DOĞRU TERCİHİN PÜF NOKTALAR

Tercih yaparken, sağa sola değil, kendilerini iyi tanıyan dershanelerin ya da okulların rehberlik bölümüne danışsınlar, tercihlerini yaptırsınlar, onlar öğrencileri son derece iyi tanırlar, yani bana gelip de, ben nereyi yazayım dediklerinde, ben, o öğrenciyi tanımam ama rehberi tanıdığı için, bana göre, benden çok daha iyi tercih yapma şansına sahiptir.

DOĞRU TERCİHİN PÜF NOKTALAR

Tercih yaparken, sağa sola değil, kendilerini iyi tanıyan dershanelerin ya da okulların rehberlik bölümüne danışsınlar, tercihlerini yaptırsınlar, onlar öğrencileri son derece iyi tanırlar, yani bana gelip de, ben nereyi yazayım dediklerinde, ben, o öğrenciyi tanımam ama rehberi tanıdığı için, bana göre, benden çok daha iyi tercih yapma şansına sahiptir.

04 Temmuz 2015 Cumartesi 00:04
1502 Okunma
DOĞRU TERCİHİN PÜF NOKTALAR

RÖPORTAJ: FUNDA ERMAN AKOSMAN

Doğru tercih deyince akla gelen ilk isim, Sabah Gazetesi yazarı, Bilgi Üniversitesi Eğitim Danışmanı, bir çok televizyon kanalında reyting rekorları kıran, eğitim programlarının sunucusu ve hazırlayanı, sevgili dostumuz Sait Gürsoy ile röportaj serimize devam ediyoruz. Üniversite tercihlerini hazırlayacak olan öğrenci, öğretmen ve veliler bu önemli yazıyı okumadan seçim yapmayın.

  1. Hocam merhaba, röportajlarımıza devam ediyoruz. Şimdi çok kritik bir zamanda, tercih döneminde herkes heyecanlı, veliler de, öğrenciler de, neler söyleyeceksiniz?

Merhaba, şimdi üniversite adayları velileri son derece heyecanlılar. Tercih dönemi bir YGS ve LYS kadar önemli. Verilecek kararlar, hayata atılırken, onların doğru adım atmalarını sağlayacak. Zaten üniversite adayları LYS sonuçlarını 26 Hazirana doğru bekliyorlardı. Ancak kitapçıklardaki, kare kodlardaki bir kargaşadan, 2 kimya ve 1 yabancı dil sorusu iptalinden dolayı, sonuçların verilmesi biraz uzadı, ortam, sinirler gerildi ve 30 Haziran Salı günü sonuçlar açıklandı. Sonuçlar açıklandıktan sonra gençler gördüğüm kadarıyla hemen üniversitelerin tanıtım merkezlerine gittiler. Orada öğretim yerlerinden bilimsel verileri alırken, tercih uzmanlarından da doğru tercih yapma konusunda bilgiler alıyorlar. Günümüzde baktığımızda gençlik Y kuşağıdır, aileleri X kuşağıdır. Tercih ve görüşleri farklıdır. Yani bir çatışma vardır. Anne babalar kendi yetiştikleri kuşak gözüyle baktıklarından, ona göre bir tercih listesi hazırlamaya çalışırlarken, gençlerse yaşamakta oldukları Y kuşağına göre bir tercih listesi hazırlamakta, maalesef iki grup arasında kuşak farkı mevcuttur, bu yüzden aileler, çocukların kararlarına saygı göstermeleri gerekmektedir. Çünkü anne babaların zamanında, ülkemizde 90 tane üniversite varken, üniversite kapısında yaklaşık 1.5 milyon genç vardı ve burada insanlar tercih yapardı ama üniversite sayısı az olduğu için, üniversiteler gençleri seçerdi. Günümüzde gerek devlet, gerek vakıf gerek Kıbrıs üniversitesi sayısı 200’e geldiği için artık üniversiteler gençleri değil, gençler ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda, kalplerinin sesi olan bölümleri ve onu en iyi veren üniversiteyi seçiyor. Bu ayrım çok önemlidir, buna çok dikkat etsinler.

