96'lık Kıbrıs gazisi gen testi ile hayat tarzını yeniden şekillendirdi

Yaptırdığı gen testinin sonuçları doğrultusunda hayat tarzını yeniden şekillendiren 96 yaşındaki Kıbrıs gazisi Albay Ali Cesuroğlu, ilerleyen yaşına rağmen birçok aktiviteyi rahatlıkla yapıyor.

96'lık Kıbrıs gazisi gen testi ile hayat tarzını yeniden şekillendirdi

Yaptırdığı gen testinin sonuçları doğrultusunda hayat tarzını yeniden şekillendiren 96 yaşındaki Kıbrıs gazisi Albay Ali Cesuroğlu, ilerleyen yaşına rağmen birçok aktiviteyi rahatlıkla yapıyor.

03 Ağustos 2018 Cuma 14:10
195 Okunma
96'lık Kıbrıs gazisi gen testi ile hayat tarzını yeniden şekillendirdi

1 Eylül 1923’te Kastamonu merkeze bağlı Çavundur köyünde dünyaya gelen ve ilk, orta ve lise eğitimini Kastamonu’da tamamladıktan sonra, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Ali Cesuroğlu, askeri hakim olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 30 yıl boyunca görev yaptı. 

Cesuroğlu, 1953'te savaş sonrası Kore'de görev yaparak, Birleşmiş Milletler (BM) gücünde çalıştı. 1974 yılında Kıbrıs Barış Harekatı'na katılan Cesuroğlu, Türkiye’de bu harekata katılmış en yaşlı gazilerden biri.

Aynı zamanda Türkiye Harp Malulleri ve Gazileri Derneği'nin de en yaşlı üyesi olan emekli Albay Cesuroğlu, 9 yıldır Türkiye Muharip Gaziler Derneği'nin (TÜMGAZİDER) Kastamonu başkanlığını yürütüyor ve sosyal faaliyetlere katılıyor.

Cesuroğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Başkanlığı'nın kayıtlarına göre en yaşlı gazinin kendisi olduğunu ve bununla da gurur duyduğunu söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin değişik kademelerinde 30 yıl görev yaptığını belirten Cesuroğlu, emekli olduktan sonra yaz aylarında Kastamonu'da, kış aylarında da İstanbul'da ikamet ettiğini belirtti.

Cesuroğlu, 83 yaşındayken Gentest Enstitüsü Direktörü Dr. Serdar Savaş'la tanıştığını ve genetik test yaptırdığını, testin sonuçlarına göre daha fit, sağlıklı, uzun ve kaliteli yaşam sürmek için hayat tarzını yeniden şekillendirdiğini aktardı.

Doktorunun verdiği egzersiz ve programlar neticesinde askeriye dönemimdeki gibi adımlarını dimdik ve sağlıklı bir şeklide attığını, tüm spor aktivitelerini başarıyla sürdürdüğünü dile getiren Cesuroğlu, şunları anlattı:

"68 yaşında oğlum var. 10 yıl önce benden 40 yaş küçük eşimle evlendim ve çok mutluyum. Doktorumla çalışmaya başladıktan sonra değerli tavsiyeleri sonrası adeta lise yıllarıma döndüm. 1944'te lisede yıllarımda da 73 kiloydum şu anda da aynı kilodayım. Yemeden hiç çekinmem ama hocamın yaptığı program dahilinde hareket ediyorum. Gen testi sonrasında beslenme, hareket ve kullandığım bazı takviye ilaçlar sayesinde hiçbir sağlıksız durum yaşamadım. Enerji doluyum ve yorulmak ya da evde sürekli konaklamak gibi sıkıntım bulunmuyor çok şükür. Bu yaşımda gençliğimden farklı, gücümde bir noksanlık oldu duygusu yaşamıyorum. Biraz yokuş yürürken zorlanıyorum ama tempolu yürüyüş, yüzme ve araç kullanma gibi aktivitelerde asla zorluk yaşamıyorum hamdolsun."

"Analiz yaşı 75-76"

Gen testinin hayatına kattığı pozitif katkılar dışında, uzun yaşamasının sırlarından birinin sağlıklı beslenmek diğerinin de insanları sevmek ve hep pozitif düşünmek olduğunu belirten Cesuroğlu, şöyle devam etti:

"İnsanları çok seviyorum. Özel bir hırsım yok, her şeyi akışında ve doğasına göre anlamlandırıyorum. Ayrıca herkesin iyi, mutlu olmasını istiyorum. Sigara içmiyorum, kötü alışkanlıklarım da yok. Bugün için sağlıklı bir bünyeye sahibim. Doktora gittiğim zaman kalp yetmezliği olmadığını, tansiyon olmadığını öğrendim. Yaklaşık 40 senedir öksürdüğümü dahi hatırlamam. Şu anda da çok sağlıklıyım. Bir sıkıntım yok. Çevremdekiler, doktorlar yaşımı öğrendiklerinde çok şaşırıyorlar. Bana inanmıyorlar. Bazı doktorlar, analizlerime bakarak 75-76 yaşında olduğumu söylüyorlar. Yaşımı kendim söylediğimde doktorlar bu yaşıma kadar sağlıklı yaşadığım için ne yiyip ne içtiğimi merak ediyorlar. Hiçbir şeyi kafama takmam. Psikolojik olarak iyi durumdayım. Bir de Kastamonu yöresine ait tarhana çorbasını çok seviyor ve sürekli içiyorum. Tarhana çorbasının da sağlığıma özel bir katkısı olduğunu düşünüyorum."

