New York

 "DSÖ'ye göre, Gazze'de 36 hastanenin sadece 15'i kısmen hizmet verebiliyor. İsrail, hastaneleri 'Hamas'ın karargahları oldukları' iddiasıyla vuruyor. Siz, hastane ziyaretlerinizde söz konusu iddiaları destekleyecek delil gördünüz mü? Hastanelerin doğrudan hedef alınması, sizce savaş suçu teşkil eder mi?" sorularını yanıtladı.

Casey, kendisinin hukuk uzmanı ya da avukat olmadığını belirterek, "Ancak şunu biliyorum ki uluslararası insancıl hukuk uyarınca sağlık tesisleri, sağlık çalışanları ve hastaların korunması gerekiyor ve şu anda hastalar ve sağlık çalışanları hastanelerden kaçmak zorunda kalıyor." dedi.

Şifa Hastanesini ziyaret ettiğinde binlerce insanın buraya sığındığını gördüğünü aktaran Casey, yerinden edilenlerin yoğunluğundan ameliyathaneye giremediğini vurguladı.

Casey, hastane ziyaretlerinde genel olarak sağlık çalışanları ve hastalarla konuştuğunu ve onların ihtiyaçlarını anlamaya çalıştığını anlatarak, "Hastanelerin başka bir amaç için kullanıldığına dair delil görmedim." dedi.

Gazze'deki hükümet: Bölgedeki kıtlık seviyesi çok arttı, havadan ulaştırılan yardımlar "faydasız" Gazze'deki hükümet: Bölgedeki kıtlık seviyesi çok arttı, havadan ulaştırılan yardımlar "faydasız"

Bunu tespit etmenin görevi dahilinde olmadığının ve temel görevinin sağlık hizmeti sağlamak olduğunun altını çizen Casey, "Hastanelerin temel sağlık hizmetleri sağlamaları için uğraşıyoruz." ifadesini kullandı.

"Hastanelerde durum çok korkunç"

Casey, hastanelerdeki durumu "çok korkunç" olarak nitelendirdi.

Kendisinin acil sağlık ekiplerini bir araya getirmek için uğraştığını da aktaran Casey, "Gördüğüm durumu özetleyecek olursam, çok hızlı bir şekilde kötüleşen bir sağlık sistemi ile çok hızlı düzeyde artan insani yardım ihtiyacı var." şeklinde konuştu.

Gazze'de en temel ihtiyacın ateşkesle beraber "erişim ve güvenlik" olarak özetleyen Casey, "Gözlerimin önünde sağlık sisteminin çöküşüne tanıklık ediyorum." ifadesini kullandı.

İsrail'in Gazze'yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas'ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, "Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme" gerekçesiyle İsrail'e 7 Ekim 2023'te kapsamlı saldırı düzenledi.

İsrail, 7 Ekim'deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda en az 10 bin 300'ü çocuk, 7 bin 100'ü kadın olmak üzere 24 bin 448 Filistinli öldürüldü, 61 bin 504 kişi yaralandı. Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne saldırılarının başladığı 7 Ekim'den bu yana 193’ü karadan işgal sürecinde olmak üzere 529 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Çatışmalara 24 Kasım 2023'te 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan "insani ara"da 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı. Öte yandan İsrail, binlerce Filistinliyi alıkoyup hapsetmeye devam etti.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de 7 Ekim 2023'ten bu yana İsrail güçleri ile yasa dışı Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 362 Filistinli hayatını kaybetti.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim 2023'ten bu yana sınırda devam eden çatışmalarda 29 Lübnanlı sivil ve 162 Hizbullah mensubu ile 6 İsrailli sivil ve 10 İsrail askeri öldü.

Kaynak: AA