Bakan Koca: Aşının zorunlu olmasını şimdilik düşünmüyoruz

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronavirüs aşısının uygulanması hakkında, "Aşının zorunlu olmasını şimdilik düşünmüyoruz. Daha çok vatandaşımızı ikna ederek kitlesel aşılamayı yaygın yapma hedefindeyiz" dedi.

10 Aralık 2020 Perşembe 09:42
1 Okunma
Bakan Koca: Aşının zorunlu olmasını şimdilik düşünmüyoruz

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısı sonrası Bakanlık'ta açıklamada bulundu. Bakan Koca, bir yıl boyunca tüm dünyanın ortak gündemi olan koronavirüs pandemisinin herkesin hayatını değiştirdiğini belirterek, "Virüsün bulaştığı kişi sayısı dünyada 69 milyonu buldu. 1 buçuk milyonu aşkın insan Covid-19 nedeniyle hayatını yitirdi. Pandemi mücadelesinin başından itibaren Bilim Kurulumuz yol gösterici olarak önemli katkı sağlamıştır. Bilim Kurulumuz, yeni bilimsel çalışmaları, gelişen yeni durumları sürekli olarak değerlendirmektedir. Bilim insanlarımız, hazırladıkları klavuzlarla korunma, tanı ve takip konularında görüşlerini paylaşmakta, vatandaşlarımızı aydınlatmaktadır. Ülke içinde alınan kararlarda ve tedbirlerde Bilim Kurulumuzun öneri ve çalışmaları yönlendirici olmaktadır. Aldığımız tedbirler sayesinde yaz ayları dalgalı bir seyirle nispeten daha kontrollü yaşanmıştır. Gittikçe artan test kapasitemizin ve izolasyon tedbirlerinin etkisi olmuştur. Yerel imkanları değerlendirme, yerel dinamikleri harekete geçirme, sağlık teşkilatımıza valilerimizin, belediyelerimizin desteğini artırma noktasında önemli adımlar attık" diye konuştu.

'FİLYASYON EKİPLERİMİZİ ARTIRIYORUZ'

Koca, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de son birkaç ay içerisinde hızlı bir artış yaşandığını ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Test kapasitemizi artırdık. Bugün test sayımız 20 milyonu buldu. Pozitif vaka sayımız 1 buçuk milyonu aştı. Bunların 550 bini belirgin hastalık geçirdi. 15 bini aşkın insanımızı kayıp verdik. Büyüklerimizin korunmasına yönelik kısıtlamalar, toplumsal hareketliliği azaltıcı tedbirler, maske ve mesafe zorunluluğu, HES kodu aracılığıyla riskli kişi talebi, temaslı taraması ve izolasyonlar gibi bir dizi tedbirleri her geçen gün daha sıkı bir şekilde uyguluyoruz. Bundan önce zirve olan nisan ayına göre günlük vaka sayısında 5 kattan fazla, vefatlarda yüzde 55 artış bulunmaktadır. Filyasyon ekiplerimizi artırıyor, personel ve araç yönünden destekliyoruz. Gerekli ek tedbirlerin alınmasını sağlıyoruz. Bu değerlendirmelerimizde karşılaştığımız durumu günlük olarak paylaşıyoruz. Sağlık çalışanlarımızın nasıl bir yük altında olduğunu biliyor ve görüyorsunuz. Yoğun bakımlarımızda çok sayıda hastamız yaşam mücadelesi veriyor."

'SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMASINA VATANDAŞLARIMIZIN BÜYÜK DESTEK VERDİĞİNİ GÖZLEMLEDİK'

