3 MUSTAFANIN BÜYÜK ZAFERİ …

SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ

27 Ağustos 2021 Cuma 19:49
21 Okunma
3 MUSTAFANIN BÜYÜK ZAFERİ …

İbrahim Güray AYTEKİN

       

Dünya tarihinde bazı mucizeler vardır ki asla bu mucizelerinde tamamen tesadüf eseri olduğu düşünülemez Büyük Önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve onun 2 çok kıymetli silah arkadaşı MUSTAFA İSMET İNÖNÜ ve Ülkemizde Maraşal ünvenını almış Atatürk ile birlikte 2 kişiden biri olan MUSTAFA FEVZİ ÇAKMAK ÖNDERLİĞİNDEKİ Kahraman TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ nin Tarihe altın harflerle kazınarak yazılmış öyküsüdür Sakarya Meydan Muharebesi

       

Sakarya Meydan Muharebesi Türk Milleti için bir ölüm kalım savaşı olmuştur. Bu muharebe ile Türk ordularının taktik geri çekilme manevrası sona ermiş; stratejik savunma konsepti kabul edilmiştir. Sakarya Meydan Muharebesi, Atatürk tarafından çok büyük ve kanlı savaş anlamına gelen Melhame-i Kübra ifadesi ile anılan, Türk Kurtuluş Savaşı'nın mühim bir muharebesi. Sakarya Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı'nın dönüm noktası sayılır.

     

Büyük dâhi Atatürk’ün önderliğindeki bir ulusun bağımsızlık azmiyle zafere ulaşan Sakarya Meydan Muharebesi’nin başlamasının 100. yıldönümü.Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hattı müdafaa yoktur; sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır” emrini verdiği ve Kurtuluş Savaşı için bir dönüm noktası olan Sakarya Meydan Muharebesi 100 yılına girdi.

        

Vatanın bağrından düşmanı söküp atmaya kesin kararlı olan Türk Ordusu, bütün gücünü topladı Ağustos 1922’de… Artık her şey, Türklüğün haysiyet savaşına ve Akdeniz’i “İlk Hedef” gösteren kutlu başkomutanın Eskişehir’den İzmir’e kadar sürdüreceği kahramanlık yarışına kalmıştır…

       

1919 yılında Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri, Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine dayanarak türlü bahanelerle Anadolu'yu işgale başladı, ordusunun cephanesi elinden alınan Türk milleti zor durumda bırakılmaya çalışıldı.

  

1920'de TBMM'nin açılması üzerine işgal güçleri tüm baskıcı politikalarını Atatürk ve silah arkadaşları üzerine yoğunlaştırdı, özellikle Batı Cephesi'nde hareketlilik başladı. 1921'de Polatlı'ya kadar gelen Yunan ordusunu püskürtmek, daha birkaç yıl önce tarih literatürüne ''Çanakkale geçilmez'' sözünü altın harflerle yazdıran vatan evlatlarına düştü.

Sakarya'da 22 gün 22 gece süren kanlı çarpışmaların ardından durdurulan düşman ordusunu tamamen yurttan atmak amacıyla bir yıl kadar süren hazırlık döneminden sonra 26 Ağustos 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Büyük Taarruz'u başlattı.

26 Ağustos'ta Kocatepe'de şafak sökerken...

Başkomutan Mustafa Kemal (Atatürk), 26 Ağustos sabahı Genelkurmay Başkanı Mustafa Fevzi Paşa (Çakmak), Batı Cephesi Komutanı Mustafa İsmet Paşa (İnönü) ile muharebeyi yönetmek üzere Afyonkarahisar sınırlarında kalan Kocatepe'de yerini aldı.

Topçu ateşleriyle şafak vakti başlayan harekatın devamında Türk askeri, sabahın ilk ışıklarıyla hücuma geçip Tınaztepe'yi ele geçirdi ve Belentepe ile Kalecik Sivrisi'nden düşmanı uzaklaştırdı.

Taarruzun ilk gününde 1. Ordu birlikleri, Büyük Kaleciktepe ile Çiğiltepe arasında 15 kilometrelik alanda, düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5'inci Süvari Kolordusu, düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu, 2'nci Ordu ise cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.

  

Türk ordusu, 27 Ağustos sabahı yine bütün cephelerde yeniden taarruza geçti ve aynı gün Afyonkarahisar, 8'inci Tümen tarafından düşman işgalinden kurtarıldı. 28 ve 29 Ağustos'ta başarıyla sürdürülen taarruz, düşmanın 5'inci tümeninin etkisiz kılınmasıyla neticelendi.

29 Ağustos gecesi durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçilip taarruzun kısa sürede sonuçlandırılmasında hemfikir oldu ve planın 30 Ağustos'ta aksamadan uygulanması için gerekli önlemler alındı.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Türk Ordusu'nun Kurtuluş Savaşı'nda kazandığı en önemli zaferin arifesinde, 30 Ağustos sabahında şimdi belde olan Kütahya'nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy'de birliklere taarruz emrini verdi.

O'nun bizzat yönettiği Dumlupınar'daki meydan muharebesinde kahraman Mehmetçik, Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha etti. Kızıltaş deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri, General Trikopis, General Diyenis ve birçok Yunan komutanı kaçtı.

Büyük Zafer'in ertesi günü, 31 Ağustos'ta Zafertepe Çalköy'de bir evin bahçesindeki kırık kağnının üzerine muharebe alanlarının haritasını koyan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Mustafa Fevzi Paşa ve Mustafa İsmet Paşa ile durum değerlendirmesi yaparak Yunanlıların yeniden savunma düzenine geçmesini önlemek ve onları mağlup etmek için İzmir'e girme görüşünde birleştiler.

Büyük Taarruz’un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir’e kadar takip edildi; 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtuldu.

 Bu zaferle Türkiye Cumhuriyetinin temeli sağlamlaştırılmış ve ebedi hayatı bu zaferle şeref tacını giymiştir. Yine çok iyi bilinmelidir ki, dünya var oldukça Türk milleti varlığından, birliğinden, dirliğinden ve bağımsızlığından asla taviz vermeyecektir, şanlı ay yıldızlı bayrağımız bağımsızlığımızın timsali olarak göklerde dalgalanacaktır.

Milletin bağrından çıkarak 13 yaşından ölene değin askeri başarılara imza atan ve hayatını milletinin varlığına birliğine adayan bu üç çok kıymetli komutanımız Müslüman necip milletimizin sevgili peygamberimize olan büyük sevgi ve hürmetten dolayı isimlerinin MUSTAFA ile başlar olması kesinlikle bir tesadüf değildir. Bu zafer, Türk milletini yok etmeye çalışan işgal güçlerinin haksızlıklarına, yoksulluğa ve tüm olumsuzluklara karşı aziz milletimizin Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde tüm dünyaya Türk milleti bağımsızdır ve bağımsız kalacaktır, ay yıldızlı bayrağımız milletimiz var oldukça gökyüzünde dalgalanacaktır diye haykırdığı, aziz milletimizin şanlı zaferidir. 30AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MIZ KUTLU OLSUN

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.