Bahçeli: Türkiye Cumhuriyeti, sokakta kurulmadı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bazı kalem sahiplerinin 'CHP propagandası yapayım' derken ateşle oynadığını belirterek, "Neymiş, sokak hazır, muhalefetin silkinmesi gerekiyormuş. Hele bir çıksınlar sokağa da, acıklı şekilde görsünler anyayı konyayı, dünyanın kaç bucak olacağını. Hodri meydan; Türkiye Cumhuriyeti sokakta kurulmadı, sokakta bulunmadı, sokağa bırakılmayacak, sokağın girdabına, sokak serserilerine teslim edilmeyecektir" dedi.

27 Ekim 2020 Salı 13:16
20 Okunma
Bahçeli: Türkiye Cumhuriyeti, sokakta kurulmadı

ANKARA - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, cumhuriyetin 100'üncü yıldönümüne 3 yıllık süre kaldığını hatırlatarak, "Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin muharrik ve muhkem vasfıyla Türkiye Cumhuriyeti prangalarını kırmış, kronik sorunlarına neşter vurmuştur. Cumhur ile Cumhuriyet ayrılmamak üzere kucaklaşmıştır. Cumhuriyet'in 100'üncü yıldönümüne giden süreçte sistemsel aksaklıklar telafi edilmiş, devlet yönetimindeki zaaflar demokratik vasıtalarla giderilmiştir. Türk milletinin karakterine ve tarihi müktesebatına en uygun idare şekli olan Cumhuriyet, en az bu kadar milletimizin ruh kökünü yansıtan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'yle iyice güçlenmiş, sağlam ve sağlıklı bir bünyeye kavuşmuştur. Öncelikli stratejik hedefimiz Cumhur İttifakı'nın devamıyla birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin bütün kurum ve kurallarıyla oturması, devlet ve toplum hayatına kök salarak olgunlaşmasıdır" dedi.

'HASTALIK TEDAVİ EDİLMİŞTİR'

Bahçeli, güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş hedefleyen muhalefeti eleştirerek, "Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş amaçlayanların ne hallere düştükleri, nasıl bir tenakuz ve tutarsızlığın içine yuvarlandıkları ortadadır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne abuk sabuk eleştiri getirenlerin iddiaları çürük, ithamları güdük, isnatları düşüktür. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş emeli taşıyanlar, önce kendilerine çeki düzen vermeli, öncelikle alev alan çatılarını söndürmenin derdiyle dertlenmelidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, parlamenter sistemle mündemiç kriz damarını kesip atmıştır. Hastalık tedavi edilmiştir. Bu damara bağlananların, bununla birlikte eski alışkanlıklardan kurtulamayanların hala birbirlerine nasıl tuzak kurdukları, nasıl taarruz ettikleri malumdur, tüm çıplaklığıyla bilinmektedir. Kriz severlerin, kavgadan ve kutuplaşmadan beslenenlerin güçlendirilmiş parlamenter sistem arayışları doğal ve normaldir. Çünkü bu tip siyaset anlayışlarının gıdası cepheleşmedir, kaldı ki Cumhur İttifakı karşısında tutunma ihtimalleri olmadığı gibi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne uyum sağlamaları da eşyanın tabiatına bütünüyle aykırıdır" diye konuştu.

'BUNLARIN ARASINDA NE FARK VARDIR?'

Bahçeli, "Kulislerin ve hiziplerin partisi olan ne CHP, terörün yedeği ve teröristlerin siyasi yeleği olan ne HDP, ne de karanlık bir projeden mütevellit olan İYİ Parti, aziz Türk milletine bir gelecek vaat edemeyecektir. Etseler bile, bunun sonu üzeri çiçeklerle tuzaklanmış uçuruma açılacaktır. Cumhur İttifakı vatan ve millet sevdasıyla yedi düvele direnmektedir. Zillet siyaseti ise vurgun yemiş, konusu melanet ve rezalet olan bu masalın sonuna karmaşık ihtilaflarla gelinmiştir. 'Gerekirse Türkiye Komünist Partisi'ne bile geçeriz' diyen siyaset fukaralarının, aslında kimlerle vakit geçirdiği, kimlerin değirmenine su taşıdığı, kimlerin icazetine mahkûm olduğu bizim tarafımızdan çok nettir. Ha TKP ha HDP; ha TKP ha CHP, sorarım sizlere bunlar arasında ne fark vardır? Dümen aynı, sadece dümenciler farklıdır. Gövde aynı, yalnızca görev paylaşımı ayrıdır. Türkiye'yi sokakta teslim almaya niyetlenen, ait olduğu terör örgütüyle birlikte iç isyana kalkışan terörist Demirtaş'ı aynı üslupla öven bunlar değil midir?" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE CUMHURİYETİ SOKAKTA KURULMADI'

