Erzengin "Çare Doktor" lakabı ile Kahramanmaraş'ın derdine çare olmaya geliyor

“Çare Doktor” lakabıyla ünlenen Erzengin, Kahramanmaraş’ın derdine çare olmaya geliyor....

Erzengin "Çare Doktor" lakabı ile Kahramanmaraş'ın derdine çare olmaya geliyor

“Çare Doktor” lakabıyla ünlenen Erzengin, Kahramanmaraş’ın derdine çare olmaya geliyor....

26 Aralık 2018 Çarşamba 12:12
691 Okunma
Erzengin "Çare Doktor" lakabı ile Kahramanmaraş'ın derdine çare olmaya geliyor

HABER: FUNDA AKOSMAN ERMAN
 

MHP Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı olarak başvurusunu yapan Prof. Dr. Faruk Erzengin, genel merkezden olumlu yanıt aldı. MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli ile görüşmesinin ardından Kahramanmaraş’a gelen Erzengin çalışmalara başladı. Kahramanmaraş’da bugüne kadar yapılmamış, eksik bırakılmış, kısır döngüde kalan sorunlarını çözmeyi hedefleyen Prof. Dr. Faruk Erzengin, “Kahramanmaraş’ı ülkemize yakışır bir Büyükşehir haline getireceğiz” dedi.

“Vatandaş İçin Çalışan Cesur Yürek”

Prof. Dr. Faruk Erzengin hakkında yıllar önce attığım başlık anlamını arttırarak devam ediyor. O günlerde “Vatandaş İçin Çalışan Cesur Yürek” başlığını kullanmış ve Faruk Ağabey’in başarılarını anlatan birçok haber, röportaj ve makaleye gazetemizde yer vermiştik.

Faruk Hoca ile olan tanışıklığımız yıllar öncesine dayanır. Çocukluk dönemimde rahatsızlanmış, az kalsın yanlış konulan bir teşhise kurban gidecek iken, Faruk Erzengin’in dikkati ve bilgisi ile tedavi olmuştum. Kendisi ile o zamandan sonra ailecek görüştük ve kendisini manevi babam olarak kabul ettim.

Faruk Ağabey, binlerce hastaya baba şefkati ile elini uzatmış, tedavi ettiği hastalar tarafından kendisine nice türküler, şiirler yazılmıştır. Tıp dünyasına adını altın harflerle yazdıran Faruk Hoca’nın bulduğu buluş ile ölüme dahi yol açabilen anjiyoya gerek kalmamış, hastalar kendi adını taşıyan Erzengin adı ile literatüre giren ilaçlar sayesinde tedavi edilmeye başlanmıştır.

Tıbbi bilgi ve tecrübenin yanı sıra İslam alimi de olan Faruk Hoca, engin bilgiye sahip bir şahsiyettir. Bu bilgi ve tecrübesini hayatına yansıtmış, sayısız esere imza atmıştır.

Atatürkçü, vatan sevdalısı, her şeyden önce insan ve ülke menfaatini düşünen, önüne serilen hazineleri elinin tersi ile hiç düşünmeden ülke aşkı uğruna iten bir Milliyetçidir... Bu eşsiz karakterine yaşamım boyunca şahit oldum.

Faruk Ağabey, Kahramanmaraşlı’dır.... Kahramanmaraş’ı, ailesini, küçüklüğünü anlatırken gözlerinin parladığını görebilirsiniz. Tarih bilgisi oldukça geniş olan Erzengin, canı gönülden ne gerekiyorsa memleketi için yapan ve yapmaya da devam edecek ender şahsiyetlerden biridir.

İki dönem İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde dekanlık yaparak, sorunlara çare bulan Faruk Ağabey, tıbbi alanda hep vatandaş için çalıştı... Şimdi de yine vatandaş için, bu sefer siyasi alanda çalışmaya talip...

Ben, şahsen tanıma fırsatı bulduğum, Kahramanmaraş derken bile içi titreyen, kalbi vatan aşkı ile çarpan bu olağanüstü insandan daha iyi bir başkan olacağını düşünemiyorum. Bu kadar yüksek değerlere sahip bir insanın Kahramanmaraş halkına katacağı değerleri hayal dahi edemiyorum. Kendisine şimdiden başarılar diler, Kahramanmaraş halkına Prof. Dr. Erzengin gibi bir aday adayına sahip oldukları için ne kadar şanslı olduklarını hatırlatmak isterim.

