KANSER KORUNMAK ZOR DEĞİL!

Modern şehir yaşantısının insanların sağlıklarında önemli derecede etkisinin olduğunu düşünüyorum. Artık marketlerdeki sebzeler, meyveler bana süslü, parlak plastikler olarak görünüyor. Peki bu besinlere ne kadar güvenebiliriz? Kanserden korunmak için neler yapmalıyız? Bu hafta korkulu rüyamız olan kanser hakkında merak edilen tüm soruları Avrasya Hospital Medikal Onkoloji ve Kemoterapi Uzmanı Doç. Dr. Mahmut İlhan sizler için cevaplıyor. Herkese kanserden uzak, mutlu ve sağlıklı haftalar dilerim.

10 Mayıs 2015 Pazar 18:49
1215 Okunma
KANSER KORUNMAK ZOR DEĞİL!

SUMRU AYDIN

İnsanların tükettiği yiyecekler yoluyla kanser olması mümkün müdür? GDO’lu besinlerin sağlığımız üzerindeki etkisi nedir?

Tat aldığımız besin maddeler elbette ki daha doğaldır. Elimizden geldiği kadar doğal besinlere ulaşmaya çalışmalı ve sebze ve meyveden zengin olarak beslenmeliyiz. Ayrıca ideal kilomuzu korumalıyız. Beslenmede %50-60 karbonhidrat, %30 lipid, %10-20 protein öneriyoruz. Karbonhidrat ile sebze meyveden zenginlik çok önemli. Yağı da daha çok zeytinyağ olarak kullanmanızı öneriyoruz. Tereyağının da bir zararı kanıtlanmamıştır. Protein olarak da balık, tavuk ve kırmızı etin yağsız olarak tüketilmesini öneriyoruz.

Egzersiz yapmak yaşam sağlığımız için ne kadar önemlidir?

Günde yarım saat spor yapılması önerilmektedir. 2007’de yapılan bir araştırmayla günde yarım saat ya da hafta 3,5 saat egzersiz yapan insanlar ile egzersiz yapmayanlar izlenmiştir. Depresyona girme, mutluluk derecesi, kalp ve kanser hastalığına yakalanma oranları egzersiz yapan insanlarda yapmayanlara göre daha az ölçümlenmiştir. Yani egzersizin yararları bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Dolayısıyla mutlaka egzersiz yapmalısınız.

Sigaranın kanser oluşumunda etkisi nedir?

Akciğer, bağırsaklar, göğüs, mide, prostat gibi kanserlerin %30-35’inden sigara sorumludur. Diğer %30-35’inden de beslenme sorumludur.

Stres hayatımızın her alanında. Sevmediğimiz işi yapmak, ailevi problemler , üzüntü ve keder durumlarının kanser oluşumuna bir etkisi var mıdır?

Özellikle batı ülkelerinde, gelişmiş ülkelerde meme kanseri sıklığı arttı. Daha fakir daha stressiz toplumlara göre zengin ve şehir toplumlarında meme kanseri sıklığı daha fazla. Tabii ki gelişmiş toplumlarda çocuk sahibi olma, süt emzirme oranı da azalıyor. Ama buna rağmen stresin kanser üzerinde risk olduğunu düşünüyoruz. Bilimsel kitaplarda stresli ve stressiz olan insanları karşılaştıran fazla çalışma yok ancak morali yüksek daha düzenli yaşayanlar kanser olduktan sonra aynı tedaviden daha iyi sonuç alıyorlar. Bu da stresin hayatımızda ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.

İnsanlar bitkisel tedavi yöntemlerine çok fazla yöneliyorlar. Bitkisel tedavi yöntemlerinin kanser tedavisi üzerinde etkileri nelerdir?

Doğaya dönüşün insanların üzerinde pozitif etkisinin olduğunu söyleyebilirim. Ama tedavi amaçlı denen bitkisel ürünlerin bilimsel olarak bir kanıtı yok. Kanser ilaçlarının 3 aşamalı geliştirilen laboratuvar araştırmaları ve sonucunda tedavi edeceğine dair bilimsel kanıtları var. Bu laboratuvar çalışmaları 5 ila 7 yıl sürüyor. Fakat bitkisel ürünler ilgili herhangi bir çalışma yok. Bazı hastalarımız kanser tedavisi sırasında bize haber vermeden çeşitli bitkisel ürünler kullanıyorlar ve bazen verdiğimiz ilaçların aşırı derecede yan etkiler gösterdiğini görüyoruz. Tabii ki hastalarımızın bizden saklayarak bir takım bitrkisel tedavileri kullanmamasını öneriyoruz. Yani bitkiler tedavi edici olarak yüksek dozarda değil de çay vs. gibi içilebilir.


Kanser tarama testlerinin etkisinden bahseder misiniz?

Belli yaşlar belli kanserler türleri için risk oluşmaktadır. Bu nedenle bir uzman aracılığı ile herkes hangi tarama testlerini yapması gerektiğini öğrenmeli ve uygulamalıdır. Bu konuda bilinen meme kanseri ve yeni standart uygulanması gereken akciğer kanseri taramasını kısaca vurgulayalım. Tüm yaşam boyunca kadınların yaklaşık 1/10 meme kanserine yakalanmaktadır. Bunun için kendi kendine meme muayenesi ve gerektiğinde doktora meme muayenesi 20-30 yaşlarda, ilk meme taraması 40 yaşında(Mamografi/meme ultrasonografisi) başlamalıdır. Hiçbir tarama olmadığında ele gelerek teşhis edilen meme kanserlerinin kitle çapı ortalama ≥3 cm iken, mamografi ile yapılan tarama ile tespit edilen kanser kitlesi çapı 1-1.6 cm olmaktadır. Bu iki kanser kitlesinin uzağa veya koltukaltı lenf bezlerine sıçrama olasılığı çok farklıdır, tarama ile tespit edilen kanser daha küçük erken ve tedavisi kolaydır. Akciğer kanserinde 2011 yılında ASCO dünya toplantısında sunulan bir çalışma ile düşük-doz helical CT adlı cihaz ile yapılan tarama ile tarama yapılmayan insana göre kanserin küçük yakalandığı ve akciğer kanserinde ölüm oranının azalatıldığı ispatlandı.

Peki hocam kısaca söylemeniz gerekirse kanserden korunma için neler yapabiliriz?

  1. Dengeli beslenmeli ve ideal kilomuzu korumalıyız.

  2. Egzersiz yapmalıyız

  3. Aşırı stresten kaçınmalıyız.

  4. Sigaradan uzak durmalıyız.































Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 10.05.2015 17:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İstanbul Fatura Basımı

avukat kartvizit

evden eve nakliyat

ofis taşımacılığı