İSTANBUL -  Selim-Kerim Altınok kardeşler, görme engelli olmalarına rağmen müzikten satranca, hukuk doktorasından kitap yazarlığına, radyo programcılığından kendi imkanlarıyla dil öğrenmeye kadar birçok farklı alandaki yetenekleriyle dikkati çekiyor.

 Altınok kardeşler, 1963 İstanbul doğumlu. İkizler, az olan görme yetilerini ortaokuldan sonra tamamen yitirdi. Buna rağmen yaşam azimlerinden hiçbir şey kaybetmeyen iki kardeş, eğitimlerine ara vermedi.

Lisenin ardından Altınok kardeşler, annelerinin kendilerine okuduğu kitaplarla hazırlandıkları sınavda İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandı. Buradan birincilikle mezun olan ikizler, aynı bölümde yüksek lisans ve doktora da yaptı.

İlkokul yıllarından beri müzikle uğraşan ve birçok enstrüman çalabilen ikizler, çoğunluğu kendi bestelerinden oluşan "Yaşadıkça" isimli bir albüm çıkardı. İkinci albüm hazırlıklarına devam eden kardeşlerin satrançta da şampiyonlukları var.

Özel bir radyoda program yapan Altınok kardeşlerin yayımlanmış bir de kitapları bulunuyor. Görme engelli ikizler, kendi imkanlarıyla, kursa gitmeden İngilizce de öğrendi. 

Altınok kardeşler, üyesi oldukları ve birçok projesinde yer aldıkları Bakırköy'deki Türkiye Omurilik Felçliler Derneği'nde (TOFD) AA muhabirine yaşam öyküleri ve projeleri hakkında açıklamalarda bulundu. 

Selim Altınok, müziğe ilkokul birinci sınıfta annelerinin aldığı piyano ve ksilofonla başladıklarını söyledi.

Radyoda dinledikleri müzikleri çalmaya başlamalarıyla müziğe olan ilgilerinin fark edildiğini belirten Altınok, "Daha sonra ilkokulda akordiyon dersleri aldık ve org çalmayı öğrendik. Ortaokul yıllarında mandoline başladım ve halen çalıyorum. Türkiye'de sayılı mandolincilerden birisiyim. Kerim, klasik gitar ve pop gitar çalıyor" diye konuştu.

"Çeşitli kültür merkezlerinde 70'e yakın konser verdik"

Çok yoğun çalışma sonucu konservatuvara girdiklerini kaydeden Altınok, şunları ifade etti:

"Braille Alfabesi yani kabartma notalarla çalışmayı öğrendik. Kulağımız da çoktan gelişmişti. Sonrasında başarılı bir sınavla yüzlerce insan arasından görme engelli iki kişi olarak konservatuvara kabul edildik ve mezun olmayı başardık. Şan bölümündeki eğitim de klasik batı müziği üzerinden oldu. Ama şu anda popüler müzik, Türk musikisi, halk müziği türlerinde de çalıyoruz. 'Engelsiz Orkestra' isminde, çoğunluğu engelli arkadaşlardan kurulu bir müzik topluluğumuz var. Çeşitli kültür merkezlerinde 70'e yakın konser verdik. 'Rüya ve Maskeler' adlı tiyatral müzikal gösterisinde de yer alıyoruz." 

Engellilere yönelik birçok projede yer aldıklarını anlatan Altınok, Merkez Bankası'yla görme engelliler için para ölçer cetvelini geliştirdiklerini aktardı. 

Engelliler ve ailelerinden sanata, eğitime önem vermelerini isteyen Selim Altınok, şöyle devam etti:

"Engelli olmak, hayatı yaşamamak ya da karamsarlığa düşmek değildir. Biz, şu an çok mutluyuz çünkü engellerimize rağmen yapabileceğimiz birçok şeyin olduğunu fark ettik. Ama bu konudaki en önemli unsur, eğitim. Engelli ailelerine şunu demek istiyorum; lütfen çocuklarınızı evde oturtmayın, onların topluma katılmalarını sağlayın ve mutlaka ilgili okullara göndererek, eğitimlerini sonuna kadar aldırtın. O zaman çok daha mutlu insanlar olacaklar, topluma yararlı olabilecekler. Sanata da yer verelim. Bir insanın yapabileceği en iyi şey, bir başkasına yardım etmek." 

"Yüksek lisans ve doktoramızı mali hukuk üzerine yaptık"

Kerim Altınok da ilk, ortaokul ve liseyi, görme engeli olmayan arkadaşlarıyla beraber okuduklarını dile getirerek, üniversiteye girmek için annelerine sınava hazırlık kitabı okuttuklarını söyledi.

Derslere meraklı, çalışkan birer öğrenci olduklarını belirten Altınok, "Sınava girdik ve üniversiteyi kazandık. Fakülteyi bitirdikten sonra yüksek lisans ve doktoramızı mali hukuk üzerine yaptık" şeklinde konuştu. 

Altınok, hukuk eğitimlerini tamamladıktan sonra bir süre serbest avukatlık yaptıklarını ve bir dönem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde hukuk danışmanı olarak çalıştıklarını aktardı. 

Sürekli yurtdışında seminer ve konferanslara konuşmacı olarak katıldıklarına dikkati çeken Altınok, sözlerini şöyle sürdürdü:

"ABD'den 2004'te bir davet aldık. Ulusal Körler Federasyonu'nda bir toplantıya katıldık, ABD'deki engellilerin ve özellikle görme engellilerin hayatını inceledik. Döndükten sonra biriken izlenimleri kaleme almak ve bu birikimi Türkiye'deki görme engelliler camiasına aktaralım istedik. 'Karanlığın Rengi Beyaz' kitabını kaleme aldık. Kitapta kendimiz ve görme engellilerin yaşamını anlattık. Şimdi de zaman zaman yurtdışına, okullara söyleşilere gidiyor, imza günleri yapıyoruz."

Altınok, İngiltere'den getirttikleri 12 ciltlik kabartma İngilizce öğrenme kitabıyla bu dili öğrendiklerini vurgulayarak, "Kabartma yazıyla İngilizce öğrenme kitabıyla her yerde, boş bulduğumuz her vakitte çalıştık ve İngilizcemizi kitap okuyabilecek, derdimizi anlatabilecek seviyeye getirdik" dedi.

Satrançta şampiyonlukları bulunduğunu ve satranç milli takımında yer aldıklarını kaydeden Altınok, görme engelli çocukların satranç öğrenebilmeleri için kabartma bir kitap yazdıkları bilgisini verdi.