Abdulkadir DESTAN
Abdulkadir DESTAN
Yazarın Makaleleri
KATİL!
'Yalnızlık tohumu” karakterinize düştüğünde önce ' öz kıyım fidesini verir.” Sonra sevgisizlikle sulandıkça, ”katile” dönüşür. 'Öz kıyım ve katil olmak” ruh sarkacınızda hiç durmadan enerji dönüşümü ile...
Değişimin esası;
Değişimin esası; Şiddeti değil 'sürekliliğidir.” Değişen her olgunun kaynağını besleyen damar sürekliliktir. Doğal olay veya sosyal olgularda şiddetinden çok daha önemli olan;  'Toprağa düşen tohumun, topakla mücadelesinde...
Unutmayın!
Unutmayın! Size yeten şeyin fazlası;  Bir kişinin ihtiyacıdır Parasız dünya hayalim. (Para arzusu; zalimliğin kilididir.) Yaşlılığın sebebi yer çekimidir. Yerçekimini sebebi ise, YETENDEN fazla sahip olan kişilerin, toplam elektro manyetik...
Çingene ruhlular;  Kör gözleri ile sevgiyi betimleyendir.
Çingene ruhluların yeminleri; Yargılamanın günah,  Düşüncelere çarpan tutuğun elin,  'Yanlışlarını” doğru sayacağına, tutuğum elin zayıflığının”  Bana düşen yanını güçlü kılacağıma, Dışarıda yalanlarla...
Yüzünüzde ki kırışıklar; yaşanmışlıklar mezarıdır…
Size nesne olmayı dayatan, 'özne” olmanızı reddeden, paylaştığınızın ortamın sizde yarattığı duygulardır. Aradığınız, anlaşılmak dediğiniz, huzur dediğiniz, mutluluk dediğimiz;  Özne olmanın üçlü saç ayaklarını...
 “ Fırtınalar; benliğinde görünmez çiziktir.”
Bir bardak çayda; 'Sabır ve çaresizliği” karıştırarak içtiğiniz çayın deminden, geçmişin hüküm sürdüğünü, anlarsınız. Demsiz içenler; geçmişi ile yüzleşmek cesaretini gösteremeyenleri çağrıştırır.  Tabi ki burada...
 Kandırdığın; insanda saklanan “HAK” dır.
Yaşamak; Sessizlikte tek bir 'çığlık” olmaktır. İnsan var imana getiren. İnsan var imandan eden. İnsan var şehir sevdiren, İnsan var şehir küle çeviren. Nefes nefese değince can veren, Nefes nefese değince can alan… Gülüş vardır....
“ANLAYANIM; DÜŞLERİMİ GERÇEĞE TAŞIYANIM” 
Kendimi içten dışa doğru veya dıştan içe doğru düşündüğüm zaman;  Değişen harflerden oluşan hücrelerimi fark ediyorum. Tenimiz harflerden örtümüz.  Her zaman sıralamasını duygularımıza göre değiştiren bir örtü. Alın...
“Celladın göz yaşı”
'Celladın göz yaşı.” düşmüşse inancına, doğrularını yakarsın.  Sevdanın delisi niyetine, inancın özgürlüğüne dokundurtmadan  Bilirsin ki mutluluk teslim olmamakta ve sevdanın yanağında gömülmek için,  'Celladın...
“Emeği terde, Sevdayı düştüğün, Tende ara.”
(Yaşamı ve yaşanmışlıkları sürekli geviş getirerek yaşmak istemiyorum. Düşmek.  Düşkün olmak.  Düşünmek.  Düşünürken düşmek ve düştüğüne düşkün olmak.  Koşmak.  Çırpınmak.  Aramak.  Çırpınarak...
BAYRAM ÇOCUKLARIN
Ben bayramı çocukların hakkettiğine inananlardanım.  Bu kadar kirliliğe bulaşmış karakterlerin (hak edenler hariç tatbiki) salt seremoni ve daha çok yemek için yer açanların olduğunu düşünüyorum. Bu zor günlerde milyonlarca insanın...
“ALIŞKANLIKDA KAYBOLMAK”
Bir şeyi öğrenmenin en basit yöntemi taklit etmektir.  Beyinsel aktivitelerimizin seçeceği her zaman su gibi en kısa yolu seçer. Bu yüzden; Boşlukları dolduran bir düşünce sistematiğimiz olduğunu düşünüyorum. Örneğin bir şeyi hatırlamaya...
“Çatıştığın mülkiyetindir.”
'Çatıştığın mülkiyetindir.” Kaybetme. İnsanların toplumla çatıştığı hayatından kesitler bir yıldız parçaları gibidir.  İnsanlarda yıldız parçalarından oluşan kümlelerdir. Toplumla uzlaşı dediğimiz şey yıldızı...
Yaşam ve ölüm, ikiz kardeştir…
'Yaşam Merdivenini dayadığın duvar önemli, Çıktığın basamak sayısı değil.” Bizler aslında labirentlerde dönüp duran, 'belirsizlikler ile kaygının” ters orantılı olarak düşünce sistemimize yerleştirilmiş,  'Saklanamadığımız...