Koca; Hatay, Adana, Samsun, Antalya, Mersin ve Ordu'da vaka sayılarının artmaya devam ettiğini bildirerek, "Hastanelerimiz, yoğun bakımlarımız ciddi yük altında. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Konya, Sivas, Kahramanmaraş ve Gaziantep'te vaka artışı düşmeye başladı. Bu durum polikliniklere yansıdı. Ancak yatan hasta ve yoğun bakım açısından yüksek doluluk oranlarımız devam etmektedir. Daha sıkı kısıtlayıcı tedbirler kaçınılmaz olmuştur. Mesai sürelerinin kısaltılması, bazı iş yerlerinde hizmet verilmemesi, sokağa çıkma kısıtlaması gibi günlük hayatı fazlaca etkileyen tedbirlerin uygulanması ertelenemez hale geldi. Zorunlu kısıtlamalara gönüllü kısıtlamaları da ekleyerek bulaşma hızın düşürmemiz mümkün olacaktır. Geçtiğimiz hafta içinden başlayan sokağa çıkma kısıtlamasına vatandaşlarımızın büyük destek verdiğini gözlemledik. Büyük uyum sağlayan vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Etkili korunma tedbirlerinin uygulanması konusunda ısrarcıyız. Çünkü henüz bu pandemiden kurtulabilmenin başka bilinen bir yolu yok" şeklinde konuştu.

'ŞİMDİLİK 50 MİLYON DOZ GELECEKTİR'

Koca, aşının önümüzdeki birkaç gün içinde teslimatının yapılmasının planlandığını belirterek şunları söyledi:

"Kademeli olarak şimdilik 50 milyon doz gelecektir. mRNA aşısı için de görüşmelerimiz devam ediyor. Yeni bir teknoloji olmakla birlikte kısa dönem sonuçları etkili ve güvenli olarak bildirilmiştir. Bu konudaki görüşmelerimiz ve ısrarımız devam etmektedir. Türkiye'nin standartlarına uygun olabilecek alternatif aşılar için de görüşmelerimiz devam ediyor. Yerli bilim aşılarımızdan en önemli aşımızın Faz 1 çalışmalarımızın tamamlanmak üzerinde olduğu kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Çalışmalar sonuç verirse nisan ayında Faz 3 çalışmalarına başlamayı düşünüyoruz. Daha önce de belirttim gibi, gerek bilim insanlarımız, gerek bakanlığımız, aşının menşeiyle değil, güvenilirliği ve etkinliğiyle ilgilenmektedir. Yaptığımız sözleşme gereği önümüzdeki hafta içinde ilk kısmını teslim almayı düşündüğümüz aşı inaktif virüs aşısıdır. Yerli aşı adaylarımız içinde diğer teknolojiler olan mRNA ve vektör aşıları da bulunuyor. İnaktif diye tabir ettiğimiz aşı farklı hastalıklar için uzun yıllardır ülkemizde uygulanan aşılarla aynı teknolojiye sahiptir."

'14- 21 GÜN ARAYLA 2 DOZ OLARAK UYGULANACAKTIR'

İncelemelerde aşının güvenilirlik testlerinin olumlu çıkması sonucunda verilerin değerlendirilip onay verileceğini açıklayan Bakan Koca, "Aşılama bu aşamadan sonra gerçekleşecektir. Bu aşamaların hızlı bir şekilde geçilebilmesi için elimizdeki bütün imkanları değerlendirmeye çalışacağız. Aşı, 14- 21 gün arayla 2 doz olarak uygulanacaktır. Aşı kampanyası kapsamında, aşı vatandaşlarımıza bedelsiz olarak verilecek ve başta aile sağlığı merkezleri olmak üzere sağlık kuruluşlarımızda yapılacaktır. Aşı yapılan vatandaşlarımız sisteme kaydedilecektir. Bu ay başı itibarıyla başlayan kısıtlayıcı tedbirlerin etkisi yakından takip edilmektedir. Henüz daha başlangıcındayız. Daha önceleri ortalama 10 yıl gibi bir sürede gerçekleşen aşı geliştirme çabaları, 1 yıl gibi kısa bir süreye sığdırılmıştır. Gelişmeler umutlarımızı erkene çekiyor. Umutlarımızın hayata geçmesi hep birlikte hareket etmemizle mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı.

31 BİN 712 YENİ VAKA TESPİT EDİLDİ​

Bakan Koca, açıklamasında 9 Aralık tarihli koronavirüs tablosunu da paylaştı. Son 24 saatte yapılan test sayısı 204 bin 411 olurken, 31 bin 712 yeni vaka tespit edildi. Bugün koronavirüsten 217 kişi hayatını kaybetti. Ağır hasta sayısı 5 bin 901'e ulaştı.