Funda Akosman Erman


“Kendinden emin bu ses, beni yüzde 50 iyileştirdi”

Bir okuyucumuzun Prof. Dr. Faruk Erzengin ile nasıl tanıştığına dair anısı... Kendisi Erzengin’e olan minnettarlığını bu şekilde aktarmak istedi.

“Ben Kars vilayetinden Ahmet Uluoğlu. 2014 yılında kalp-damar rahatsızlığım nedeniyle Ataköy’de özel bir hastaneye başvurdum. Yapılan teşhis ve tespit sırasında kalp damarlarımın tıkalı olduğu gerekçesi ile Gaziosmanpaşa’daki özel bir hastaneye sevk edildim ve burada yapılan tetkikler sonucunda anjiyo olmak gerektiğini söylendi. Yapılan anjiyo sonrasında damarlarımın açılmadığı söylendi ve en kısa zamanda stent takılması için baypas olmam gerektiği, olmadığım takdirde her an kalp krizi geçirebileceğim söylendi. Elimde bulunan tetkiklerle kalp-damar üzerine tedavi sunan bir devlet hastanesine gittim ve burada da her türlü kontrollerim yapıldıktan sonra, aynı teşhis konuldu. Her iki hastaneden aldığım sonuçlar yüzünden psikolojim bozuldu. Ancak yeniden ameliyat olmak istemiyordum. Tekrar elimdeki raporlarla Bahçelievler’de bulunan özel bir hastaneye gittim. Ancak gittiğim her hastaneden aldığım cevap aynıydı. Birçok hastaneye, birçok doktora, birçok profesöre gittim bana söylenen hep aynı şey oldu; “Bir an önce stent takılması gerekiyor, yoksa her an kalp krizi geçirebilirsiniz!”

Bunca hastane, bunca doktor, bunca profesöre gözüktükten sonra psikolojim gittikçe bozulmuştu. Bakırköy İlçesi Osmaniye Semti’nde oturan kızıma bir akşam gittim. Yakın semtlerde nöbetçi hastane olmadığından beni Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin acil bölümüne götürdü burada bir hanım doktor bana bir sakinleştirici iğne yaptı, biraz rahatladım. Eve geldikten sonra internet doktor araştırırken Prof. Dr. Faruk Erzengin’in adresini tespit ettik. Hastaları ilaç tedavisi ile baypasa gerek kalmadan tedavi ettiğini öğrendik. O gece sabahı iple çektim. Gerçek olduğuna inanamadım. Modern tıpta böyle bir tedavi yöntemi varsa gittiğim bunca hastanede bu durum niye bize söylenmedi diye düşündüm. Sabah erken saatlerde Faruk Erzengin Mecidiyeköy’de bulunan muayenehanesi gittik, elimizde bulunan teşhis ve tetkikleri kendisine sunduk. Erzengin, ultrason muayenesi sonucu “Senin durumunun baypas ile ilgisi yok. Kalp krizi asla geçirmezsin, çünkü damarlarında kan akışı var”... Kızıma dönerek, “Kızım babam kalp krizi geçirirse ya da babana bir şey olursa gelirsin, ben şu 40 yıllık beyaz önlüğü şu pencereden atacağım, doktorluğu bırakacağım” dedi. Bu kendinden emin sesi duyunca ben ve kızım çok sevindik. Kendimi o an yüzde 50 oranda tedavi olmuş gibi hissettim. Prof. Dr. Faruk Erzengin, ilaçlarımı, uymam gereken diyetimi yazdı ve 4 ay sonra tekrar gelmem gerektiğini söyledi. Hoca’nın söylediği her şeyi harfiyen yerine getirdim, 4 ay sonra kontrole gittim, beni detaylı bir şekilde muayene etti ve “kalp ve damarlar normale dönmüş, ancak tam emin olmam için Çapa’da özel bir kişilik açık anjiyo yapıyorlar seni oraya göndereceğim. Oradan çıkan sonuçlara göre kesin bir şey söyleyeceğim” dedi. Burada yapılan tetkik sonuçları tekrar hocaya götürdüm. Kendisi “Damarların açılmış ancak bir müddet ilaç düzenlemesi yapacağız. Tekrar kontrole gel” dedi. 6 ay verilen ilaçları kullandım, 6 ayın sonunda kontrole gittim. 6 ayda bir parasız 4 defa kontrollerimi yaptı Faruk Hoca... Beni zalim ve acımasız, bıçakçı cellatların elinden kurtardı.

