Merhabalar önce vatan okurları. nasılsınız.umurarım iyisinizdir geçen bir felakettedöndük.6.\0 şiddetinde. istanbul sallandı bunu hepimiz bilmekteyiz çok korku  olmuş insanlar evlerinden dışarı atmışlar  kendilerini. fakat bu durum tabiki.her yaştan her ilçe den bu atrçı sallantı olmuş ancak her.an hazırlıklı olmak gerekmektedir çalışma esnasında bir sallandıkki değerli okurlar çalışma masam bile üç kere ileri geri sağa sola doğru gitti geldi şu gelmekteydi yüce yaratının. vazrlığını ve  kudretini hissettirmesi  onun kullarına insanoğluna ey kullarım var olduğumu ben sizlere var olduğumu hissettirmekteyim tabi ki insanoğlu onun yarattığı dünyaya gelen varlığıdır. unutmayalım kıymetli okurlar o hep vardır onun varlığını hissetmek bir gün mutlaka ona döneceğiz.

\ bu gün Yaratanın varlığını hissettirmek.nasıl hissederiz bu gün elimiz den kalemimizden ne damlaıyorsa  acizane haddimiz değildir ama onu bizi dünyaya halk eden mevlayı anlatmak araştırmalara  göre ünlü bir filozof bakın yaratan için neler demiş. hayat öyle bir gemiye bezemekte bizlerse yolcuyuz.şu dünyada.biz insanoğlu atom çekirdeği kadar patlamaya hazır bir bomba gibi hazır halimizin görünmekte iken bizi yaratan bir varlığın görünmez de olsa biz onu hissetmekteyiz.dini anlamda bunu dini anlamda böyle bir alan içerisinde dir.  araştırmalara göre depremlerin artçı sarsıntılarının fiziki alanda doğanın ve evrenin  yenilenmesi gibi bir uyarı babın da evren değişim döneminin başlangıcı gibalgılanmaktadır.bir güçlü kudrete sahip olduğu istediği her an insanoğlunun taşımadığı ve 

hatta zorlandığı bir taşı dağı yerinden oytanacak kadar kudretli olduğunu bizler hissediyoruz fakat bazen de. unutturmamak için bir hatırlatma seyri olsa gerek tabi ki oda sonuçta yerin göğün sahibi  olan on sekiz bin alemin yaratıcısı.olan Allah ismi dozsan dokuz ismi olan.bir yaratıcı.

: Söylene bu sözler. hikayeler nasıl insana hayal gibi gelebilebilir sakın öyle algılanması doğru değildir. gerçek. anlamda depremlerin. sarsıntısı ile sallatması şiddetin artması hayli insanı kokutmakta. iken bazıları bunu şöyle algılamaktalar bir bomba patladı onun etkisi uzaya bir keşif mmi mekiği fırlatıldı. peki insan neden korkar yatratanınvar olduğunuı bilmez mi? pekala da bilir fakat can kaybının en yüksek derece de bulunduğu bu depremlerin ne zaman nufüs edeceği biliinmez dir her insan bir gün ona döneceğini bilmekte  iken böyle felaketleri görmezden gelmek olur mu illaki bu kudreti  fark etmek yüreğini sarmış ruhunu dahi bedendeki ca’nı koruma mücadelesi vermektedir.hayli bir endişe içerisinde sağa sola kaçışmalar da can kaybı istenmemektedir. kıymetli okurlar. sizlere  anlatmak istememin sebebiyeti şudur ki bu felaketlerin yüce allahın biz kullarına gösterdiği imtihadır.

kıymetli, okurlar sözlerimizin sonlarına doğru ilerlerken esas noktaya gelinirse yaratanın ne kadar çok düşünürsek düşünelim  bizler bir  masayı bir sepbayı bir sallarız.

fakat bir yeri göğü asla yetmez bunu hepimiz  bilmekte  dünya içnde bir zerrecik tanesiyiz.

unutturmamak gerekir ki hayat bizler için bir rüya misali boş bir virane hayal sonsuzluk kadar gerçek değil olduğunu kimler biliyor belkide bilmiyor diye algılanmaktadır.ne bize düşer nede başkalarına biz sadece bir rehberiz tabi ki her yaşayan toplum bunun bilincindedir.zaman gelip düşer yaprak gibi insanoğlu öyle ya insan korkunun içinde sallanma bilinmezde korkunun.ecele faydası.yoktur kelimesi gerçek olan yaşanmı8ş bir sözdür.bunun alanından insanoğlu bir an bile kendini savunma alanına alır can tatlıdır hem de tüm dünyanın en güzel tatlılarından daha tatlıdır can dır. can ne diye soranız olursa  ruh diyenler yada kan diyenler çoğu ülkelerde araştırmaların neticesinde bakın can neymiş. ruh ve kandır. işte can bundan tatlıdır. sevgili okurlar can ruhumuzdur ruh beden den ayrılınca sadece bir kılıf şekli hali almaktadır beden yerde kalır öylece. değerli okurlar bu güzel açıklmanında kaynağından alınmış bir yaklaşım ifadesini taşımaktadır.

Değerli okurlar sizlerle paylaştığım. bu konu tamamıyla tarafımın araştırmaları üzerine birkaç uzman kaynaklardan alınan ispat anlamında tomurcukların tanelerindendir gün işlediğimiz konu yaratını hissetmek nasıl hissederiz bahis konusunu işledik.umarım sizlere bir şeyler hissettirebilmişizdir. tabi ki bu yapıttaki. konu alan deprem konusu geçirdiğimiz bir sallantı anında yaratının  hissetmek veya onun gücünü mucizelerini görmek her kulun en çok bunun. alanında görmek istendiğin den fazlasını keşfetmek sizce manaviyat içersinde.yer alan  tablolardan biri değilmdir. sevgili önce vatan okurlar.bu vesilyle sizlere böyle bir tabloyu izah etmeye çalıştık suçu ihsan ettiysek af ola. her  bir yaşayan canlı varlık bu korkuyu yaşayacaktır.bir ayeti kerimede şöyle buyurmaktadır azap süresi 50\75 arası siz korkuyu sadece bir yer hayvanından bir kere görmektesiniz esas korkuyu yaşatan benim mücizlerim den dir azap değil siz kullarıma uyarıdır varlığımı hissettirmek benim kainatımın üstünde yaşamakta olduğunuzu anımsatmaktır. biz mecazi anlamda söyledik anımsatmak kelimesi tabi ki orda geçmiyor şöyle geçiyor beni göremezken yaratanın onlara ben buradayım rabbinizi unutmayın.  buyurmuştur her canlı ölümü tadacaktır. kelimesi bütün insanlar için geçerli olan bir yazgıdır. sözlerimi burada noktalarken siz değerli okurlara her şeyin gönlünüzce diler hayatta en güzeli yaşamak rabbimizin varlığını hissettirmek değil hissetmek ona hamd etmek onun bizleri bu dünyaya halk ettiğini ve yine ona  döndürüleceğimizi unutmamaktır. 

siz değerli okurlar bir dahaki gelecek olan değişik bir metinle kaşınızda olmak üzere esen kalın.sağlıklı sihatli bir hayat diler tüm güzelliklerle dolu uzun ömürler tememnni ederim.

Haftaya görüşmek üzere yeni konularala. yeni kaynaklarlar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.