Benim adım Gevher. Tam üç ayakkabı eskittim. 

Yağan karın üzerine pekmez döküp yemedim hiç. Ve babamın gözlerini bir kez olsun görmedim… 

Dünyada bülbüller de var imiş. Ben ebabil kuşlarından başkasını ne bilirim?

Sağımdan soluma dönene kadar, aldığım nefesi yitirdim…

Adım Gevher benim. Mor çiçekli bir entariye heves ettim.

Sözleri mânâsız çocuk şarkıları söyleyemedim hiç. Ve annemin kavruk avuçlarından yeterince öpemedim…

Başka iklimlere gidebilmek mümkün imiş. Ben göçmen olmayı ne bilirim?

Daha gideceğim çok yolum varken, son durağıma eriştim…

Benim adım Gevher. Zeytine benzeyen gözlerim vardı benim.

Yere düşmüş bir şeker uğruna ağlamadım hiç. Ve gecelerin beni korkutmasına asla izin vermedim.

Başka memleketlerde huzurla uyuyanlar var imiş. Ben kuş tüyü yastıkları ne bilirim?

Rüyalarda uçmak yerine, en büyük uykuya yenildim…

Adım Gevher benim. Kuzguni bir geceydi, bedenimden koptu ellerim.

Neden bu kadar çok eksildiğimizi anlayamadım hiç. Ve arkamdan ağlayan insanlar olmadığı için incindim.

Yaşıtım bebeler beşiklerde göz yumar imiş. Ben bu kara tabutları bilir miydim?

Toprak, ana gibi bağrına bastı beni. Türkmen Dağı’nda yitip gittim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İstanbul Fatura Basımı

avukat kartvizit

evden eve nakliyat

ofis taşımacılığı