YAFEM 12. TÜRK DÜNYASI GAZETECİLER BİRLİĞİ  SONUÇ BİLDİRGESİ

Yalova Folklor Eğitim Merkezi’nin (YAFEM) düzenlediği YAFEM Türk Boyları Kültür Şöleni’nin 21’incisi ve YAFEM Türk Dünyası Basın Mensupları Buluşması’nın 12’incisi 19-20-21 Temmuz tarihleri arasında Yalova merkezli etkinliklerle gerçekleştirildi. 


YAFEM’in düzenlediği Türk Boyları Kültür Şöleni etkinlikleri, yalnızca Türk Dünyası’nın çeşitli ülkelerinden gelen ekiplerin gerçekleştirdikleri halk oyunları gösterileri değildir. 21 yıl önce Yalova’da “Türk Boyları Kültür Şöleni” olarak ateşlenen bu meşale, İsmail Gaspıralı’nın “Dilde birlik, fikirde birlik, işde birlik” mefkuresinin tüm Türk Dünyası’nı aydınlatmaya devam etmektedir. 

Yalova merkezli olarak, bölgesel bir şölen olarak gerçekleştirilen Türk Boyları Kültür Şöleni etkinliklerinde yapılanları ayrıca anlatacağız. Bugünkü yazımızda, yine YAFEM çatısı altında ve kültür şöleni etkinlikleri çerçevesinde, Türk coğrafyasının çeşitli bölgelerinden gelen gazetecilerin katılımıyla gerçekleştirilen 12. Türk Dünyası Gazeteciler Birliği’nin sonuç bildirgesini yayınlıyoruz. 

M.KEMAL SALLI

Türk Boyları Kültür Şöleni kapsamında 19-20-21 Temmuz 2018 tarihlerinde Türkiye-Yalova Halil İnalcık Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen 12. Türk Dünyası Basın Mensupları Buluşması’nda; Kırım, Suriye ve Irak Türkleri, Afganistan, Azerbaycan, Bulgaristan, Batı Trakya Türkleri; Doğu Türkistan, sözde Ermeni iddiaları ve Karabağ’da Türklere uygulanan soykırım başta olmak üzere, Ortadoğu’dan Kafkaslar’a, Balkanlar’dan Orta Asya’ya uzanan Türk kültür coğrafyasının temel sorunları ele alınmış; Tataristan ve Gagauz özerk cumhuriyetlerinin tanıtımı yapılmış; konuşmalar, öneriler ve istişareler neticesinde aşağıdaki kararlar “YAFEM Türk Dünyası Gazeteciler Birliği Yalova Deklarasyonu” olarak yayınlanmıştır:

1-Türk kültür coğrafyasındaki soydaş ve akraba topluluklarının yaşadıkları bölgelerde kültürel, sosyal, Türkçe eğitim alma haklarının uygulanabilir bir ortamda olması ve tüm bunların İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi çerçevesinde koruma altına alınmasının ana hedefimiz olduğunu beyan ederiz.

2-Türk Dünyası’nda birlik için İsmail Bey Gaspıralı'nın ''Dilde, Fikirde, İşte Birlik'' şiarı yolunda Kazakistan'ın Latin alfabesine geçmesi 2000'li yıllarda Türk Dünyası için alınan en önemli kararlardan biridir. Türk devletlerinde ve Türklerin yaşadıkları bütün bölgelerde aynı kararların alınması ve engellerin kaldırılmasının beklentisi içindeyiz. 

3-Azerbaycan Cumhuriyeti’nin yüzde 20’sini kapsayan Dağlık Karabağ ve diğer yedi bölgeye ait topraklarda Ermeni işgal ve katliamlarının son bulması, Ermeni terörünün bitirilmesi için Türk Dünyası STK’ları tarafından organize çalışmalar yapılmalı ve uluslararası kamuoyunda etkili lobi faaliyetleri artırılmalıdır. Özgürlük mücadelesi veren ve Ermenistan tarafından tutuklanan Azerbaycanlıların (Şahbaz Kuliyev ve Dilgem Asgerov gibi) serbest bırakılması, Hocalı katliamının dünya kamuoyunda etkili bir biçimde anlatılması sağlanmalıdır.

4-Suriye'de Türklerin yaşadığı tüm bölgelerde başlayan Türkçe eğitim, memnuniyet verici bir gelişmedir. Bunun yanısıra Türkiye'de bulunan soydaş ve diğer misafirlerimize Türkçe eğitim verilmesini ve bu çabanın süreklilik arz etmesini destekliyoruz. Ayrıca, Avrupa’nın değişik ülkelerinde yaşayan soydaşlarımıza Türk dilini ve kültürünü öğretme konusunun teminat altına alınmasını arzu etmekteyiz. 