Bahçeli, ABD Başkan adaylarından Biden'in iktidarı devirme planlarının gündeme yansıması, 'parti kurmayın sokağa dökülün' tavsiyesi verenlerin deşifre edilmesinin son derece uyanık olmaları gerektirdiğine dikkat çekerek, "Bazı alçak kalem sahipleri ve televizyon yorumcuları da 'CHP propagandası yapayım' derken ateşle oynamaktadır. Neymiş, sokak hazır, muhalefetin silkinmesi gerekiyormuş. Ve de yeni Meclis oluşmalıymış, sözde Kürt meselesi demokratik ve şeffaf biçimde çözülmeliymiş. Hele bir çıksınlar sokağa da, acıklı şekilde görsünler anyayı konyayı, dünyanın kaç bucak olacağını. Hodri meydan, Türkiye Cumhuriyeti sokakta kurulmadı, sokakta bulunmadı, sokağa bırakılmayacak, sokağın girdabına, sokak serserilerine teslim edilmeyecektir" dedi.

'EKMEK DEDİKÇE SALDIRIYORLAR'

Bahçeli, askıda ekmek kampanyasını eleştirenlerin ümidini aslında sokağa bağladığına işaret ederek, "Dış saldırıların ve KOVİD-19 salgınının neden olduğu konjoktürel ekonomik sorunları toplumsal zeminde dayanışma ve yardımlaşma ahlakıyla nispeten zayıflatma düşüncemiz CHP'yi, İYİ Parti'yi, HDP'yi aynı anda neden rahatsız etmiştir? Bunların nimeti, helal lokmayı kötüleme densizliğini nasıl anlayalım? Nasıl anlatalım? Biz 'ekmek' dedikçe, ekmeksizler topyekûn saldırıyor. Meğer ekmeğe düşman kesilmişler, bizim de bundan haberimiz olmamış. Dünyanın her ülkesinde, her yerinde muhtaçlık yaşayan, temel ihtiyaçlarını teminde zorluk çeken, mesela ekmek alamayan, ekmeğe ulaşamayan insanlar vardır ve bilinmektedir. Zilletin yüksek voltajına çarpılanlara sesleniyorum; nasıl olsa ekmek derdiniz yok, ekmeğinin peşinde olan vatandaşlarımızla ilgili bir kaygınız yok. Askıda ekmek vardır; ama size sokakta ekmek yoktur, sokakta hayır yoktur, sokakta adım atacak yeriniz yoktur, 'var' diyorsanız sonuçlarını göze almak zorundasınız" diye konuştu.

'EKMEĞE DE VATANA DA SAHİP ÇIKACAĞIZ'

CHP'nin oyununun bozulduğunu ifade eden Bahçeli, "Ekmek bilmezler, yoksul bilmezler, 'rızık nedir' desek aval aval yüzümüze bakarlar. Ama 'sokağa çıkalım' diyen olsa hemen Kırgızistan, Belarus akıllarına gelir, damarlarına zehirli kan yürür. Yok öyle yağma, ekmeğe de vatana da sahip çıkacağız. İnsanımıza da, milletimize de, devletimize de destek vereceğiz. Askıya fatura koyup bununla öğünenlerin, ekmekten şikâyet etmeleri en başta milletimize, inançlarımıza, geleneklerimize hakarettir, hayâsız karşı çıkıştır. Vatandaşlarımızın çorbası kaynayacak, ekmekleri sofrada olacaktır. Darda ve yolda kalmışların yegâne umudu Cumhur İttifakı'dır.

Aşımızı paylaşacağız, ekmeğimizi bölüşeceğiz, vatanımızı bölmeye çalışanları, kardeşliğinizi doğramaya yeltenenleri doğduklarına doğacaklarına bin pişman edeceğiz" dedi. 

