Atatürk’ün masasına oturdum

Yaşar Şenyüz’ün haberi için tıklayınız…

27 Ekim 2021 Çarşamba 17:04
873 Okunma
Atatürk’ün masasına oturdum

YAŞAR ŞENYÜZ / İSTANBUL

Kaybolan Eski Beyoğlu’nun 1,5 Asırlık Tarihi Mekanı Cumhuriyet Meyhanesinde

ATATÜRK’ÜN MASASINA OTURDUM

Çocuktum, yaklaşık 10 yaşlarındaydım ve her hafta sonu babamın verdiği 5 TL ile sinemaya tiyatroya gittiğimiz Beyoğlu hala hatırımda. O zamanlar otomobil trafiğine açık olan İstiklal caddesi boyunca sağlı sollu sinemaları unutmak mümkün değil. Hele her yılbaşı geldiğinde bütün İstanbul’lular en şık kıyafetlerini giyerek istiklaldeki dükkanların ışıl ışıl yılbaşı süslemelerini görmeye giderlerdi. Caddenin yıllarca 1 numaralı yılbaşı süslemesini Vakko binasında görürdük. Ne zaman Beyoğluna gitsem mutlaka bir kaç yeşilçam oyuncusu ile karşılaşırdım. En sevdiğim mekanlardan biri de profiterolüyle ünlü İnci Pastanesi idi. Hatta rahmetli eşim İnci’ye ilk yüzüğünü orada pasta yerken hediye etmiştim. Ben fotoğraf aşığı biri olarak da mutlaka en ünlü artist fotoğrafçısı olan Stüdyo Bella’nın olduğu Ankara hanı büyük bir keyifle seyrederdim. Daha sonraki yıllarda orayı çalıştırmak da nasip oldu ama tam da o zaman İstiklal caddesi trafiğe kapatılıp bütün cadde şantiye alanına döndürülünce İstiklal caddesi uzun bir süre kullanılamaz hale geldi. Sinemalar bir bir kapandı, Muhteşem Vakko binası kapandı ve o çocukluğumdaki Beyoğlunun ruhu artık yok, İnci pastanesi de yok… Bütün bu değişime direnen öyle bir mekan var ki 1,5 asırdır o eski ruhundan hiç bir şey kaybetmeden bu günlere kadar gelmiş olan Cumhuriyet Meyhanesi. İçeriye girdiğinizde kendinizi bir zaman makinesinden geçmiş gibi, sanki tarihi bir film platosundaymışınız gibi hissedeceğiniz bir mekan. Yarın 97 yılını kutlayacağımız Cumhuriyet Bayramı öncesinde, Atamızın da müdavimi olduğu bu mekanı sizlere anlatmak istiyorum… 

Tarihi Bir Mekan Cumhuriyet Meyhanesi ve Cumhuriyet Fasıl

Cumhuriyet Meyhanesi’nin kuruluş tarihi tam olarak belli değil. Ama eski bir rum meyhanesi olan mekan 1923 yılında o yıllarda var olan bir çok işletme gibi Cumhuriyet Meyhanesi ismini almış (Bir rivayete göre bu ismi Atatürk’ün verdiği de söylenir). Aslında kuruluşu daha eski olmasına rağmen resmi kuruluş tarihi olarak 1923 kabul edilmiş. Önceden Rumlar işlettiği bu mekan bir çok kere el değiştirmiş. 1940’lı yıllarda Koço Efanduli isimli bir zat burayı işletmeye başlamış. Koço Bey, Cumhuriyet Meyhanesi’nin ilk yıllarında oluşturduğu çizgisini olduğu gibi korumuş. Mekân ilk kurulduğu yerde faaliyete devam ediyor. Şu an Ali Osman Karabay ve Ali Şimşek işletiyor. İşletme Müdürü ise Metin Danışman. Ali Şimşek 50 yıldır, Ali Osman Karabay 32 yıldır buranın işletme ortağı. Metin Bey ise 30 yıldır burada çalışıyor, asıl mesleği aşçılık. Mekân üç katlı, üst kat geç saatlere kadar fasıl eğlencelerinin yapıldığı yer. Hiç unutmuyorum da, yaklaşık 20 sene önce orada kalabalık bir grupla eğlenmeye gitmiştik evimize döndüğümüzde gün ağarmıştı. Yani vaktin nasıl geçtiğini anlayamıyorsunuz. Günde 100 ‘den fazla çeşit meze hazırlandığı bu mekanda etler Balıkesir’den, zeytin yağı Ayvalık’tan, Peyniri Ezine’den geldiğini biliyorum. Bütün meyve ve sebzenin de kendilerine ait manavlarından en taze şekilde geldiğini, balıklar da ona keza mevsiminde orada bulamayacağınız bir balığı başka yerde aramayın zaten. Bütün bu saydıklarımdan dolayı da benim için Cumhuriyet Meyhanesi kendi konseptinde tartışmasız İstanbul’un 1 numaralı meyhanesi olma özelliğini taşıyor.