Bir başka hadise de, gençlerin tercih yapmadan önce, bir gün sessiz bir ortamda şunu hayal etmeleri lazım, ekim ayında hangi üniversitenin kampüsünde olmayı düşünüyorlar, hangi bölümde ya da bölümlerde olmayı, okumayı istiyorlar eğer bunu hayal eder, hedef koyarlarsa o zaman doğru bir tercih yapma şansına her zaman sahip olabileceklerdir.

  1. Hocam günümüzde önemli bir sorun var, üniversite mi bölüm mü ön planda olmalı diye bazı gençler ikileme düşüyor, sanki bazı üniversitelerin de bazı bölümleri daha ön plana çıkmış gibi görünüyor, ne dersiniz?

Bazı üniversitelerin bazı bölümleri ön plana çıkabilir. Günümüzde bir rahatsızlık vardır, gençler şunu söyler, ‘A üniversitesi olsun, çamurdan olsun…’ Örneğin; çocuk der ki, ‘ ben A üniversitesine gideyim, _ne okumak istiyorsun? _ ‘işletme’, çok yüksek puan, güzel, eğer sen, işletme bölümünü ve o, üst düzey üniversiteyi kazanıyorsan, bu nedir, bölüm ekmek kadayıfı, üst düzey üniversite de , kaymaklı ekmek kadayıfı ama şu şartlarda herkesin, kaymaklı ekmek kadayıfı yeme hakkı ve şansı yok. Adama şunu sorarlar, cebinde kaç lira para var, yani kaç puanın var? O zaman gençler şunu söylüyorlar, ‘ olsun ben yine de üst düzey üniversiteye gideyim, istediğim işletme bölümüne giriş yapamasam da, felsefe de olsa oradan geçiş yaparım’, bu son derece yanlış çünkü geçiş o kadar kolay bir hadise değil, bunlara çok iyi dikkat etmek lazım, geçişler bir milli piyango gibi, çıkarsa değerlendirirsiniz.

Ama gençlere şunu sormak lazım, peki istemeden gittiğin bölümde, mezun olunca ne yapacaksın, cevap şu,’ hocam biz o tarafını düşünmedik’, kendinden üst tarafı düşünüyorsun da, alt tarafı niye düşünmüyorsun? Bunu düşüneceksin, sonuçta mutsuz bir jenerasyon karşımıza çıkmakta. Ülkemizde 300 binden fazla, 2.sınıf üniversite öğrencisi tekrar üniversite sınavına girmektedir. O zaman şu yapılacak, gençler kalbinin sesine hitap eden bölüme ya da ona yakın bölümlere gidecek, sonra esnek geçişleri kullanabilirler.

TERCİHLERDE ÜNİVERSİTE DEĞİL, BÖLÜM SON DERECE ÖNEMLİDİR.

Bölüme girebilmek için, en üst seviye üniversiteden, en alt seviye üniversiteye kovalamak zorundadırlar. Tabi gönül istediğine girmesini ister. Ancak üniversite seçimlerine baktığımızda, Y kuşağında, çok değişik bir seçim söz konusu. Önceden, özellikle anne babalar, X kuşakları, kampüs üniversitelerini hayal ederlerdi ve güzel kampüs üniversitelerini görürlerse, içine bakmadan, kampüsüne aldanarak ve kampüsüne aşık olarak, o üniversiteye giderlerdi. O kadar üniversite yoktu, dış görünüşe puan verilirdi. Aynen ülkede, depremden önce, ev alırken, balkonu güzel mi diye bakılırdı, depremden sonra temel sağlam mı, denmeye başlandı. Y kuşağı, hiçbir zaman üniversitenin kampüsüne bakmıyor, zaten onların yaşamında okulları ya da üniversitelerinin kampüsleri düzgün olmalı, zorunda zaten insan için bu en tabii olaydır.