"Gen testi ile uzun yaşamak"

Gentest Enstitüsü Direktörü ve kurucusu Dr. Serdar Savaş ise kişilerin genetik yatkınlıklarının bulunduğu ölümcül hastalıklardan korunabilmeleri için buna uygun yaşam tarzına sahip olmaları gerektiğini söyledi. Aksi durumda bazı hastalıkların eşiğinin geçilerek, hastalığın kaçınılmaz olduğuna dikkati çeken Dr. Savaş, "Kişiler, çok kolay bir biçimde yapılabilen gen testi ile hastalıklardan korunarak uzun yıllar boyunca daha sağlıklı ve uzun bir biçimde yaşayabilirler." ifadelerini kullandı.

Gen testi sayesinde alınan kan ve diğer ölçümlerden elde edilen bulgulara dayanarak bireylerin genetik yapıları doğrultusunda sağlıklı, fit, uzun, kaliteli ve enerjik yaşam sürmelerine yardımcı olduklarını anlatan Savaş, şu bilgileri verdi:

"Gen testi sayesinde kişilerin ülkemizde ölümlere en çok neden olan hastalıklarla ilgili genetik olarak taşıdığı özel yatkınlıkları incelenmekte. Beraberinde son derece ayrıntılı bir yaşam tarzı analizi de gerçekleştirerek, elde edilen sonuçlar paralelinde kalıcı yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme ve fiziksel aktivite önerileri sunuyoruz. Bu testin yaş gruplarına, özel ihtiyaçlara ve meslek gruplarına göre ayrılan birçok farklı türü bulunmaktadır."

Hastalık eşiğini geçmeden sağlıklı bir yaşam sürmenin çok kolay ve mümkün olduğunu dile getiren Savaş, şunları kaydetti:

"Kişiler, genetik yatkınlıklarını bilirler ve buna uygun bir yaşam tarzını benimserlerse risk taşıdıkları hastalıklara karşı önlem alabilirler. Böylece yaşamlarını aile büyüklerinde ya da akrabalarında bulunan kronik rahatsızlıklardan uzakta sürdürebilirler. Biz 'Gentest' adını verdiğimiz kişiye özel tıp modelini bunun için geliştirdik. Sadece kan ve idrar örneği vererek yararlanılabilen bu test sayesinde kişinin genetik yapısını son derece ayrıntılı bir biçimde çıkarabiliyoruz. Buna ek olarak çevresel faktörleri belirlemek üzere yaşam tarzı analizi önerileri sunuyoruz. Böylece kişiler bir anlamda kendilerine özel bir kullanım kılavuzuna sahip olarak ölümcül hastalıklardan korunmanın yanında, yaşlanmayı yavaşlatabiliyor, fazla kilolarından kalıcı olarak kurtulabiliyor, düşünsel, fiziksel, cinsel performansları belirgin şekilde artmış olarak yaşamlarını sürdürüyorlar."

Son 20 yılda insan genetiği ile yaşam arasındaki ilişki çok daha derinlemesine anlaşıldığını, genlerle kanser gibi birçok ölümcül hastalığın hatta sportif ve okul başarılarının ortaya çıktığını belirten Savaş, "Bütün bunları bir araya getirerek bireyin genetik yapısını inceleyip onu hastalıklardan korumak, ömrünü uzatmak ve yaşam kalitesini artırmak mümkün. Yaşam kalitesi ile fiziksel, zihinsel ve cinsel performansı üst seviyede tutmak mümkün. Genler bize tüm bunlarla ilgili bilgileri rahatlıkla veriyor." diye konuştu.

Gazi Ali Cesuroğlu ile 13 yıl önce tanıştığını ve çalışmaya başladıklarını söyleyen Dr. Serdar Savaş, şunları kaydetti:

"Bize geldiğinde kolestrol sorunu vardı. Biraz da şeker ve tansiyon sorunu vardı. Kendisiyle çalışmaya başladıktan sonra kendisine verilen programları harfiyen eksiksiz uyguladı. Genetik yapısına uygun olarak ne kadar protein almasından tutun hangi sebze ve meyvelerden alması gerektiğine kadar tüm tavsiyelerimize uydu. Besin destekleri ve egzersiz programını yaşamına adapte etti. Ayrıca tahlil ve takiplerini hiç aksatmadı. Bugün Ali Beyin kan değerlerine bakıldığında, hormon, testesteron ve diğer sağlık değerleri açısından başka hekimlere yollasak ve bu sağlıklı insan değerleri kaç yaşında dersek vereceği cevap 35-40 yaş arasında olduğunu söylerler. Değerleri maşallah çok iyi ve hep o çizgide gidiyor. Burada Ali Bey'in genetik yapısına uygun uygulamalardaki hassasiyeti, sevgi dolu bir insan olması ve çalışkan olması kendisini sağlık açısından çok başarılı kılıyor. Bu durum da bizler için son derece memnuniyet verici."

AA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.