Peygambere “o zararlı mescidi yık” emri gelmeseydi, Allah’ın resulü belkide o mescitte namaz kılacaktı, değil mi.?

Çünkü çok masum bir istekti..

Ve gelip peygambere:

“Biz sizin için yalnızca iyilik arzu ettik” dediler...

Bu hadiseyi mutlak güç ve de otorite sahibi olan Allah:

İslam dünyasına, magazin olsun diye göstermedi..

Meseleyi tavuk yumurta ilişkisinden çıkartıp akıl ile idrak ettiğimizde, hikmet sahibi Kur-an’ın önünde eğilmek zorunda kalıyoruz...

Ey akıl sahibi dostlarım:

Allah’ın “yıkın” dediği mescitten ibret alsaydık, 15temmuz yaşanmaz, yetiştirdiğimiz subaylarımızı terör örgütüne teslim etmezdik..

Düşünün, neleri kaybettik...

Ne kadar zeki çocukları elimizden aldılar..

Onların zeki çocuk avcısı olduğunu, bilmeyen var mı.?

Zira beni de zeki çocuk sanıp, yanlarında barındırmak istemişler ama, kontrol altına alamamışlardı.

En büyük serzenişleri “keşke şu Allah’ın sana verdiği aklı bizimle birlikte kullansan” olmuştu.

Ben Gülen’in şiirleri besteleyen Reşit Muhtar dinlemek yerine, gençliğin de verdiği enerji ile, Adana’ lı Ferdi, Samsun’ lu Orhan ve Metallica dinlerdim..

Bu anımı okullarda nasıl çalıştıklarını anlatmak için yazıyorum...

Yazı-yorum....

Bakü’den Karadeniz’e nasıl çalıştıklarını kısmen bilirim...

Bakü’de her sıranın altında Kur-an vardı...

Herkes Arapça Kur-an okur, anladığı dil ile Gülen’in kitaplarını okurdu....

Anlatabildim mi.?

Diyorum ki;

15temmuzlar tekrar etmesin istiyorsak, Kur-an anlaşılan dil ile okullarda okutulmalı..

Türkçe bilen insanlara Arapça ayet ezberletmek ancak ezberciliği hayata geçirir.

Oysa Allah: fikir üretmeyi, aklı işletmeyi, arka planları görmeyi, sabır ile hedefe giderken, zulme karşı öfkemizi diri tutmayı emreder...

Kurtuluş islamda ise ki öyle, islamda Kur-an’da.!

Kırk yaşını devirmiş, inandığı Allah’a biraz daha yaklaşmış bir kardeşiniz olarak diyorum ki,

İnsanlığın ve islam dünyasının kurtuluşu, izmleri ve Hegel diyalektiğini yıkıp, adaleti tesis etmekle mümkündür...

Çünkü iddia ediyorum ki: tüm diyalektikler Kur-an aklına secde eder..

Kur-an aklının anlaşılması ise, Allah bu ayette ne mesaj vermiştir diye tartışmaktan geçer...

Tüm Kur-an müfessirlerini saygı ve rahmetle yad ederken, akıl sahibi her bireyin iddia ettiğim sistem hayata geçerse, bir müfessir kadar Kur-an’ı anlayacağına imanım tamdır.

Bu durum ise, dinimizde olmayan din adamı sınıfını ortadan kaldırır..

Kimse insanlığı, Allah ile aldatamaz....

Bölücü hareketin ve Allah ile aldatanların yaşayan örneği olan, Fethullah Gülen’in “şimdi mealcilik diye bir sapıklık çıkardılar” sözü durup dururken söylenmiş bir söz değildir...

Said Nursi ve Fethullah Gülen’in nerede ise tüm kitaplarını okudum desem yeridir.

Bilmeden konuşmuyorum..

Eğer biz Kur-an aklını hayata geçirmezsek, bu gün Fethullah olan, yarın Lütfullah olarak karşımıza çıkar..

Yine aldatılanlardan oluruz..

Sevgili dostlarım:

Şimdi 15temmuz şehitleri için Mevlit okuyoruz dua ediyoruz ya...

Tüm bunlara saygı duymakla birlikte asıl maksadı da söylemeden geçmek, inandığım değerlere hakaret olurdu...

Neden 15temmuz şehitleri anısına, “Allah ile aldatmak” konulu bir makale yarışması yapmıyoruz....

Düşünüyorum da.....

Neden.?

15temmuz’u Çanakkale ile bir görenler var..

Yerinde haklılar ancak böyle inanmak en büyük hakkı elimizden alıyor...

Çanakkale, fiili emperyalist güçlerle savaştı. Oysa 15temmuz, “sakın olaki onların sizi Allah ile aldatmasına müsade etmeyin” ayetini unuttuğumuz için, Allah ile aldatanlarla savaştı...

Yine aynı hataya düşmemek dileği ile.....

Doğru yolda olana selam olsun.!

Dipçe: Makalenin daha anlaşılır olması için, “zararlı mescit” ve “Allah ile aldatmak” olay ve kavramlarını Kur-an’ dan incelemekte fayda vardır....

...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.