Karşınızda DALYAN…

Antik dönemde Karia sınırları içinde varlığını sürdürmüş ve MÖ 334 senesinde Büyük İskender tarafından ele geçirilmiş, kısa bir süre sonra da Mısırlılar tarafından yönetilen, MÖ 1. yüzyılda Romalıların hakimiyetine girmiş bir bölgedeyim…

25 Eylül 2021 Cumartesi 12:35
120 Okunma
Karşınızda DALYAN…

SEVGÜL EROĞLU


Muğla’nın Ortaca ilçesine bağlı olan Dalyan, Köyceğiz Gölü ile Akdeniz’i birleştiren bir kanal üzerinde yer alıyor.
Fethiye ve Marmaris arasında yemyeşil ormanları, tertemiz ve masmavi denizi, el değmemiş doğası ve tarihi yapılarıyla farklı bir atmosfere sahip…

Kış aylarında 5 bin nüfusa sahip bir kasaba olan Dalyan, yaz aylarında nüfusu her ne kadar artsada, yine de sakinliğini korumayı başararak mistik havasını koruyor... Hele o kanalda bindiğiniz teknede geçen dakikalar insanı yeniden yeniden hayata bağlıyor.

Dalyan’a en yakın havalimanı Dalaman… Yaklaşık 28 km… Dalaman’dan Dalyan’a olan araba yolculuğumuzda hep dua ettim. Kısa bir süre önce  yanan ormanlarımızın içler acısı son hallerine şahit olmamak için… Şükür ki rotamızda bu dramatik görüntülere rastlamadık. Zaten uzaktayken yanan yüreğimize o canım yeşilin yanıp bitmiş halleriyle yine tarifsiz acılara gark olacaktım.


Bu yıl ormanlar gibi canlarımız da çok yandı.
Dalyan’a varmadan önce akşam yemeğini, Dalyan merkeze yarım saatlik bir mesafede yer alan Türkiye’nin yeryüzü cenneti, Muğla’nın ise soğuk cenneti olarak anılan Yuvarlakçay’da yedik.


Aman Allah suyun akışı soğukluğunu dışa vurumculuğuyla basbayağı anlatıyordu. O ne oksijen, o ne güzel serinlik, o ne güzel ses, o ne güzel nefes.… Birbirimizle konuştuklarımız zor anlaşılıyordu. Su; Kesin sesinizi ve içinize dönün diyordu sanki… akışı sanki yuvarlak yuvarlaktı. Belli ki bu ismi buradan almış diye geçirdim içimden.
Ha…Çayın üzerinde yer alan salıncak da alıp götürüyor bir yerlere.. Burada stresinizi atamazsanız başka hiç bir yerde olmaz…


Muğla’nın her beldesi huzur verir, Dalyan’da bunlardan biri. Son 10 sene içinde gelememiş olmaktan hicap duydum. Bizi hayatın akışına nasıl da çekiyor kapitalizmin ahtapot kolları. Buralarda şarj olmayı unutuyoruz.


Dalyan;
Tarihi yaklaşık 3000 yıl öncesine kadar uzanmakta. Buradaki Türk Hakimiyeti Anadolu’daki birçok bölge gibi 1071 senesindeki Malazgirt Zaferi’nin ardından gerçekleşmiştir. Selçuklular, Menteşoğulları ve Osmanlı dönemlerini misafir etmiş.


Kaunos Kral Mezarları ;


Dalyan’daki vazgeçilmez duraklarından biri, antik kentin en dikkat çeken etkileyici mimarisi ile insanı hayrete düşüren yapılarından… Mezarlar Çandır Köyü içinde aynı tipte oyulmuş ve sütunlar üzerinde yükselmekte ve sütunların üstünde üçgen üst cepheler dikkat çekmekte. Mezarlar tapınağa cepheli bir şekilde yapılmış. Bu muazzam mimarinin binlerce yıl öncesinde hangi aletler kullanılarak yapıldığı ve nasıl bu kadar mükemmel bir şekilde yapıldığı ise tam bir  sır.


İztuzu Sahili;


İşte benim minik carettalarım… Caretta Caretta kaplumbağalarının yumurtalarını altın sarısı bu kumlara bırakmasından dolayı, plajın ismine  ‘’Kaplumbağa Plajı’’ da diyorlar. Deniz suyu ile tatlı su arasında nadir bulunan plajlardan birisidir. Caretta carettaların doğal yumurtlama alanı olduğundan  koruma altında …


Burada eylül ayında deniz suyu ılık ve bazen de dalgalı. Sevenler için içinizdeki çocuğu dalgalarla boğuşarak coşturabilirsiniz. Caretta yavrularının yumurtadan çıkma mevsimi tam bitmediği için o yumurtaların daha once üniversitenin- Pamukkale- gönüllülerince işaretlediği noktalar duruyor. Ve belirtilen bölgenin dışında denize girmek yasak. 5 sene once Belek’te Hacettepe Üniversitesi’nin caretta programlarına katılmış ve yazmıştım. Detayları SEVGÜLCE linkimden bulabilirsiniz.

