ALTUNÇUL MUTFAĞI’NDAN

Yemekte kullanacağımız etin kuzu ve dana oluşu, yemeğin kalori değerini önemli ölçüde değiştirebilir.

21 Mayıs 2020 Perşembe 16:07
36 Okunma
ALTUNÇUL MUTFAĞI’NDAN

GÜVEÇTE KUŞBAŞILI MANTAR

KULLANILAN MALZEMELER 

(4 KİŞİLİK) 

800 gr kuzu veya dana kuşbaşı eti

2 adet dolma veya çarliston biber

250 gr kültür mantarı

Yarım çay bardağı zeytinyağı

1 adet soğan

4 diş sarımsak

Pul biber 

Karabiber

Kekik

Tuz

YEMEĞİN YAPILIŞI

Kuşbaşı olarak doğranmış etler üzerine 2 kaşık zeytinyağı, istenilen miktarda kekik, pul biber, karabiber ve tuz eklenir, iyice karıştırılır. Güvecin iç kısmı yağlanır ve kuşbaşı et eklenir. Aynı zamanda kültür mantarları da küçük küçük doğranır, soğan dörde bölünür. Sarımsak ve biberler de küçük parçalar halinde doğranır. Tuz, pul biber, kekik ve kalan zeytinyağı eklenir ve güzelce harmanlanarak, etlerin üzerine yayılır. Domatesler dilim dilim kesilerek güvece şekil verecek şekilde yerleştirilir. İstenilirse, güveçte de servis yapabilmek için, yemek 4 ayrı güvece alınabilir. Hazırlanan güveç veya güveçler ocağa alınır ve kaynayınca altı kısılır. Yarım saat kadar pişirilir. Önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 200 derecede etler yumuşayıp yemeğin üzeri kızarana kadar pişirilir. İstenirse fırına konmadan üzerine kaşar rendesi serpilebilir. Yanında pilav veya püre ile servis yapılabilir.

Yemeği pişirirken dikkat edilmesi gereken önemli husus, yemeğin kurumamasına özen göstermektir. Şöyle ki; Yemek fırına konulduktan sonra ısının yüksek olması nedeniyle suyunun yeterli miktarda olup olmadığı kontrol edilmelidir. 

Afiyet olmasını diliyoruz.

YEMEĞE BİLİMSEL BAKIŞ

Yemekte kullanacağımız etin kuzu ve dana oluşu, yemeğin kalori değerini önemli ölçüde değiştirebilir. Ayrıca yağlı veya yağsız oluşu pişiren kişinin damak zevkine bağlıdır. Bu yemek hayvansal protein yönünden oldukça zengin olduğu için hayli besleyicidir. Hayvansal protein içeren besinler vücudun ihtiyaç duyduğu hemen hemen tüm aminoasitleri içermektedir. Ancak bu besinleri aşırı tüketmek de kolesterol başta olmak üzere bazı hastalıklara neden olabilmektedir. Kırmızı et, tavuk eti, hindi eti, balık, yumurta ve peynir gibi besinler hayvansal proteinleri içermektedir. Diğer bir protein kaynağı ise bitkilerdir. Bitkiler, hayvansal gıdalar kadar tüm aminoasitleri içermez. Ancak bu bitkisel ürünleri de biraz hayvansal gıdalar ile birlikte alırsak daha yararlı olmakta ve daha iyi beslenilmiş olunmaktadır. 