Ben bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak soruyorum şimdi, bu benim en yasal hakkım. Önce Sağlık Bakanlığı’na, sonra özel ve devlet hastanesinde görev yapan doktorlara, madem ilaçla damar açılabiliyor, neden insanları parça parça ediyorlar. Ya da neden ömür boyu içilen, kalbi yüzde 35 noksan çalışır hale getiren bir torba ilaç veriyorlar. İnsanları neden mezara kadar ilaca mahkum ediyorlar. Tüm doktorları, merhametli, dürüst olmaya ve Hipokrat yeminine bağla kalmaya çağırıyorum. Sağlık Bakanlığımızdan bu haksız ve usulsüz duruma dur demesi için bu durumun araştırılmasını ve gerçeğin gerçek gibi araştırılma yapılarak bu hayat kurtarma baypasının dışındaki keyfi baypasların kontrol altına alınmasını talep ediyorum.”

Ahmet Uluoğlu


Prof. Dr. Faruk ERZENGİN Kimdir?

Kahramanmaraş’ta 24 Aralık 1950 yılında 7 çocuklu bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babası; Maraş Kurtuluş Savaşında çok büyük fedakârlıklar gösteren ve gazi olan Hacı Mehmet ERZENGİN’dir ve çok köklü bir ailenin mensubu olup meşhur Hoca ve Müderris Ömer Efendinin torunudur. Annesi Emine ERZENGİN Maraş Müftüsü Meşhur Hafız Ali Efendi’nin yeğenidir. Muhafazakâr bir ailenin evladı olarak Dünyaya gelen Faruk ERZENGİN; üç yaşından itibaren önce annesi ve ablalarının ve daha sonraki yıllarda Maraş’ın Fatma Hoca, Gövşen Hafız, Güllü Hoca, Salih Hoca gibi çok ünlü din adamlarının verdiği dinî eğitimle Kuran-ı Kerim’i önce hatmetmiş ve devamında hıfzetmiş ve 16 yaşına kadar Hafız Ali Efendi başta olmak üzere pek çok ünlü hocaların rahleyi tedrisinden geçerek Osmanlıca öğrenmiştir. İlkokulu İstiklâl İlk Okulunda, Orta Okul ve Liseyi Kahramanmaraş Lisesinde okumuş ve bu okulları birincilikle bitirmiş, her sene iftihara geçmiştir.  İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’ne 1966 yılında girmiş ve 31 Mayıs 1972’de Pekiyi derece ile mezun olmuştur. Şubat 1974’e kadar askerlik görevini Samsun ve Amasya’da, Eryatağı-Carcurum’da (toplam 18 ay) Tabip Asteğmen olarak yapmıştır. Mart 1974’te açılan sınavda birinci olarak, İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Kürsüsü’ndeki asistanlık görevine başlamıştır. Van 1976 Depreminde gönüllü olarak hizmet talep eden; Van, Muradiye, Erciş, Ağrı, Hakkâri, Tatvan bölgelerinde ve Yaykılıç Hudut Kasabasında, en soğuk kış şartlarında uzun süre şevkle çalışan, Fakülte’mizin İç Hastalıkları Kürsüsü’nün  en tercih edilen  asistanından birisi olmuştur. “İç Hastalıkları Uzmanlık” sınavını üstün derece başarı ile kazanarak 1978 yılında Kardiyoloji Anabilim Dalı’nda Başasistan olarak çalışmaya başlamıştır. Başasistanlık döneminde Fakültenin orta direği haline gelen, sağlık konusunda ilk danışılan bir isim olmuştur. Bu dönemden itibaren ilerleyen yıllarda çok kıdemli hocalarının da tavsiye edilen kişi olması hasebiyle ; Prof. Dr. Müfide Küley, Prof. Dr. Ekrem Şerif Egeli, Prof. Dr. Haluk Alp, Prof. Dr. Gıyas Korkut, Prof. Dr. Tarık Minkari gibi çok ünlü pek çok hocamızın ve yakınlarının tedavilerini üstlenmiş ve ayrıca hemen hemen her personelimizin ve tüm vatandaşımızın derdine deva olan “Çare Doktor” ismiyle ünlenmiştir.

