Prof. Atar: Binlerce insan hastalığını bilmeden yaşıyor

Binlerce insan hastalığını bilmeden yaşıyor

Prof. Atar: Binlerce insan hastalığını bilmeden yaşıyor

Binlerce insan hastalığını bilmeden yaşıyor

08 Nisan 2019 Pazartesi 11:20
68 Okunma
Prof. Atar: Binlerce insan hastalığını bilmeden yaşıyor

Muğla (DHA) 

Türkiye'de 800 bin kişi, çarpıntı, bayılma, halsizlik, yorgunluk ile kendisini gösteren aritminin (kalp atışında düzensizlik) en yaygın türü olan atriyal fibrilasyon hastası. Ancak çok sayıda hasta, 60 yaş üzeri her 4 kişiden birinde görülmesine rağmen teşhis edilemeyen hastalığından habersiz yaşıyor. Bu da inme ve ölüm riskini artırıyor. Türk Kardiyoloji Derneği Aritmi Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. İlyas Atar inmelerin yüzde 20'sine atriyal fibrilasyonun neden olduğunu, hastalığın ölüm riskini en az 2 kat artırdığını söyledi. Avrupa'daki hasta sayısının 11 milyon olduğunu kaydeden  Prof. Dr. Atar, "Binlerce insan, hastalığından habersiz olarak yaşamına devam ediyor" dedi.

Türk Kardiyoloji Derneği tarafından uluslararası katılımlı olarak Muğla'nın Fethiye İlçesi'nde düzenlenen aritmi toplantısında önemli veriler paylaşıldı. Türkiye'de yaklaşık 800 bin insanın aritminin en yaygın türü olan atriyal fibrilasyon hastası olduğu, 60 yaşın üzerindeki her 4 kişiden 1'inde görülmesine rağmen birçok kişinin teşhis almadığı için hastalığından habersiz yaşadığı ifade edildi.

ÖLÜM RİSKİNİ EN AZ 2 KAT ARTTIRIYOR

Türk Kardiyoloji Derneği Aritmi Çalışma Grubu Başkanı ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İlyas Atar, ülkemizde aritmi hastalıklarına sık rastlandığını bunlar içerisinde de en çok atriyal fibrilasyon hastalığının görüldüğünü belirterek, konuştu:

"Türkiye'de minimum 800 bin, kötümser bir tahmin ile de 1 milyon 600 bin insanın atriyal fibrilasyon hastası olduğunu düşünüyoruz. Atriyal fibrilasyon tüm inmelerin yüzde 20'sinden sorumlu ve kalp yetmezliğinin en önemli nedenlerinden bir tanesi. Ölüm riskini 2 kat arttıran bir ritm bozukluğu. İlaç tedavisi ve ablasyon yöntemi denilen bir teknik ile tedavi edilebiliyor. Atriyal fibrilasyon ile pıhtı riskinin artması nedeniyle kan sulandırıcı ilaçlar ile pıhtıyı engellemeye çalışıyoruz. Ayrıca halk arasında yakma tedavisi olarak bilinen ablasyon tedavisi yapıyoruz."

"ÜLKEMİZDE TEDAVİYE ULAŞAN İNSAN SAYISI ÇOK DÜŞÜK"

Ülkemizde her yıl yaklaşık 70 bin insanın atriyal fibrilasyon tanısı aldığının tahmin edildiğini ve inme vakalarının yüzde 20'sinin atriyal fibrilasyon nedeniyle yaşandığını belirten Prof. Dr. Atar, "Bu aslında tedavi edilebilir bir hastalık. Almanya'da her yıl 1 milyon 600 bin insan atriyal fibrilasyon için ablasyon tedavisi görürken bu rakam ülkemizde yüzde 2 civarında. Totalde ülkemizde yaklaşık 2 bin insanın ablasyon tedavisine ulaştığını düşünüyoruz. Bu çok düşük bir sayı" dedi.

BELİRTİLERİ NELER?

Prof. Dr. Atar, 50 yaş üstündeki tüm hastaların kontrol amaçlı muayene olmaları gerektiğini ifade etti ve hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı:

- Özellikle istirahat halindeyken hissedilen çarpıntı

- Bayılma

- Halsizlik, bitkinlik

- Nefes darlığı

- Göğüs ağrısı ve göğüste baskı hissi

- Kalp atımında düzensizlik hissi

"60 YAŞIN ÜSTÜNDE 4 KİŞİDEN 1'İNDE VAR"

Türk Kardiyoloji Derneği Aritmi Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Sabri Demircan ise aritminin düzenli kalp atışındaki bozulma olduğunu belirterek, "Aritmi kalp atışındaki herhangi bir bozulmadır. Artması, düşmesi, normal düzenin dışında bir ritm oluşması aritmidir. Aritmi bir yaşlılık hastalığıdır. Risk faktörleri de yaşla birlikte artar. Atriyal fibrilasyon gençlerde de olabilir, bazı kişileri hiç etkilemeyebilir, bazı kişiler acil servise sık sık başvuruyor olabilir. Farklı hasta profilleri var. Ancak atriyal fibrilasyon yaş ile çok alakalı bir hastalık. 60 yaşın üzerinde minimum yüzde 20 oranında yani 4 insandan birinde görülüyor" dedi.

"KALP DAMAR HASTALIKLARINDAN YÜZDE 90 ORANINDA KORUNMAK MÜMKÜN"

Türk Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Erol ise nisan ayının ikinci haftasının Dünya Kalp Sağlığı Haftası olduğunu vurgulayarak, kalp damar hastalıklarından korunmanın mümkün olduğunu belirtti. Prof. Dr Erol, doğru bir yaşam tarzı ile risk faktörlerinin yüzde 90 azaltılabileceğini ifade ederek şunları söyledi:

"Toplumun bilinçlendirilmesi ve risk faktörlerinin azaltılması kalp damar hastalıklarından korunmada oldukça önemli. Kuruluş amacımız da mesleki ve toplumsal eğitimi arttırarak Türk halkının kalp damar sağlığını korumak. Bu amaçla birçok toplantı yapıyoruz. Bugünkü toplantımız da aritmi çalışma grubumuzun yapmış olduğu bir toplantı. Son derece başarılı geçiyor. 600 civarında katılımcımız var ve üyelerimizin eğitim düzeyini arttırmaya çalışıyoruz."

DHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.