Derin ve değerli anlamlar içeren "arkadaş" kelimesinin en eski kaynaklarda  açıklamasını: yoldaş, dost, ayakdaş, arka vermek, arkalaş kılmak (yardım etmek) olarak görmekteyiz.

Atalarımız (Eski Türkler) savaşır iken arkalarından gelecek herhangi bir saldırıya maruz kalmamak için,sırtlarını kayaya,taşa yahut aĝaca yaslayarak ok atarlarmış. Daha sonraları bu sırt dayanan taşın ismi  Arka-Taş'dan Arkadaş şeklini alarak dilimize yerleşmiştir. Hiç tereddüt etmeden güvenebileceĝimiz, bizi sırtımızdan vurmayacaĝına emin olduĝumuz,samimiyetine inandığımız kişilere "arkadaş" denilmiştir. Kıymetli Okurlarımız, mananın güzelliğine, özelliğine bakar mısınız? Bu tanıma sahip kişilerin hayatımızda olduğunu bilmek kadar büyük bir zenginliğimiz olamaz diye düşünüyorum.

Kıymetini bilir ve günlük yaşantımızda bunları uygular isek başka milletlerde olmayan, bize has ne muazzam adetlerimiz var değil mi? Şimdi şöyle bir düşündüm de hepsi birbirinden özel olan,kafamda upuzun bir liste belirdi. Vatanı-Bayrağı için gösterdiği hassasiyeti arkadaşları için,sevdikleri için de gösteren, gerektiğinde hiç tereddüt bile etmeden uğurlarına canını vermeye hazır olan başka bir millet daha var mıdır?

Bakmayın siz genimizden gelen çabuk parlamalarımıza,yer yer asabi oluşumuza; bizim milletimiz kadar erdemlisi, yufka yüreklisi,yardım severi de yoktur. Küs olduğumuz komşumuzun bile evinden bir "imdat" sesi duysak yalın ayak oraya koşan insanlar değil miyiz?

Çocuğumuzun okuluna gittiğimizde yanında ki arkadaşlarının da hatırını sormadan gelmeyen, aldığımız bir simidi bile onlara pay etmeden çocuğumuza vermeyen insanlar değil miyiz? Kıymetli Okurlarımız, bunları okur iken yaşadığınız olumsuzlukları, makaleme yer yer itiraz edişlerinizi duyar gibi oldum.

Yüreğimizin, samimiyetimizin kapısını sonuna kadar açtığımız insanların bazılarından da en vurucu darbeyi aldığımızı tabi  biliyoruz. Gerektiğinde hiç tereddüt bile etmeden canımı verecek kadar değer verdiğim insanlar beni  hüsrana uğrattığında,sırtımdan vurduğunda “keşke, keşke ölseydim de bunu görmeseydim-bunu yaşamasa idim" demişliğimde olmuştur.

Anlıyorum, duyuyorum sizi değil mi? Ne olur ise olsun ben er yada geç herkesin kendi yüreğinin ekmeğini yediğine inanırım. Hayat bu... Bazen sendeleyeceğiz ki kim düşmemiz için bizi itiyor kim elimizi tutup bize destek veriyor görelim değil mi?

Hastada olacağız, iflas da edeceğiz, tabi ki çeşitli sıkıntılar da çekeceğiz zaten bu hayatın ta kendisi değil mi? Önemli olan bu dönemleri nasıl ve kimler ile atlattığımız değil midir? Bir acı bir kişi de baki kalmıyor, bugün bende yarın sende.Bugün benim sınavım dün senindi belkide.

En güçlü yönümüz olan duygularımız, sağlam bir bilinç ile  güçlendirilmediğinde en zayıf yönümüze dönüşebilme riskini daima taşır, diye düşünüyorum. Özümüzün,törelerimizin yaşamımıza kattığı güzellikleri bilelim ki  hayatımızda bunları rahatça uygulayabilelim.

Arkadaşlığında mutlak hakkını vermemiz gerektiğinin,damarımızda taşıdığımız o asil kana karşı bir borcumuz olduğunu unutmamalıyız. Buradan arkadaşlığın hakkını verenlere selam olsun.

Saygı ve sevgilerimi sunar, esenlikler dilerim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.