Açılan bir sınavı kazanarak, İstanbul Üniversitesi tarafından “bilgi ve görgüsünü arttırmak” amacı ile resmi görevli olarak 1 Ocak 1982 tarihinde İngiltere’nin St. James’s Üniversitesi’nce sağlanan “Senior Registrar-Research Fellow” kadrosu ile aynı Üniversite’nin Tıp Fakültesi Kardiyoloji (Kalp ve Damar Hastalıkları)  Departmanı’na gönderilmiştir. Aynı Kardiyoloji Kürsüsünde birçok bilimsel çalışmalar yapmış,  Klinik Kardiyolojide ve Kardiyolojinin invazif , non-invasif tüm Laboratuarlarında çalışmış, Anjiyo,  Eko-Doppler ve intraoperatif mukayaselli çok başarılı birçok çalışmalar ve uluslararası yayınlar ve tebliğler yapmıştır. Bu üniversitenin Tıp Fakültesi son sınıf öğrencilerine 1,5 yıl süreyle; Kardiyolojide kapak ve damar hastalıkları, Kalp Yetersizliği ve tedavisi ve ayrıca Ekokardiyografi, Anjiyokardiyografi dersleri vermiştir. İngiltere’de açılan bir sınavı kazanarak “Doppler”  Ekokardiografi’yi kurmak ve renkli Doppler Ekokardiyografi’yi öğrenmek ve bu sistemleri ilk olarak İngiltere’de ve Ülkemizde de kurmak üzere St. James’s Üniversitesi tarafından 30.11.1982 tarihinde resmi kadrolu olarak gönderildiği Amerika Birleşik Devletlerinde Teksas Houston da Prof. Dr. Michael DeBakey ile ve Tampa-St.Petersburg’ta Advanced Ultrasound Lab.da   ve Virgin Iland ta Prof Jamil Tajik, Prof. Nanda, Prof. Kislo, Prof. Fagenbaum ve Prof Canderya ile çalışma fırsatları bulmuştur. Daha sonra Washington ve Seatle Üniversite’lerine, Los Angeles, San Diego Üniversitesine ve  Cleveland Clinic’e 6 ay süre ile programlanan rotasyonlalar halinde  kardiyolojinin her alanında tecrübesini ilerletmek için gönderilmiştir. Bu dönem ABD de Prof. J. Kislo, Prof. A. DeMaria, Prof. N. N. Nanda, Prof. J. Tajik gibi ünlü hocalarla çalışarak bilgi ve dostluğunu ilerletmiştir.  Daha sonraki yıllarda bu meslektaşlarının Antalya’da düzenlediği Ulusal Kardiyoloji Kongrelerinde (10 yıl içerisinde 5 defa) konferanslar vermelerini sağlamıştır. ABD den  İngiltere’ye tekrar döndükten sonra,  bu defa İngiltere’nin Leeds şehrine USD-Arizona, Tuscon den 1 yıllığına gelen Prof. Dr. Stanley Goldberg ile birlikte Avrupa’da ilk anjiyo ile karşılaştırmalı kantitatif Doppler Ekokardiografi Laboratuvarı’nı kurmuş ve  bu konuda pek çok çalışmalar yapmış ve yayın üretmiştir. Bu dönem İngiltere’de 2 yıl kaldıktan sonra, İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’na dönmüştür. Operatör Mr. Watson’un, Dr. Gordon Williams’ın İstanbul Tıp Fakültesinde ve dekanlığında da yüzden fazla Alman profesörün İst. Tıp Fakültesinde dersler vermesini  sağlamış ve pek çok genç uzman ve Yrd. Doç. Dr. ve Doçent mensubumuza çeşitli burslar temin ederek uzun vadeli olarak Abd, Londra, Hollanda, Japonya ve Almanya (Münih Üniversitesi Ludwig Maximilian Üniversitesine) bilgi ve görgülerini arttırmak için yollamıştır. Ayrıca Amerika, İngiltere ve Avusturyalı profesörlerin İstanbul Tıp Fakültesinde dersler vermesini sağlamıştır.

İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı’nın Ekokardiyografi laboratuvarının modern ve verimli hale getirilmesi için Başkan yardımcısı olarak görevlendirilmiş ve Doppler ve Renkli Doppler Ekokardiyografiyi Ülkemizde ve İngiltere’de ilk kuran kişi olmuştur. Transözofajial ekokardiyografi’yi de Ülkemize ilk getiren ve Türkiye’de ilk defa İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakülte’si Kardiyoloji Anabilim Dalında’da kuran kişidir. Şubat 1984 yılında Genel Kurul tarafından, Türk Kardiyoloji Derneğinin Ekokardiografi Çalışma Grubu Genel Sekreterliğine ve Başkan Yardımcılığına seçilmiştir. Bu görevi on yıl yürüttüğü dönem içerisinde Uluslararası katılımlı dört büyük, iki küçük Ulusal Ekokardiyografi Kongrelerin’in Genel Sekreterliğini ve baş sorumluluğunu yapmıştır. Bu arada aynı klinikte 1987 yılında Doçent olmuştur. İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı tarafından 1991 yılında Amerika Birleşik Devletleri St. Thomas (Virgin Islands), Miami, Orlando ve Tapma Şehirlerinde uygulamalı Transözofajiyal Ekokardiografi Kursu ve Sempozyumuna ve devamında Saint Petersburg Şehrindeki Gulfcoast Ultrasound Institute (Florida, USA)’ de, “Cardiac Doppler-Color Flow” ve “Advanced Cadiac Doppler/Color Flow Imaging” ve Transözofajiyal Ekokardiyografi konulu uygulamalı eğitim programlarına 4 ay süre ile resmî görevli olarak gönderilmiştir. Fakültesine dönüşte Transözofajiyal Ekokardiografi Laboratuvarını Ülkemizde aktif ve en modern hizmet veren  ve bu önemli yöntemi Fakültemizde kurduğu özel laboratuvarda  rutin uygulamaya sokmuştur.

Gösterdiği üstün hizmet ve başarılı çalışmaları takiben, Ülkemizdeki farklı üniversitelerden beş farklı Profesörden oluşan jürinin hazırladığı raporların sonucunda oy birliği ile başarılı bulunup, İ. Ü. nin Yönetim Kurulu’nun oybirliği kararı ile1995 yılında aktif Profesör olmuştur.

Takip eden yıllarda, Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere, Avrupa’nın birçok Üniversitelerinde kısa, orta ve uzun vadeli ( tamamı toplam üç yıl süreli)  çok sayıda uygulamalı ve teorik kurs, kongre, konferanslar, dersler vermiş, aktif olarak bizzat eğitime katılmış, pek çok sayıda konferanslar vermiş ve tebliğlerde bulunmuştur.

İkiyüzelliyedisi yabancı dilde olmak üzere 498 adet makale, araştırma, konferans, derleme şeklinde yayını ve üçü yabancı dilde olmak üzere altı kitapta yazdığı konular vardır. Kardiyoloji, Ekokardiyografi, İç Hastalıkları ve Hipertansiyonla ilgili yazılmakta olan dört kitabın ikisinde editör, ikisinde editör yardımcısıdır. Eylül 2007 de basılan 3000 sayfalık İç Hastalıkları Kitabında Kardiyoloji ile ilgili 14 bölüm yazmıştır ve aynı kitabın Editör Yardımcısıdır.

Türk Tıp Derneği, Türk Kardiyoloji Derneği, Avrupa Kardiyoloji Derneği - Fellow of the European Society of Cardiology (FESC) - üyesidir ve ayrıca Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri Ekokardiyografi Derneklerinin üyesidir.

Fenerbahçe Spor Kulübü Kongre Üyesi ve TED’in üyesi, Beykoz Spor Kulübü’nün Başkan Yardımcısıdır ve Ayrıca; “Faruk Erzengin Vakfı”nın Kurucu ve Mütevelli Heyet Başkanıdır.

Kahraman Maraş Okutma ve Yardımlaşma Derneğinin son 14 yıldan beri Onursal Başkanı olup tüm hizmetlerde aktif görev almıştır.

Ocak 1998 tarihinde Döner Sermaye İşletme Müdürlüğü, Satın Alma Komisyon Başkanlığı ve Tahakkuk Amirliği görevini bir yıl süre ile yapmıştır.

Üniversitemizi İ. Ü. Senatosunun aldığı kararla; Ankara’da temsilen 2 Ocak 1999 – 4 Ekim 2004 tarihleri arasında Yüksek Öğretim Kurulu Üniversiteler Arası Kurul Başkanlığı, Doçentlik Temel Alan Danışma Komisyonu Üyesi olarak aktif görev yapmış ve bu alanda defalarca Ankarada YÖK’te yapılan komisyon toplantılarına resmi görevli olarak katılmış ve çok üstün hizmetler vermiştir.

