Gelişigüzel alınan takviyeler zarar getirir

TÜRKİYE Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği (AİD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Uğur Muşabak, kanserle mücadelede bağışıklık sisteminin güçlü olmasının önemine vurgu yaptı.

Gelişigüzel alınan takviyeler zarar getirir

TÜRKİYE Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği (AİD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Uğur Muşabak, kanserle mücadelede bağışıklık sisteminin güçlü olmasının önemine vurgu yaptı.

04 Şubat 2019 Pazartesi 13:44
47 Okunma
Gelişigüzel alınan takviyeler zarar getirir

ANKARA - TÜRKİYE Ulusal Alerji ve İmmünoloji Derneği (AİD) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Uğur Muşabak, kanserle mücadelede bağışıklık sisteminin güçlü olmasının önemine vurgu yaptı. Prof. Dr. Muşabak, "Dikkat edilmesi gereken husus yararlı oldukları bilinen besin öğelerinin gereğinden fazla tüketilmesinin de sakıncalı olduğudur. Benzer şekilde vitamin ve mineral içeren ilaçların gelişigüzel şekilde takviye amaçlı kullanılması yarardan çok zarar getirir" dedi.

Prof. Dr. Uğur Muşabak, güneş ışınları, radyasyon, doğayı kirleten sanayi atıkları, yeşil alanların yerini betonarme yapılara bırakması ve çarpık kentleşmenin kansere neden olan başlıca faktörlerden olduğunu söyledi. Prof. Dr. Uğur Muşabak, kanserle mücadelede en önemli görevin vücudu mikroplara karşı korumak olan bağışıklık sistemini güçlendirmek olduğunu söyleyerek, "Normalde sağlıklı bireylerde de sınırlı sayıda ortaya çıkan kanser hücreleri, bağışıklık sisteminin özelleşmiş hücreleri tarafından yakalanarak yok edilir. Böylelikle kanser hücreleri çoğalıp, yayılmadan kontrol altına alınır. Dolayısıyla kanserleşmenin henüz başladığı ilk evre önemlidir. Ancak bu noktada kötü olan taraf, kanserin bağışıklık sisteminden kaçış mekanizması geliştirmesidir. Bu mekanizma sayesinde kanser hücreleri kendileri ile mücadele eden bağışıklık sisteminden saklanmakta ve kontrolsüz bir şekilde çoğalmaktadır. Neticede hızla çoğalan anormal hücrelerin meydana getirdiği kanser, bağışıklık sistemini baskılar ve kontrolü ele geçirir. Bu durumda hasta gerek cerrahi girişimle gerekse kemoterapi ve radyoterapi ile agresif bir şekilde tedavi edilmelidir" diye konuştu.

'KEMOTERAPİ İLE İLERLEŞİM KANSERLERİN TEDAVİSİ OLDUKÇA ZORDUR'

Prof. Dr. Uğur Muşabak, kanser hücrelerini hedef alan özgün tedavi yöntemlerinin olumlu sonuçlar verdiğini bildirerek şöyle konuştu:

"Geleneksel tedavi yöntemi olan kemoterapi ile ilerlemiş kanserlerin tedavisi oldukça zordur. Anormal hücrelerin yanında sağlıklı hücrelerin de ciddi zarar gömesi, bu tedavi yönteminin en olumsuz yanıdır. Günümüzde kanser hücrelerini hedef alan daha özgün tedavi yöntemleri kullanılmaya başlanmış ve yüz güldürücü sonuçlar elde edilmiştir. Bu amaçla yine bağışıklık sistemini oluşturan hücreler kullanılmakta, bunlar dış ortamda kanser hücrelerine zarar verecek şekilde eğitildikten sonra tedavi amaçlı olarak hastaya verilmektedir. Bu yenilikçi tedavilerin en dikkat çekici yönü verilen ilaçların kanser hücrelerini hedef almamalarıdır. Burada bağışıklık hücrelerini baskılayan sistem durdurulmakta ve bu sayede kanser karşıtı aktivitenin devamlılığı sağlanmaktadır. Dolayısı yeni geliştirilen tedaviler, farklı kanser türlerinde kullanılabilme potansiyeli açısından gelecek vaad etmektedir."

'GELİŞİGÜZEL ALINAN TAKVİYELER YARAR DEĞİL ZARAR GETİRİR'

Prof. Dr. Uğur Muşaka, bağışıklığı güçlendirmek için dengeli ve yeterli beslenme, düzenli egzersiz yapmak, yeterli uyku, stres, sigaradan ve alkolden uzak durulması gerektiğine dikkati çekerek şunları söyledi: "Burada beslenme konusu bağışıklık açısından ayrı bir önem taşımaktadır. Çünkü besinler etkili bir bağışıklık yanıtı gelişmesi için gerekli olan enerjiyi karbonhidratlar, yağlar, proteinler, vitaminler ve mineraller şeklinde sağlar. Kötü beslenme durumunda bağışıklık sistemini oluşturan doku ve organlar küçülür, işlevleri bozulur. Böyle durumlarda sadece enfeksiyonlara yatkınlık değil, romatizmal hastalıklar ve kansere yakalanma riski de artar. Burada dikkat edilmesi gereken husus yararlı oldukları bilinen besin öğelerinin gereğinden fazla tüketilmesinin de sakıncalı olduğudur.  Benzer şekilde vitamin ve mineral içeren ilaçların gelişigüzel şekilde takviye amaçlı kullanılması yarardan çok zarar getirir. Bu tür takviyeler ancak ihtiyacın arttığı durumlarda alınmalıdır. Örneğin bağışıklık yetersizliği olan hastalarda, bağışıklığı baskılayan ilaç kullananlarda ve bazı kronik hastalıkları olanlarda kanser gelişme riski sağlıklı bireylere göre yüksektir. Böyle durumlarda öncelikle alınması planlanan vitamin ve minerallerin vücuttaki kompozisyonuna bakılmalı ve gerçek ihtiyaç hesaplandıktan sonra yeterli miktarda ilaç alınmalıdır."

DHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.