Yürümem gereken daha çok yol var diye içimden geçiriyordum. Adımlarım hızlı ve sağlam basmaya çalışıyordum. Soğuk o kadar sert ve zalimdi ki göz kapaklarımı açmama bile bazen engel oluyordu. Kirpiklerim soğuktan donmuş,birkaç göz kırpmamda kırılacakmış gibi hissediyordum. Soğuk,açlık bir an önce sıcak kapalı bir yere girme çabasındaydım. Sokak lambalarının ışığı yağan karlı yağmurun netliğini gösteriyordu. Bazen yürürken her elli metrede bir kendi gölgemi görüp,ne kadar üşüdüğümü sokak lambalarının ışığı yardımcı oluyordu.Ellerim o kadar üşüyorduki cebimdeki anahtarı Nasıl çıkaracağımı düşünüyordum. Bunu düşünmek için çok erken olduğunu hissedip hızlı adımlarla evime doğru gitmenin telaşındaydım. Yol aslında o kadar kısaydıki fakat bu havada eve gitmem sanırım yarım saat gibi sürecekti.
Cebime biraz önce koyduğum kartvizit aklıma geldi. Eve gitmeden önce bu işi halletmem gerekiyordu diye düşündüm. Eldivenlerim o kadar ıslak ve soğuktuki içindeki ellerimin ne durumda olduğunu düşünemiyordum. Yavaş yavaş sağ elimdeki eldivenimi çıkardım. Ellerin kıpkırmızı olmuştu. Sokak lambasının yardımı ellerimin ne kadar kırmızı olduğunu gösteriyordu.Yavaşça elimi ceketimin iç cebine koyduğum kartviziti soktum. Kartvizite ulaşmıştım. Fakat arkasına yazmış olduğum telefon numarası nemden ve soğuktan okunamaz hale gelmişti. Elli metre uzaklıkta duran te lefon kulubesine doğru yürüdüm. İçeri girdim. Kulube beni hem soğuktan koruyordu hemde yazmış olduğum numarayı okumamı sağlıyordu. Buz gibi olmuş ahizeyi kaldırdım. Soğuktan uyuşmuş parmaklarım tek tek tuşlara bastı. Biraz bekledikten sonra çevirmiş olduğum numaranın yanlış olduğunu daha sonra tekrar denemem gerektiğini söylüyordu. Üç beş sefer denedikten sonra sinirlenip vazgeçtim tekrar aramaktan. Kartviziti tekrar cebime koyup kulubeden çıktım. Hızlı adımlarla evimin yolunu tuttum. Çok az kalmıştı. Evimi net de olmasa görebiliyordum. Birkaç dakika sonra bu soğuktan ve ıslanmaktan kurtulup evime girecektim. Sonunda geldim evimin kapısına anahtarımla yavaşça kapımı açtım ve evime girmiştim. Dünyama küçük yaşam alanıma,hükümdarlığıma girmiştim. Üzerimdekileri hemen kapının önünde çıkarıp sıcak bir duşa girmekti niyetim.
Duştan çıktım ve cebimdeki kartviziti tekrar bulmak İçin cebime baktım. Fakat bulamıyordum o kadar çok aramama rağmen bulamıyordum. Bulamadım.
"Size kartvizitimi veriyorum. Bu iş numaram isterseniz bana özel numaramdanda ulaşmanız için arkadına numaramı yazıyorum" demişti o büyülü insan. O konuşurken sadece ona bakıp, gözlerimi ondan ayıramıyordum. Çok heycanlanmıştım. Benimle görüşmek için özel numarasını bile veriyor diye düşünmüştüm. O kadar heycanlıydımki kartı elinden aldığımda ellerimin titremesini saklıyamıyordum.Kartı aldım ve bu akşam o aşık olduğum insanı aramak istiyordum.Fakat kartı bulamıyordum kaybetmiştim. Büyük bir sessizlikle koltuğa oturdum ve bir daha asla onu göremeyeceğimi ve yalnızlığımla tekrar başbaşa kalacağımı düşündüm.
Sabah olmuştu koltukta geceyi geçirmiştim. Dünkü yaşadığım küçükte olsa heyecanımı hatırlayıp tekrar yalnızlığımla barışık olduğumu anladım....
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
serkan colak 2016-12-21 01:52:45

Ne güzel bir anlatım...insan üzerine düşeni yaptıktan sonra gelen yalnızlığı daha bir severek yaşıyor ne garip.kalemine saglik