Abdulkadir DESTAN
Abdulkadir DESTAN
Yazarın Makaleleri
“Mutluluk; En güçlü bağımlılığı öldürecek, Bağımsızlık iksiridir.”
Gözümü dikmiş bana bakıyordu. 'Minicik kara kum tanesi ıslanmış gözleri” ile boynundaki kılcal damarları ne kadar heyecanlansa da belirti vermeyeceğini bildiğim için, benim onu görmeye çalışmam boşunaydı.  Biliyordum ki beklenti...
İletişimde ustalar, Duyguda çıraklar
İletişim; kişiler arasında, duygu, düşünce, bilgi, haber alışverişi, duygu, düşünce, bilgi ve haberlerin, akla gelebilecek her türlü biçim ve yolla kişiden kişiye karşılıklı olarak aktarılması.  İletişim, ileteceği mesajdan...
SORUMLULUK; HATIRLATMADA PAPAĞAN, YÜKÜMLÜLÜKTE “LAL”
Sorumluluk; bir kimsenin üstüne aldığı, yapmak zorunda bulunduğu ya da yaptığı bir iş için gerektiğinde hesap verme durumu. Bizlerin her zaman yaptığımız işe veya bizim sosyal ve toplumsal bir varlık olmamızdan kaynaklı olarak birtakım...
“VAKİT; KESKİN USTURA”
Vakit; keskin ustura.  Vakit tamam. Sevdamda demlediğim, nefretimden arta kalan yalansın. Avcuma konan, kuş olduğunu sanan Sessizliğime gömdüğüm, kederimsin. Yalan, dolan. Yürek de talan Kovaladığım kaçanımsın. Sürekli kapımı çalıyormuş...
“Cehalet obezitesi” ve “Deneyimi aktaramamak”
Toplumun gelişmesindeki en büyük katkı aslında deneyimlerini aktarabilmiş bireylerdir.  Deneyimleri oluşturan toplumların süzülmüş, 'karşılaştırmalı davranış” sonuçlarıdır.  Bu sonuçlar insanların genlerine nüfuz...
“ELLERİMLE KOKLARIM”
Bulduğun; çıplak bir bedenin mum gibi yanan gözün çırasında kaybolmuş bir hayat. Vücudunu unutmuş ruhun istediği; Her sabah gün dokununca benden istediği son sözümdür.  Gönül heybemdeki yaşanmışlıktan istediği için bulamadım. ...
Paydos… 
Ve gri bayraklar sarkıtılır. Terli. Adil. İnançlı. Kaçıp gideceğim diyorsan, Küstüm artık diyorsan.  Perdeyi artık kapadım. Paydos. Artık yeni bir başlangıca taş atıyorsun. Bilmelisin ki bu göl diğerinden farklı.  Bilmelisin...
Taziyem var
Karanlık diz çöktürür.  Gündüze Benim ülkemde, mutluluk paylaşılmaktan korkulur.  Beyinlerimiz mutluluk salgılarken kabızızdır. Mutluluk öcüdür.  Kansızdır.  Ahlaksızdır.  Korkutucudur.  Bir sınırdır. ...
Fırtına görmeden “sessizlik” 
Fırtına görmeden 'sessizlik”,  Dinginlik değil. Heyecanı düşük yapmış beklentidir.  Her sabah kalktığımda alnımın ortasında oturmuş bir serçe ile uyanırım.  Dengeli kalkmamamın nedeni bundandır.  Ürksün istemem. ...
“Ben”; kibirle, “Biliyorum” şımarıklıkla ikiz kardeş
Lokomotifler kara dumanlarını gökyüzüne 'evlatlık” olarak sunmak için çabalarlar.  Oysa gökyüzü; sadece 'aşkın ateşinde çıkan dumanları evlatlık” alabilir.  Gök kubbenin altında ki herkeste bir yürek var. ...
KUYTUM İÇİN “AZIĞIMSIN”
Bir kelebek konar, ak bir sayfa gibi döşüne ve kulağına mırıldanır. 'Yaşamaya düşkün” olmak ile 'ölüme düşkün” olmak iki terazinin kefesi gibidir.  Denge noktası 'ŞİMDİ MAHKEMESİDİR.”  'Yaşama düşkünlük”...
Tehcire uğramış yürek
Tehcire uğramış” gerçeği taşıyamayan”, 'hayalin yorduğu”,” YÜREK” mutlaka, 'çığlığa” doğru 'hicret” etmelidir.  Çünkü o 'yürek” artık kördür.  Tehcire uğrayanlar ilk gözlerini kaybederler. ...
Yüreğimdeki çakılı çivi gibisin
Ayrılık; can çıkması canından. Aslında kalan artık can değil;  Gidenin mevtasına ağıt yakan,  Hırçın aslanın sükûtu gibi ağır hüznü,  Yağmura dönüştüren,  Mutsuzluk çamurunda debelenen,  Prensesin, hınç...
