerimiz gelir birlikte gelinlik seçerim. Başarılı olan tüm yöneticiler sahada olan insanlardır. Sahaya inen sahadaki insanla kaynaşandır. Satış temsilcisine kadar gidip onu dinleyen insandır. Satış müdürünün ya da bölge sorumlusunun ona anlattığını dinleyen değildir. 

Rahmetli babanızla hatta ağabeyinizle çocukluğunuzdan hatırladığınız bu güzel bir gelinlik hazırlarken de olabilir bir anınız var mı? 

Babam ve ağabeyimle en büyük anım. 1974 yılında firma kurulduğunda ilk zamanlar al- sat yapıyorduk ve sonra imalata başladık. İmalat süreci ise çok keyifli olmuştu onu hatırlıyorum. İlk kumaşı alıp, ilk makası vurup, kendi atölyemizi kurmak çok heyecanlıydı, çok güzeldi. Daha sonra Türkiye’deki gelinlik sektörünün bu kadar geniş kitlelere yayılmasının en büyük faktörü sevgili Ermiya Akay ağabeyimdir. Çünkü Türkiye’ye gelinlik kumaşlarını ilk ithal eden bizdik. Sonrasında kumaş işini bıraktık. Açıkçası o kadar çok anım var ki Elif; o kumaşları getirişimiz, yurt dışından alış verişini yapmamız, pazarlıklarımız, Türk firmaları fuarlara kabul edilmiyordu kendimizi fuarlara kabul ettirmemiz, fuarlara katılmamız. Çok keyifli anılarım var, inan röportaj bitmez sığdıramayız buraya...

Yeni yıla girdiğimiz bu aylarda 2019 gelinlikleri hakkında bilgi verir misiniz?

Bu sene daha çok uçuşan ve dantel ağırlıklı gelinlikler tercih ediliyor ve edilecek. Balık modeller tercih ediliyor. Ama biz bu sene başka farklılıklar yaptık ve kumaş üzerine el işçiliğine çok gittik. Kumaşta doku yaptık ve modellere üç boyut kazandırdık. Böyle bir farklılıklarla çıkmak istedik. Aslına bakarsanız her senenin modeli diye bir şey yok. Elbette ki kumaşta çeşitlikler farklılıklar her sene daha da çeşitli ürünler çıkıyor. Bunun adı da TREND oluyor. Aslında sana yakışanı bulduğun zaman doğru gelinsin. 2019'un modasında ki var şu anda ipek ağırlıklı ve çok dantel modeller var, “İyi de sen giydiğinde sana olmadıysa o moda diye tercih edecek misin?” Bence hayır! Dediğim gibi gelinliğin modası geline yakışandır. Biz firma olarak böyle bakıyoruz. Elbette tendler, moda diye takip edilecek gelinlikler yapıyoruz ama bu bir isim için. Bu bir kartvizit, bu bir vitrindir. Arkada ise güzel gelinlik üretmeye çalışan bir grup var. Buradaki insanlar 30 senedir, 40 senedir bu işin içinde olan insanlar buradalar. Sen kapıdan içeri girdiğin zaman sana nasıl bir gelinlik olacağını görüyorlar. Ben bugün birisine baktığımda nasıl bir gelinli giymesi gerektiğini görüyorum ama bunu söylemem çünkü genç kızların içinde hep bir hayal vardır önce hayalini dinlerim sonra hayalini gösteririm. Hayalinin bazı yerlerinin doğru olmadığını da gösteririm. Böylece doğru yolu bulmuş oluruz. Ne onun kalbini kırılır ne de kötü gelinlik ortaya çıkar. 

"Hayatında bir kere ve en mutlu gününde giyeceğin gelinliği yıllarla kısıtlama! Ruhuna yakışanı bul ve onu giy. O zaman o yılın modası değil, o yılın en büyüleyici gelini olursun."

Kış gelinleri gelinlikte hangi detaya dikkat ediyor?

