Sözcüklerin gücü, aslında düşüncelere hükmetmesindedir.

Sözcükler düşünceleri şekillendirir, o düşünceler duyguları tetikler,  duygular davranışlara yansır. Davranışların ne olduğu sonuçların ne olacağını belirler ki, sözcüklerin gücü buradan gelir…

Hani bir hikaye vardır asırlardır söylenegelen

Antik çağda bir heykeltıraş “ben dünyanın en güzel kadın heykelini yapacağım; o kadar güzel olacak ki, Afrodit den bile daha güzel olacak” der. Sanatının tüm inceliklerini mermere işler, ruhunu katar işine! Gerçekten de o dünyanın en güzel kadın heykelini yapar ve o kadın o kadar güzel olur ki, sanatçı eserine aşık olur! Her gün bu heykele aşk şiirleri yazar, aşk şarkıları söyler, aşkını en güçlü en etkili sözlerle ifade eder. Ve bir gün bu heykel canlanır, gerçek bir kadına dönüşür. Yani  kalpten gelen o güçlü sözler bir taşa bile can verebilir.

 Bu bir bilinen hikayedir; anlatılmak istenen ise sözcüklerin gücüdür.

Etiketlemelerimiz duygu düşünce ve davranışlarımızı etkiler.

Kaçınılmaz olan ölüm için hangi etiketi kullandığımız bizi farklı etkileyecektir.

Canınızdan çok sevdiğiniz birinin ölümüne siz, son etiketi koyarsanız düşüncelerinizde şunlar oluşur

“o öldüyse bende öldüm, yaşamak için hiçbir gayem kalmadı, onun sonu, benim içinde bir sondur” gibi cümlelerimiz olmaya başlar.

Ölüm için “son” etiketi ile hayattan kopma, depresyona girme belki de intihara teşebbüs etmeye varan sonuçlarla karşılaşabiliriz.

Siz o olaya son değil de,  sınav etiketi koyarsanız o zaman düşünceleriniz “Ölüm, hayattaki en büyük imtihandır, eğer ben bunu aşacak dirayeti gösterirsem, sonrasında çok daha güçlü adımlarla ilerleyebilirim. Ve o sayede de hayatımın son nefesine kadar sevdiğim insanın anılarını benimle beraber yaşatabilirim” “O çok sevdiğim insan ölümünden sonra benim başarılı olmamı isteyecekti” benzeri cümleleriniz ile yaşamınıza onun anısı için daha sıkı sarılacaksınız.

Olay aynı olaydır ama üzerine hangi etiketi koyduğunuz duygu, düşünce ve davranışlarınızı ve sonrasında da yaşayacağınız hayatı belirler.

Bazen en kritik anlarımızda otomatik sözlerimiz yaşadığımız kırılmayı tarif ederler

06.01. 2019 günü Antalya Atatürk parkındayız.  Tüm yurtta kar kış yaşanırken biz sıkı giyinmiş dışarıda oturuyoruz.  Günlük güneşlik bir havada ve masmavi Akdeniz’in koyu mavisi bizi rahatlatırken, danışanım sanki benim hissettiklerimi fark etmiyordu bile!

"Otobüs uçuruma uçarken, 'bitti her şey! Hayat bitti, ölüyorum' diye düşündüm! Hemen ardından şu kararı verdim, eğer ölmezsem kurtulursam hiçbir şey için üzülmeyeceğim..."

Geçen yıl 5 Kişinin öldüğü kazayı yaralıda olsa atlatan danışanımın sözleri kritik anın sözleriydi ve o günden sonra artık hiçbir şeyi eskisi gibi dert etmiyordu…

(...Eğer ölmezsem, kurtulursam, hiçbir şey için üzülmeyeceğim...) sözleri ile yaşadığı değişimden bahsediyordu ve o sözleri sanki kötü etkilere karşı bir duvar gibi onu koruyordu.

Bu yazım ile birçok okurumun duygularına tercüman olduğuma eminim, çünkü en kritik anlarımızda benzer duygular düşünceler içinde çoğu zaman bizi yönlendirecek doğru sözcükleri ve doğru etiketleri üretiriz. Bu bizim hayatta kalma mücadelemizdir aynı zamanda.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.