5-Türkiye'de bulunan ya da yaşadığı zor şartlar ve mağduriyetlerden dolayı ülkemize gelen Türk soylu insanların oturma, eğitim, sağlık, çalışma ve sosyal haklardan faydalanmasını sağlamak amacıyla ''TURKUAZ'' kart uygulamasının başlatılmasını yetkillilerden talep ediyoruz. Afganistan'dan Türkiye'ye gelen Türk soyluların geçici ikamet almasında kolaylık sağlanması, bu tür bölgelerden gelen öğrencilerin burs dağılımına dikkat edilmesi ve Türk soyluların mağdur edilmeden burs ve barınma imkânlarından eşit şekilde faydalanmalarının sağlanmasına dikkat edilmesini ve bu meseleye yönelik önlemler alınmasını istemekteyiz.

 Bunun yanında Türkiye'ye gelen ve yerleşme isteği olan Türk soylu insanların, şartlar olumlu olduğunda tekrar kendi ülkelerine dönmelerini sağlayacak bir sistem kurulmalı, Türkiye dışında kendi yaşadıkları bölgedeki Türk varlığının daimi olması sağlanmalıdır.

6-Din birliğimizi bozan, milli şuurumuzu emperyalist ülkelere pazarlayan fetö terör örgütünün yok edilmesi için tüm Türk Cumhuriyetleri’nin aynı adımı atması önemli bir karardır. Fetö terör örgütünün yurt dışındaki uzantılarının, vatanperver ve Türk kültürüne hizmet aşkıyla çabalayan basın mensubu kardeşlerimize yönelik lobiler oluşturarak siyasi ve ekonomik baskılar kurduğu, dış ülkelerden gelen üyelerimizin beyanlarıyla sabit olmuştur. Türk kültür coğrafyasının mevcut meseleleriyle ilgilenen bir sivil toplum kuruluşu olan YAFEM ve yürüttüğü organizasyona bağlı YAFEM Türk Dünyası Basın Mensupları Birliği olarak Türk Cumhuriyetleri’ne, Özerk Türk Cumhuriyetleri’ne ve Türk azınlıkların yaşadığı ülkelere açık çağrımız şudur: Fetö terör örgütü ve bağlı kurumlarının tüm faaliyetlerini ülkelerinizde yasaklayınız. Emperyalizmin hizmetkârı olan Fetö terör örgütü, milli birliğimizin tesisinde en büyük engel olduğu gibi, dini değerleri ayaklar altına alan sinsi bir yapılanmadır. Türk coğrafyasının maddi ve manevi yönünü sömürürken, doğal kaynaklarını da sömürgeci ülkelere peşkeş çekmek gayesiyle faaliyet gösteren bu terör örgütünün çalışmalarına son vermek Türk Birliği’ne giden yol için önemli bir adım olacaktır.

7-Suriye ve Irak'ta Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı gibi harekâtlardan sonra bölgeyi terk ederek Balkanlar’da örgütlenme arayışına giren DAEŞ ve benzeri teror örgütlerinin yapılanmasını önleyecek tedbirlerin acilen alınması gerekmektedir.

8-Batı Trakya Türkleri’nin Lozan Anlaşması ve Yunan Anayasası’nda var olan haklarının Yunanistan tarafından ihlal edilmesini kabul etmiyor, Yunanistan'da yaşayan Türk azınlık hak ve özgürlüklerinin Lozan’da imza altına alındığı şekilde ve AB kriterlerine göre yerine getirilmesi için her türlü kamoyu çalışmasının yapılması ve Türk dünyası STK 'larının bu alandaki lobi faaliyetlerine destek vermesini bekliyoruz.

9-Soydaşlarımızın yaşadıkları coğrafyalarda en tesirli kültürel etkileşim olan televizyon dizilerinin milli duyguları uyandıran konu içerikli olanları fevkalade büyük bir teveccühle seyredilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı, TİKA ve diğer benzeri kurumlarımızın ortak kültürümüzü yansıtan ve Türk kültür coğrafyasının ortak dili; tarihi, milli kültürümüzü ve örflerimizi canlı tutan dizi filmlere destek olup, etki alanı oluşturması en büyük beklentimizdir. Ülkemizde yayınlanan dizi filmlerin izlenme sahası Türk topluluklarının yaşam alanlarını kapsadığı için, ilgili kurumlarımız büyük Türk medeniyetinin algılarını sembolüze eden içerikleri teşvik ederek; Avrupa, Amerika ve diğer yabancı kültürleri transfer etme yerine kendi öz kültürümüzün içinden “görsel üretime” geçmenin adımlarını atmalıdır.

