"Beceriksiz herif, meziyetsiz, karaktersiz", "dinsiz imansızlar", "terbiyesiz herifler" "Sen şizofren hastasın, iki ruhlusun, bir doktora git!"

Yukarıdaki ithamların hiç biri "hakaret" suçunu oluşturmuyor, Yargıtay Kararları da mevcuttur.

Sağlık hizmet sunumundaki, şiddet yasası için biraz sert giriş yapmak istedim.

Bunun gibi hakaret laflarını en az kaç kez duymuşuzdur?

Sağlık çalışanları kamu hizmeti sunduğumuzu ve bundan dolayı haklı olarak kanunların bizi koruması gerektiğini düşünür.

(Hizmetin konusunu insan olmasından kaynağını alan bir bakış açısıdır.)

Gündemin bu kadar yoğunluğunu sağlık çalışanları ekseninde değerlendirdiğimiz zaman ,bu kadar alkış acaba ninni mi? Yoksa yüreğimize cesaret veren bir ateş mi? Karar sağlık hizmeti sunucularının ve halkımızın olacaktır. Bu nedenle mecliste kabul edilen kanunun ek maddelerine kısaca göz atarsak, 

"Kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlık personeli ile yardımcı sağlık personeline karşı görevleri sebebiyle işlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan maddelerdir.

Kasten yaralama (madde 86/1/2/3), tehdit (madde 106), hakaret (madde 125) ve görevi yaptırmamak için direnme (madde 265) suçlarında;

a) İlgili maddelere göre tayin edilecek cezalar yarı oranında artırılır.

b) Türk Ceza Kanununun 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi hükümleri uygulanmaz.”

"Şiddetin vuku bulduğu sağlık kurum ve kuruluşunda, faile veya yakınına mağdurun verdiği hizmeti verebilecek başka sağlık personeli ve yardımcı sağlık personeli bulunması halinde hizmet ilgili diğer personel tarafından verilir.”

5237 sayılı TCK' nın 6. maddesindeki kamu görevlisi "Kamusal faaliyete katılan herkes, statüsüne ve faaliyete sağladığı katkının niteliğine bakılmaksızın kamu görevlisi sayılmaktadır"

Yeni çıkan yasada bu daraltılmış sadece hekimler ve sağlık çalışanları ve  yardımcıları kanun kapsamına alınmıştır.

Bu nedenle TCK'nin ilgili maddesi ile çeliştiği görülmektedir.

Oysa personel; teknik personel, güvenlik görevlileri, temizlik görevlileri kapsam dışında bırakılmıştır. Sağlık hizmet sunumunda çalışan bütün görevliler Kanun kapsamında yer almalıydı.

Kabul edilen kanunda en önemli unsur cezanın ertelenmemesidir.

Buradaki sorun TCK 86/2 maddesindeki yaygın olarak sağlık çalışanlarının karşılaştığı sorundur. 

Basit tıbbi müdahale ile düzelebilen sorunlarda, fail eğer mükerrer suçlu değilse " dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para" ile cezalandırılır. CMK' ya göre hakim TCK'da yazan cezaların dışına çıkamayacaktır. Cezayı adli para cezasına çevirecektir.

Peki sağlık çalışanlarının en çok maruz kaldığı basit tıbbi müdahale nedir?

Basit tıbbi müdahale, tüm vücut alanına göre yüzey alanı yaklaşık olarak; yüz bölgesinde %5, vücudun diğer bölgelerinde %10’a kadar olan yaralanma ve kesiler. Yüz bölgesinde 5 cm, vücudun diğer bölgelerinde tek lezyon olarak 10 cm, toplam 20 cm’ye kadar cilt-cilt altını ilgilendiren yaralanmalar.

Bir kimseye tokat atmak, bir kimseye yumruk atarak küçük bir kanama meydana gelmesine neden olmak, vücudun herhangi bir yerini basitçe çizmek, vurmak suretiyle morartmak gibi fiillerdir.

Basit tıbbi müdahale (BTM) ile giderilebilecek yaralanmalardır.(Adli tıp tanımı) Örnekleri sizlere bırakıyorum.

Aynı zamanda hasta bakma çekincesinin TCK' da yer almış olması  bu da ayrı bir ironi aslında! Bitişik odada, doktor arkadaşını döven hastayı sizin tedavi etmeniz ve bunu hangi psikoloji ile yapacağınızdır.

Meclisten geçen maddeleri tek tek incelediğimiz zaman,

Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 

(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(3) Kasten yaralama suçunun; 

a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,

b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,     

c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, 

d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, 

e) Silahla,

f) (Ek:14/4/2020-7242/11 md.) Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında, 

(f) bendi bakımından ise bir kat artırılır. 

TCKMADDE 125. (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

MADDE 106. (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. ... İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur

 TCK Madde 265. (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur

TCK 51.maddedeki erteleme hükümleri uygulanmaz, adli para hükümleri uygulanmaz demiyor.

(Aslında kanunu ilk taslak halinde "adli para cezasına çevrilemez" diye madde vardı)

Diğer  personel, teknik personel, güvenlik görevlileri, temizlik görevlileri kapsam dışında bırakılmıştır. 

Sağlık hizmeti sunumunda çalışan bütün görevliler kanun kapsamında yer almalıydı.

Saygıyla...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.