'MACRON'UN HADDİ DEĞİLDİR'

Bahçeli,  AB ülkelerinde hakim olan Türk ve İslam düşmanlığının kaygı verici boyutlarda olduğunu anımsatarak şunları kaydetti:

"Son zamanlarda Müslümanlara ve yüce dinimize yönelik Fransa'da sergilenen hayasız ambargo ve ablukalar hepimizi derinden yaralamaktadır. Macron, sözde 'İslamcı ayrılıkçı' görüşlerle mücadeleye ilişkin hazırlanan yasa tasarısının 9 Aralık 2020'de Bakanlar Kurulu'na sunulacağını utanmaz bir yüzle açıklamıştır. İslam'ı yeniden yapılandıracaklarını söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı cehaletin ve husumetin taşeronluğuna soyunmuştur. İslam'ın dünyanın her yerinde kriz yaşadığını ileri sürmek, bu nedenle yapılandırılacağından bahsetmek muhteris ve müflis Macron'un haddi değildir. Akli melekelerini hepten kaybetmiş Macron'un kafa yoracak, mesele yapacak başka işi, başka gündemi, başka meşgalesi yok mudur? Bu siyasi şizofren ne hakla İslam'ı yapılandırmayı hedef olarak belirlemiştir? Dinin sahibi Allah'tır. Peki Macron'un sahibi kimdir? Müşrik dayanışmasının içinde olanlar kimlerdir? Türk ve İslam düşmanlarının hizmetkârlığı kimlerin lehine, kimlerin çıkarınadır?" 

'MACRON, ZEHİR SAÇAN AĞZINI KAPATMALI'

Bahçeli, batı ülkelerinde artan İslam karşıtlığının alarm verici seviyede olduğunu belirterek, "Buna yönelik tüm Türk ve İslam alemi bir olmalı, beraber hareket etmeli, zalim ve emperyalist komplolara birlikte cephe almalıdır. İnanç hakkı insan hakkıdır. İnsan hakkının muhafazası eşref-i mahlûkatın şeref bahsidir. Bizim hiç kimsenin kilisesinde, havrasında, sinagogunda gözümüz yoktur, bunlara dair sözümüz yoktur, müdahalemiz yoktur. Türk milleti inançlara saygılıdır. Aynı saygıyı kendi inançlarına gösterilmesini beklemesi tartışılmaz hakkıdır. Macron istişarelerde bulunmak üzere madem Türkiye Büyükelçisi'ni geri çağırmıştır, bir zahmet ya okuyup araştırıp bu gerçekleri öğrenmeli, diplomatik misyonuna bunları anlatmalı, ya da nifak yayan, zehir saçan ağzını kapatmalıdır. Dinler arası kutuplaşma beşeriyete felaket getirecektir. Macron aslında en büyük dersi kendi ülkesinde alacaktır. Anlaşılan geçtiğimiz haftalarda yaşadığı sarsıntının etkisinden henüz kurtulamamıştır. İnanıyorum ki, Macron'un ve havarilerinin düşeceği günler, hüsrana uğrayacağı dönemler yakındır, hatta muhakkaktır" ifadelerini kullandı. 

'ABD'NIN KINAMASI YOK HÜKMÜNDEDİR'

Bahçeli, Ermenistan'ın saldırılarına ilişkin de "Ateşkes aldatmadır, oyalamadır, zaman kaybıdır. Vatan toprakları ancak ve ancak sonuna kadar mücadeleyle alınacaktır. Ermenistan'ın onun bunun vesayetinden medet umması makus sonunu değiştirmeye yetmeyecektir. Türk milleti görüş menzili içine giren işgalcileri her zeminde devirmeye muktedirdir. Çünkü Dağlık Karabağ Azerbaycan'ın öz yurdudur, azatlığı namus konusudur. ABD'nin Dağlık Karabağ üzerinden yaptırım tehdidinde bulunması beyhude bir hevestir. Ayrıca S-400 hava savunma sisteminin test edilmesinden ürken ABD'nin Türkiye'yi üst perdeden kınaması bizim nazarımızda yok hükmündedir. Ne yapacağız, hangi silahı alıp almayacağımızı, kimi destekleyip desteklemeyeceğimizi ABD'ye mi soracağız? Türkiye'yi ne sanıyorlar? Nasıl görüyorlar? Nereye konumlandırıyorlar? Bu nasıl bir küstahlıktır? Her meselede Türkiye'nin karşı kutbunda yer alan ABD, önce dost mu düşman mı buna karar vermelidir. Şayet müttefiksek, bu müttefiklik hukukuna bağlı olup olmadığını gözden geçirmelidir. Böylesi sanal müttefiklik, böylesi sahte dostluk, böylesine soğuk stratejik ortaklık nereye kadar sürecektir?" ifadelerini kullandı. 

DHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.