1980’lı Yıllarının Sonlarından İtibaren Yaşanan Değişimler, Esen Demokrasi Rüzgârları

 

SSCB’deki değişimler, 1985 yılında Gorbaçev Sovyetlerin başına geldikten sonra başlanmıştır. Gorbaçev’in “perestroyka”, “glasnost” tabirleri Sovyetlerde yeni bir dönemin başlanacağının habercisi olmuştur.

1989 yılında Berlin Duvarı yıkılmıştır. Duvarın yıkılması ile birlikte Kazan Tatar millî hareketi canlanmış Millî Meclis, Tatar İçtimaî Merkezi, “Vatan” Cemiyeti, Dünya Tatarlar Ligası gibi birçok sivil toplum kuruluşu meydana çıkmıştır.

1990 yılının 30 Ağustos tarihinde Tataristan Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyetinden (RSFSR) çıkmış ve Tataristan Devlet Egemenliği Beyanatını kabul etmiş, böylece bağımsızlığını ilan etmiştir.

1991 yılının Aralık ayında Sovyetler Birliği dağılmıştır.

1992 yılının 21 Mart tarihinde “Siz Tataristan’ın egemen devlet, uluslararası hukuk subjektı, Rusya ve başka cumhuriyetler, devletler ile kendi ilişkilerini eşit hukuklu anlaşmalar esasında kuran Cumhuriyet olmasını istiyor musunuz?” başlıklı referandum yapılmıştır. Halkın %61,4’ü Tataristan’ın bağımsızlığından yana oy kullanmıştır.

1992 yılının 6 Kasım tarihinde Egemen Tataristan Cumhuriyeti’nin Anayasası kabul edilmiştir.

1994 yılında başta Kazan Tatarları olmak üzere diğer milletlere gözdağı vermek için Rusya Çeçenistan’a karşı acımasız saldırılarına başlamış, savaş 10 yıl sürmüştür.

1994 yılının 15 Şubat tarihinde M.Şeymiyev Rusya Devlet Başkanı B.Yeltsin ile “Tataristan ve Rusya arasında yetki paylaşımı” anlaşmasını imzalamış ve bu Tataristan açısından ilk geri adım olmuştur.

XX. yüzyılda İdil-Ural Türklerinin millî bağımsızlık fikrini yeşerten, devlet kurma hayalini gerçekleştirme umudu doğuran: 1917 Şubat-Ekim Devrimleri, İkinci Dünya Savaşı ve 1990’lı yıllarda yaşanan siyasi değişimler olmak üzere 3 tane önemli tarihi inceledik. İdil-Ural Türkleri, her fırsatta güzel bir başlangıç yapmış ancak engellerden ileri gelen nedenlerden dolayı hayallerini hayata geçirememiştir. Bunun ilk nedeni tabi ki de İdil-Ural Türklerinin elde edilen fırsatlardan yararlanamaması, değişimlere hazırlıklı olmamasının dışında, millet için kendini feda edebilecek bir millî liderin olmamasıdır. Burada Kazan Tatar-Başkurt konularını, milletinin derdini uluslararası arenaya taşıyan Kazan Tatar milliyetçisi rahmetli Garif Soltan’ın (1923–2011) vasiyet niteliğindeki sözlerini dile getirmek yerinde olur: “ Hem Dünya, hem Rusya büyük bir değişim ile karşı karşıyadır. Dünya yeniden bölünecek, birçok ulus bağımsızlığına kavuşacaktır. Bu sebeple biz Tatarlar geleceğe hazırlıklı olmayız. En önemlisi – gençlerde Tatar ruhu sönmesin, dilimizi unutmasınlar, gerçek Tatar tarihini öğrensinler ve millî devletimizi yeniden kurmaya çalışsınlar! Biz esirlik şartlarında bile bunun mücadelesini verdik, gurbette de Tatarlığımızı, ulusal varlığımızı unutmadık, son nefesimizde de kalbimiz – millet, Tatar diye çarpacaktır.” (Kurban 2014: 178).    

2000’li Yıllar, Putin’in Rusya’sı

2000 yılında iktidara gelen Putin, Rus olmayan milletleri yok etme siyasetinde değişikliğe gitmiştir. Korku imparatorluğu yaratan Putin, arka arkaya kararlar çıkararak bölgedeki Türkleri millet olarak yok etme girişimini hızlandırmıştır. Günümüz Putin’in Rusya’sında Ruslara her şey serbest, Türklere her şey yasaktır. Bölgedeki Türkler Rus kanuna ve geleneklerine göre yaşamak zorunda bırakılmıştır. Putin’in çıkardığı kararlar şunlardır:

19 Nisan 2001 tarihinde Rusya Anayasa Mahkemesi Tataristan Anayasası’ndaki Tataristan’ın bağımsızlığına dair maddesini Rusya Anayasası’na aykırı bulmuştur. Bu bağlamda 2002 yılında Tataristan Devlet Şurası Tataristan Anayasası’nı değiştirmiştir. 1992–2017 yılları arasında Tataristan Anayasası 17 kez değiştirilmiş, içindeki önemli maddeler çıkartılmıştır.