ÖZGÜRLÜĞE GİDEN YOL
'Karakterimiz”; içimizdeki dürtülerin oluşturduğu, düğünde yapılan yemek gibi 'telaşlı bir tat” ile ruhumuzdaki misafirlere ikram edilen davranışlarımız ile oluşur. Misafirlere ikram edilen davranışlarımız onların gelişimini...
BAKİRE EBENİN “AŞKLI SEVİNCİ”
Bir ilişkide 'karakterimizin açlığını” ancak 'yabancı karakterdeki hüznü” paylaşmak ile 'açılan yaralarımızı” ise 'karakterimizde döllediğimiz gülümseme” iyileştiririz.  Karakterindeki hüzünleri, 'sabır...
SÖZCÜKLER KONACAK YÜREK ARAR…
Yaşam bilincini oluşturan, kirpiğimizin avcı gibi yakaladıkları 'güzelliklerle” besleyebildiğimiz, kanımızda karıncalar ile taşınan düşlerimizdir. Gençlik aşısı dediğimiz; bizim kanımızda dolaşan karıncaların titreşimi ile...
“SAHİPSİZLİK İLMİĞİME” TAKILAN ZEKATISIN…
Benim tek sahip olduğum; bağıra çağıra giden bir hayatta, nefes almamı sağlayan, çamurlu elleri, toprağa bulanmış çocukluğunu unutmadan, derinlere dalmamı becerebilmemdir. Bazen bu dalmalarımda; yaşam korosunda fonu yürek dağlayan sesinin...
“SABAH DOĞAR, AKŞAM ÖLÜRÜM.”
Gün ışıyınca, gözünüzü açma sevinciniz göz kapaklarınıza çökmüş olan hayalinizden arta kalan 'bohçanızın yükü ile ters orantılıdır.”  'Hayal bohçanızı” günlük olarak yaşamak ve tüketmek mutluğun ve huzurun...
“FİKRİNE DİZ ÇÖKTÜRME!”
Toplumun sana ilk nişan aldığı yer 'fikrindir”. Kendisine yabancı görüşler her zaman ayrık otu gibidir. Çekilmesi veya kurutulması gerekir. Toplumsal silahşorlar senin fikrine diz çöktürür.  Sonra yalnızlaştırır. Eğer bedenin...
 “Vatan; kahramanların yüreklerinin toplamıdır.” 
İnsan özgeçmişini yazarken dikkat ettiği sadece iki faktördür. Bunlar; 'eğitim; bireyin kendi davranışları yoluyla kültürlenme sürecidir.  Öğretim; belirlenmiş müfredatı öğrenmek ve bu aşamadan sonra uzmanlık kazanmaktır....
“İç huzur dediğimiz şey teslimiyettir”
İnsan geleceğini; 'benlik dehlizlerinde” yaşamak denen içgüdü ile körebe de sobelenmeden çıkarsa ancak gökyüzünü maviye çalan kolları ile sarabilir. Yaşamak dediğimiz şey, Toplum denen platformda oyuncu olmayı gerektirir. Oyun oynarken...
Soru işaretini yüreklere saplamak
     Bir 'insan” gördüğümde göz kapaklarım güneşin uzun bulutlu bir havayı sonlandıran heyecanı gibi usulca 'siftahım senden olsun” be derim.      Bütün kelimler ağzımda doluşur. Hepsinin tadını...
Kalbin saklandığı yer “gözlerdir”
Yönümü kaybettiğim zaman ve kendimi hesaba çekeceğim zaman rotamı bir çocuğun gözlerine çeviririm. Benim için huzur bulduğum en adil yerdir. Tüm canlılarda bence kalbin sıcaklığını hissedebileceğimiz yerler 'gözlerdir”. 'Çocukların...
“Uçurumun kenarında düşünmek”
Konfor alanında düşünmek ile uçurumda masa kurup, savunmasız benliğini, benciliğini, hüzünlerini, mutluluğunu, mutsuzluğunu yoğurmak ve özlemle, umudun düğüm atıldığı halatı çekerek yorgun argın karar vermek zorunda kalmak en doğru...
“Herkesin bir toprağı vardır. Kimisi sevgiden delişmen, Kimisi sevgiden çorak”
'Herkesin bir toprağı vardır. Kimisi sevgiden delişmen, Kimisi sevgiden çorak” dedi. Huysuz Mina abla. Akşamın duygu karmaşasından yapılmış çarşaf ile herkesi örttüğü, inilti, sevinç, kahkaha, gözyaşı ve iniltilerinin görülmediği...
“Bekçi bedir” …
Ben her gece iş çıkışı gri rengin karanlığı hapis ettiği ve karanlığın hüküm süreceği saate, yetmiş yaşında 'inşaat bekçisi bedir” ile konuşarak, çıplak soğuk gerçekten, yokuş yukarı çıkan insanın nefesindeki esintiyi...
“Karoser çocuğu”
Yağmurun ilk damlası düşerken alnına hayal kurmalısın. Öyle bir hayal kur ki dünya şaşkınlığını gök gürültüsünde saklasın. Ben denedim. Rüzgârın altı yaşında ırgatların gülüşlerinden kaynak aldığını gördüm. Kimseye söylemedim....