Ayrıca son 5 yıldır Türk Kardiyoloji Derneği Aday Belirleme Komisyonu üyesi olarak görev yapmıştır, 27 Kasım 2004’te Türk Kardiyoloji Derneği Genel Kurulu tarafından Yeterlilik “Board” Kurulu (TKYK) Başkanı seçilmiştir. Bu Kurulun çok önemli bir eğitim görevi olan iki aşamalı Board sınavlarını Kardiyolojide Ülkemizde ilk kez başlatmıştır. Mayıs 2012 de Türk Kardiyoloji Derneği Etik Kurul Başkanlığına seçilmiş olup, halen başarı ile bu komisyonun başkanı olarak bu çok önemli görevini de sürdürmektedir. Avrupa Kardiyoloji Derneği (European Society of Cardiology) tarafından Kardiyoloji Çekirdek Eğitim Müfredatı  (ESC Core Curriculum) Türkiye Sorumlusu ve Başkanı olarak seçilmiş ve 18-20, Ocak, 2007 tarihinde Türkiye’yi temsilen tek sorumlu ve Başkan olarak ESC tarafından Paris’e davet edilmiş, Avrupa ve Türkiye Kardiyoloji Çekirdek Eğitim Müfredatı ve Programlarının Toplantısında görevli olarak bulunmuş ve alt Çalışma Gruplarının ve Sürekli Eğitimin tüm fonksiyonlarının Avrupa ve Ülkemizde hazırlanmasında ve yürütülmesinde görevlendirilmiştir. Bu görevi halen başarılı bir şekilde sürdürmektedir.

Ağustos 1998 ve Eylül 2001  yıllarında yapılan Dekanlık seçimlerini tarihteki en yüksek oy alarak kazanmış ve arka arkaya 2 dönem(toplam 6 yıl) İstanbul Tıp Fakültesi Dekanlık görevini çok başarılı olarak sürdürmüş ve bu görevinde çok üstün, unutulmaz, kalıcı hizmetler vermiştir. Almanya Münih Üniversitesi Rektörü tarafından Erich FRANK Üstün Hizmet Madalyası ve Berat’ına layık görülmüştür. Ayrıca bu görevi döneminde üstün başarılarından dolayı, pek çok kurum tarafından Profesör Dr. ERZENGİN’e ellinin üzerinde plaket ve madalya verilmiştir.

Türk Kardiyoloji Derneği ETİK KURUL BAŞKANI’dır.

Türk Kardiyoloji Yeterlilik Kurulunun Kurucu Başkanı olup, Ülkemizde ilk olan bu kurumun 4 yıl başkanlığını başarıyla sürdürüp, bin civarında Kardiyolog Doktorun sınavını yaparak Yeterlilik Belgelerini verdiği için, 23 Ekim 2009 da, 25. Ulusal Kardiyoloji Kongresinde Cumhurbaşkanımız Sayın Abdulllah GÜL Bey tarafından Prof. Dr. Faruk ERZENGİN’e ÜSTÜN HİZMET ÖDÜLÜ verilmiştir.

En büyük hayali, Nobel Tıp Ödülünü ülkemize kazandırmaktır. Ömrünü bu uğurda vakfetmiştir denilebilir. Bu yolda ekibiyle birlikten yaptığı önemli çalışmaları ve buluşları mevcuttur.

Normal Dekanlık sürelerinin bitimini takiben, 7 Eylül 2004 tarihinde, toplam 6 yıllık iki dönem Dekanlık süresinin tamamlanması nedeni ile tekrar Kardiyoloji Anabilim Dalındaki Öğretim Üyeliği görevine dönmüştür ve hâlen bu göreve devam etmektedir.

İ.Ü. 2005 yılı Rektörlük seçiminde 8 aday içerisinden ikinci olarak seçilmiştir.

Evli ve 3 çocuk babasıdır.

Doçentliğini takiben tekrar ABD de Teksas Houston da Prof. Dr. Michael DeBakey ile tekrar uzun dönem çalışma imkanı bulmuştur.

Yazmakla bitmeyen özgeçmiş ile Prof. Dr. Faruk Erzengin Kahramanmaraş’ın derdine deva olmaya geliyor..

Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 26.12.2018 12:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.