Bakan Bayraktar, "39. Amerikan-Türk Konferansı"na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Washington'da değerlendirmede bulundu.

Enerji ve tabii kaynakların Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkileri çok daha ileri götürebilecek bir alan olduğunu dile getiren Bayraktar, birçok konuda ortak hedeflerden bahsedilebileceğini söyledi.

Bayraktar, iki ülke arasında enerji alanındaki ilişkileri biraz daha kurumsal düzleme getirebilmek için Amerikan hükümeti ile Enerji ve İklim Diyaloğu platformunu geliştirdiklerini ifade etti.

Bunun uzun zamandır üzerinde çalıştıkları bir yapı olduğunu ve ilk toplantısını ABD Enerji Bakanı Jennifer Granholm ile gerçekleştirdiklerini belirten Bayraktar, "Bu platform sadece hükümetlerin, bakanlıkların birbiriyle olan ilişkilerini düzenlemekle kalmayacak daha sonra Türkiye'den ve Amerika'dan şirketlerin de katılımıyla çok daha geniş kapsamlı ve sonuç odaklı bir platform haline getireceğiz." dedi.

TMSF Koza-İpek Holding'e ait yalıyı satışa çıkarıyor TMSF Koza-İpek Holding'e ait yalıyı satışa çıkarıyor

Bayraktar, söz konusu diyalog kapsamındaki toplantıların, ABD ve Türkiye'de dönüşümlü bir şekilde yapılmasının planlandığını, Türkiye ve dünyada enerji alanındaki gelişmelerin konuşulabileceği, somut projelerin geliştirilebileceği bir platform olacağını söyledi.

"SMR'ler Türkiye'nin uzun dönemde enerji planlarında önemli bir yere sahip"

SMR'lerin de Türkiye'nin uzun dönem enerji planlarında önemli bir yere sahip olduğuna işaret eden Bayraktar, Türkiye'nin enerji arz güvenliği, temiz enerjiye erişim ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu 2053'e kadar karbon nötr ekonomi olma hedefi için mutlaka nükleer enerjiye ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Bayraktar, 20 bin megavatlık nükleer kurulu güce sahip olmayı hedeflediklerini, bunun 4 bin 800 megavatı için Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin (NGS) inşaatının devam ettiğini ve bunu bir an önce devreye almak istediklerini dile getirdi.

ABD Enerji Bakanı Granholm ile görüşmelerindeki önemli konulardan birinin de küçük modüler reaktörler olduğunu belirten Bayraktar, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin daha fazla konvansiyonel büyük ölçekli santrallere ihtiyacı var. Bir taraftan da küçük modüler reaktörler konusu çok ciddi anlamda gelişen, dünyanın önüne nükleer sanayide önemli bir alternatif olarak çıkmış durumda. Bununla alakalı özellikle Amerika'daki şirketleri Türkiye'de yatırım yapmaya, işbirliği yapmaya ve bu teknolojiyi birlikte geliştirmeye davet ediyoruz."

BOTAŞ ile ExxonMobil arasındaki anlaşma

Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) ve ExxonMobil arasında sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretine ilişkin imzalanan işbirliği anlaşmasına da değinen Bayraktar, Türkiye'de doğal gazın evlerde, sanayide ve elektrik üretiminde kullanılan çok önemli bir yakıt olduğunu ve uzun bir süre daha böyle olmaya devam edeceğini söyledi.

Bayraktar, doğal gazda çok kapsamlı bir strateji yürüttüklerini, bunun en önemli adımlarından birinin Türkiye'nin kendi gazını araması ve gaz üretimini artırması olduğunu, bu anlamda Karadeniz'de Sakarya Gaz Sahası'ndaki keşfin çok büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Türkiye'nin uluslararası boru hatları, yer altı depolama ve gazlaştırma projeleriyle de tedarik portföyünü çeşitlendirmeye çalıştığını belirten Bayraktar, "Bu anlamda Türkiye, son 8 yılda, Milli Enerji ve Maden Politikası ile başlayan süreçte gazlaştırma kapasitesini 5 katına çıkardı. Bugün Türkiye kullandığı, ihtiyaç duyduğu yıllık gazın yarısını çok rahatlıkla sıvılaştırılmış bir şekilde alabilecek, dolayısıyla böyle bir altyapıya sahibiz." diye konuştu.

Bayraktar, LNG'de ABD'nin ihracat kapasitesini artıracağını gördüklerini ve bu altyapıyı hazırladıklarını belirterek şunları kaydetti:

"BOTAŞ ile ExxonMobil arasında imzalanan anlaşmanın şöyle bir özelliği var; biz zaten son birkaç yıldır Amerikan LNG'sini Türkiye'de almaya başlamıştık, Amerika önemli tedarikçilerimizden biri haline gelmişti ama şimdi konuştuğumuz konu ve proje aslında uzun dönemli bir anlaşma. Bugüne kadar hep spot bazlı çalışmamız olmuştu, bunu uzun dönemli 10-15 yıllık bir anlaşmaya dönüştürmek bu anlamda farklı oldu. Bu işbirliğinin iki ülke ve şirkete de katkı sağlayacağını, bizim çeşitlendirme anlamında doğal gaz piyasamız için önemli olduğunu düşünüyorum."