10-Türk kültür coğrafyasının değişik bölgelerinde Türklere karşı yapılan insanlık suçu sayılan olayların film, dizi film, belgesel hale getirilmesi, kitaplar ve eserler hazırlanması, bu konuya bağlı olarak hafızaların canlı tutulmasını sağlamak amacıyla çalışmalar yapılması en önemli hedeflerimizden olmalıdır.

11-Suriye ve Irak’ta faaliyet gösteren terör örgütü Daeş’ten temizlenen bölgelerdeki soydaşlarımızın ve sınır boyunda yaşayan insanların bir başka terör örgütü olan PKK-PYD ve benzeri terör örgütlerinin insafına bırakılmaması için her türlü önlemin alınması, ülkemiz güvenliği açısından da çok önemli bir tedbirdir. Suriye içlerinde Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı ile temizlenen ve güvenli bölge haline getirilen alanlar, Suriye Türklerinin bir asırlık özlemi olduğu gibi, Irak Türkleri de aynı beklentiyle terör örgütü PKK-PYD ve benzeri terör örgütlerinden arındırılmış yaşam sahasının özlemi içindedir. Terör örgütlerinden temizlenen bölgelerde güvenliğin, huzurun sağlanması, insani yardımların devam etmesi için Türkiye'nin bölgedeki varlığını sürdürmesi ülkemiz güvenliği ve insani değerler için şarttır. 

 12-Türk Dünyası’na yayın yapan aktif medya organlarının bilgi, iletişim ve veri tabanı olan özel bir ''TÜRK HABER AĞI'' kurumsal olarak kurulmalıdır. 

 13-Kırım Türkleri’nin hak ve hukuklarının korunması, geleneksel milli bayram ve günlerinin kutlanması; dil, eğitim, sosyal ve kültürel faaliyetler ile dini inançlara getirilen yasak ve kısıtlamaların kaldırılması ve Kırım Tatar Milli Meclisi’nin faaliyetlerine izin verilmesi noktasında yapılacak tüm girişimlerin desteklenmesi; Kırım’ın milli lideri Mustafa Abdulcemil Kırımoğlu ve arkadaşlarına getirilen Kırım’a giriş yasağının kaldırılması için kampanyalar düzenlenmesi; siyasi görüşleri nedeniyle gözaltına alınanların serbest bırakılması, ayrıca lisans verilmeyerek yayınlarına son verilen basın organları ve yayın kuruluşlarının yeniden yayın haklarına kavuşmaları ve gazetecilerin faaliyetlerini sürdürebilmeleri için kampanyalar yapılması ve kamuoyunun bilgilendirilmesi uygun görülmüştür.

14-Kırım; yeniden özerk statüye kavuşturulmalı ve Karadeniz bölgesindeki ticari işbirliği canlandırılmalı, bölgenin barış ve huzuruna katkı sağlanmalıdır. 

15-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin dünya ülkeleri nezdinde tanınması için uluslararası alanda her türlü hukuki faaliyetler yürütülmeli ve bu alandakı çalışmalara destek verilmelidir. Türk Cumhuriyetleri’nin bu konuda öncü kararlar almasını beklemekteyiz.

16-Doğu Türkistan Türkleri’nin insani haklardan faydalanması, ana dilde eğitim, inanç, sosyal-kültürel haklarının ellerinden alınmaması ve seyahat özgürlüğünün kısıtlanmaması için uluslararası düzeyde yürütülen çalışmalara destek verilmelidir. 

17-Türk Dünyası konularında birlik, beraberlik ve işbirliği için çalışmalar yapan STK’ların etkinlik tarihlerini çakıştırmamaları, ideallerimizin gerçekleşmesine ve hizmetlerimizin daha etkili olmasına katkı sunacaktır.

“İDEALLERİN YAŞATILMASINDA BASININ ROLÜ ÇOK ÖNEMLİDİR”

YAFEM Türk Boyları Kültür Şöleni etkinlikleri çerçevesinde bu yıl 12’ncisi gerçekleştirilen Türk Dünyası Basın Mensupları Buluşması’na eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek de katıldı ve engin bilgi birimi ve anılarıyla Türk Dünyası’nın çeşitli yörelerinden gelen gazetecilere, basın mensupları olarak, İsmail Bey  Gaspıralı’nın “Dilde birlik, fikirde birlik, işde birlik” mefkuresini canlı tutulabilmesi için neler yapılabileceği konusundaki görüş ve düşüncelerini anlattı.