EBRU VE KAT-I SANATÇISI NURHAN ULUSARAÇ İLE SANATINA DAİR SOHBET…

Zambak Karabay'ın, Nurhan Ulusaraç ile yaptığı röportaj için tıklayınız...

EBRU VE KAT-I SANATÇISI NURHAN ULUSARAÇ İLE SANATINA DAİR SOHBET…

Zambak Karabay'ın, Nurhan Ulusaraç ile yaptığı röportaj için tıklayınız...

15 Ağustos 2019 Perşembe 16:14
132 Okunma
EBRU VE KAT-I SANATÇISI NURHAN ULUSARAÇ İLE SANATINA DAİR SOHBET…

RÖPORTAJ: ZAMBAK KARABAY

Sevgili ve saygıdeğerli okuyularımız Ebru ve Kat’ı sanatçısı Nurhan Ulusaraç ile sanatına dair yaptığım röportajı siz değerli okurlarımızla paylaşmak isterim….

Merhaba Nurhan hanım... Nasılsınız? Okuyucularımıza kendinizi nasıl tanıtırsınız?

İstanbul’da dünya’ya geldim. Selçuk Kız Meslek Lisesi El sanatları ve Çiçek bölümünde sanatla tanışmış oldum. Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsünden sonra 22 yıl bankada çalışarak emekli oldum. 2002 yılında Fuat Başar’la Ebru çalışmalarına, 2005 yılında kat’ı çalışmalarına başladım. 2007 yılında TBMM Milli Saraylar Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Eğitim Merkezini bitirdim. Cerrahpaşa Hastanesi Deontoloji Bl. Ord. Prof. Sühey Ünver nakkarhanesinde de 1 yıl tezhip derslerine devam ettim. Halen her iki sanat dalı ile çalışmalarımı sürdürmekteyim.

Tarzınız farklı…okurlarımıza “KAT’I SANATI’’ hakkında bilgilendirir misiniz?

Her hangi bir tezyini motif veya yazı karakterini kağıttan veya deriden kesilerek oyulması yolu ile yapılan eserlere kat’ı denilmektedir. XVI y.y. başlarında Türk kitap sanatları içinde geniş yer almıştır. Kat’ı herhangi bir düz kağıtlın, boyanmış kağıt (Ebru) veya derinin oyulması ile yapılır. Cilt sanatında şemse ve köşebent tarzında ince ve zarif motifleri, hüsnü hat motiflerini, vazo desenleri, çiçekler, buketler ve tabiat manzaraları tasvirinde oyma sanatına çok rastlanmaktadır. Özellikle Kanuni Sultan Süleyman devrinde tezhipten sonra en önemli süsleme sanatı tezhipten sonra en önemli süsleme sanatı olmuştur. XVIII y.yy da özellikle, çiçek türündeki desenler canlılığını devam ettirmiş 3 boyutlu çiçek kompozisyonları yoğun bir şekilde görülmektedir. Kat’ı Osmanlılar kanalı ile Avrupa’ya geçmiştir. Bu sanatı benimseyen Avrupalılar bir süre sonra SİLHOUETTE (GÖLGE) adını verdikleri kendi sanatlarını geliştirmişlerdir. En önemli sanatçılarından birkaçı Efşançı Mehmet, Gazneli Mahmut, Mehmet Bin Gazanfer, Fahri El Bursevi ve Ord. Prof. Sühey Ünver tarafından günümüze kazandırılmıştır.

Siz Bankacısınız bu sanata nasıl başladınız?

Emekliliğime az bir zaman kaldığında yani 18 ay sanatla uğraşmak istiyorum diye düşünmeye başladım. 2001 yılında Fuat Başar’la tanışınca ebru ya başladım. Fuat Başar’ın teşviki ile sen renkleri iyi kullanıyorsun kafanda çalışıyor senin omuzlarına unutulmaya yüz tutmuş bir sanat dalı ile tanıştıracam bu sanat dalını öğretelim ve yol al demesi ile Kat’ı sanatı ile tanıştım halen çalışmalarımı sürdürüyorum. Kültür Bakanlığına sanatçı kartı için ebru dalında başvurdum. Mülakatlardan sonra hak kazandım. Daha sonra  kat’ı için müracaat ettim birsüre sonra kat’ı  diye bir sanat olmadığını bu dal için kart veremiyeceklerini bildirdiler.Bende bu sanatın XIV y.y. dan beri var olduğunu en eski Osmanlı kitap süsleme sanatı olduğunu ispat ettikten sonra mülakata çağırdılar “tabiki  eserlerimizle birlikte’’ ve haklısın dediler...İlk defa iki sanatı birden verdiğimiz ilk kişisiniz dediler. Hem ebru hem kat’ı olarak tek kartta verdiler.

Sanatınızı icra ederken etkilendiğiniz bir sanatçı oldu mu? Hangi sanatçılardan etkilendi?

Tabii olmuştur...EBRU da Hezarfen Ethem Ef. Necmettin Oktay , Mustafa Düzgünman , Fuat Başar, KAT’I da Efşancı Mehmet, Karamemi, Gazneli Mahmut ve Ord. Prof. Sühey Unver v.s...

