TSM SANATÇISI HİLAL ÇELEBİ İLE SANATINA DAİR RÖPORTAJ...

Türk Sanat Müziği Sanatçısı Hilal Çelebi ile hayatı ve sanatına dair

01 Ekim 2020 Perşembe 14:29
557 Okunma
TSM SANATÇISI HİLAL ÇELEBİ İLE SANATINA DAİR RÖPORTAJ...

ZAMBAK KARABAY

Sevgili okuyucularımız yurtiçi ve yurtdışı’ nda verdiği sayısız konserleri ile sanatseverlerin gönlüne taht kurmuş Türk Sanat Müziği Sanatçısı Hilal Çelebi ile hayatı ve sanatına dair yaptığım röportajı siz değerli okuyucularımız ile paylaşmak isterim... 

Öncelikle Merhaba Hilal Hanım...Nasılsınız? Tanınmış ve sevilen Türk Sanat Müziği Sanatçısı olarak okuyucularımıza kendinizi nasıl tanıtırsınız?

Merhaba Zambak Hanım, iyiyim teşekkür ederim siz de iyisinizdir umarım. 29 Ekim 1962 yılında Nevşehir’in Kozaklı ilçesinde dünyaya geldim. 5 çocuklu bir ailenin 4. Çocuğuyum, babam öğretmen, annem ev hanımı idi. 1996 yılında yapmış olduğum evliliğimden İpek adında üniversite öğrencisi 22 yaşında bir kızım var… Sanat hayatıma gelecek olursak 1981 yılında TRT’nin açmış olduğu yetiştirilmek üzere ses sanatçısı sınavını kazanarak, sanatçılık hayatımın ilk adımlarını atmış oldum. Yaklaşık 2 yıl süren eğitim süresince 9 kez sınav oldu ve en son elemelerde başarılı olarak 1983 Eylül’ünde kadrolu ses sanatçısı olarak Ankara Radyosu’nda göreve başladım. 

Müzik aşkı nereden geliyor? Ve ne zamandır profesyonel olarak müzik yapıyorsunuz?

Müzikle tanışmam küçüklük yıllarıma dayanıyor. Rahmetli babam cümbüş, akordiyon çalardı, babamın ve annemin sesleri çok güzeldi. Dolayısıyla genlerden geçen ses güzelliğine bir de kulak dolgunluğu eklenince 2-3 yaşlarında yarım yamalak güftelerle şarkı söylemeye başladım. Kendimi bildim bileli evde misafirler, okulda öğretmenler ve sınıf arkadaşlarım hep şarkı söylememi istemişlerdir benden. Profesyonel anlamda müzik yapmam 1983 yılında Ankara Radyosu’ndaki görevimle başladı.

Sayın Çelebi  Türk Sanat Müziği yapıyorsunuz...Branşınıza dair seçiminiz nereden geliyor? Açıklama yapar mısınız?

Aslında Türk Halk Müziği’ne de yatkındı sesim fakat ortaokul yıllarında Türk Sanat Müziği’ne duyduğum sevgi ve yakınlığımın daha fazla olduğunu fark ettim. Ailemde sürekli fasıllar dinlenirdi, sanırım bu da etkili oldu.

TSM  sanatçısı olarak Türkiye’deki eserlerinize dair duyarlılığı nasıl görüyorsunuz? Durum ne boyutta?

Zaman zaman gerek radyo gerek televizyon programlarında farklı branşlarda şarkılar da söyledim. Dinleyici ve izleyiciden her zaman olumlu tepkiler aldım. 35 yıllık müzik hayatımda ilgi ve desteklerini, beğenilerini hep hissetmişimdir.

Ne tür sanat eserleri üretiyorsunuz? Felsefi olarak temanız nedir? 

Sanatçılığı görev olarak yaptığınız zaman belli bir tema üzerinde duramıyorsunuz; ancak benim ruhumu hüzün temalı şarkılar daha çok yansıtıyor sanırım.

Repertuarınızda kaç parça var? Hangi eseriniz toplumda değer buluyor?

Yılların birikimiyle yüzlerce eser var hafızamda ama kulakları çınlasın, usta sanatçı büyüğüm Kutlu Payaslı’ya repertuarında kaç şarkı olduğunu sorduklarında kütüphanedeki bütün şarkılar diye cevap vermiş, benim de yanıtım aynı olacaktır.

Eserlerinizin konusunu seçerken faydalandığınız veriler var mı? Branşınıza dair eğitim aldınız mı?

TRT’de ki kurs döneminde bütün hocalarımızın bize önerdiği Ferit Devellioğlu’nun Osmanlıca-Türkçe lügati şarkıların güfteleri konusunda fevkalade yararlı olmuştur. O yıllarda yaşayan büyük üstatlardan Türk Müziği ile ilgili çok değerli bilgiler edindik.

Branşınıza dair Sosyal Sorumluluk Projelerinde yer aldınız mı? Ne gibi çalışmalar yaptınız? Yapmaya devam ediyor musunuz?