Yemeğin içeriğinde yer alan ve Türk mutfağının hemen hemen tüm yemeklerinde bulunan zeytinyağının sağlığa olumsuz hiçbir etkisi yoktur. Özellikle günümüzde kalp ve damar hastalıkları ile ilgili şikâyetlerin artması, bu mucizevi besinin insan sağlığı açısından önemini daha da artırmaktadır. Son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin dolayısıyla zeytinyağının yalnızca lezzetli bir gıda değil, bunun yanında yüksek kaloriye sahip önemli bir besin kaynağı olduğunu da ortaya koymuştur. Zeytinyağının sağlık açısından yararlarını şöyle sıralamak mümkündür: Zeytinyağının içinde yer alan yağ asitlerinin çoğu vücut için zaruri olan tekli doymamış omega-6 yağlarıdır. Tekli doymamış bu yağlar kolesterol içermediklerinden, zeytinyağı diğer yağların aksine kandaki kolesterol oranını yükseltmemekte, tam tersine kontrol altında tutmaktadır. Bu konuya ilişkin yapılan birçok bilimsel çalışmada, 1 hafta boyunca her gün yaklaşık 2 yemek kaşığı doğal zeytinyağı tüketen insanların kolestrol düzeylerinde son derece olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Biliyoruz ki, kansere karşı vücudumuzu koruyan antioksidanlar, vücudumuzdaki zararlı maddeleri etkisiz hale getiren ve hücrenin tahrip edilmesini engelleyen son derece önemli maddelerdir. Belirli bir süre düzenli zeytinyağı kullanan kişilerde, yüksek antioksidan seviyeleri tespit edilmiştir. Ayrıca zeytinyağının kalp hastalıklarını önlediği pek çok araştırma ile ortaya konulmuştur. Yüksek oranda kalp ve damar hastalıkları vakalarına rastlanan ülkelerde çoğunlukla yüksek kolesterol düzeyine sahip doymuş yağlar tüketilmektedir. Bu hatalı, dengesiz yanlış beslenme alışkanlığı Akdeniz diyeti yani zeytinyağı tüketimi ile düzeltilebileceği bilim adamlarınca ileri sürülmektedir. Bunun yanı sıra zeytinyağı omega-6 yağ asidinin omega-3 yağ asidine oranını da düzenlemektedir. Omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin vücuda belli bir oranda alınması çok önemlidir. Çünkü bu oranlardaki dengesizlik durumunda hastalıklar ve kanser de dâhil olmak üzere, kalp ve bağışıklık sistemi ile ilgili birçok hastalığın ilerlemesi söz konusu olmaktadır. Tüm bu nedenlerden dolayı pek çok kişi zeytinyağı ile sağlık bulmaktadır. Amerikan Kalp Birliği, kalp hastalığı riskini azaltmak için yüksek tekli doymamış yağ diyetlerinin, %30 düşük yağlı diyete bir alternatif olabileceğini ileri sürmektedir. ABD de yapılan bir çalışmada ise, zeytinyağı gibi bitkisel yağlarda bulunan bir madde olan ß-sitosterolün prostat kanser hücrelerinin oluşumunu engellemede yardımcı olabildiğini kanıtlamıştır. Araştırmacılar ß-sitosterolün hücrelerin bölünmemesi emrini veren hücre içi haberleşme sistemini güçlendirdiği, böylece hücre büyümesi kontrolsüz hale gelmeden kanserin engellenebileceği sonucuna varmışlardır. ABD de yürütülen bir araştırmada ise, zeytinyağının bağırsak kanserine karşı koruyucu özelliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırıcılar zeytinyağının bağırsak kanserinin başlamasını engellemek için midedeki asitle tepkimeye girdiğini ortaya koymuşlardır. Ayrıca araştırmacılara göre bol miktarda zeytinyağı ve sebze yiyen insanlarda, eklemlerdeki kronik bir hastalık olan eklem romatizması hastalığı geçirme riski aşağıya çekilmektedir. Zeytinyağının içerdiği vitaminler ise, hücre yenileyici özelliklere sahip oldukları için, yaşlılık tedavisinde de kullanılır, cildi besler ve korur. Besinlerle birlikte vücudumuza "serbest radikal" denilen bazı maddeleri de aldığımız bir gerçektir. Zeytinyağı, başta E vitamini olmak üzere, içerdiği çok sayıdaki antioksidan maddeyle bu zararlı maddelerin vücudumuzda neden olduğu tahribatı, hasarı önlemekte, hücrelerimizi yenilemektedir. Doku ve organlarımızın yaşlanmasını geciktirme özelliğine de sahiptir. Yapılan başka bir araştırmada, zeytinyağının yüksek tansiyona olumlu etkisini bir kez daha vurgulamaktadır. Ayrıca zeytin ağacının yaprağı ile tansiyon düşürücü ilaçlar yapılmaktadır. Bunun yanında, zeytinyağı mide asidini azaltarak mideyi gastrit ve ülser gibi hastalıklara karşı korumaktadır. Aynı zamanda safra salgısını harekete geçirerek, sindirimin mükemmel hale gelmesini sağladığına dair bilgiler mevcuttur. Safra kesesinin boşalma işlemini düzenlemekte ve safra taşı riskini azaltmaktadır. Bunların yanı sıra beyin damarlarının sağlığına da olumlu etkilerinin olduğu bilinmektedir.

Yemek içeriğinde yer alan dolma biber ve çarliston biber, soğan ve sarımsak vitamin deposudur. Ayrıca, antioksidan etkiye de sahiptir. Baharatlar ise sindirim sistemine hazım konusunda yardımcı olacaktır. Diyet yapanlar ve kronik bir hastalığı olanlar, kullanacakları et ve tuz miktarında dikkatli olmalıdırlar.

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İstanbul Fatura Basımı

avukat kartvizit

evden eve nakliyat

ofis taşımacılığı