'ANKARA'DA VAKA SAYISI DÜŞMEYE BAŞLADI AMA HASTANE YÜKÜ DEVAM EDİYOR'

Koca, gösterdiği tablo üzerinden bazı illerdeki vaka artış sayıları ve hastanelerdeki son durumlara değinerek, "İstanbul'da vaka sayısının azaldığını ama hastane yükünün arttığını, artış hızının düştüğünü söyleyebilirim. Ankara'da vaka sayısı düşmeye başladı ama hastane yükü devam ediyor. İzmir'de artış hızı devam ediyordu. Son 2 günden bu yana artış hızının düştüğünü ama hastanelerimizdeki yükünün önemli oranda artış içinde olduğunu söylemek istiyorum. Hatay; hasta sayısının, vaka sayısının ve hastane yükünün arttığı önemli illerimizden birisi. Adana; yine vakanın son 2 haftadan bu yana önemli oranda arttığı, artış hızının düşmeye başladığı ama sağlık kuruluşlarımızdaki yükünün önemli oranda devam ettiği bir ilimiz. Antalya; hasta sayısının arttığı, hastane yükünün de devam ettiği, yoğun bakım doluluk oranının ise yüzde 68.5 oranına çıktığı ilimiz. Mersin; vaka sayısının son dönemde arttığı, hastane yükünün de önemli oranda devam ettiği bir diğer ilimiz. Ordu; hem vaka sayısının artış gösterdiği, son 2 günden bu yana artış hızının azaldığı bir ilimiz. Bu illerimizde birçok ilimizde olduğu gibi, yoğun bakım yatak kapasitemizi bu dönemde ayrıca önemli oranda da artırdığımızı, bazı illerde de ara yoğun bakım sayılarımızı önemli oranda artırdığımızı söylemek istiyorum" dedi.

'UCUZ OLDUĞU İÇİN DEĞİL, GÜVENLİ OLDUĞU İÇİN İNAKTİF AŞIDA ISRAR ETTİK'

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bakan Koca, Sinovac aşısının Avrupa Birliği (AB) tarafından kabul edilmemesinin hatırlatılması üzerine şunları söyledi:

"Birçok aşıyı geliştiren ülke ve firmalarla irtibatta olmaya devam ettik ama erken dönemde aşının teslim edilebilirliği konusunda çok rahat olmadığını gördük. Birçok ülkenin sipariş ettiğini söyledikleri aşıların teslim sürelerine bakmak lazım. Erken dönemde bu teslimatların yüksek olmadığını görürsünüz. Bize nisan ayından sonra teslim edilecek aşıya bizim ihtiyacımız yok. O nedenle biz aşıya erken ulaşmayı istedik. Bir de aşının güvenilir ve etkin olmasını hedefliyoruz. Güvenlik anlamında da bildiğimiz bugüne kadar kullanılan aşıların geleneksel inaktif aşı yöntemi olduğunu biliyoruz. Sinovac aşısı içinse çocukluk aşılarımızı da üretip geliştiren, 10 yıldan fazladır aşı üretmeyle ilgilenen, inaktif aşı üretmede de başarısını ortaya koymuş bir firma. Aşı geliştiren firmaların birçoğunun aşı geçmişi olmadığını da bilelim. Biz daha güvenli bulduğumuz için inaktif aşı temin etme çabası içerisinde olduk. İstediğimiz kadar aşıyı alamadık biz. Sinovac dahil olmak üzere birçok aşıyı şu an alabiliriz. Ama şubat- mart ayı içerisinde teslim edilmesi çabası içerisinde olduğumuz için zorlandığımız söylemek istiyorum. Etkinliğinin iyi olduğu ortaya konulan inaktif aşıyı daha önemsiyoruz. Çünkü diğer aşıların uzun vadeli sonuçlarını bilmiyoruz. Ucuz olduğu için değil, güvenli olduğu için inaktif aşıda ısrar ettik; doğal, bilinen yöntem olduğu için."