Caretta Caretta kaplumbağalarının yumurtalarının olduğu plajlarda çevrede gürültü yapmak ve ışık yakmak yasaktır. Zaten bu plaj, bu yüzden erken saatlerde kapatıyorlar.
Beni çok etkileyenlerden biri de,  burada bir de yaralı kaplumbağaları tedavi etmek için bir hastane yer alıyor. Minik derli toplu ve gönüllülerin ayakta tuttuğu bir rehabilitasyon alanı. Gezdim. Destekledim. Sizlerin de desteklerine ihtiyaçları var. Havuzlarda bezlere sarılmış bir koca kaplumbağanın nesi olduğunu sordum ve insanoğlunun acımasızlığına bir kez daha lanet ettim. Kafasında ve kollarında saçmalar varmış. Elleriniz kırılsın yani. Ne istiyorsunuz doğadaki bu canlılardan. En az bizler kadar onların da bu dünya!!!
Evet nerede kalmıştık?


İztuzu plajı, 4,5 km uzunluğuna sahip gerçekten de  o kadar iyi korunmuş ki, sahil boyunca ne bir otel ne de bir ev inşa edilmiş. Belediyenin başarıyla işlettiği iki restoran var doğusunda ve batısında…Teknelerle ya da karayolundan plaja ulaşım var. Doğusu da batısı da ayrı güzel. Zaten dağlar çevrelemiş kumsalı.  Orta kısmı, el değmemiş gibi harika bir hisle dakikalarca yürüyün denize girin çıkın, yine yürüyün… Zira burası 2008 yılında Avrupa’nın en iyi açık alanı ve 2011 yılında Avrupa’nın en iyi plajı ödüllerini almış.
Başkaaa…


Dalyan’ı kuş bakışı seyredebileceğiniz bir yer var;  Radar Tepesi… İztuzu Plajı’nı, Dalyan beldesi ve Kanalı’nı, Köyceğiz Gölü’nü ve daha birçok noktayı bu tepeden görebilirsiniz..
Başkaaa…


Dalyan merkeze 15 km uzaklıkta yer alan Kargıcak Koyu, İztuzu Plajı ile Aşı Koyu arasında kalan koy, yerel halk tarafından ”Kara Salih” olarak da adlandırılıyor. Koya gitmek için iki alternatifiniz var, ya tekne ile gideceksiniz ya da özel aracınızla.


Köyceğiz Gölü’nü Akdeniz’e bağlayan Köyceğiz-Dalyan Lagün Sistemi’nin bir parçası olan Sülüngür Gölü, (Dalyan’a, İztuzu Plajı’na ve Radar Tepesi’e giderken hep bu gölün etrafında gezmiş olursunuz.) Sülüngür Gölü, bir diğer adıyla da bilinen Sülüklü Göl, çam ormanlarıyla kaplı bir kıyıya sahip olmasıyla adeta doğayla iç içe bir yer.
Başkaaa…


Toparlar Şelalesi, sıcak yaz günlerinde serinlemek için alternatif… Su hacmi mevsimsel olarak değişse de, şelale sürekli akmaya devam eder. Şelalenin daha gür aktığı zamanlar tabii de ilkbahar ayları..
Başkaaa çevrede…


Sultaniye Kaplıcası… termal sularının şifalı suları ve çamur banyoları da meşhur. Güzellik ve gençlik iksiri çamur banyosunda çamuru en az 45 dakika vücutta beklettiğiniz de kırışıklıkları geçirdiğine ve insanı on yaş gençleştirdiğine inanılıyor. Hadi bu kıyağımı da unutmayın…
Dalyan’da tekne turuna da çıkabilirsiniz. Ekincik mağarası, Mavi Mağara ve koyları görebilir canım turkuaz denizine girebilirsiniz.


Kaunos Antik Kenti mi?


Dalyan Nehri’nin karşı yakasında bulunuyor. Tekneyle gidiliyor. Burada Kral kaya mezarları, Akropol ve Roma Hamamı gibi tarihi yapılar var… .Kral Kaya mezarları özellikle çok ilgi çekici. Koca kayaların arasına incelikle ve büyük bir işçilikle oya gibi işlenmiş kral mezarları Dalyan nehrini tepeden izliyor. Eski inanışa göre insanın mezarı ne kadar yüksekte olursa o kadar tanrıya yakın olurmuş ve o yüzden kayalara kazılırmış kralların ve önemli insanların mezarları..
"Krallar yüksekten bakar."


