İstanbul

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından şiir okumayı, yazmayı ve yayınlamayı teşvik etmek amacıyla ilan edilen 21 Mart Dünya Şiir Günü kapsamındaki dosyasının 11. haberinde şair Lale Müldür röportajına yer verildi.

"Anemon", "Saatler / Geyikler", "Kadınesk" adlı eserlerin de aralarında bulunduğu çeşitli kitaplara imza atan Müldür, şiir yolculuğunu ve şiirin hayatındaki önemini anlattı.

Türk şiirinde 1980'li yıllardan itibaren kendine has şiir üslubuyla yer edinen şair Lale Müldür, Amerika'da yayımlanan Türk şiiri antolojisinde "1980'lerde başlayan krizi aşan bir şair" olarak anıldı.

Müldür, son dönemlerde iyi şiir yazılmadığını ifade ederek, "Şiir hakkında diyeceğim şey, bundan sonra şiir bitti ama nasıl bitti? Şiir yazanların sayısı hala çok. Ancak gerçekten iyi şiir yazan genç şair pek yok gibi." görüşünü paylaştı.

"Şiiri bir kız kardeş olarak ciddiye almaya başladım"

Şiir yolculuğunu meşakkatli olarak tanımlayan Müldür, şu ifadeleri kullandı:

"Şiirle iştigal etmesem ölürdüm. Basbayağı ölürdüm. Şiire başladığım yıllarda yaşamaktan hiç hoşlanmazdım. Bir anlamda şiir defterlerimi dolduruyordum. Bu bende gerçekten şiirin bir kız kardeş niteliği açmasına neden oldu. Ben şiiri bir kız kardeş olarak ciddiye almaya başladım. Sonra 'Noli me tangere (Bana dokunma)' dedim kendi kendime. Onu baz alarak ilerledim."

Müldür, şiirin kendine has yapısı ve üretim sürecinde ortaya çıkışı konusunda da değerlendirmelerde bulunarak, şunları kaydetti:

"Şiir içten gelen bir şeydir bir kere. Sonradan şiir yapılmaz. İçinden pat diye önüne geliyor yani öyle bir şey. Çat diye gelmesi lazım. Bunu anlamayanlar boşu boşuna harcıyorlar vakitlerini. Şiirin apayrı yeri vardır bir defa. Hemen anlarsın, 'Bu şiir' dersin. Bir; kafiye, iki; yolunu açan bir şey, üç; senin bütün enteresanlığı kaydetmek gibi bir şey. Sonra da onu hatırlatmak. Hatırlamak da zordur. Ben hatırlamam mesela. Ben katiyen hatırlamam. Ama bir kere bana okunsun şiir aklımda kalır sözcükler ve söylerim hemen şiiri."

"Gırgır bulamazsam kaçar giderim oradan"

Müldür, şiirde bir ortam ya da izini takip ettiği şair olmadığını, kendi şiirleri ve kendine has tarzı olduğunu söyledi.

Ezgi Güneştekin'in ilk kişisel sergisi "How U Feel?" sanatseverlerle buluştu Ezgi Güneştekin'in ilk kişisel sergisi "How U Feel?" sanatseverlerle buluştu

Şiirde sohbetin önemine işaret eden Müldür, "Ben şiir ortamına hiç doğmadım. Pek bilmem yani şairler ne yaparlar ne ederler. Şairlerle bir araya gelme nedenim gırgırdır benim. Gırgır çok önemli bende. Ama öyle herhangi bir gırgır değil bayağı gırgır hoşuma gider. Gırgır bulamazsam bir şeyde veya bir insanda kaçar giderim oradan. Gırgır olmazsa olmaz." diye konuştu.

Müldür, şiirin ciddi bir iş olduğundan bahsederek, "Bir de çok ciddi bir tarafı var şiirin. Şiir sana geliyor. Şuraya gelir (kalbini göstererek) 'Aaa geldi' dersin. İlhamdır. O gelir ve o zaman eline kalemi alır başlarsın yazmaya veya hiç yazmazsın da aklında tutarsın." ifadelerini kullandı.

Okumaktan keyif aldığı şairler hakkında da bilgi veren Lale Müldür, Arthur Rimbaud, Fernando Pessoa, Rainer Maria Rilke, Thomas Stearns Eliot ve Charles Baudelaire'ın şiirlerinin kendisini her zaman etkilediğini de sözlerine ekledi.