27 Kasım 2002 tarihinde Kazan Tatarlarının Latin Alfabesi’ne geçme isteği R.F. kanunlarına eklemeler yapılmasıyla hayal olmuş, “Rusya Federasyonu’ndaki tüm halklar ana dillerini yazarken Kiril Alfabesi kullanmalıdır” şeklinde kanun Putin tarafından onaylanmıştır.

13 Eylül 2004’te Putin tarafından imzalanan karara göre, daha önce halk tarafından seçilen Millî Cumhuriyet’in Cumhurbaşkanları Rusya tarafından atanacaktır.  Konuyla ilgili Rusya Devlet Başkanı Medvedev 15 Ekim 2009’da yapılan bir toplantıda “Başkanları seçmek Rusya geleneklerine aykırıdır. Valiler 100 yıldan sonra da seçilmeyecektir” şeklindeki sözlerinden de anlaşıldığı üzere onlar için Millî Cumhuriyetler – vilayetler, cumhurbaşkanları ise – validir.

2005 yılının 30 Ağustos tarihinde Kazan’ın 1000 Yıllığı kutlanmış, kutlamalara Putin de katılmıştır. Kazan’ın 1000 yıllığı bahanesiyle 40 tane tarihi bina yerle bir edilmiştir. 2005 yılına kadar 30 Ağustos Cumhuriyet Bayramı (Bağımsızlık Günü) olarak kutlanıyordu, 2005 yılından itibaren Şehrin Doğum günü olarak kutlanmaya başlamıştır. Tüm bunlar, 30 Ağustos Cumhuriyet Bayramını silmek, yok etmek için yapılan kasıtlı bir girişimdir. 365 gün içinde 30 Ağustos’un seçilmesi kasıt değil de nedir?

2007 yılının sonunda Putin 309 nolu kanunu imzalamıştır. Bu kanuna göre, R.F. kanunlarından “Milli komponent (parça, kısım)” kaldırılmıştır. Bu bağlamda 2009–2010 eğitim yılından itibaren millî okullar kapatılmış, lise mezuniyet ve üniversiteye giriş sınavları da sadece Rus dilinde yapılmaya başlamıştır.

2016 yılının 24 Haziran’ında “terörle mücadele” kapsamında “Yarovaya kanunu” kabul edilmiştir. Bu kanuna göre, din adamları faaliyetlerini sadece ibadethanede yapmalıdır; evlerde - iftar vermek, dini nikâh kıydırmak, merhumları anma günleri düzenlemek yasaklanmıştır. Bu bağlamda Kazan Şehitlerini Anma Günlerinde toplanıp Süyümbike Minaresi’ne gitme, orada dua etmek yasaktır. Bu kanun sadece Türklere uygulanmakta olup, Ruslar Haçlı yürüyüşlerine vs. yapmalarına, toplanıp dua etmelerine göz yumulmaktadır.

20 Temmuz 2017 tarihinde Yoşkar-Ola şehrinde gerçekleşen Uluslararası İlişkiler Şura’sında Putin “Rus dili dışındaki başka dilleri zorunlu okutmak – yaramaz bir durumdur”şeklindeki konuşması konunun Rusya Devlet Duma’sı oturumuna gündeme alınmasına neden olmuş ve Rusya Federasyonu Eğitim Sisteminin 29.12.2012’de kabul edilen 273 nolu kanunda değişiklik yapılmıştır. 3 Ağustos 2018 tarihinde Putin tarafından imzalanan Rusya Federasyonu devlet eğitim standartlarında yapılan ekleme ve değişikliklere göre, Rus dili “ana dil” olarak kabul edilmiş, millî dil eğitimi 2 saate indirilmiş o da velilerin isteğine bırakılmıştır. XVIII. yüzyılda dil kesme yoluyla “dilsiz” bırakılan Türkler, bugün Putin’in ana dil eğitiminin yasaklaması ile “dilsiz” kalacaktır.

Gaddar Korunç İvan’ın “kahraman”, Deli Petro’nun “dahi”, katil Stalin’in “büyük siyaset adamı” olduğu Putin’in Rusya’sında demokrasi, basın özgürlüğü, eğitim hakları, din özgürlüğü ve tarihi değerlerin korunmasından söz etmek mümkün değildir.

Yargılanan Kazan Tatar Milliyetçileri.