Şu an da ablam cepken, kürk ve yarım mont şeklinde çalışmalar yaptı onlar iyi gidiyor. Ama hangi gelinliği giyersen, o gelinliğin aksesuarıyla olacak bir bütün bu. Gelinlik için kesin bir yargı söylemek pek de mümkün değil. Yani yanlış. Biz yaptık cepkenler, pelerinler, içeride de var ama ben diyemem ki “bunu giymek zorundasın” diye. Bu bir kombin sonuçta ve gelin düğününü dışarda yapmıyor, o soğukta durmuyor. Gelinin girdiği kapalı bir mekân var ve o atmosfere de uyum sağlamalı. Belki de direkt gelinliğini kollu isteyecek ya da kapalı isteyecek. Bu tamamen gelinle birlikte gelinliği seçerken verilecek karar. 

En sıra dışı yaptığınız gelinlik ne oldu?

8 bin tane küçük gülden el işi bir gelinlik yapmıştık il aklıma o geldi. Sonra bir Arap müşterimize üzerine gerçek taşlardan bir gelinlik yapmıştık yanlış hatırlamıyorsam 300 bin dolarlık taşların olduğu bir gelinlikti. Bir de siyah gelinlik yapmıştı 97 yılında ablam o da ters köşe olmuştu. 

Neden gelinlerin ilk adresi Akay? Nasıl bir memnuniyet söz konusu?

Bu tamamen müşteri memnuniyeti ile alakalı. Bu sahne de de böyle. Sesimizi, konserimizi beğenen “mutlaka dinle der” değil mi? Bu da böyledir. “Ondan al, git gelinliğini ondan al. İlk defa gelinlik giyeceksin bir kez gelinlik giyeceksin işini şansa bırakma Akay'a git!” İşin özü bu! Bize binlerce kişi geliyor Elif. Herkese gelinlik satmıyoruz elbette herkesin de bir tarzı var ve tarzına göre kişilere gidiyor ama bizim müşteri profilimize baktığın zaman, gerçekten parasının kıymetini bilen ve gerçekten doğru işi yapmak isteyen; işi sağlama alan bir müşteri portföyümüz var bizim. Bundan da çok mutluyum. İsteseydik Türkiye’de ve dünyada yüzlerce şubemiz olabilirdi sürekli şube teklifi geliyor ama kabul etmiyoruz. Bizim işimiz bir satış işi değil! Raftaki ürünü satmak değil mevzu. Bizim işimiz tekstilin en farklı kolu yani bizim yüzlerce mağaza açma şansımız yok. Yapamazsın, o hizmeti veremezsin. Önemli olan işin özü para kazanmak olmamalı. İşin özü işini doğru yapmak olmalı. Eğer işini doğru yaparsan paranı da kazanırsın. Ben senin cebinden 10 bin lira almanın sevdasında olmamalıyım eğer sen 3 bin liralık gelinlikle güzel gelin oluyorsan ben senin cebinden o kadar alayım, bu bana yeter. Ben o 9 bini başka yerden alırım. Ama eğer ben sana on bin liralık gelinliği sana satıp seni yüzlerce kişinin içine Akay gelini olarak sokarsam, buradaki benim kaybımı düşünebiliyor musun? Senden on bin alıp yüzerce insanı kaybetmiş olacağım. Bakış açın hep bu olmalı, doğu iş yapacaksın. 

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz? 

Söylemek istediğim tek bir şey var. Gelinlik tabii de hereksin kendi beğenisiyle alakalıdır ve herkes her yerden gelinlik alabilir. Ben kimseye kendi tanıdıklarım da dâhil “bizden gelinlik alın” demem çünkü geline bırakılmalıdır. Erkekler eşlerinin giymek istediği en güzel elbiseyi siz almak isterseniz kadının beğenisi ve isteğine bırakmanız lazımdır. Bir de gelinlik seçmeye giderken, gelin adayları yanında arkadaşlarını aile bireylerini getirip nasıl durduğunu soruyor. Şunu hiç bir zaman unutmasınlar ki onlar siz değilsiniz! Dolayısıyla sizin seçtiğiniz ve güvenilir ellerdeki tecrübeli kişinin sizi güzel gelin yapmasıyla güzel olabilirsiniz. Canınız ne tarz itiyorsa ve nasıl giymek istiyorsanız güvendiğiniz gelinlikçiye kendinizi teslim edin ve istediğiniz gelinliği giyin. Bir ömür boyu da mutlu olun diyorum... Evlenecek olan çiftlerimize şimdiden mutluluklar dilerim…

Söyleşi: Elif Günay

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.