KARİYERİNİN SON NOKTASINDAKİ PORTAKAL AĞACI

Koyu yeşil,  parlak ve sık yapraklı bir ağaç. Güneş’in biriciği.

26 Ocak 2020 Pazar 18:07
116 Okunma
KARİYERİNİN SON NOKTASINDAKİ PORTAKAL AĞACI

MUĞLA

NEZAHAT GÖÇMEN

Güneşin minyatürü de diyebiliriz.  Güneş kendine benzeyen topları saçmış ağaç üzerine.  Portakal ağacı ışıklandırılmış bir cadde gibi onlarca- yüzlerce portakal ve çiçeğini taşır. Portakal bahçesi

Bahçeden portakalları toplarken “Güneş topla benim için” şarkısı gelir aklıma.

Küçükken, sayışmalarda portakalı soyup başucumuza az mı koyduk. Yalan uydurmadan.

İki yıldır Bodrum’da yaşıyorum. Canıma can katan portakal ağaçlarını izliyorum.

“Hangi mevsim sana uygun?” desem yanıtı “dört mevsim “olacaktır. Meyvelerin kabuğunun hemen altında beyaz ince zar gibi acımsı albedo kısmı bulunur. Portakalın model ve rengi hiç değişmeyen iç giyimidir.

Sarımsı renk ve çok gözlü meyvedir.

Meyveleri üzerinde, dalları tartmadığı aralık ve ocak ayında kariyerinin en son noktasındadır.

Portakal kabuklarının ateşte yanan kokusu gibi dağılır anılar. İşte bir anı’m…

Cevat Şakir caddesinde portakal ağaçları sıra sıra dizilmiştir. Bebek portakal çiçekleri, ağaç üzerinde.  İlginç olanı büyük portakallar ( babaanne, dede ve diğer büyük aileler) seremoni ile onların başucunda.   Biliyorum, çiçek dalında güzeldir. Hele bir de meyveye duracaksa. Ama o güzelliğe o kokuya dayanamadım. Elimi uzattım ve gün boyu sevdiklerimin adları gibi koklamak istedim. 1. gün koparamadım, 2. gün denedim yine koparamadım.  Bir çiçek alıp güzelliklerle dolu bir dünyada olduğumu hissetmek istesem de kapısını sonuna kadar kapatıyordu. Duyularımın o güzellik için var olduğu algısıyla başım dönüyordu.

Doğadaki ruhlara, her canlıda bir ruh olduğuna inanılan, Şamanizm’e göre portakal çiçeği almak için portakal ağacından izin alınması gerekiyormuş. Çok şaşırdım.  Uygulamak zor değildi.  Güneşli bir sabah portakal ağaçları, çiçekleriyle birlikte yine yolumu kestiler. Geçip gidemedim. Önünde durdum ve saygıyla “Sevgili Portakal ağacı, beyaz çiçekli, beş çanak ve taç yapraklı,  hoş kokulu çiçeğinden alabilir miyim?” İşte o anda ağacın dalları önüme eğildi. Uzanan elim boş kalmadı, çiçekleri kolayca avuçlarıma aldım ve gün boyu kokladım sevdiklerim gibi.

Taç yapraklarını iğne ile ipe dizip kâinatın en güzel kokulu kolyesini bile yaptım. Dört mevsim salınan ağacın görünen bir yerine nazar boncuğu asmak geliyor içimden.

İlkbahar mevsiminde yan yana can canadır, portakal yaprakları, meyvesi ve çiçekleri

Yaz mevsiminde çiçek meyveye dönmüş, yaprakların rengine yakındır.

Sonbahar mevsiminde ışıklarını yakmaya başlar.

Kış mevsiminde kariyerinin en son noktasındadır portakal ağacı. Ne çok yol kat etti kim bilir portakallar dallarda gösteri yaparken.

Her mevsim ‘başarılı bir ağaç olmalıyım.’ hırsı yokken.

Tüm yol kenarlarında, bembeyaz çiçekleriyle gönlümüzde, turuncu meyveleri ile evlerimizde.

Yasadığım yerde, hoş kokulu ağaç yanı başımda kokulu türküler söylüyor.

Portakalda vitamin olarak var olduğum şu dünyada, bir portakal ağacım olsun. Üzerinde kariyerinin son noktasında toparlak, kabuğu güzel kokan, yüzlerce portakalım olsun.

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.