  1. Gençler üniversite seçerken neye dikkat ediyorlar?

AKADEMİK KADRO VE PROFESYONEL KADRO

1.AKADEMİK KADRO

Bir kere, seçecekleri bölümde, kaç profesör, kaç doçent, kaç yardımcı doçent, kaç öğretim üyesi var, özellikle şuna dikkat etsinler, kaç tam zamanlı, kaç yarım zamanlı öğretim üyesi var, çünkü tam zamanlı öğretim görevlisinin verdiği eğitimle, yarı zamanlı öğretim üyesinin, çantasını alarak bir başka yere koşarak, verdiği eğitim öğretim çok farklı olur.

2.PROFESYONEL KADRO

Hayata atılırken, profesyonel evrelerden geçmeleri gerektiği için, onlara sektörden gelen, en iyi isimler kimlerdir, onları sormaları lazım. Örneğin, ben senin üniversitenin , A bölümünü seçiyorum, ben akademik kadronu öğrendim ama profesyonel kadrondan kimler geliyor, kimdir, beni hayata hazırlayacak diye, sormalı, diğer tarafta akademik ders verilirken teori, profesyoneller de pratik verecek.

3.BURSLAR

Özellikle burslara çok dikkat etsinler. Üniversitelere istedikleri bölüm için, ben % 100 tam burs, % 75, 50, 25 burs kazandım ya da 1. Sınıfta başarı gösterdim, başarı bursu kazandım ya da sporda, sanatta ya da diğer bir isimde bir burs kazanabilirim ya da kazanıyorum ancak bu burslar kaç sene kesilmiyor, kesilmeme şartları nelerdir, bunları öğrensinler ya da klavuzun özel koşullar sayfasını okusunlar aksi takdirde, bir yıl sonra hiç beklemedikleri bir sonuçla karşılaştıklarında, bursları ellerinden alındığında, hem aileleri, hem kendileri, zor duruma düşebilir. Her üniversitenin koşulları farklıdır, araştırmalılar. Burslarla ilgili, herkesin yoğurt yiyişi farklıdır. Ona göre sormak zorundalar.

  1. HAZIRLIK SINIFI

Üniversitenin hazırlık sınıfları da önemli. Günümüzde uluslararası üniversiteler ön plana çıktığı için artık uluslararası öğretim üyeleri ve uluslararası öğrenciler de Türkiye’ye gelmektedirler. Eğer siz benim sınıfa ders girdiğinizde, karşınızda yabancı bir öğretmen ya da yanınızda yabancı bir öğrenci varsa artık o sınıfta Türkçe konuşma şansına sahip değilsiniz. O zaman üniversiteye şunu soracaksınız, beni hangi metotlarla, Dünya ve Avrupa normlarına uygun hazırlık sınıflarında yetiştireceksiniz? Bunu öğrenmedikleri takdirde, ilerde, üniversitede çok zorlukla karşılaşabilirsin.

  1. ERASMUS

Adayların en çok sorması gerekenlerden biri de yurt dışı ilişkileridir. Öğrenci üniversiteye diyecek ki, ben senin A bölümünü seçtim, bu bölümün Erasmus’u var mı, yani ben şartlarını yerine getirirsem, beni en az 6 ay, yurt dışına gönderecek misin? Hayır ben seni gönderemiyorum diyorsa, o üniversiteyi seçmeyin.

6.ÇİFT ANADAL

2023’lü yıllarda tam donanımlı gençlere ihtiyaç olduğu için, hiç kimse kusura bakmasın, artık ben 4 yıllık bir yer bitirdim, cümlesini dışardaki Ayşe teyze de, Ahmet amca da, kullanmaktadır.

2023’LERDE ÖĞRENCİNİN EN AZ ÇİFT ANADAL YAPMASI GEREKİR

Çift ana dal, kendi bölümünün yanında, başka bir yan alanda, diploma almak anlamına gelir. Öğrenci seçimleri yaparken, çift ana dal yapamıyorsa, başka bölümlerden ders alarak, yan dal dersi alması gerekiyor. Yani artık öğrenci bir meslekle değil, bir çok meslekle donanımlı hale gelmek zorunda , eğer ben bunu yapmam diyorsanız, ilerde hayata atılırken çok geride kalmış bir insan olarak kalırsınız. Çünkü iş ilanlarında diyor ki, kendi mesleğinizin dışında da donanımlarınız nelerdir? Bunlar gelecek, hazırlıklı olmalı.