Atatürk’ün Masasında Oturdum.

İstanbul dışından ne zaman bir misafirim gelse ve bir şeyler içip eğlenelim dese benim tartışmasız mekanım hep burası olur. Özellikle  üst katta sokağın üç kısmını da gören köşede bulunan Atatürk’ün özel masası var. Bu masaya 5 no’lu masa denirmiş. Ata canı dışarda bir şeyler içmek istedi mi Dolmabahçe’den sessizce buraya kaçar, 0 masada Kulüp rakısı içer, beyaz leblebi yermiş. Şimdi o masada bir yazı var ‘sonsuza kadar rezerve’. 1 klüp rakısı ile beyaz leblebisi masadan hiç eksik olmuyor. sarı prinçten yapılmış olan Atatürk’ün imzası da onun ruhunu yeniden yaşatır gibi masadaki yerini almış. Her 29 Ekim’de ve 10 Kasım’da onun masası özel olarak süsleniyor ve müşterilere beyaz leblebi ikram ediyorlar. 

Yazarların Sanatcıların ve Ünlülerin Buluşma Yeri.

Cumhuriyet Meyhanesi, yıllar boyu iki tek atıp iki lafın da belini kırmak isteyen sanat ve sosyete camiasındaki ünlü isimlerin buluşma mekanı olmuş. Aziz Nesin’den Futbolcu Lefter’e, Cahide Sonku’dan Sait Faik’e, Melih Cevdet Anday’dan Oktay Akbal’a tanınmış müşterilerin haddi hesabı yokt. Birçok şair gibi Ece Ayhan’ın da Beyoğlu’ndaki uğrak mekanlarından biridir burası. Hatta “Üç Aliler Meyhanesi” olarak anılmasının nedeni de Ece Ayhan’ın bu ismi bir şiirine vermiş olmasıdır. Meyhanenin o dönemlerde üç garsonunun ismi de Ali’ydi. Üstelik amca çocukları olan Ali’lerin soyadları da aynıydı.

Buraya Gelen Huzur Bulmak İstiyor

Meyhanenin işletme müdürü Metin Danışmanı aradım ve 29 Ekim dolayısı ile mekanın haberini yapmak istediğimi söyledim beni güler yüzü ile misafir etti. 30 yıldır bu işletmede çalıştığını söylediğinde çok şaşırdım, bu zamanda aynı mekanda 30 yıl çalışmak çok görünen bir olay değildi çünkü. Metin beye soruyorum buraya gelen müşteriler neden burayı tercih ediyorlar bu kadar yıl burası aynı çizgiyi nasıl koruyor; Biz burada ülkemizdeki gerçek meyhane kültürünü yaşatan bir elin parmakları kadar az sayıdaki mekanlardan biriyiz. Menümüzdeki lezzet bir asır önce nasılsa bugünde aynı. Biz bu lezzeti koruyabilmek için turşumuzu bile kendimiz kendi reçetelerimizle hazırlıyoruz. Her yerde meze yersiniz ama Cumhuriyette yediğiniz meze buraya özeldir. 10 yıl sonra geldiğinizde de aynı lezzeti tekrar bulabileceğiniz bir mekanız biz. Salonlarımızı masasından sandalyesine, perdesinden badanasına kadar düzenli olarak bakımlarını ve restorasyonunu yapıyoruz ama hiç bir şeyin görüntüsünü değiştirmiyoruz. 50 yıl önce gelmiş bizde yemek yemiş biri şimdi torunu ile geldiğinde çok şaşırıyor, sanki zaman burada durmuş diyor.  Bizim burada giriş ve üst katımızda huzurla yemeğinizi yer, içkinizi içer, sohbetinizi edersiniz. Eğer fasıl dinlemek isterseniz de 3 katta bulunan fasıl salonumuzda geç saatlere kadar kurtlarınızı dökersiniz. Bu mekana tek başına gelmiş yada kadın kadına eğlenmeye gelmiş müşterilerimiz de huzur içinde yemeklerini yerler, eğlenmek isterlerse de eğlenirler. Bir tek allahın kulu da onları asla rahatsız edemez, bunun için biz özel bir çaba sarf etmiyoruz bizim müşteri skalamızın genel kültürü bu seviyede olduğu için böyle. Diyor.. Eğer sizde huzurla iki tek atıp, Atamızın masasının kenarında bir hatıra fotoğrafı çektirmek isterseniz Cumhuriyet Meyhanesi ile mutlaka tanışın derim…

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.