Psikoterapist Dr.Serhan Doğan

Melda Zirek'in, Psikoterapist Dr.Serhan Doğan ile yaptığı röportaj için tıklayınız....

Psikoterapist Dr.Serhan Doğan

Melda Zirek'in, Psikoterapist Dr.Serhan Doğan ile yaptığı röportaj için tıklayınız....

03 Nisan 2019 Çarşamba 10:41
164 Okunma
Psikoterapist Dr.Serhan Doğan

Psikoterapist Dr.Serhan ile Kadın-erkek ilişkileri, sağlıklı ikili ilişkiler ve son günlerin popüler kavramlarından Sapyoseksüellik hakkında söyleştik.

RÖPORTAJ: MELDA ZİREK

Sevgili Serhan Hocam ikili ilişkilerde “Kadınlar ne ister?”

“Sevildiğini hissetmelidir” diyerek başlamadığım için şaşırmış olabilirsiniz. Çoğu erkek “seni seviyorum” der. Ama eşlerini ya da kız arkadaşlarını takdir etmezler. Bir kadının hayatında takdir edilmek büyük önem taşır. Pek çok kadın, “vericidir”, onlar eşlerinin ve çocuklarının hemen her ihtiyacını karşılamaya çalışırlar. Ama vermekten mutluluk duyan kadınlar dahi çabalarının takdir görmesini beklerler.

Şimdi sevgili okurlarım, kız arkadaşınızı ya da karınızı takdir etmek tek başına yeterli değildir, bunu onunla da paylaşmanız yani dile getirmeniz gerekir. Erkek okurlarım şimdi buna karşı çıkacak ve hali hazırda zaten eş ya da kız arkadaşlarının bunu bildiğini söyleyecekler. Bu doğru olabilir ama kelimelere dökülen takdirin yaratacağı mucizeyi yaşamadan bilemezsiniz. Öyleyse bunu dile getirmeyi deneyin “İşleri yola koyuş biçimini çok takdir ediyorum” ya da “böylesine çok çalışmanı takdir ediyorum” diyerek bir yerden başlayabilirsiniz… Unutmayın takdir edilmeyi hepimiz severiz. Kadınlar hayatlarındaki erkekle derin duygusal bir bağ paylaşmak isterler Neden mi söz ediyorum? Kadınlar hayatlarındaki erkeğin kendilerine duygusal şekilde bağlı olmalarını severler. Duygularınızı ifade etmekten utanmaksızın bunu hissettirmenizi isterler.

Çoğu erkeğin bir kadına açılma süresi uzun zaman alır. Bu belki de konuşmaktan hoşlanmamalarından kaynaklı olabilir. Veya dokunmatik hisler başlığından hoşlanmıyor olabilirler. Ne hissettiklerini sorduğunuzda çoğunlukla yorum yok moduna geçme nedenleri de bundandır. Eğer davranış biçiminiz bu yukarıda yer alan bir kaç satırdaki gibiyse o zaman kadınların isteklerine yönelik en önemli noktalardan birini yerine getiremiyorsunuz demektir. Çünkü kadınlar, ne kadar duygusal bir bağ ile kendilerine bağlı olduğunuzu bilmek isterler.

Temeli sağlam ilişkiler, duygusal bağların üzerinde yükselir. Eğer sevgiliniz, eşiniz sizin onu dinlediğinizi, kendi duygularınızı ifade etmek için yollar aradığınızı, kendinizi ona açtığınızı hissederlerse size tümüyle bağlanacaklardır.

Peki ya erkekler?

Erkekler dürüst, güvenilebilir ve açık sözlü bir kadın isterler.

Eğer diğer arkadaşlık ilişkilerinizi bahanelerle veya yalanlarla yürütüyorsanız erkek arkadaşınızın bundan tek anlayacağı onunla olan ilişkinizi de yalanlarla yürüttüğünüzdür. Eğer bir arkadaşınızla buluşmak istemiyorsanız istemediğinizi söyleyin, kalkıp da binbir dereden bahaneler üretip mahcubiyetten kurtulacağınızı zannetmeyin; tam tersine eğer olur da yakalanırsanız yalanınızla asıl o zaman mahcup olacağınız gibi arkadaşlığınızı bile kaybedebilirsiniz. Hele ki erkek arkadaşınızın da bunları yuttuğunu zannetmeyin. İyisi mi beyaz yalan bile olsa kullanmaktan kaçının, dürüstlükten kimse bir şey kaybetmez.

Erkekler ilişkilerinde sadık bir kadın isterler.

Erkeklerin yalana karşı 6. hisleri güçlüdür. Bir ya da iki kere kandırabilirsiniz ama sonrasında asla. Aynı anda üç erkekle çıkan kadınlar da gördüm. Ve yine bu aynı kadınların etraflarında bırakın erkek arkadaşlarını, hiç kimse kalmadığı için üzüntülerinden yerlerde süründüklerini ve salya sümük ağladıklarını da gördüm. Ve hatta yine kendini değiştirip sonunda gerçekten mutlu olan ve erkeklerini de mutlu eden kadınları da gördüm. Sadakat ilişkinin bel kemiğidir.

Türkiye’de bu terim sizin söylemleriniz ve aktarımlarınızla yaygınlaştı ve bilinirliğe ulaştı. Hocam Sapyoseksüellik nedir?

Kime sapyoseksüel denir?