'AŞININ ZORUNLU OLMASINI ŞİMDİLİK DÜŞÜNMÜYORUZ'

Koca, "Aşı tüm vatandaşlara zorunlu mu olacak?" sorusu üzerine, "Aşının, doğrusu zorunlu olmasını şimdilik düşünmüyoruz. Daha çok vatandaşımızı ikna ederek kitlesel aşılamayı yaygın yapma hedefindeyiz. Süreçte vatandaşımıza aşının güvenilirliği ve etkinliği net izah edilirse, ben birçok kimsenin bu noktada farklı yaklaşacağına inanıyorum. Birçok kimsenin özellikle yaptıracağına inanıyorum. Tüm bunlar vatandaşımıza olumlu bir şekilde anlatılırsa, sonuçlar gerçekten olumlu olursa ben farklı bir yaklaşım içerisinde olacağını düşünmüyorum. Biz aşı yapılan kişinin HES koduna, e-Nabız'a işlemiş olacağız. Aşının yaygın uygulanmasıyla birlikte birçok şirket, kuruluş veya yapı, aşı yapılmasını önemseyebilecek. Aşının yaygın yapımla dönemi sonrası uçağa binmek için, otobüse binmek için, ulaşım için istenebilir. Bugünün konusu değil ama yaygın yapıldıktan sonra güvenilirliği daha çok sağlamak için bu istenebilir" cevabını verdi.

'AY SONU İTİBARİYLE SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZDAN BAŞLAMIŞ OLACAĞIZ'

Koca, aşı çalışmasındaki son durumun sorulması üzerine ise "3 bin 700'e yakın gönüllüye 500 bin civarında doz yapıldı. Önemli bir yan etkisi yok. Aşının kimlere ne zaman yapılması gerektiğiyle ilgili Bilim Kurulu daha önce açıklama yapmıştı. Sağlık çalışanlarımızdan başlayacak, 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlar şeklinde ayırmıştık. İnaktif aşıların 2- 8 derece arasında korunabilirliği, alt yapımız için de bu anlamda müsait olması nedeniyle Türkiye'de birçok ülkeden farklı olarak daha yaygın bu aşıyı yapabileceğimizi söylemek istiyorum. Pandemi yılı olmasına rağmen çocukluk aşılarımızda yüzde 98'lere ulaşmayı başarabilmiş bir ülkeyiz. Aşı daha önce 11 Aralık'tan sonra gelecek demiştim. Zannediyorum 3- 4 gün içerisinde aşı ülkemize gelebilir. Bütün izinleri alınmış oldu. Geldikten sonra da 2 hafta halk sağlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nda 2 hafta güvenlik testleri yapıldıktan sonra kullanıma geçilmiş olacak. Bu 2 haftalık testten geçmeden izin vermiyoruz. Ay sonu itibarıyla sağlık çalışanlarımızdan başlamış olacağız. Önümüzdeki günlerde 20 milyon dozun ilk 3 milyonu gelmiş olacak" açıklamasında bulundu.

'YILBAŞI GECESİ KISITLAMAYA TABİ'

Bakan Koca, yeni tedbirlerin alınması ve yılbaşında sokağa çıkma kısıtlamasının olma ihtimali ile ilgili, şunları söyledi:

"Geçen hafta başı başlayan tedbirlerle birlikte gelecek hafta sonuçları daha net göreceğimizi düşünüyoruz. Şu an görünen bu kısıtlamaların yer yer sonuç verdiği. Gelecek hafta daha net söylemek mümkün. Farklı bir tedbir olursa bunu öneri olarak almış oluruz. Şu an yeni bir kısıtlama için eken. Gelecek hafta, bu konuyla ilgili salgının seyri belirleyecek. Şu an için alınan kararların, uygulanan kısıtlamaların erken dönemde de olsa yer yer sonuç verdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. İstanbul vaka sayısının azaldığı, hastanelerde poliklinik yükünün azaldığı ama hastanelerde yatan ve yoğun bakım yükünün arttığı il. Gelecek hafta hastane yükünün azaldığını da görmek istiyoruz. Yılbaşıyla ilgili, yılbaşı gecesi dahil olmak üzere kısıtlamaya tabi. Ama gün sayısının artıp artmama durumunu gelecek hafta sonuçların ve salgının seyri belirleyecek. Ama gecenin zaten kısıtlama içerisinde olduğunu söylemek istiyorum."