7.STAJ

Hayata atılırken, bir diğer soru da şudur, kendi mesleğinizle ilgili ön bilgiye sahip misiniz? Sakın şunu söylemesinler, ‘ben yeni mezunum nerden meslek bilgim olacak?’ Hayır, üniversiteye şunu soracak, ‘ben senin A bölümünü seçiyorum, hangi şirketlerle, sektörle ilişkiniz var? Ben ne zaman onlara staja gideceğim?’ Bunları öğrenecek, staj yapmadan bu iş olmayacak.

Yine 2023’lü yıllarda, lisans mezunu olan bir gencin, yüksek lisans yapması lazım, Ales sınavı da kaldırıldığı için, çok rahatlıkla yüksek lisans yapılmaktadır. Eskiden yüksek lisans yapanlar, omuzlarda taşınırdı, birkaç kişiydi, şimdi yüksek lisans yapmayanlar birkaç kişi olmuştur.

BEN ÇİFT ANADAL YAPMAM, ERASMUSA GİTMEM, STAJ YAPMAM, YÜKSEK LİSANS YAPMAM DİYENLERİN, 2023’LERDE HAYATTA PEK BİR ŞANSI YOKTUR.

4.Hocam öğrenciler tercihlerini nasıl sırlamalı?

TERCİH, yalnız sıralama değil, bütün bu objeler yan yana geldikten sonra oluşabilecek bir pakettir. Sonra da şu söylenilmeli, size gelen puan neyse, onun birazcık altı, çok daha altında olan puanlarla sıralama yapmanız lazım ya da şöyle diyelim, sizin başarı sıranız neyse az öncekinin tam tersi, daha küçük bir miktar, küçük sıralama başarı sırasına doğru, olayı açabilirsiniz. Böylece üniversiteli olma şansınız var. Zaten ÖSYM ‘de şunu söylemiştir, doğru bir tercih yapabilmeniz için –onlar puan üstünden konuşur_ size gelen puanın, bir miktar küçüğünü, çok miktar büyüğünü yazarsanız, yelpaze geniş olur, kazanırsınız ama yine de en iyi yapılacak hadise, kalbinizin sesi olan bölümü, en üste yazın ki orda ömür boyu mutlu olun.

5.Sait Bey, anne babalara son olarak ne söylemek istersiniz?

Çocuklarını strese sokmasınlar, komşularına ya da çevrelerine hava atmak için, lüzumsuz yerleri yazdırmasınlar çünkü tercih sendromu yaşanacak bir süre sonra, son dakika tercihleri, sonuçlar geldiğinde, benim çocuğum burayı kazandı deyip alakasız bir yer gösterecek, herkes o gün geçici mutlu olacak. Ancak çocuk üniversiteye başladığında ,bölümde derslere girmeye başladığında, mutsuz olduğunda ‘keşke’ kelimesini kullanacak ama o keşkenin yerine hiçbir şey gelmeyecek.

6.Hocam tercih tarihleri nasıl olacak?

Buradan da okuyucularımıza şunu iletelim ilk kez, tercihler 6-14 temmuz arası teslim edilecek, üniversiteye yerleştirme sonuçları, 20-24 temmuzda gelecek, 3-7 ağustosta da kesin kayıtlar yapılacak. Ek yerleştirmeler de ağustosun son haftasında olacak. Çünkü Bolonya sürecinde olduğumuz için, Avrupa Üniversiteler Birliği der ki, üniversitede öğrenim başladıktan sonra, öğrenci almayacaksınız. Bu yüzden de bu yıl ülkemizde, kayıt tarihleri öne çekilmiştir. Ailelerin ve öğrencilerin de yaz tatillerini ona göre ayarlamasında yarar var.

Hocam çok güzel derlediniz, toparladınız, öğrencilere de velilere de mesajları çok açık ve net verdiniz, sizin sayenizde okurlarımız oldukça bilinçli bir tercih dönemi geçirecekler, bu verimli ve sıcak söyleşi için çok teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 03.07.2015 15:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.