Sapyoseksüelizm, özellikle son dönemde, sıklıkla karşımıza çıkan bir terim. Peki; “sapyoseksüelizm” tam olarak ne anlama gelir? Sapyoseksüel, latince kökenli bir sözcük olan, “sapyo ve homosapiens sözcüklerinden türemiştir. Kısaca özetleyecek olursak; zekanın, bir kişi için, en çekici, en tahrik edici unsur olmasıdır. Kendilerini sapyoseksüel olarak tanımlayan kişiler, karşılarındaki kişinin zekasına çekilirler; diğer bir deyişle, zeka, bu kişiler için, çoğunlukla, partner seçerken en önemli kriterdir. Sapyoseksüel kavramı, cinsel ve duygusal olarak zeki insanları arzulayan kişiler için kullanılır. Sapyoseksüeller için önemli olan dış görünüşünüzden çok kütüphanenizdeki kitapların sayısı ve okuduğunuz kitaplar, bilgi birikiminizdir. İnsanın bedeninden ziyade beynine  duyulan hayranlık hissine sahip kişiler olan sapyoseksüeller , zekayı en önemli tahrik edici unsur olarak görürler.

Literatürde, “sapyoseksüel olmak” üzerine fazla araştırma olmadığı için; “Bir insan neden sapyoseksüel olur?” sorusunun cevabına dair de fazla bir veri bulunmamakta. Yapılmış olan araştırmalar, sapyoseksüelizmi farklı teorilerle açıkladığı için, çıkan sonuçlar da bu sorunun tek bir cevabının olmadığını gösteriyor. Yalnız, var olan araştırmaların ortak noktası; sapyoseksüel insanlar için zekanın, bilgili olmakla özdeşleştiriliyor olması. Dolayısıyla, sapyoseksüel insanlar için asıl çekici olanın; “zekayı bilgiye ulaşma aracı olarak kullanabilme, sahip olunan bilgiyi üretkenliğe çevirebilme ve bilgiyi başkalarına aktarabilme becerilerine sahip olmak” olduğu söylenilebilir.

Sapyoseksüellik bir hastalık mıdır? Sizce bu durum ne gibi sorunları beraberinde getirebilir?

Fiziksel olarak ortalamanın üstünde olan ancak ortalama zekaya sahip olan birini çekici bulmayan sapyoseksüellerin, birine karşı cinsel çekin duyabilmesi için karşısındaki kişinin ileri düzeyde bir zekaya ve entelektüel seviyeye sahip olmasının gerekli olduğu yapılan araştırmalar sonucu ortaya konmuştur. Bilimsel araştırmalar sapyoseksüellerin , zekası yüksek olan birinin düşüncelerinden ve davranışlarından etkilenmenin ötesinde zekası yüksek olan biriyle, karşılaştıklarında cinsel olarak da uyarıldıklarını ortaya koyuyor.

Bir insanın zeka ve bilgiyi takdir etmesi, hatta çekici bulması kadar doğal bir şey olamaz. Özellikle de belli bir entelektüel birikimi olan, öğrenmeyi ve bilgi paylaşmayı seven insanlar için, karşısındaki ile sohbet edebilmek adına, o kişide belli özellikleri araması çok da olağan dışı değildir.

Peki bir kişi sapyoseksüelse nelere dikkat eder?

Kültür düzeyi, eğitim durumu, espiri yeteneği ve mizah anlayışıda sapyoseksüeller için önemli kriterlerdendir. Bir sapyoseksüel ona gönderdiğiniz etkileyici bir fotoğraftan değil, onunla mesajlaşırken dil bilgisi kurallarına ne kadar dikkat ettiğinize bakar ve bundan etkilenir. Ayrıntıcılık ve mükemmeliyetçilikte sapyoseksüeller arsında oldukça yaygındır. İş yaşamında genelde başarılı kişiler  olan sapyoseksüeller kolay kolay beğenemeyen seçici insanlardır.

İkili ilişkilerin her daim “sacık” kalması ve ilişkinin her zaman “aşk” kıvamında yaşanması muhtemel midir?

Yoksa sizce de her aşk bitmeye mahkum mudur?

Aradaki farkı tek cümleyle belirtebiliriz; aşk ‘seni seviyorum, çünkü sana ihtiyacım var’, sevgi ise ‘sana ihtiyacım var, çünkü seni seviyorum’ olarak tanımlanabilir. Aşk ihtiyaçtır, sevgi ise adeta sanattır. Aşk, farkındalık olmaksızın duyulan sevgidir. Sevgide ise her şeyin farkındasınızdır. Aşkta “eğer” ve “çünkü” türleri vardır; “seni seviyorum, eğer ihtiyaçlarımı karşılarsan”, “seni seviyorum, çünkü sen benim için özelsin”... Sevgi ise “rağmen”lere rağmen yaşanandır. Başka bir deyişle ‘çünkü’ ve ‘eğer’ sevgisinde, biri diğerini, kim ve ne olduğu için sever. ‘Rağmen’ sevgisinde ise, biri ötekini, kim ve ne olduğuna rağmen sever. Aşk bencildir, sevgi vericidir. Aşk istemesini bilir, sevgi ise vermesini... Aşk, bir bakışla da ortaya çıkabilir. Oysa sevgi, doğurulan, büyütülen ve ancak şefkatle korunan bir yaşantıdır. Sevgi, kendiliğinden gelişmez. Emek olmadan sevgi olmaz. Bir şeyi sevebilmek için önce ona yatırım yapmak gerek, yatırım yapmadan sevemezsiniz.

“Aşk, görme kusurudur”

Önce Vatan Gazetesi

Son Güncelleme: 03.04.2019 11:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.