 

Rusya’daki Türklerin yargılandığı davalar, “Milletler ve Dinler arası kin ve düşmanlığı tahrik” adı altında Rusya Anayasası’nın 282 maddesi ve “Rusya’nın toprak bütünlüğünü bölme” adı altında 280. maddeleri üzerinde yapılmaktadır. Davalar da ona göre siyasî ve dinî davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Müslüman ise “terörist”; Tataristan’ın bağımsızlığından söz eden “bölücü”;Tatarlara yapılan haksızlıkları kaleme alan ve konuşanlar “aşırı”dır (ekstrimist). Uydurma davalar açılarak İdil-Ural’da binlerce insan tutuklanmakta, yargılanmakta, hapsedilmekte ve ağır para cezasına çarptırılmaktadır. Tutukluların sayısı net olarak bilinmemekle birlikte, kayda geçen davalara bakarak tahmin yürütmek mümkündür. Sırf 2018 yılının ilk yarısında Tataristan’da terörist ve ekstrimist (aşırı) suçlamasıyla 58 kişi tutuklanmış 30 kişi yargılanmıştır. Her yıl benzer suçlamayla 50 ile 80 arasında dava açılmaktadır. Kazan Tatar Milliyetçileri denince ilk akla gelen isimlerden birisi Nafis ve Rafis Kaşapov kardeşlerdir. Rafis Kaşapov defalarca yargılanmış, hapsedilmiştir. Son olarak 2014 yılında “Kırım’ın Rusya tarafından işgal edilmesini gündeme getiren” yazısını internette yayımladığı gerekçesiyle tutuklanmış ve 3 yıl hapis yatmıştır. Hapisten çıktıktan sonra yurt dışına kaçmak zorunda kalmış, buna rağmen hakkında tekrar dava açılmış ve uluslararası arama kararı çıkartılmıştır. Rafis Kaşapov İngiltere’den siyasî sığınma hakkı almıştır.

İdil-Ural bölgesindeki halkların dillerini, millî hukuklarını savunma amacıyla 2018 yılında Ukrayna’da “Özgür İdil-Ural” hareketi kurulmuştur. Kurucular arasında Kazan Tatar milliyetçisi Rafis Kaşapov, Erzya millî hareketi aktivistleri Sıres Bolyayen ve Rostislav Martınyuk bulunmaktadır. Ayrıca Özgür İdil-Ural hareketinin Polonya ve İngiltere’de şubeleri bulunmakta, Türkiye’de de bir şubesinin açılması söz konusudur. Oluşum, bölge halkının problemlerini uluslararası platforma taşıma bağlamında önemli ve gereklidir. XXI. yüzyılda yurtdışında vücut bulan Özgür İdil-Ural hareketi daha önce verilen millî bağımsızlık mücadelesinin devamıdır. 

Sonuç

İdil-Ural halkları 467 yıldır insanlık âleminin en gaddarı olan Rus sömürgeciliğin altında millî benliklerini korumak adına yaşam mücadelesi vermektedir. Tataristan’da Tatar, Başkurdistan’da Başkurt ve Rusya’da Türk olarak yaşamak kolay değildir. Geçen süreç içerisinde Çarlık Rusya’nın yerini Sovyetler, Sovyetlerin yerini Rusya almış, rejim ve yöneticiler değişmiş ancak Rusların Rus olmayan milletleri Ruslaştırma, yok etme, işgal siyaseti hiç değişmemiştir. Çarlık döneminde Hıristiyanlaştırma, Sovyetler döneminde “Rusça medeniyet dilidir” diye kandırarak tek tip insan yaratma, günümüz Rusya’sında ana dilde eğitim ve ana dil eğitimini yasaklama yoluyla Ruslaştırma siyaseti Rusların amacının ne olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Başta Kazan Tatarları olmak üzere bölgedeki Türklere fiziksel, biyolojik ve kültürel soykırım uygulanmış ve uygulanmaya devam etmektedir. Bundan kurtuluş yolu da Türk Birliğinden geçmektedir.

Kaynakça:

1.     Çağatay, T., Akış, A., Çağatay-İshaki, S., Agay, H., Muhammed Ayaz İshaki: Hayatı ve Faaliyetleri (100. Doğum Yılı Dolayısıyla), Ankara 1979.

2.     Gıylecev, Ayaz, “Yegéz, Bér Doga!” (Haydi, Dua Edelim),  Kazan 1997

3.     Hudyakov, Mixail, Kazan Hanlığı Tarihine Özgü Araştırmalar, Rusçadan Türkçeye çeviren Roza Kurban, İklil Kurban, Berlin 2009.

4.     İdel-Ural Qorьltajь (İdil-Ural Kurultayı), “İdel-Ural” gazetesi matbaası, Berlin 1944.

5.     İshaki, Gayaz, İdel-Ural (İdil-Ural), Yar Çallı 1993.

6.     İshaki, Ayaz, İdil-Ural Devleti, Çev. Prof.Dr. Bayram Kodaman, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 2014.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.