ERKEN TEŞHİS'İN BÜYÜK ÖNEMİ

Değerli okuyucularım Avrasya Hastanesi "Sağlık Notları" sayfamızın devamını sizlerle buluşturmanın keyfini yaşıyorum. Her hafta dopdolu konularla karşınızda olacağımız sağlık sayfalarında bu hafta geçtiğimiz hafta Avrasya Hastanesi Zeytinburnu'nda gerçekleşen ayrıca canlı yayın bağlantısıyla da hastalarına ulaşan ‘Meme Kanseri’ konusundan bahsedeceğiz.

27 Ekim 2021 Çarşamba 12:46
39 Okunma
ERKEN TEŞHİS'İN BÜYÜK ÖNEMİ

Bildiğiniz üzere, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2004 yılından bu yana meme kanserinde erken teşhisinin önemi ve meme kanseri farkındalığının vurgulanması amacıyla 01-31 Ekim Ayı Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı olarak belirlenmiştir. Meme kanseri, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınlarda en sık görülen ve yaşam kaybına neden olan kanser türüdür. Kadınlarda görülen kanserlerin yaklaşık %25’ini meme kanseri oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü`ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Merkezi (IARC), 180 dünya ülkesinin 140’ında meme kanserinin kadınlarda en yaygın görülen kanser olduğunu belirlemiştir. Bu sayede meme kanseri teşhisi konulan, meme kanseri ile mücadele eden ve meme kanseri yaşayan yakınları olan herkes için hepinize önce sağlıkla dolu bir hafta dilerim…

Geçtiğimiz hafta Zeytinburnu Avrasya Hastanesi’nde, Zeytinburnu Avrasya Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Coşkun Görmüş Meme kanseri,hakkında bilinmeyenleri anlattı. 

Meme kanseri nedir?

Meme kanseri normalde kadınların memesi içerisindeki tabi az bir sıklıkla erkek memesi de bu işin içerisine dahil bulunan birtakım hücre gruplarının değişime uğraması ve bu değişim sonrasında da kontrolsüz çoğalmasıyla birlikte meme dokusu içerisinde oluşan bir tümoral kitleyi ifade eder. Öncelikle bu tümoral kitle bulunduğu bölgede büyür daha sonra koltukaltı lenf bezelerine eğer bu dönemde tabi ki tanısı konulmazsa hastanın o zaman uzak organlar dediğimiz karaciğer beyin ve kemik gibi organlara da yayılabilen bir hastalık diyebiliriz. 

Meme kanserindeki risk faktörleri nelerdir?
Meme kanseri için çok uzun bir risk faktörü listesi var aslında ama bunlar içerisindeki en fazla sayabileceğim ya da en fazla riskli olarak görebileceğim şey öncelikle kadın cinsiyeti. Kadınlarda meme kanseri riski erkeklere göre daha fazla. Daha sonrasında 50-70 yaş arası dönemdeki kadınlar genç kadınlara oranlara meme kanseri açısından daha riskli. Ailelerinde, akrabalarında meme kanseri olan kadınlarda meme kanseri görülme oranı daha fazladır. Daha önce bir memesinde meme kanseri gelişmiş kadınlar bu yönden tedavi görmüşlerse diğer memelerinde de meme kanseri gelişme riski normal topluma göre daha fazladır. Erken adet görme, geç menopoz yaşama, çok geç yaşta çocuk doğurma ya da hiç çocuk doğurmamış olma. Özellikle günümüzde kentsel alanda yaşıyor olma ve bu kentsel alanın getirdiği obezite, fiziksel egzersiz kısıtlılıkları ya da uzun süreli kontrolsüz ve dikkatsiz hormon kullanımı.. Bunların hepsi meme kanseri için risk faktörleri arasında sayılabilir.

Meme kanserinin belirtileri nelerdir?
Kanserin başlıca belirtileri öncelikle şunu söylemek istiyorum. Bize gelen meme kanseri olan hastalarımızın %70’i kendileri tanı koyarak gelirler. Bu da kendi kendilerini muayene etmelerinden kaynaklanıyor. Bu da muayene sırasında eğer ki meme dokusunun içerisinde ele bir önceki muayeneden farklı gelen bir kitlenin varlığını hissediyorlarsa, meme cildi üzerinde renk değişikliği fark ediyorlarsa, meme başında ya da memenin herhangi bir alanında içerideki tümoral dokunun çekintisine bağlı olarak içeriye göçüklük söz konusuysa ya da memenin birinde diğerine göre bir asimetri söz konusuysa, memenin bir alanında başka bir alana göre asimetri söz konusuysa ya da memenin cildinde portakal kabuğu dediğimiz görüntü söz konusuysa genellikle hastalar bunları gördüklerinde bize gelirler. Aslında meme kanserinin ilk belirtileri bunlardır diyebilirim.

Meme kanserinde tanı yöntemleri nelerdir?
Meme kanserinde tanı kadının kendi kendine muayene etmesidir. Önerdiğimiz şey 20 yaşından sonra her ay adet dönemini sonrasında kadının bir kez her iki memesini de önce aynanın karşısına geçip az önce bahsettiğim belirtilerin olup olmadığına bakmasını, sonrasında da memesinde gerek dairesel yöntemlerle gerekse yukarıdan aşağıya tüm meme dokusunu kontrol etmesini isteriz. Çünkü dediğim gibi hastalarımızın %70’i kendileri bize tanı koyarak gelirler. Geri kalan dönemde aslında profesyonel doktor muayenesi açısından da düşünecek olursak 20-40 yaşları arasındaki kadınların en az 3 yılda bir profesyonel doktor muayenesi olmasını öneririz. 40 yaşından sonra ise bunu yılda bir kez mutlaka yaptırmalıdır. Hastalarımız bize geldiğinde yaptığımız muayenede eğer ki şüpheli bir durum söz konusu ise 40 yaşının altındaki kadınlarda meme ultrasonografisi, 40 yaşının üstündeki kadınlarda ise meme ultrasonografisi ile beraber mamografik değerlendirme, eğer ki bunlarda şüpheli bir durum söz konusu ise o zaman histopatolojik değerlendirme açısından bu kitleden bir örnek alınıp patolojik incelemesini yaptırmak bizim kullandığımız meme kanserindeki başlıca tanı yöntemleri arasında sayabiliriz. 

Meme kanserinden korunmak için nelere dikkat edilmelidir?
Meme kanserinden korunmak için aslında az önce saydığımız risk faktörlerinden uzak durmak meme kanserinden korunmayı sağlar. Bunların başında da kanserojen etkisi olduğunu bildiğimiz sigara, alkol gibi birtakım şeylerden uzak durmak, sağlıklı beslenmek, fiziksel egzersizlerimize dikkat etmek, obeziteden kaçınmak ve mevcut ideal kilomuzu korumaya dikkat etmek, hormon ilaçlarını kullanırken temkinli kullanmak ya da doğum yapacak evli çiftlerin bu doğumu annenin yaşı ilerlemeden erken dönemde yapmasını sağlamak ve doğum yaptıktan sonra da bebeği en az 6 ay süre ile emzirmek meme kanserine yakalanma riskini azalttığı bilinen faktörler arasında sayılabilir.

HABER: ELİF HAYVALI 

Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 27.10.2021 13:04
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.