Ankara

Ruanda'nın Ankara Büyükelçisi Charles Kayonga'nın ev sahipliğinde düzenlenen anma programına Dışişleri Bakanlığı Doğu ve Güney Afrika Genel Müdürü Büyükelçi Elif Çomoğlu Ülgen, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi Mariam Khan, Cibuti'nin Ankara Büyükelçisi Aden Hüseyin Abdillahi, başkentte görev yapan diplomatik misyon temsilcileri, Ankara'da yaşayan Ruandalılar ve çok sayıda davetli katıldı.

Erzurum'daki trafik kazasında 3 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı Erzurum'daki trafik kazasında 3 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı

Ruanda Milli Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende hayatını kaybedenler için mum yakıldı, müzik dinletisi ve soykırımı anlatan video gösterimi gerçekleştirildi.

"Türkiye ve Ruanda, mükemmel ilişkilere sahiptir"

Ülgen, konuşmasında anma törenine katılmaktan duyduğu memnuniyeti ve Türkiye'nin Ruanda ile dayanışmasını dile getirerek, Ruanda halkının güçlü ve birlikte yol katettiğini söyledi.

Soykırımdan kurtulanların hikayesinin ilham verici olduğunu belirten Ülgen, sevdiklerini kaybedenlerle dayanışma içinde olunduğunu vurguladı.

Büyükelçi Ülgen, Filistin'deki duruma değinerek, Gazze'de insanlığa karşı suçların işlendiğini kaydetti.

Türkiye-Ruanda ilişkilerine yönelik de değerlendirmelerde bulunan Ülgen, "Türkiye ve Ruanda, sağlam dostluk bağları, karşılıklı güven, dayanışma ve işbirliğinden ilham alan mükemmel ilişkilere sahiptir." ifadesini kullandı.

UNFPA Türkiye Temsilcisi Khan da Birleşmiş Milletlerin (BM) Ruanda soykırımına ilişkin yayımladığı mesajı okudu.

Cibuti'nin Ankara Büyükelçisi Abdillahi, soykırım kurbanlarını anmak üzere toplandıklarını belirterek, bunun insanlık ve Afrika tarihinin "en karanlık sayfalarından" biri olduğuna işaret etti.

Ruanda'nın zorluklara rağmen toplumun ve ekonominin yeniden inşasında önemli adımlar attığına dikkati çeken Abdillahi, ülkenin parlak geleceğinin temellerini attığını dile getirdi.

"Tutsiler, tarif edilemez bir katliama maruz kaldılar"

Ruanda'nın Ankara Büyükelçisi Kayonga da katılımcılara teşekkür ederek soykırımdan kurtulanların, ülkesi için "şefkat ve direncin" somut örnekleri olduğunu söyledi.

Ruanda'daki Tutsi topluluğunun 1994'te yok edilmeyle karşı karşıya kaldığını anımsatan Kayonga, "100 gün boyunca genç-yaşlı, kadın-erkek, bebek ve hatta henüz anne karnında olan Tutsiler, tarif edilemez bir katliama maruz kaldılar. Hutu ılımlı politikacılar ve seri cinayetlere katılmayı reddeden diğerleri de aynı dönemde katledildi." dedi.

Kayonga, Tutsilere yönelik soykırımın kolektif ve dönemin siyasetçileri tarafından yürütülen girişim olduğunun altını çizerek, "Çalılarda, tarlalarda, bataklıklarda, tepe kenarlarında, vadilerde ve şüpheli herhangi bir yerde saklanan Tutsilerin avlanmasına katılmak üzere tüm halk seferber edildi." ifadelerini kullandı.

Uluslararası toplumun soykırımı engelleme konusunda başarısız olduğunu dile getiren Kayonga, "Hayal bile edilemeyecek kayıplarına ve acılarına rağmen katillerini affetme cesaretini gösteren hayatta kalanların yanındayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın da sık sık ifade ettiği üzere, Tutsilere yönelik soykırımın ardından geriye sunacak bir şeyleri kalanlar, hayatta kalanlar olmuştur." diye konuştu.

Soykırım

Ruanda'da 1994'te Hutular, dönemin Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana'nın uçağının düşmesinden sorumlu tuttukları Tutsilere karşı soykırım başlatmıştı. Ülkede 100 gün süren katliamda 800 binden fazla Tutsi hayatını kaybetmişti.