Avrupa'nın zor bir ortamda seçime gittiğini ifade eden Kaymakcı, "Öncelikle Kovid-19 sonrası yaşanan sıkıntılar var. AB toparlanma sürecini henüz tamamlayabilmiş değil." dedi.

İsrail askerleri, hapishaneden çıkan Filistinlinin kutlama hazırlığı yapılan evini dağıttı İsrail askerleri, hapishaneden çıkan Filistinlinin kutlama hazırlığı yapılan evini dağıttı

Kaymakcı, salgın sonrası toparlanma süreci devam ederken Rusya-Ukrayna Savaşı'nın AB ülkelerine ek külfet de oluşturduğunu belirterek, "Savaş nedeniyle AB yaptırımlar uyguluyor. Bu yaptırımların AB ülkeleri üzerinde de olumsuz etkileri var. Özellikle gıda, enerji fiyatları yükseldi. AB'nin Ukrayna'ya yaptığı mali ve askeri yardımlar da sonuçta AB seçmeninin cebinden çıkan parayla karşılanıyor." diye konuştu.

Düzensiz göç konusunun da önemli ve tartışılan bir konu olduğunu belirten Kaymakcı, "Düzensiz göç bağlamında yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı gibi sorunlar da var." ifadesini kullandı.

Kaymakcı, AB'nin aynı zamanda bu sorunlar devam ederken kısa ve orta vadede belli bir maliyeti olacak "yeşil ve dijital dönüşümü" de gerçekleştirmeye çalıştığına değinerek, "Örneğin çiftçiler yeşil mutabakatın kendilerine getirdiği yük nedeniyle gösteriler yaptılar. Dolayısıyla yeşil ve dijital dönüşümün getirdiği bir takım sancılar da var. Sanırım bu da seçmenlerin oylarına yansıyacak." değerlendirmesinde bulundu.

AB'nin gündeminde genişlemenin de yer aldığına işaret eden Kaymakcı, "Genişlemeyle önümüzdeki 5 ila 15 yıl, 10 aday ülkenin AB'ye üyeliğinin gerçekleşmesi gündemde. Bu da AB bütçesi açısından önemli bir konu. Sadece bütçe değil, 10 ülkenin AB'ye üyeliğinin kabul ettirilmesi, AB ülkelerindeki kamuoylarının bu konuda ikna edilmesi önemli bir konu olacak." tespitini yaptı.

Kaymakcı ayrıca AP'de bu kez siyasi parti dağılımının önceki yıllara göre değişiklik gösterip göstermeyeceği konusunun merak edildiğini dile getirdi.

Büyükelçi Kaymakcı, şöyle devam etti:

"Bugüne kadar AP'de genellikle merkez sağ ve Hıristiyan Demokratlar birinci sıradaydı. Sosyal demokrat grup ikinci ve Liberaller üçüncü sıradaydı. Daha sonra Yeşiller, Sol parti geliyor. AB karşıtlığını, ulusal egemenlik argümanlarını savunan bir de aşırı sağ diyeceğimiz bir grup var. Yeni seçimlerde aşırı sağın 3. büyük siyasi grup olma olasılığından bahsediliyor. Aşırı sağın en önemli dayanaklarından biri de yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı. Bir de AB'nin, ülkelerinin egemenliklerini elinden aldığını iddia ediyorlar. Bu akımın önümüzdeki seçimlerde göstereceği performans, AB'nin geleceğini de belli ölçüde etkileyecek gibi görünüyor."

AP seçimlerinde Türk toplumu

Bazı AB üyesi ülkelerde Türk toplumunun önemli bir ağırlığı olduğunu belirten Kaymakcı, "Nüfus olarak bakıldığında Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika ve İsveç gibi AB üyesi ülkelerde sayıları seçim sonuçlarını belirleyecek bir Türk toplumu var. Türk toplumu temsilcilerinin hem bulundukları ülkelere uyumları ve haklarını korumaları açısından hem de daha barışçı, refahçı ve huzurlu bir AB için demokratik seçme ve seçilme haklarını kullanmaları çok önemli. Oy kullanmadıkları takdirde onlarla ilgili kararları başkaları alacak." değerlendirmesini yaptı.

Büyükelçi Kaymakcı, "AB Türk toplumu temsilcilerinin gelecekte Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinin önünü açacak şekilde düşünmelerinde de fayda var." ifadelerini kullandı.

"Hiçbir oy küçümsenmemeli. AP'nin seçimleri herkesin hayatını A'dan Z'ye etkileyecek durumda." diyen Kaymakcı, AP'nin AB'nin iki yasama organından biri olduğunu, AP'nin aldığı kararların AB Türk toplumu da dahil herkesin günlük yaşamını etkileyecek kararlar olduğunun ve AB vatandaşı olarak Türk toplumu mensuplarının da AB kurumlarında görev almalarının önemli olduğunun altını çizdi.

Kaymakcı, sözlerini "Dolayısıyla Türk toplumu seçmenlerin AP seçimlerinde etkin şekilde oy kullanmaları, aday olmaları, siyasi ve bürokratik yaşama da katılmaları demokrasinin geleceği ve haklarının layıkıyla temsili açısından son derece önemli." diye tamamladı.

Kaynak: AA