"Geçmişin dilsiz şahitleri kaya mezarları"


Mezarlarda sadece mezar odası oyulmamış. Dışından dağ da oyularak, mezar dağdan bağımsız hale getirilmiş. Bir kişi rahatça mezarın çevresinde dolaşabilir. Amacının kralın mezarına tapınak havası vermek olabilir. Yapı itibarıyla Kaunos kaya mezarlarının başka bir örneği bulunmuyor.


Dalyan Kaya Mezarlarının, Büyük İskender'in ya da Perslerin istilası sebebiyle  tamamlanmadığı tahmin ediliyor.
Hımmmm…


Babadağ’a çıkın, yamaç paraşütü yapmasanız bile…gün batımını izleyin. Dalış turuna katılın. Akdeniz’le kucaklaşın Dalaman çayının hırçın sularında, bol adrenalinli bir rafting turu yapın. Sabahları başlayan Patara Kano Turu’ na katılın…. Her yaş kesimine hitap eden Fethiye Jeep Safari Turu ile doğa harikası yerleri keşfedin.
He He…Henüz yapamadığım, Likya Yolu’nda Yürüyün. Fethiye’den Antalya’ya uzanan unutulmaz bir yürüyüş rotasıdır -Antik Çağ’da Likyalılar tarafından ticaret yolu olarak kullanılmış. (540 kilometrelik yürüyüş rotasıyla birçok kaynakta dünyanın en iyi 10 uzun mesafeli yürüyüş rotasından biri) Turlarla hepsini yürümek değil tabii. Belirli yürüyüş rotaları var.


Faralya’da Kabak Koyu’na ve Kelebekler Vadisi’ne gidin. Ülkemizin eşsiz güzelliklerini hayranlıkla izleyin. Vadiyi fotoğraflayın.


Faralya-Uzunyurt- Sit alanı …Muğla’nın Fethiye ilçesine bağlı bir köy. Bölgedeki dik yamaçların üzerine kurulmuş üç mahalleden oluşmakta. Fethiye merkezine 25 kilometre, Muğla merkezine 165 kilometre Ölüdeniz’e 10 kilometre mesafede Kelebekler Vadisi’ne de oldukça yakın bir konumda. Deniz seviyesinden 440 metre yukarıda olan alan eşsiz doğası ile dikkat çekmekte… Burada Aktaş plajı da tertemiz kumsalı ve berrak sularıyla denize girilecek en güzel yerler arasında.


Ölüdeniz’e tepeden bakan Likya yolu üzerinde bulunan Montana Tepesi’ne gidip manzarayı içinize çekin. İyi ki varsınız.
Saklıkent’e gidin ve doğal bir oluşum olan Saklıkent Kanyonu’nu mutlaka gezin.


