'Müslüman ülkelerdeki kadınlarla ilgili iyileştirici politikalar ertelenemez'

İİT Kadın Danışma Konseyi Başkanı Dr. Esra Albayrak, "Müslüman ülkelerde kadınlarla ilgili iyileştirici politikaların artık ertelenemeyecek noktaya geldiğinin kanıtı önümüzde durmakta." dedi.

'Müslüman ülkelerdeki kadınlarla ilgili iyileştirici politikalar ertelenemez'

İİT Kadın Danışma Konseyi Başkanı Dr. Esra Albayrak, "Müslüman ülkelerde kadınlarla ilgili iyileştirici politikaların artık ertelenemeyecek noktaya geldiğinin kanıtı önümüzde durmakta." dedi.

11 Ağustos 2018 Cumartesi 16:59
127 Okunma
'Müslüman ülkelerdeki kadınlarla ilgili iyileştirici politikalar ertelenemez'

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Kadın Danışma Konseyi Başkanı Dr. Esra Albayrak, "Müslüman ülkelerde kadınların, çoğu zaman mağdur olarak karşımıza çıkması ve yoksulluk, göç, çatışma, sosyoekonomik eşitsizlik, karar alma mekanizmalarında temsilde adaletsizlik gibi konular, kadınlarla ilgili iyileştirici politikaların artık ertelenemeyecek noktaya geldiğinin kanıtı olarak önümüzde durmakta." değerlendirmesini yaptı.

Kadın ve Demokrasi Derneği'nden (KADEM) yapılan açıklamaya göre, Albayrak'ın İİT'nin işlevleri ve kadın meselelerine dair yaptıkları faaliyetler hakkında KADEM Kadın Araştırmaları Dergisi'ne röportaj verdi.

Albayrak, 14-15 Nisan 2016'da İstanbul'da gerçekleşen 13. İslam Konferansı Zirvesi sonrasında kabul edilen İstanbul Deklarasyonu'ndaki bir maddeyle Müslüman kadınların toplumsal hayata katılımının altının çizildiğini ve kadınların toplumsal katılımını arttırmanın bilhassa kalkınma hedefleri açısından desteklenmesi gerektiğinin belirtildiğini ifade etti.

İslam dünyasında kadının rolü ve önemi konusunda somut yapısal adımların 2005'te Mekke'de toplanan 3. Olağanüstü İslam Zirvesi'nde atıldığını hatırlatan Albayrak, 2006'da Yemen'de gerçekleştirilen Olağanüstü İslam Zirvesi toplantısında Türkiye'nin isteğiyle kadınların kalkınma hedeflerini gerçekleştirmedeki rolünü çalışmak üzere periyodik olarak toplanacak bir kadın konferansının oluşturulması kararı alındığını ve İİT Üyesi Ülkelerinin Kalkınmasında Kadınların Rolü Bakanlar Konferansı'na ilk kez Türkiye'nin ev sahipliği yaptığını hatırlattı.

Albayrak, 2009'da Şam'da düzenlenen Dışişleri Bakanları Konseyi 36. Toplantısı'nda alınan kararla kurulan İİT Kadının İlerlemesi Teşkilatı'nın faaliyete geçebilmesi için tüzüğünün 15 üye ülke tarafından onaylanması gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye'nin ise 4 Şubat 2013'te Kahire'de düzenlenen 12. İİT Zirvesi sırasında tüzüğü imzaladığını fakat kendine ait bütçesi ve yaptırım gücü olan bu icrai kurulun aktif hale gelmesi için 7 ülkenin daha onayının gerektiğini belirterek, "Müslüman ülkelerde kadınların, çoğu zaman mağdur olarak karşımıza çıkması ve yoksulluk, göç, çatışma, sosyoekonomik eşitsizlik, karar alma mekanizmalarında temsilde adaletsizlik gibi konular, kadınlarla ilgili iyileştirici politikaların artık ertelenemeyecek noktaya geldiğinin kanıtı olarak önümüzde durmakta." değerlendirmesini yaptı.

13. İslam Zirvesi toplantısında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, kadınların İslam dünyasında daha etkin rol alabilmelerine katkı sağlayacak bir kadın danışma konseyinin kurulmasını teklif ettiğini aktaran Albayrak, 1-3 Kasım 2016'da İstanbul’da düzenlenen İİT Üyesi Ülkelerin Kalkınmasında Kadınların Rolü 6. Bakanlar Konferansı sonucunda kabul edilen "4/6-W Sayılı Karar" ile İİT Üyesi Ülkelerin Kalkınmasında Kadının Rolü Bakanlar Konferansı'na bağlı olacak Kadın Danışma Konseyi'nin kurulduğunu hatırlattı.

Esra Albayrak, konseyin temel görevinin, kadınların güçlendirilmesine ilişkin konferansa tavsiyeler sunmak, İİT üye devletlerinde kadınların statülerinin yükseltilmesi için uygulanan politika ve programların geliştirilmesine katkı sağlamak, savunuculuk ve danışma faaliyetleri yürütmek olduğunu belirtti.