Gerek TRT görevleri kapsamında gerekse özel konserlerimde huzurevleri, gazilerimize, hastalara ve tıp çalışanlarımıza sayısız konserler verdim. Halen bu çeşit konser ve etkinliklerde bulunuyorum, bulunmaya devam edeceğim.

Siz tarzınızı nasıl tanımlıyorsunuz ve çalışmalarınızla vermek istediğiniz mesaj nedir? 

Kurs gördüğümüz dönemlerde diksiyon ve edebiyat hocalarımızın bize söylediği en önemli şey şarkı okurken güftenin yazıldığı gibi okunması ve harflerin net olarak vurgulanması idi. Düzgün Türkçe, temiz bir üslup ve icra çok önemlidir , ki ben bunları kendime düstur edinmişimdir. Sadece bizim kuşak yani 1981 dönemi sanatçıları eğitim aldığı için bizler şanslıydık; bilgi ve birikimlerimizi yeni sanatçılara aktarmak benim için keyif ve aynı zamanda görevdir.

Sanatınıza dair duyarlılıkları nasıl değerlendiriyorsunuz? 

34 yıllık sanat yaşamımda gerek radyo televizyon programları gerekse özel konserlerde fevkalade bilinçli, kaliteli bir dinleyici kitlesi olmuştur ve bu durum beni daima onurlandırmıştır.

Sanatınızı icra ederken eser oluşturmak için çok detay çalışma yapmanız gerekiyor mu? 

Sanatçılık hayatımda son derece titiz ve mükemmelliyetçi bir yapım olduğu için radyodaki bütün solo bantlarıma bir öğrenci hassasiyetiyle çalışıp girdim, sanırım öğretmen bir babanın kızı olduğumdan…

Sevenleriniz sizi nereden takip ediyor?

Emekli olduktan sonra sosyal medya hesaplarım üzerinden sevenlerimle buluştum. Youtube’da “Hilal Çelebi Resmi Kanalı” adlı hesabımla, Instagram’ da “hilalcelebimuzik” adımla ve Facebook’ta “Hilal Çelebi” olarak müziksever dostlarla paylaşımlarda bulunuyorum. Ekibimle gelen konser ve etkinlik taleplerini değerlendirerek repertuarımı konsepte bağlı olarak hazırlayıp sevenlerimle buluşmaya devam ediyorum. 

TRT Ankara Radyosu çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Elbette sanat hayatınıza dair merak edilen bir soru...

Radyoda en son yaptığım programdan söz etmek isterim; “Ses Mimarlarımızdan” adlı 4 yıl süren ve canlı olarak yaptığım bir program oldu ki, çok büyük bir ilgiyle takip edilip dinlendi. Klasik, Neo-Klasik ve dönem bestekarlarımızın çoğunlukla hiç okunmamış eserlerini icra ettiğim bir veda programı gibi oldu. Program yapımcısı Emine Kıraç, program danışmanı Coşkun Bağır, spiker rahmetli Derya Kaya ve sevgili Sevtap Yasa’dan oluşan ekibimizle muhteşem muhteşem bir program gerçekleştirdik.

Mesleğiniz ile ilgili geleceğe yönelik çalışmalarınız var mı? Ne yapmayı düşünüyorsunuz? 

İçinde bulunduğumuz pandemi sürecini atlattıktan sonra koro çalıştırmaya ve özel konserler, dersler vermeye devam edeceğim. Bulunduğumuz süreçte müzik sohbetlerini sosyal medya üzerinden gerçekleştiriyoruz.

Türk Sanat Müziği Sanatçısı olarak gelecek dönemlerde musiki severlere süprizleriniz olacak mı? Malum sosyal medya var...

Her şey pandemi sürecine bağlı olarak geliştiği için net bir tarih veremiyorum ama seyircili konserlerimiz olacak.

Konusunda duayen bir sanatçı olarak musikiye yatkın olan yeni başlayacak kişilere tavsiyeleriniz neler olacaktır?

İlk tavsiye edeceğim şey doğru ve düzgün Türkçe kullansınlar, eserlere hakim olmak için mutlaka ezberlerine alsınlar. Ve en önemlisi öğrenmenin sonu yoktur, hiçbir zaman ben oldum diye bir şey asla yoktur Dede Efendi’nin büyük tevazu ile söylediği meşhur sözlerini salık vermek isterim genç sanatçılarımıza; “Musıki öyle bir derya ki, ben paçaları sıvadım ama hala içine giremedim.”

Sizce iyi bir ses sanatçısı ve yorumcusu olmanın unsurları nelerdir? Musiki severlere tiyolar olacaktır.

Ben hep kendimi rakip olarak görmüşümdür, bir önceki okuyuşumu dikkatle dinler daha farklı ne yapabilirim nasıl yorum katabilirim ya da nefesimi nasıl daha iyi kontrol edebilirim bunların bir sanatçıya çok şeyler kattığını düşünüyorum.