Kaş Kaputaj Plajı’nı muhakkak görün derim.
Caunos –Kaunos-Antik Kenti


Zamanla denizin alüvyonlarla dolmasıyla liman özelliğini kaybeden Caunos, Antik Çağ’da ticari açıdan önemli bir liman kenti … Heredot’a göre Caunoslular Karia’nın yerli halkındandı ama kendilerini Girit’li sayıyorlarmış. Coğrafyacı Strabon da Kaunos’un tersanesinin ve ağzı kapanabilen bir limanının bulunduğundan bahsediyor…. Kenti ikiz kızkardeşi ile uygunsuz ilişki kurduğu için sürülen Miletos’un oğlu Kaunos kurmuş. Dalyan’dan da görülebilen kaya mezarları ise  MÖ 4. yy’da yapılmış, daha sonraları Roma Dönemi’nde de kullanılmış. Lykia tipi mezarların içinde ölülerin üzerine yatırıldığı üç taş yatak bulunmakta…Cephede iki İon sütunu, sütunların üzerinde friz ve alınlık, alınlıkların birinde arslan kabartmaları var. Kent limanı Sülüklü Göl’dü. (O zaman deniz Kaunos’un akropolüne kadar gelmekteymiş.) Perslerin Anadolu’yu tamamen ele geçirmesi üzerine kent Mausolos’un yönetimine girer ve  MÖ 334’de İskender’in Persleri yenmesi üzerine Prenses Ada’nın, sonra Antigonos’un, daha sonra Ptolemaios’un yönetimiyle yaşam buluyor. Ancak Rodos Krallığı, Bergama Kralığı ve Roma İmparatorluğu egemenlikleri altında kalan bölge limanın dolmasıyla önemini de yitirmeye başladı. Akropol 152 metre yükseklikteki tepeye kurulmuş. Surların kuzey yönünde olanı Orta Çağ’dan kalma…Uzun sur limanın kuzey yönünden başlayıp Dalyan Köyü’nün ilerlerindeki sarp kayalığa kadar uzanıyor. Surun kuzey kısmı Mausolos döneminde yapılmış. Kuzeybatı yönündekiler ise Helenistik Dönem’den…Limana doğru olanlar da Arkaik Dönem’den kalma… 33 Oturma sırası bulunan tiyatro akropolün eteğinde. Tiyatronun batı yönündeki yapı kalıntılarından biri bazilika tipi kiliseye, diğerleri Roma Hamamı ve Tapınağı’na ait… Aşağıda bulunan tamamlanamayan daire biçimli örülmüş ve yivsiz sütunları bulunan yapının arkasında üç basamakla yükseltilmiş podyum var. Burada tapınağın kalıntıları görülüyor. Daire biçimindeki yapının ne olduğu ise meçhul. Eski liman olan Sülüklü Göl’ün kuzeyinde yapılan kazılarda stoa ortaya çıkarılmış. Çevresinde bir çok heykel kaidesi bulunmuş, ama heykeller bulunamamış. Stoanın yakınındaki çeşme restore edilmiş. 


Caunos rüzgar yönüne göre kurulmuş. (Kentte bulunan ölçüm platformunun, kentin cadde ve sokaklarının rüzgar yönüne göre kurulduğunu göstermiş, bunu antik yazarların hep dile getirdiğini ancak arkeolojik belgesinin ilk kez Caunos'ta açığa çıktığını bildirilmiş.

3 bin yıllık Caunos Antik Kenti'ndeki kaya mezarları, yerli ve yabancı ziyaretçilerden ilgi görüyor. Ancak Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı Dalyan'da, UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan mezarlar, gün geçtikçe yapısal bütünlüğünü kaybederek yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.


Antik kentte 5 bin kişilik tiyatro, bazilika, hamam, agora ve Demeter Kutsal Tapınağı ile bin 300 yıllık mozaiklerin bulunduğu alanları mutlaka gezin. Ve yine üzücü;
UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde yer alan dünyaca ünlü Kaunos Antik Kenti'ndeki kaya mezarları ise her geçen gün yok oluyor. Güneş, yağmur ve diğer doğa olaylarının verdiği tahribatla yıpranmaya başlayan kaya mezarların 'nano teknoloji' kullanılarak korunma projesi TÜBİTAK tarafından 2010’da kabul edilmiş. Askıya alınan projenin hayata geçirilmemesi durumunda Kaunos Antik Kenti'ndeki kaya mezarlarının kayaçlarındaki bozulma nedeniyle gün geçtikçe yapısal bütünlüğünü kaybederek yok olma tehlikesi ile karşı karşıya …


KAYAÇLARIN BOZULMASINDA İNSAN FAKTÖRÜ


Arkeologlara gore, Kaunos Kaya Mezarlarının kayaçlarındaki bozulma nedenleri birçok farklı etkenlerden…Bunların başında yapısal nedenler, kayaçların jeolojik yapısına bağlı olarak gelişen bozulma… Bir diğer neden ise dış etkilere bağlı nedenlere bağlıyorlar.

Aynı kaya kütlesi içerisinde değişik katmanlar ve karakterler bulunabildiği için su ve nem, fiziksel ve kimyasal bozulmalara neden olmakta… Taş bozulmaları içinde en yaygın ve tahrip edici olanı tuz kristalizasyonu, hava kirliliği, rüzgar ve yağmur yüzeysel aşındırmaya neden olmakta…Liken ve kara yosunu gibi bitkisel organizmalar diğer bir bozulma nedeni…
Veeee…Yine insanlar…


Kayaçların bozulmasında bir diğer faktör, kültür varlıklarına karşı sorumsuzca kural dışı davranarak onlara zarar veren insan."


Kendine özgü mimari doku Caunos’u gezin, hatta mümkünse karşısındaki mini otellerde konaklayın ve gece gündüz o atmosferi deneyimleyin…..kanalda dolaşın diğer çeşit kaplumbağaları görün, seslerine tanık olun…


Ve mutlaka ve mutlaka nar suyunu için…
Ha bir de  mavi yengeci yeyin dediler.
(Bana bakmayın ben dostları mı yiyemem).

Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 25.09.2021 13:10
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.