"Kadın sürüdürülebilir kalkınma için önemli bir değerdir"

Ayrıca konseyin, İİT üye devletlerinde kadınların karşılaştığı zorlukları ele alarak, bunların uluslararası arenada duyurulması ve farkındalık yaratılması için çaba gösterdiğini vurgulayan Albayrak, konseyin hedeflerini şu şekilde anlattı:

"Yine hedeflerimiz arasında Müslüman kadının küresel anlamda medya imajını geliştirici strateji önerileri de bulunuyor. Zira algının gerçekliği yönettiği bir 'post-truth' dönemini yaşıyoruz. Algının gücü çoğu zaman gerçekliğin ötesine geçiyor. Takipçisi olduğumuz bir diğer konu, konferansa ülkemiz tarafından önerilen her yıl düzenlenecek bir İİT Kadın Ödülleri Töreni'nin ihdası. Zira kadın meseleleri gündeme geldiğinde çoğunlukla problem odaklı bir yaklaşım içine giriyoruz. Oysa kadının sürdürülebilir kalkınma için ifade ettiği değer, zorluklara rağmen başarma azmi, başta aile kurumunun korunması olmak üzere toplumların devamlılığı açısından değeri takdire ve konuşulmaya değer konulardır. Bu tür törenler sembolik görünse de hem marifete iltifat olmaları yönüyle hem de rol modelleri kamuoyuna tanıtmaları yönüyle oldukça kıymetli. Kadını pozitif gündemlerin bir parçası haline getirmek de önemli bir algı çalışmasıdır diye düşünüyorum."

Konsey üyeleriyle gerçekleştirdikleri ilk toplantıda çatışma, göç ve mülteci sorununu öncelemede mutabık kaldıklarına dikkati çeken Albayrak, İİT kuruluşu olan SESRIC ile iş birliği içinde bir mülteci rehabilitasyon merkezi modeli geliştirme önerisinde bulunduklarını ve Bakanlar Konferansı'nda onaylanması durumunda 3 farklı bölgede örnek birer tesis inşa edilmesi için üye ülkelerden ve İslam Kalkınma Bankası'ndan destek arayışına gireceklerini belirtti.

"Kadınların ara buluculukta rol alması siyasete kalite kazandıracak"

Albayrak, İİT himayesindeki üniversitelerde başta olmak üzere bütün üye ülkelerde liderlik ve çatışma yönetimi bölümleri açılması ve kadınlar için özel burs bütçesi oluşturulması için öneride bulunduklarını vurgulayarak, "Kadınların başarılı olduğu bilinen ara buluculuk, çatışma yönetimi gibi alanlarda daha çok rol almaları, inanıyorum ki, uluslararası siyasete de farklı bir kalite kazandıracaktır. Öncelikli meselelerimiz arasında Müslüman kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilinin güçlendirilmesi hususu yer alıyor. Önem verdiğimiz bir diğer konu da toplumun temelini oluşturan aile kurumunun güçlendirilmesi ve korunmasıdır. Bu alanda çalışacak bağımsız bir düşünce kuruluşunun İİT çatısı altında kurulmasını konsey olarak önemsiyor ve destekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Kadın Konseyi'nin kurulduğu ilk günden bu yana Filistin'deki gelişmeleri çok yakından takip ettiğin altını çizen Albayrak, Filistin'de İsrail tarafından sistematik bir şekilde sürdürülen ırkçı, ayrımcı politikaların ve şiddetin en büyük mağdurunun yine kadınlar ve çocuklar olduğuna dikkati çekerek, "Filistin'deki gelişmeler ve Filistin'in kadınları" konusunun 2. Kadın Konseyi toplantısının öncelikli gündem maddelerinden biri olduğunu belirtti.

Esra Albayrak, İİT Kadının Güçlendirilmesi Eylem Planı'nın (OPAAW) üye ülkelerde kadının statüsünün iyileştirilmesi için uyulması gereken ortak prensipleri, hedefleri, politika önerilerini içeren bir çerçeve belgesi olduğunu aktararak, eylem planının hedefleri hakkında şu bilgileri verdi:

"İİT bu aksiyon belgesi ile üye ülkelerde kadına karşı her tür ayrımcılığa karşı çıkarken, kadın ve erkek arasındaki adaletsizliği azaltarak genel olarak toplumsal adaleti gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bu amaçla İİT kadının statüsünün iyileştirilmesi için kadın erkek arasında iş birliğinin arttırılmasını ve sivil toplum kuruluşları, medya, özel sektör, sendikalar gibi ilgili bütün toplumsal paydaşların bu çabaya katılımını önemsiyor. Bu aksiyon planında 9 ana hedef belirlenmiştir. Bunlar, karar alma mekanizmalarında kadının temsilinin arttırılması, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması, sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması, iş gücüne katılımda fırsat eşitliği, kadının güvenliğinin sağlanması, kadının şiddetten korunması ve kadının kriz durumlarında korunması şeklinde sıralanabilir."

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.