Günümüzde Amatör koroların Türk Sanat Müziğinin yaşatılması adına yaptıkları çalışmalar nasıldır? Sizde TRT kökenli bir sanatçı olarak amatör koroların bu konudaki çalışmalarını ve gayretlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Amatör koroların Türk Müziği’nin ayakta kalmasına verdiği destek ve katkı asla yadsınamaz. Nice sesi güzel, yetenekli insan var, sayıları radyo stüdyolarına sığmayan… Zaman zaman koroların konserlerine konuk olarak katılıyor, dayanışma içinde oluyoruz. 

Geleneksel olan sanatsal branşınızda kendinize model olarak aldığınız bir isim var mı? Ayrıca branşınızda örnek aldığınız bir sanatçı var mı? 

Birebir örnek aldığım sanatçı yok fakat Müzeyyen Senar, Zeki Müren, Bülent Ersoy, Alaeddin Yavaşça, Bekir Sıdkı Sezgin, Muazzez Abacı, Gönül Akkor, Perihan Altındağ Sözeri, Ziya Taşkent, Mustafa Erses ve ismini sayamadığım nice usta sanatçılar var severek dinlediğim.

Yaptığınız eserlerin başarılı olabilmesi için sizce olmazsa olmaz koşul nedir? Olmazsa olmazı insanların kalplerine mi hitap etmeli. Öğrenilecek bir şey midir? Yoksa yetenek mi daha ön planda?

Yetenek elbette ağırlık olarak olması gereken bir şey ancak sesinizi korumak, uyku düzeni, zararlı içeceklerin kullanılmaması, yüksek volümle konuşmamak yeteneği destekleyen unsurların bazıları.

Son dönemde malum toplum olarak Pandemi döneminin sıkıntılı kısıtlamalarını yaşıyoruz bu konuda iştirakleri olan arkadaşlarınızın performans sunumlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce bu konuda destek olunuyor mu? 

Pandemi sürecinde toplu çalışmak zorunda olan ve nefes kullanarak iş yapanlar kurum yöneticileri tarafından belirlenen zaman dilimlerinde ve farklı yöntemlerle çalıştırılmaktadır. Örneğin radyodaki arkadaşlarla konuştuğumda altyapılı müzik üzerine kayıt yapıyorlarmış yani sadece solist ve tonmaister görev alıyor. 

Malum tüm sektörler için kısıtlamalı bir dönem yaşanıyor... mesleki hayata dair düzen için çalışmalar var mı? Gelişmelere dair neler düşünüyorsunuz?

Şefliğini yaptığım bir korom var ve süreç bittiğinde kaldığımız yerden devam etmeyi heyecanla ve özlemle bekliyoruz, yeni repertuarlar hazırlıyorum onlar için. Alınan önlemlere uyduğumuz sürece normal hayata dönüşümüzde erken olacaktır.

Eserlerinizi yaparken  zorluklar var mı? Olur ya şimdi sanatınızı icra ederken olumsuz etken durumlar olabilir...  

Müzik çalışmaları benim olmazsa olmazım mutlaka kendime sanatımı icra edebileceğim bir ortam ve çözüm yaratırım; işleyen demir ışıldar misali..

Sanatınıza dair tanıtımınız nerede? Sanatseverlerinize yansımanız faydalı oluyor mu?

Daha evvel de söylediğim gibi sosyal medya hesaplarımdan müzikseverlerle buluşuyor, etkinliklerime devam ediyorum. Tanıtımlarımı konservatuvar öğrencisi sevgili Mert Yüz özveriyle gerçekleştiriyor.

Türkiye’deki sizin branşınızda örnek sanatçının en önemli faktörü nedir? 

Sanatçı göz önünde olduğu için örnek alınan, taklit edilen, özenilen insan konumundadır aynı zamanda. Bir sanatçı bu minvalden yola çıkarak hareket etmelidir bence. 

Sizin branşınızda sanat eğitimi ne durumda? Bize bu konuda görüşlerinizi açıklar mısınız?

Konservatuvarlarımız çok sayıda öğrenci yetiştiriyor, inanılmaz bir başvuru var. Yanı sıra özel dershaneler, özel ders veren hocalar var; gözlemlediğim kadarıyla hiç de azımsanacak sayıda değil. Özellikle gençlerin Türk Müziğine ilgisi gün geçtikçe artıyor ve bu beni ziyadesiyle mutlu ediyor.

Yakın zamanda gerçekleştirmeyi düşündüğünüz yeni bir proje veya konser var mı? Okuyucularımıza bu konuda bilgi verirseniz muhakkak faydalı olacaktır...

Pandemi öncesi vermeyi düşündüğümüz bir konser vardı Niğde’ de fakat ertelenmek durumunda kaldı, en kısa zamanda Niğde halkıyla ve farklı şehirlerde yaşayan müzikseverlerle buluşmayı umuyorum. 

Son olarak mesleğiniz ve aktiviteleriniz ile ilgili eklemek istedikleriniz nelerdir?

Sanatçının emeklisi olmaz derler ya ne kadar doğruymuş, sağlığım ve nefesim elverdiği sürece şarkılarımı söylemeye devam edeceğim. Sevgili Zambak Hanım bu çok özel röportaj için teşekkür ederim. Okuyucularımıza sevgi ve saygılarımı iletiyorum. 

Önce Vatan Gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.