“Mutluluk; En güçlü bağımlılığı öldürecek, Bağımsızlık iksiridir.”
Gözümü dikmiş bana bakıyordu. 'Minicik kara kum tanesi ıslanmış gözleri” ile boynundaki kılcal damarları ne kadar heyecanlansa da belirti vermeyeceğini bildiğim için, benim onu görmeye çalışmam boşunaydı.  Biliyordum ki beklenti...
İletişimde ustalar, Duyguda çıraklar
İletişim; kişiler arasında, duygu, düşünce, bilgi, haber alışverişi, duygu, düşünce, bilgi ve haberlerin, akla gelebilecek her türlü biçim ve yolla kişiden kişiye karşılıklı olarak aktarılması.  İletişim, ileteceği mesajdan...
SORUMLULUK; HATIRLATMADA PAPAĞAN, YÜKÜMLÜLÜKTE “LAL”
Sorumluluk; bir kimsenin üstüne aldığı, yapmak zorunda bulunduğu ya da yaptığı bir iş için gerektiğinde hesap verme durumu. Bizlerin her zaman yaptığımız işe veya bizim sosyal ve toplumsal bir varlık olmamızdan kaynaklı olarak birtakım...
“VAKİT; KESKİN USTURA”
Vakit; keskin ustura.  Vakit tamam. Sevdamda demlediğim, nefretimden arta kalan yalansın. Avcuma konan, kuş olduğunu sanan Sessizliğime gömdüğüm, kederimsin. Yalan, dolan. Yürek de talan Kovaladığım kaçanımsın. Sürekli kapımı çalıyormuş...
“Cehalet obezitesi” ve “Deneyimi aktaramamak”
Toplumun gelişmesindeki en büyük katkı aslında deneyimlerini aktarabilmiş bireylerdir.  Deneyimleri oluşturan toplumların süzülmüş, 'karşılaştırmalı davranış” sonuçlarıdır.  Bu sonuçlar insanların genlerine nüfuz...
“ELLERİMLE KOKLARIM”
Bulduğun; çıplak bir bedenin mum gibi yanan gözün çırasında kaybolmuş bir hayat. Vücudunu unutmuş ruhun istediği; Her sabah gün dokununca benden istediği son sözümdür.  Gönül heybemdeki yaşanmışlıktan istediği için bulamadım. ...
Paydos… 
Ve gri bayraklar sarkıtılır. Terli. Adil. İnançlı. Kaçıp gideceğim diyorsan, Küstüm artık diyorsan.  Perdeyi artık kapadım. Paydos. Artık yeni bir başlangıca taş atıyorsun. Bilmelisin ki bu göl diğerinden farklı.  Bilmelisin...
Taziyem var
Karanlık diz çöktürür.  Gündüze Benim ülkemde, mutluluk paylaşılmaktan korkulur.  Beyinlerimiz mutluluk salgılarken kabızızdır. Mutluluk öcüdür.  Kansızdır.  Ahlaksızdır.  Korkutucudur.  Bir sınırdır. ...
Fırtına görmeden “sessizlik” 
Fırtına görmeden 'sessizlik”,  Dinginlik değil. Heyecanı düşük yapmış beklentidir.  Her sabah kalktığımda alnımın ortasında oturmuş bir serçe ile uyanırım.  Dengeli kalkmamamın nedeni bundandır.  Ürksün istemem. ...
“Ben”; kibirle, “Biliyorum” şımarıklıkla ikiz kardeş
Lokomotifler kara dumanlarını gökyüzüne 'evlatlık” olarak sunmak için çabalarlar.  Oysa gökyüzü; sadece 'aşkın ateşinde çıkan dumanları evlatlık” alabilir.  Gök kubbenin altında ki herkeste bir yürek var. ...
KUYTUM İÇİN “AZIĞIMSIN”
Bir kelebek konar, ak bir sayfa gibi döşüne ve kulağına mırıldanır. 'Yaşamaya düşkün” olmak ile 'ölüme düşkün” olmak iki terazinin kefesi gibidir.  Denge noktası 'ŞİMDİ MAHKEMESİDİR.”  'Yaşama düşkünlük”...
Tehcire uğramış yürek
Tehcire uğramış” gerçeği taşıyamayan”, 'hayalin yorduğu”,” YÜREK” mutlaka, 'çığlığa” doğru 'hicret” etmelidir.  Çünkü o 'yürek” artık kördür.  Tehcire uğrayanlar ilk gözlerini kaybederler. ...
Yüreğimdeki çakılı çivi gibisin
Ayrılık; can çıkması canından. Aslında kalan artık can değil;  Gidenin mevtasına ağıt yakan,  Hırçın aslanın sükûtu gibi ağır hüznü,  Yağmura dönüştüren,  Mutsuzluk çamurunda debelenen,  Prensesin, hınç...