Eserlerin konusunu seçerken faydalandığınız veriler nelerdir. Fotoğraf çekiyormusunuz?

Mezar taşlarındaki motiflerden daha çok yararlnıyoruz. Oradaki motifleri çeşmelerde selsebiller de, çini motiflerinde sarayların duvar ve tavan süslemelerinde görüyoruz. Fotoğraf çekiyorum kendime göre yorumluyorum. Fotoğraf çekmeyide çok seviyorum.

  

Siz tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz?

Ben klasik tarzda çalışmayı seviyorum ama motifin ve yapım şeklinin orijinalliğini bozmadan günümüze göre de uyarlamalar yapıyorum.

Kullandığınız malzemeler nelerdir?

Küreatuar, kağıt, makas, ince uçlu kurşunkalem, kesme tahtaları, cetvel, pergel, ana malzemelerimizdir.Yapışkanımıızı kendimiz yapıyoruz. Yani buğday nişatasını pişirerek  yapılır. 16-17 y.y. yapılan eserler sapasağlam günümüze kadar gelmiştir. Günümüz yapıştırıcılarını kullanmıyorum. Kendim Ebrucu olduğumdan jkağıt olar ebru, Altın (24 ayar defter yaprak) kullanıyorum.

Sanatınızı icra ederken tema oluşturmak için çok detaylı çalışma yapmanız gerekiyor mu ?

Evet gerekiyor çizimleri, kompozisyonları ve renklendirme epey zaman alıyor.

Türkiyede  sizin temanızdaki sanat eserleri hedefe ulaşıyor mu?

Hayır, üzgünüm ama maalesef ulaşmıyor.

Yaptığınız eserlerin başarılı olabilmesi için sizce olmazsa olmaz koşulu nedir? Olmazsa olmazı  insanların kalplerine mi hitap etmeli?

Öyle bir görsellik ve ruh katmalısınız ki insanları içine çekebilsin.

Ebru ve kat’ı öğrenebilecek birşeymidir? Eğitim almak şart mıdır? Yoksa yetenek ön planda mıdır?

Tabii ki ustalardan öğrenilmesi gerekir. Usta çırak ilişkisi çok mühimdir. Yetenek olmazsa istediğin kadar eğitim alın hiçbir işe yaramaz.

  

Kendinizi bu tür eserler yapmak için şartlandırır mısınız “günde şu kadar zaman harcamalıyım” gibi düşünce ile mi sanatınızı icra edersiniz? Yoksa vakit değerlensin mi diyerek yaparsınız?

Sanat vaktim değerlensin diye yapılmaz. O zaman sanat olmaz. Sanat bir felsefedir ki; eserlerin ruhu olması gerekir. Sanat sanat içindir. Kendimi şartlandırmam ama odaklanırım. Oyma işini yaparken 2 saatten fazla kesemeyiz. 4-5 saat elimizi dinlendirmemiz gerekir.

Eserlerinizi yaparken çektiğiniz zorluklar var mı? Olur ya maddi manevi harcamalarda önemli….

Kolay olan hiçbir sanat yoktur. Mesela oyduğunuz bir eserin sonuna gelmişsiniz birden elinizden makasınız kayıyor ve yanlış kesiyorsunuz. Bütün emek boşuna oluyor. Hayda! yeniden çiz ve kes işte bu manevi zorluk. Maddi zorlukta sergi açmak Galeri ve çerçeve ücretleri çok yüksek, sponsor bulmamız hemen hemen hiç olmuyor.

​​​​​​​

Sanat eserlerinizin satışından gelir sağlıyor musunuz? Malum Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde bu konuda sanatını icra eden kesimler var….

Eserlerinizi doğru zamanda doğru yerde sergi ve tanıtım yapıldığında satışımız oluyor. Ya da sizi tanıyan kişilerin tavsiyesi üzerine ısmarlama eserler yapıyoruz. Geçimini yapılan eserlerle sağlamak oldukça zordur.

Sanat eserlerinizin tanıtımını nerelerde yapıyorsunuz ve faydalı oluyor mu?

Eserlerimi sergilerde, fuarlarda ve Üniversitelerimizin düzenlediği sempozyumlarda tanıtıyorum. Faydalı da oluyor.

​​​​​​​

Yurt içi ve yurt dışında sergiler yaptınız mı? Daha fazla ilgi nerde oldu?

Yurt içi ve dürt dışında birçok ya da kişisel sergiler açtım zaman zaman da karma sergilere katıldım. En fazla yurt dışında ilgi görüyor ve satılıyor.

Yakın zamanda gerçekleştirmeyi düşündüğünüz yeni bir proje veya sergi var mı?

Hayata geçirmeyi planladığım birkaç projem var onlar üzerine çalışıyorum. Sanatseverlerle buluşmayı özledim. Yeni eserlerle güzel bir buluşma olur. İnşallah sizleri de sergilerim de görmek isterim...

Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 15.08.2019 09:22
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.