216 SAĞLIK ÇALIŞANI HAYATINI KAYBETTİ

Koca, bu zamana kadar 216 sağlık çalışanının Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirdiğini belirterek, "Bu dönemde sağlık çalışanlarımız büyük yük altında. Toplam vaka sayısı anlamında sağlık çalışanlarımızda 120 bini geçti. Özellikle bu dönemde toplam çalışanların yüzde 10'unu geçmiş durumda. Hayatını kaybeden kişilerin sayısı ise bu dönemde 216 kişi oldu. Testi pozitif olup hayatını kaybeden sağlık çalışan sayımız 216 oldu. Hepsine Allah'tan rahmet diliyorum. Bu dönemin hepsi görev şehidi" diye konuştu.

'ÖLÜM SAYILARININ SİYASETİN KONUSU YAPILMASINA ÜZÜLÜYORUM'

Koronavirüs kaynaklı ölüm sayıları üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Koca, bu dönemde ölü sayılarının siyasi malzeme olmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Tartışmalara bir kez daha açıklık getiren Koca, şöyle konuştu:

"Bu sorunun geleceğini bildiğim için 'birkaç örnek hazırlayın' demiştim arkadaşlara. Bildiğiniz gibi mart ayında vefat edenlere uygulanan bir yaklaşım vardı defnedilirken. Ceset torbalarında, farklı mezarlarda defnedilmesi şeklinde bir anlayış söz konusu idi. O dönemde yayınladığımız genelgede şunu ifade ettik: Covid-19 bulaşıcı hastalıktır, diğer bulaşıcı hastalıklar gibi defnin yapılmasını belirten özel ceset torbaları içerisinde olmasını ifade eden bir genelge yayınladık. Covid-19'un da diğer bulaşıcı hastalıklar gibi defnedilmesi gerektiğini belirten bir genelgeydi. Ölüm belgesinde sağ üst tarafında ölüm şekli yazar. Sol altta ise ölüm nedeni yazar. Ölüm şekli defnedilirken erken dönemde doğal bir ölüm mü, adli bir ölüm mü, bulaşıcı hastalıklar anlamında tedbir alınması gereken bir ölüm mü, bunu belirtir. Bunu ilk hekim doldurur. Ölüm nedeni ise aynı anda doldurulmaz. İlk hekimin doldurulduğu şekliyle gider. Defnedilirken neye uyulması gerektiğini belirtmek içindir o. Ölüm nedeninde 4 tane başlık var. Bir esas sebep, altta diğer etkileyen sebepler hastalık olarak belirtilir. Bunu 2'nci hekim dosyayı kontrol ederek ölüm nedenini yazar. Yani Covid-19 sol altta ölüm nedeni olan kısma yazılır. Sağ üstte bulaşıcı hastalıklar kısmına yazılmaz. Aşağıda ise bulaşıcı hastalıklar başlığı var. O başlık içerisinde 190- 200'e yakın başlık var, biri de Covid-19. Bulaşıcı hastalıklar, bizim o genelgeden sonra her enfeksiyon bulgusu, ateşi, parametrelerinde enfeksiyon bulgusu olan, zatürre bulgusu olan herkes enfeksiyon taşıdığı için Covid-19 olmasın diye yıkanırken tedbir alınsın diye yazılıyor. Bulaşıcı hastalıklar arttığı için yazılmıyor, her enfeksiyonu, ateşi, zatürresi olan hasta yıkanırken tedbir alınsın diye bulaşıcı hastalıklar diye işleniyor. Bugüne kadar, ilk günden itibaren söylediğim, biz PCR'si pozitif olup hayatını kaybeden ölümleri bildiriyoruz. DSÖ diyor ki; 'PCR pozitif olanları bildiriyor.' Biz de benzer şekilde PCR pozitif olanları bildirmiş oluyoruz. Travma, trafik kazası gelmiş ama PCR'si pozitif. 'Bu ölüm nedeni olarak Covid-19 değildir' diyor. Primer ölüm nedeni önemlidir. Covid-19 ile mi hayatını kaybetti, yoksa Covid-19'u kolaylaştıran bir sebep olarak mı devreye girdi? Teknik raporunda bunun Covid-19 olmayacağını belirtiyor. Bu iş teknik bir iş. Bununla ilgili kararı veren, hekimlerimiz. Birincil hekim, birincil takip eden, ayrıca bunun nedenini onaylayan hekim devreye giriyor. Bu kadar teknik bir işi yapan bizim hekimlerimiz. Hekimlerimize güvenmiyor muyuz?"

DHA

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.